T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Harun Doğan'ın günahını kim çekecek?

Özal sonrası Türk sporunun en başarısız olimpiyatları hiç şüphesiz 2000 Sidney'di. Her konuda olduğu gibi burada da başarısızlığın nedenlerini araştırmak yerine bir günah keçisi bularak olayı savuşturma yoluna başvurduk.

Sidney'deki günah keçisi Harun Doğan idi. Sonuçta Türk sporu adına bir değer yok olup giderken bizler de başarısızlığın sebeplerini araştırmak veya ilgililerine hesap sormak yerine aforoz ettik ve unuttuk.

Harun Doğan kişiliği açsından Fazilet Partili bir Gebze Belediyesi'nin güreşçisi olmaktan başka özelliği olmayan bir insan. Sporu açısından ise Türk güreşinin daha birkaç yıl faydalanabileceği bir güreşçiydi...

Geçen hafta İstanbul'da yapılan Avrupa Grekoromen Güreş Şampiyonası'nda Harun Doğan'ın aforuzuna sebep olan bayraklı forma ile güreşip güreşmeme olayına kilitlendim. Gelen ülkelerin yüzde doksanının göğsünde ülke bayrağı yoktu. Hepsi formanın sırtında yazan ülkenin plaka işareti ile yetinmişlerdi.

İnanmayan varsa Yeni Şafak Gazetesi'nin arşivi onlar için açık.

Muhabir arkadaşlardan özellikle güreşçilerin teker teker fotoğraflarının çekilmesi konusunda rica ettim.

Her sporda olduğu gibi güreşte de konsantrasyon çok önemlidir. Sporcu maça çıkarken takıldığı en ufak birşeyden etkilenir. Hamza Yerlikaya'nın da giydiği formalar konusunda titizliği herkesçe bilinen bir olaydır. Şampiyonalarda antrenmanlarda giydiği formayı giymeyi tercih eder. Hamza Avrupa Şampiyonası'nda yine antrenman formasından vazgeçmemişti ama göğsüne yapıştırdığı Türk bayrağı o kadar uyduruk duruyordu ki maç sırasında düşecek diye korktum.

Sporcularımıza bu eziyetin anlamı ne?.. Her konuda dünya ile yarışıyorsak ve dünyada artık böyle kliklerin bir önemi kalmamışsa artık bize düşen Harun Doğan'a yapılanlardan özür dilemek ve Sidney'in başarısızlığının hesabını sormaktır.

Avrupa Şampiyonası'nı Antalya'da 250 kişilik bir salona veren, Federasyon Başkanın feryadı ve gayreti ile Abdi İpekçi Spor Salonu'na alan, sonra da bu salona 500 kişi bile gelmeyecektir diyebilen, kendilerine yapılan eziyetleri anlatan federasyon başkanı hakkında soruşturma başlatan, koskoca Avrupa Şampiyonası'nı Abdi İpekçi Spor Salonu'nun bir odasına hapseden bir zihniyetten bizler elbetteki bir özür veya bir muhasebe bekleyecek safdiller de değiliz...


18 Mayıs 2001
Cuma
 
YUNUS AKGÜL


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED