AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Cem Yılmaz'ın 'jan jan'I

Süper uyanık üçkağıtçının, iki yardımcısıyla izbe bir imalathanede, piyasada çok tutulmuş bir markanın adıyla cips üretirken polislerce 'enselenmesi'. Bu anlatılırken, medya, eğitim, hijyen gibi ortalama kalabalıkların ciddiye aldığı mevzularla inceden inceye dalga geçilmesiyle komiklik irtifası yükselen reklamın ürün hakkında demek istediği altı üstü bu yani: O kadar iyiyiz ki, taklit ediliyoruz.

Reklamın sonunda ezberlenmiş bir replik gibi gayr-i ihtiyari dudaklardan dökülüveren "Adam bu güldürme işini hakikaten biliyor" cümlesiyle tahtını sağlamlaştıran Cem Yılmaz ise, yine iyi iş çıkarıyor, jan janlı gösteri nasıl olurmuş bir kez daha kanıtlıyor. Gelgelelim reklamın söylediği bu kadarla kalmıyor. Başka türlü baktığında, insan başka şeyler de görüyor. Şöyle ki;

'Co'nun 'Avarel'leri

Reklamdaki komik üçkağıt triosunun "beyni" olan Cem Yılmaz'ın, aynasızların elinden yakasını sıyırma ihtimali kuvvetle muhtemel olduğu, buna karşın beceriksizlikleri yüzünden sonlarının hazin olacağını kolaylıkla kestirebileceğin iki adamın karakterleri müthiş başarılı bir oyunla kendini açık ediyor. Tepesinde bir iktidar olmazsa ne yapacağını şaşıran ve derhal kendine bir iktidar yaratmaya meyleden ezik kalabalıkları temsil eden reklamın ikinci ve sonuncu adamları, dalavereyi, üçkağıdı ne yapsa öğrenemediği için, öğrenenlerin yanında olmakla iktifa etmişlerin tipik bir örneğini sunuyor.

Cem Yılmaz'ın üstün beyinli, yüce akıllı, 'Co'yu oynadığı reklamın 'Avarel'leri, kötüler ve onlarsız edemeyen daha az akıllı kötülerin hikayelerini tadı damakta bir komediyle anlatıyor. Bu yüzden işte sadece dalavereci adamların bir bakışta nasıl çözüldüğünü anladığı bir paket gibi, durduğu yerde duruveren baştan kaybetmiş halleri güldürüyor.

Reklamda, Cem Yılmaz'a "Ne hijyeni abi?" diye sorarken insanlık tarihinin başından bu yana dönen, uyanık olan ve olmayan tiplerden ikincisini oynayan bu adamlar, elbette fazlaca karikatürize edilmişler.

Ama işte gerçekte, iyiliği de kötülüğü de başaramayanların rolünün hep kaybetmek olacağını anlatarak bir insanlık belgeseli sunuyor. Hayatta yanında hep bir B Planı taşımış 'Co' rolündeki Cem Yılmaz gibilerin reklamın gidişatına göre, bu vartayı da atlatacağı, ama işin yükünü yanında taşıdığı "kafası basmayan"ların çekeceğini belgeliyor.

Reklamın asıl dediği bu yani: Mutlak bir iktidarla yaşamaya alışkınların, iktidar devrildiği anda neye uğradığını şaşıran, şaşkınlığa düşen yüzlerinin komedisi. Bu kadar kör gözüm parmağına olmasa da, hayatta en azından bir kez uyanık tuzağına düşmüşlerin o anda olmasa da sonradan güldüren esprisi...

Cips alır mısın? Şaka şaka

Gerçekler hiç inandırıcı olmak zorunda hissetmez kendini, şaka gibidir yani, kimi zaman öyledir bile. Cem Yılmaz, Doritos'un reklamında yasadışı üretim yaparken yakalanınca kendisine mikrofon uzatan 'medya'ya karşı, 'beni ne reklam yapıyorsunuz kardeşim, buna bakın siz asıl' diyerek elindeki cips paketiyle yüzünü kapatırken, seyircisine oturdukları koltukların bilet fiyatları üzerine espri patlattığı showlarındaki şakalarından birini yapıyor sanıyorsunuz.

Ancak az ötede bir magazin programında elinde, hiç de komiklik emaresi göstermeden reklamına çıktığı cipsleriyle poz verip, kameraya ikram ederken anlıyorsunuz, gerçeğin şaka gibi olduğunu. Giderek televizyondaki şakanın gerçek olduğunu.


29 Ocak 2004
Perşembe
 
ÖZLEM ALBAYRAK


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED