AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Başbakan yangın alarmını neden umursamadı!
WASHINGTON

Yaklaşık 13 ay önce yine bu şehirde ve yine Beyaz Saray'da ABD Başkanı Bush ile Tayyip Erdoğan'ın görüşmesi vardı. Seçimden yeni çıkmış ama hak ettiği Başbakanlık koltuğuna oturamamış Erdoğan'ın Beyaz Saray'a davet edilmesi büyük bir sükse yapmış ve bir anlamda Ak Parti üzerindeki presi da azaltmıştı. Randevunun hemen ve istenilen tarihte verilmesi Erdoğan için çok önemliydi. Tıpkı, şimdi bir Başbakan olarak karşısında oturduğu Bush ile, Kıbrıs'tan Irak'a, ekonomiden Avrupa Birliği'ne kadar her biri diğerinden önemli konuları masaya yatırması gibi. Bu, hem kendi siyaseti hem de Türkiye'nin dış politikada mesafe alabilmesi için önemli bir randevudur.

Görüşmenin yapılacağı Çarşamba sabahından önceki gece oldukça yoğun geçti. Başbakan, gün boyu iki konuşma ve birkaç da görüşme yaptıktan sonra akşam da her uluslararası görüşme öncesinde adet olduğu üzere Dışişleri yetkililerinden brifing aldı.

Yangın alarmı ve bozuk kalorifer...

Başbakan, bakanlar ve bürokratlar brifinge öylesine konsantre olmuştular ki, heyetin kaldığı ve brifingin verildiği otelde birkaç kez siren sesleriyle duyurulan yangın alarmını bile umursamadılar. Dahası, bulundukları odanın kaloriferleri bozulmasına rağmen çalışmaya devam ettiler. Neyse ki sonunda, Devlet Bakanı Ali Babacan'ın bir ara dışarı çıkıp görevlileri uyarması üzerine, Başbakan'ın Beyaz Saray'a nezle olmadan gitmesine yetecek kadar olsun, sıcaklık temin edildi! Kalorifer peteklerinden biri tamir edildi.

Brifingten hemen sonra, ayaküstü sohbet imkanı bulduğum Erdoğan'a alarma neden uymadığını sordum. "Çok önemsemedim" dedi. "Biz işimizi yapıyorduk, yarınki görüşme ve toplantılar için çalışmamız gerekiyor" diye ekledi.

Peki, görüşme öncesinde herşey yolunda mıydı? Yanında bulunan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e dönerek, "Siz ne diyorsunuz Abdullah Bey, bir sorun var mı?" diye sordu. Gül, soruyu tebessümle karşılarken, Erdoğan, soruyu "işler yolunda, gerçekten bir sorun yok" diye cevapladı. Gecenin ilerlemiş bir saatiydi ama ortak açıklama üzerinde de son rötuşların yapılması gerekiyordu. Odasına giderken, "Az sonra müsteşar ve büyükelçi gelecekler, onlarla da çalışacağız" dedi.

Erdoğan, Abdullah Gül, Ali Babacan ve Vecdi Gönül birlikte ertesi sabah karşılıklı olarak gündeme gelebilecek bütün konular ve seçenekler üzerinde çalıştılar.

Brifingin konu başlıkları belli... Kıbrıs, Kuzey Irak (Kürt devleti ve PKK meselesi ile Irak'ın yeniden yapılandırılması, İncirlik'te sağlanan kolaylık..) AB üyeliğimize destek ve her zaman olduğu gibi ekonomik işbirliği... Türkiye belki de ilk kez bütün bu konu başlıklarının tümünde, üzerine düşeni yerine getirmiş olarak, rahat bir şekilde masaya oturmuştur.

Destek rüzgarı

Aslında kimse görüşmeden sürpriz bir sonuç da beklemiyordu. Yani, masadan kalkıldığında, özellikle Kıbrıs ve AB konusunda, Türk ekonomisine destek bağlamında sonuçlar alınacağından de kimsenin şüphesi bulunmuyordu.

Bunun bir nedeni de Erdoğan'ın, her konuşmasında altını kalınca çizdiği, "Amerika ile stratejik ortak ve müttefiklik ilişkisi" konusunda muhataplarını büyük ölçüde ikna etmiş olmasıdır. Bush'la görüşmeye giderken arkasında, think-thank kuruluşlarından Yahudi cemaatine, iş adamlarından medyaya kadar birçok kesimin destek rüzgarının esmesi Başbakan'a avantaj sağlamıştır.

Kıbrıs konusunda sağlanan diplomatik açılım, tezkere sonrası sarsılan ilişkileri onarmak için atılan adımlar ve nihayet ABD ile işbirliği konusundaki istekli tutum nedeniyle bu görüşme Türk-ABD ilişkilerinde yeni bir pencere anlamına geliyor..

Başbakan'ın yangın alarmını umursamadan ve soğuğa aldırmadan önündeki dosyalara gömülmesini sağlayan da, açılan bu pencerenin sunduğu yeni imkanlar olmalıdır.


29 Ocak 2004
Perşembe
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED