;
Mahmud Erol Kılıç

Mahmud Erol Kılıç

  • Tüm Yazıları
22 yazı listeleniyor
En eski en üste

Hatıralarımı yazmalı mıyım?

Dostların malumudur. 9 yılı aşkın bir süredir Üniversite'deki derslerimden ayrılıp İslam İşbirliği Teşkilatı'na Üye Ülkeler Parlamentolar Birliği (İSİPAB) Genel Sekreterliği görevini deruhte etmekteyim. Yirmi küsur uluslararası personelin çalıştığı b... devamı

İşrâk ve Melâmet

Son bir yılına girdiğim yürütmekte olduğum görevin gereği çok yoğun uluslararası toplantılara katılan birisiyim. Bunların bazısı teknik ve diplomatik toplantılar iken bazısı da belirli ilmi ve fikri derinliği olan toplantılar olmakta. Belki de mizacı... devamı

Bir geleneği olmak 3

Gelenek veyahut Anane kavramının birden fazla anlamı varsa da günümüz Türkiyesinde sadece bir anlamı yaygın olarak bilinmekte ve kullanılmaktadır. Bu anlam daha çok sosyolojik, antropolojik ve folklorik anlamda olanıdır. Bununla nesiller boyu devam e... devamı

Bir geleneği olmak 2

İlimde, sanatta, siyasette bir geleneği olmak eksenli yazmakta olduğumuz yazılarımıza devam ediyoruz. Zira bize göre Türkiye geleneğini aramakta olan bir ülkedir. Hareket fiziğine göre evrende her nesne ait olduğu yeri buluncaya kadar hareket eder. ... devamı

Bir geleneği olmak 1

Tahminen yirmi yıl kadar evveldi. Geleneksel düşünce okulunun yaşayan temsilcilerinden Seyyid Hüseyin Nasr, kitaplarını neşreden İnsan Yayınları'nın davetlisi olarak bir dizi konferanslar vermek üzere İstanbul'a gelmişti. Bu meyanda yayınevinin sahib... devamı

Ya Molla Fenârî bizim neyimiz oluyor?

Osmanlı âlimlerinin din anlayışları ile şimdiki din âlimlerinin anlayışları aynı gelenekten mi besleniyorlar sorunsalı etrafındaki geçen haftaki yazımızı Davud-ı Kayseri bizim neyimiz oluyor diye sorarak bitirmiştim. Şimdi aynı soruyu Kayseri'nin vef... devamı

Davud el- Kayseri bizim neyimiz olur?

Yaşadığı dönemde “Din ve Milletin Şerefi” anlamına gelen Şerefu'd-Din ve'l-Mille lakabı ile taçlandırılan Osmanlı'nın ilk baş müderrisi Dâvûd el-Kayserî aslen, İran Sâve'den gelen bir ailenin çocuğu olarak Kayseri'de dünyaya geldi. 11 Mart 1350 tarih... devamı

An'anedeki alim tipimiz (I) Davud el-Kayseri

Yazılarımızda günümüz Müslümanlarının ve hususen din adamları ve uzmanlarının İslam algıları ile An'anedeki âlimlerimizin İslam anlayışları arasında en temelde, yani eskilerin tabiriyle “Asıllar”da bazı mühim farklar olduğunu ileri sürmekteyiz. Ve ka... devamı

Geleneksel tohum kendini üretir

Geçen yazımızda bazı modern din yorumlarının bu topraklar üzerindeki bin yıllık geleneğimizin kurucu âlim şahsiyetlerinin anlayışları ile ne kadar örtüştüğü üzerinde kafa yormaya devam edeceğiz demiştim. Araştırmamızın en dikkat çekici sonucu, bu bin... devamı

UFO haline getirilen İslam

Bugün İslam dünyasının karşılaştığı en mühim problem bana göre din adamlarının serdettikleri nevzuhur açıklamalarla onu ya bir “ölü” din haline veyahut bir “öldürme“ dini haline getirmeleri olmuştur. “Yeni Açıklamalar” derken, zamanın ve insanın ihti... devamı

4 dereceli din

Geçen haftaki yazımıza “Din Adamı Modelimiz Yunus Emre Olsaydı” diye bir başlık atmış ve evvela onun bir “din adamı” olduğunu son araştırmalar ışığında ortaya koymuştuk. Sonra ise “Ne olurdu?” sorusunu Gelenekteki bu din adamının din yorumu ile günüm... devamı

Din adamı modelimiz Yunus Emre olsaydı

Bazılarının bu başlığa istihza ile yaklaşacağını ve yazının devamını okumayacaklarını tahmin ediyorum. Biz işte bu kibirli ve alaycı tavrın nedenlerini tahlil etmeye çalışmalıyız diye düşünüyoruz. Çünkü bu tavırda bugünkü Müslümanların din felsefeler... devamı

Tasavvuf erbabı da kendilerini hesaba çekmeli 2

Halihazırda İslam dünyası maalesef tefekkür gücünü yitirmiş durumda. Mütefekkir, bilge, hakîm, ârif kalmadı. Klasik metinler mütefekkir çıkabilmesinin şartının her şeyden evvel mavera ile irtibata veyahut faal akılla ittisale girebilmekle mümkün oldu... devamı

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.