AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Heveslenmeyin; Star meselesi asker- sivil meselesi değil!

Daha önce kaç kez yazdım; ne İmar Bankası ilgilendiriyor beni, ne ÇEAŞ, ne KEPEZ, ne de bilmem kaç milyon aboneye ulaşan Telsim; beni ilgilendiren, bizatihi patronların "yasa tanımaz" ve ölçüsüz davranışları yüzünden işsizlik tehlikesiyle karşı karşıya kalacak meslektaşlar...

Kaç aydır maaş alamıyor adamlar!

Kağıt, mürekkep, link kirası gibi zorunlu giderler karşılanamıyor.

Elbette güzel arkadaşım, gazete kağıtla çıkmıyor.

Nadir Nadi haklı(!).

Kağıt bulamazsan "sanal" takılırsın.

Olmadı, "bir yazıhane tutar, iki masa bir telefon bir bilgisayar kiralar, sıfırdan tekrar başlarsın"; yeteneğin de, bileğin de, kalemin de elverir.

Ama ne lüzum var.

Adam hepinizi, Kürşat Bumin'in yerinde benzetmesiyle "Vatan yahut Star" oyununun gönüllü figuranları haline getirdi çatır çatır. Hâlâ ucuz muhalefet yapıyor ve olup bitenlere "siyasî kavga" süsü veriyor.

Çalışanlar da buna yatıyor.

Cumhuriyet için bilmem kaçıncı günmüş...

Cumhuriyet için mi bütün o dekor, açlık grevi, nümayiş, sanatçı ve politikacı desteği görüntüleri?

Asabiyyeti kendinden menkul yazar, her gece televizyona çıkıp, "Ölmek var Atatürk cumhuriyetinden dönmek yok" diye ünlüyor; ama 6 milyar dolarlık soygundan hiç söz etmiyor.

Biz yine de çözüm bulunsun istiyoruz.

Acil çözüm.

Artık hükümet, artık BDDK yetkilileri, her kimse...

Bir an önce halletsin şu meseleyi.

Evine ekmek götürsün garibanlar, çocuğuna mama alsın, karısına doğum yaptırsın.

Hayır, elbette ortadaki "mevzun soygunu" es geçmiyoruz. İddiaya göre, Cumhuriyet tarihinin en büyük banka soygunuyla karşı karşıyayız ve soygunun failleri yatlarla, özel uçaklarla dolaşıyor.

Olabilir.

Ama bu bahs-i diğer.

Olay Adliye'ye intikal etmiştir ve bize bu aşamada söz düşmez.

Biz burada, "canlı kalkan" niyetine cepheye sürülen garibanlarla ilgiliyiz.

Ki, bir çoğu mağduriyetinin "vatan savunması" diye kılıflanmasından hicap duyuyor, biliyorum.

Ne yapsınlar?

Başka seçenekleri mi var?

Bu arada BDDK, yaptığı yazılı açıklamada, maaşların ödeneceğini, gecikmenin sorumlusunun "bordro bilgilerini zamanında ulaştırmayan şirket yetkilileri" olduğunu söylemiş. İyi de, topu topu iki satırlık bir açıklama için niçin bir hafta beklediniz?

Rezaletin ayyuka çıkmasını mı?

Hükümetin siyaseten zor duruma düşmesini mi?

Bu ne aymazlık?

Hatta, bu ne sorumsuzluk?

Bir çift söz de, "Vatan yahut Star" temsilinin reji kadrosuna (ki, Star meselesini çözecek irade mutlaka bu kadroyu devre dışı bırakmalı):

Yıllarca bu köşede ve değişik platformlarda mağduriyetimizi bağırıp durduk; hiçbiriniz tınmadınız. Hakkımızda yüzlerce dava açıldı, linç kampanyalarına maruz kaldık; oralı olmadınız. Üç yıl köşemizden, ismimizden uzak kaldık; kuru bir "geçmiş olsun"u esirgediniz.

Buna rağmen hâlâ belden aşağı çalışıyorsunuz.

Hâlâ asker-sivil karşıtlığından medet umuyorsunuz.

Star meselesi, bir asker-sivil meselesi değil...

Rejim meselesi hiç değil...

İlhan abi de boşuna heveslenmesin, buradan ekmek çıkmaz.

Bitti artık.
Kapandı.
O devirler geçti.


29 Ocak 2004
Perşembe
 
AHMET KEKEÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED