|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Abdullah Kars, uzun bir aradan sonra Türk tiyatrosunda bir rekor sayılan Hz. Ömer'in Adaleti adlı oyunu 2019. defa oynamak için sahnelere dönüyor. Kars'ın en büyük isteği Necip Fazıl Kısakürek'in kendisi için yazdığı Püf Noktası'nı sahnelemeden ölmemek.
Uzun kış gecelerinde, köy odalarında büyük bir heyecanla anlatılan Yunus Emre, Hz. Ömer, Ashab-ı Kehf, İbrahim Ethem gibi yüzlerce İslami kahramanı bundan 30-40 yıl önce ilk kez tiyatro sahnesinde dramatize ederek seyirci karşısına çıkan ve 'İslami tiyatro'yu kuran Abdullah Kars, uzun yılların ardından yeniden sahnelere döndü. 60'lı yıllarda kendi yazıp yönettiği ve Türk tiyatrosunda bir rekor sayılan Hz. Ömer'in Adaleti adlı oyunu 2019. defa oynayacak olan Abdullah Kars, ilk oyunuyla yeniden sahneye çıkmanın heyacanını yaşıyor. 30 Mart günü FKM Çemberlitaş Sahnesi'nde yapılacak galayla seyirciye ''merhaba'' demeye hazırlanan Abdullah Kars, halka bir efsanenin dönüş müjdesini veriyor. Haber için 4 gün boyunca yaptığımız her görüşmede, albümlerini ve anılarını bizimle paylaşan Abdullah Kars'tan çok şey öğrendik. Anılarını paylaşırken zaman zaman heyecandan gözyaşlarını da tutamayan ve ilerleyen yaşına rağmen oğlu Ömer Faruk ile sahnelere yeniden dönerek ekibini kuran Abdullah Kars'tan sahnelere çıktığı ilk günden bu yana yaşadıklarını dinlediğimiz anılardan sizin için derledik. Köyünde yapılan bir düğünde, henüz 4 yaşındayken ilk kez sahneye çıktığını ve oynadığı rolde gözyaşlarını tutamayınca köy öğretmeni tarafından keşfedildiğini söyleyen Kars o günleri şöyle anlatıyor: "İlkokulu bitirdikten sonra Kayseri İHL'ye kaydımı yaptırdım. Her yıl okullararası müsamerelerde ve oyunlarda başrol oynadım. " Okulu bitirdikten sonra hem Ankara İlahiyat Fakültesi'nde hem de Güzel Sanatlar Fakültesi'nde okumaya başladığını anlatan Kars, dekanın ricası üzeridne Faik Türkmen'in "Fedakar Subaylar Kore'de'' adlı eserinde başrolü alarak, oyunu Güzel Sanatlar Fakültesi'nde sahnelediğini söylüyor. Diyanet benim için fetva verdi Yaz tatillerinde arkadaşlarıyla kurduğu tiyatro ekibiyle turnelere çıktığını söyleyen Kars, o yıllarda "İslam'da tiyatro olur mu, olmaz mı?" tartışmalarının çıkması üzerine Diyanet'in "olur" diye fetva verdiğini belirterek "Ankara İlahiyat Fakültesi'ndeki hocalarımın, Ankara Müftülüğü ve Diyanet İşleri'nin desteğiyle 4 yıl boyunca bütün Türkiye'yi gezdim" diyor. Yazdığı eserlerle Türk tiyatrosuna büyük emek veren üstad Necip Fazıl Kısakürek ile tanıştıkları gün, Üstad'ı Yunus Emre oyununu yazdırmaya ikna ettiğini söyleyen Kars, o büyük buluşmayı şu cümlelerle bize aktarıyor: "Üstad, benim oyunumu seyretmek için salonu dolduran kalabalığı görünce o da oyunu izlemeye karar vermiş. Oyunun ardından beni çağırdı. Maraşlı olduğumu öğrenince, 'Zaten böylesi Maraş'tan çıkar' diyerek beni yanına oturttu. Bana, 'Sen abanoz kütüğüsün. Senden mihrap, minber olur, seni işlemek için nakkaşe lazım, o da ben olacağım" dedi. O gün kendisinden Yunus Emre'yi yazmasını istedim. En kısa sürede yazıp bana teslim edeceğini söyledi. Uzun süre beni aramadı." Daha sonra Tekirdağ'da Hz.Ömer'in Adaleti oyununu oynarken Üstad'dan yıldırım telefonu aldığını söyleyen Kars, "Üstad telefonda Yunus Emre oyununu yazdığını söyleyip, 'Piyesi Neslihan'a okudum, gözpınarları kurudu. Gel eseri al' dedi. O gece benim için sabah bir türlü olmadı. Ertesi sabah erkenden arkadaşlarımla Erenköy'deki köşke gidip oyunu aldım. " Necip Fazıl'ın övgüsünü aldı Yunus Emre'yi 1350 kez oynamasına rağmen bir kez bile Üstad'ı oyunu izlemeye ikna edemediğini anlatan Kars, "Oyundan sonra Üstad 'Kutsal Emanet'i de benim için yazdı" diye konuşuyor. Üstad'ın daha sonra 'İbrahim Ethem'i kaleme aldığını belirten Kars, bu oyunu da 1300 defa oynadığını anlatıyor. Üstad ise Kars'ı ilk kez bu oyunda izlemiş: "Oyunun ardından Üstad koluma girdi ve 'Ben Muhsin dışında sanatçı kabul etmiyordum. Şimdi eğer oyunları seyretmediğim için kafamı duvarlara vuracağım geliyor' dedi. Üstad, beni bugüne kadar izlemeyişinin nedenini ise 'Daha önce yazdığım ve başka oyuncuların oynadığı Abdülhamit'in galasında perişan oldum' diyerek anlattı" Üstad'dan tek sahnelik bir oyun yazmasını da istediğini kaydeden Kars, bu kez Üstad'ın ilk komedi oyunu olan 'Püf Noktası'nı yazdığı anlattı. Kars, bu oyunu, peşin olarak o gün için epeyi büyük para olan 20 bin liraya satın almış. Fakat ne yazık ki o günkü şartlarla bu oyunu oynayamayan Kars'ın en büyük isteği, Püf Noktası'nı oynamadan ölmemek. Zeki Müren'in adını sildirip yerine oyunumu yazdırdım Üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul'a geldiğini ve burada oyunlarını sahnelemeye başladığını anlatan Kars, Zeki Müren'in sahneye çıktığı ünlü Kazablanka Gazinosu'nda Müren'in neon ışıklarıyla yazılı ismini sildirip Hz.Ömer'in Adaleti adını yazdırdığı günleri ise şöyle anlatıyor: "Karadenizli bir şahıs oğlunun sünnet düğününün yapılacağı ünlü Kazaplanka Gazinosu'nda Hz. Ömer'in Adaleti oyununu oynamamı istedi. Oyun büyük ilgi gördü ve gazinonun sahibi Yüksel Bey oyunun ardından yanıma gelip Hz. Ömer'i burada sahnelemem için anlaşmak istediğini söyledi. Ben de Zeki Müren'in adının silinip yerine Hz. Ömer'in Adaleti yazısını yazmalarını istedim. İsmim neon ışıklarıyla daha büyük yazıldı. Burada bir ayı aşkın süre kapalı gişe oyunu sahneledik." O yıllarda kendisini destekleyen ilahiyatçılara gönül borcu olduğunu ifade eden Kars, bir İmam Hatipli ve İlahiyat mezunu olarak hocaların kürsüden yaptığını kendisinin de sahnelerden yaptığını belirtti. Öyle ki o yıllarda 200 kişilik bir Dev-Sol örgütü mensubu grubun kendisini götürmeye geldiğini anlatarak, "Onlarla pazarlık yaptım. Oyun bittikten sonra beni alıp istedikleri yere götürebileceklerini belirttim. Oyunun ortasında grubun lideri sahneye koşup boynuma sarıldı, 'Boşluktayım, kurtar beni' diye bağırdı. Bunun gibi çok sahne yaşandı. Halk oyunları izledikçe İslamiyet'le ilgili arayışlara girdi ve beni bulup teşekkür etti" dedi. KÜÇÜK DİLİMİ KESTİLER! "Yıl 1967. Ankara'da oynadığım Hz. Ömer'in Adaleti büyük ilgi görüyor. Çıktığımız Anadolu turnelerinde bir gecede 3 kez sahneye çıkıyoruz ve yine de dışarda kalan kalabalık bitmiyor. Bu kez de onlar için gece geç saatlerde sahneye çıkıyorduk. O yıllarda kendisi de doktor olan milletvekillerden Emin Acar Bey boğazımdaki rahatsızlıktan dolayı beni bir arkadaşına götürdü. KBB profesörü olan Emin Burat Bey'e beni tanıştırırken, 'İslami Tiyatronun kurucusu' dedi. Daha sonra saatlerce süren zor bir ameliyat başladı. Asistan bile dayanamayıp çıkmış. Meğer doktor küçük dilimi kesmiş. Beni oraya götüren Emin Bey, hemen başka hastaneye yetiştirdi ve büyük bir operasyonla, doktorların dediğine göre yüzde 5 kurtulma şansıyla, hayata döndürüldüm. Daha sonra öğrendim ki adam masonmuş ve beni susturmak istemiş." Kendisi Anadolu turnelerine çıkıp tiyatro ile halkı İslam'a çağırırken o yıllarda genç yazar Şule Yüksel Şenler'in de konferans salonlarında halkı İslam konusunda bilinçlendirdiğini hatırlatan Kars, "Turnelerin birindeyken Merter'deki evimiz solcular tarafından ateşe verilmiş. Mala mülke hiç önem vermeyen son derece bağış sahibi olan Şule, geçmişle bütün bağımızı kesen bu yangın yüzünden oturup ağladı." Şule Yüksel Şenler'le ayrıldıktan sonra moral çöküntüsü yaşadığını ve bunun da oyunculuktaki başarısını olumsuz etkilediğini ifade eden Kars, "Artık turnelere çıkmamaya başladım. İstanbul'da kalmaya da katlanamayınca İzmir'e gidip burada evlendim ve ailemle bir çiftliğe yerleştik. Şule'yle doğacak çocuğumuzun adını Ömer koymaya karar vermiştik. Bu yüzden ikinci evliliğimden doğan ilk çocuğuma Ömer Faruk adını koydum" diyor.
|
|
|
|
|
|
|