AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

S P O R

Kar nasıl temizlenir

Geçen hafta aniden bastıran karın ülkemizi ne hale getirdiği malum. Ligin ikinci yarısı karla örtülü sahaların kabusu ile açıldı. Mimar Yahya Baş Stadı'nda oynanması gereken İstanbulspor-F.Bahçe maçı için saha Güngören'deki yetkililer tarafından komik bir şekilde iki günde zor temizlendi. Ama Kocaeli ve Dolmabahçe'de 2 sağlam karakterli ve akıllı adam işlerini 2 saatte bitiriverdi. İlki kar yağışı öncesi sahayı plastik örtüler örtüp karın bunlar üzerine birikmesini sağladı; daha sonra da bölüm bölüm bu örtüleri üzerlerindeki karla birlikte saha dışına çekip işi halletti. Dolmabahçe'de ise stad müdürü Mustafa Gündüz makine parkını önceden hazır etmişti; olayı birkaç saatte halletti. Kutlarım ikisini de...

Öldürenin hiç mi suçu yok?

100 yıllık Beşiktaş'ın ve 50 kûsur yaşındaki Profesyonel Futbol Ligimizin tarihinde bir ilk gerçekleşti ve Siyah-Beyazlı takım hem de kendi evinde 5 futbolcusu hakem tarafından sahadan atılarak 6 kişi bırakılıp hükmen mağlup edildi. Olacak iş değil ama oldu! Beşiktaş'ın Süper Ligin en iyi, en başarılı, en güçlü takımı olduğunu ve en yakın rakibinden bu maç öncesi 8 puan önde lider olduğunu bilmeyen biri "OLABİLİR" der. Hele maçı seyretmemiş bir yabancı omuz silker "FUTBOLDA HER SONUÇ OLUR" diye görüşünü açıklar. Ama maçı seyredenler? Şimdi o akşam Dolmabahçe Stadı'nda olanlar da TV ekranlarından seyredenler de ikiye ayrılmış durumdalar. Bir grup "hakem her kararında haklıydı" diyor, bir diğer gurup hakeme, Merkez Hakem Komitesi'ne, Futbol Federasyonuna ateş püskürüyor. Her iki grupta Beşiktaş taraftarları da var, düşmanları da. TV ekranlarında, gazete sahifelerinde Beşiktaş'ı savunan ve oldukça mantıklı konuşan Başkan Serdar Bilgili, ikinci Başkan Hüsnü Güreli ve eski yönetim kurulu üyesi İbrahim Altınsay dışındakiler çoğunlukla boş laflar ettiler. Hakem konuşamaz ama onu savunan resmi ağızların söylemlerine bakarsanız büyük bir suçluluk duygusu içinde olduklarını hemen sezersiniz. Onlara göre, meslekdaşlarımızdan bir bölümü de dahil Cem Papila'yı öylesine takdir ediyorlar ve toz kondurmuyorlar ki anlaşılır yanı yok. Sorarım onlara bir hakem futbol maçını oynatmak, 90 dakikayı tamamlatmak için mi sahadadır, yoksa kural kitabının cansız satırları ile taraflardan birini katletmekle mi görevlidir? Futbolcular cansız, ruhsuz robotlar mıdır, yoksa hisleri, duyguları olan, hakem gibi birer insan mıdırlar? O akşam, psikolojik gözleme muhtaç bir hakem yerine, mesela İtalyan Hakem Collina sahada olsaydı, sonuç bir yana Türk futbol tarihine bu kara leke düşer miydi? Futbolcularımız hakemlere "HOCAM" diye hitap ederler; bu saygı ve itaatın bir göstergesidir. Hakem yaşı ne olursa olsun futbolcuya müşfik ve babaca davranmalıdır; futbolcu hakemin o sahada evladı gibidir. Yaralanan futbolcuyu yerden kaldıran, mendilini çıkarıp onun yüzünü gözünü silen hakemler de gördük. Onlar da bu ülkenin evlatları. Ama Cem Papila Samsunsporlu futbolculara müşfik bir tavır sergiler, onlara toleranslı davranırken Beşiktaşlılara düşmanca bir tavır takındı ve bu faciayı ateşledi. Konu T.B.M.M. idare amiri bir milletvekili tarafından Meclis Genel Kuruluna da getiriliyor. Teşvik edici olmak istemiyorum, ama bir gün hakkı yenen hakkını kanunsuz bir şekilde stad dışında aramaya kalkar, kan dökülürse bunun tek suçlusu o işi yapan kader mahkumu olmayacaktır. Adamın birinin evi soyulmuş, saçını başını yoluyor, feryad ediyor. Çevresindekiler de "Birader sen de kapını iyi kilitleseydin, kıymetli eşyanı evde iyi saklasaydın..." kabilinden eleştiriler yaparken içi yanan adam dayanamamış "Be birader bütün suç bende mi, hırsızın hiç suçu yok mu?" diye isyan etmiş ya; bu olay tam o kabil bir olay işte...

F.Ilgaz Tesisleri hayırlı olsun

Fenerbahçe yeni sosyal tesislerini törenle açtı. Güle güle kullansınlar. Türk sporuna katkıda bulunacak böyle bir tesis için Sarı-Lacivertliler'i kutlamak gerek. Ama ben tesise, Fener'e çok şey, özellikle ağırbaşlılık ve sempati kazandırmış bir başkanın, Faruk Ilgaz'ın adı verildiği için daha candan kutluyorum.

Venüs Williams elendi

Uluslararası Tenis Dünyası'nın dev raketlerinden biri Venüs Williams Avustralya Açık Tenis Turnuvası'nın 3. turunda adı pek öyle duyulmamış bir vatandaşına yenilip elendi. Serena ve Venüs kardeşler son yıllarda kortların kraliçeleriydi. Demek ki her saltanatın bir sonu oluyormuş!

Bu işte bir terslik yok mu?

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül geçen hafta G.Saray yönetimine kendi hayalindeki yeni Ali Sami Yen Stadı için birbuçuk saatlik bir brifing verdi. Yani olması gerekenin tam tersi bir olay. Gerçekte Sarı-Kırmızılı yönetim bir proje yapmalı, stadın bulunduğu ilçenin Belediye Başkanından da imar müsaadesi almak için O'na brifing vermeliydi. Sarıgül'ün çabası seçim kokuyor, siyaset kokuyor. İster misiniz sandıktan bomba gibi bir kulüpçülük tepkisi çıkıversin! Çok gülerim...


29 Ocak 2004
Perşembe
 
TAYLAN UYGUR


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED