|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dünyanın dikkatlerini üzerine toplayan Suriye, bu hafta Türkiye'den gelen yazar ve sivil toplum heyetini ağırladı. Türkiye heyeti ile Araplar Suriye Meclisi önünde hep birlikte Arapça barış slogan attı.
KEZBAN BÜLBÜL
Türkiye'den bir grup yazar, gazeteci ve sivil toplum örgütü temsilcisi Irak'a asker gönderilmesine ilişkin tezkerenin reddedildiği 1 Mart 2003 gününün yıldönümünde, savaş ve işgal tehlikesinin yeni adresi olan Suriye'ye gitti. Doğu Konferansı ile Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu tarafından organize edilen geziye yaklaşık 60 kişi katıldı. Doğu Konferansı olarak daha önce hem Suriye'ye hem de diğer bölge ülkelerine giden heyet, ilk defa bu kadar yoğun ilgiyle karşılandı. Heyet Suriyeli aydınlarla ve sivil toplum örgütleriyle görüşmeyi planlarken, orada durum değişti ve görüşmeler çoğunlukla bakanlar düzeyinde oldu. Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın karısı Esma Esad heyetten bir grup gazeteciyi kabul etti. Suriye Meclis binası önünde yapılan basın açıklaması ise küçük çaplı bir mitinge dönüştü. Bina önünde toplanan Suriyeli vatandaşlar ve Türkiye'den giden heyet, konuşmalar sırasında Arapça "Küllü alem ihva" (Bütün dünya kardeştir) sloganları attı. "Durum bu kadar vahim mi?" Heyetin görüşmeleri sırasında en ilginç soru Suriyeli bir dinleyiciden geldi. Böyle kalabalık bir heyetin Suriye'ye dayanışma ziyaretinde bulunmasından endişe duyduğunu belirten dinleyeci, "Durum bu kadar vahim mi?" diye sordu. Soruya cevap veren Doğu Konferansı Sözcüsü Mehmet Bekardoğlu ise Irak'ta olanların, Lübnan'da olanların, endişeye kapılmak için ciddi bir neden olduğunu belirterek, "Ama yarın ABD bölgeye saldıracak diye bir bilgiye sahip değiliz. ABD'nin bölgeye bir tehdidi var bu sadece savaş tehdidi olmasa bile ekonomik, kültürel yönden hepimiz tehdit altındayız" dedi. "Halk kendini yalnız hissediyor" Suriye ziyaretinin en heyecanlı anlarından birini ise yazar Aydın Çubukçu yaşadı. Bir televizyon kanalında haber programına konuk olarak katılan Çubukçu, buradan çıkınca televizyon çalışanlarının sevgi gösterileriyle karşılandı. Programda, Türkiye halkının Suriye halkına desteğini anlattığını belirten Çubukçu, "Stüdyodan çıkarken, muhabiri programcısı, çaycısı, paspascısı büyük bir heyecanla sarılanlar, öpenler, beni havaya kaldıranlar, böyle bir sahne yaşadım. Aslında şunu gösteriyor. Suriye halkı bu tehditler karşısında ve Irak'ta olup bitenlerden sonra kendisini yalnız hissediyor ve bizden gelen bir selam bile onları çok heyecanlandırıyor. Bu sıcak ilgiyi haketmeyi istiyoruz" dedi. Bakan Şaban'dan dayanışma çağrısı Suriyeli kadın Devlet Bakanı Buseyna Şaban, bölgenin yaşadığı şartların tehlikeli olduğunu belirterek, "Bugünlerde dayanışmamız gerekiyor. Müslümanlar olarak üzerimize düşen görev büyüktür" dedi. Irak'ın işgalinden önce Iraklı Sünni, Şii gibi ayrımların hiç duyulmadığını belirten Şaban, "Bunların hepsi savaştan sonra ortaya çıktı. Eğer ülkeler dinlerine mezheplerine göre ayrılacaksa her ülkede birçok din çıkar. Avrupa ve ABD birleşirken bizi bölmeye çalışıyorlar" dedi. Suriye'ye yöneltilen eleştirilerle ilgili Eflatun'un "Örnek ülke yoktur" sözünü hatırlatan Şaban, "Denizlerin arkasından, uzaktan gelen güçler, halkımızı bizden çok düşündüklerini öne sürüyorlar. Sonuçta ben eminim ki insanlığın değerleri galip çıkacak" dedi. Çıkarlarımız barıştan yana Suriye Enformasyon Bakanı Dr. Mehdi Dallallah da Suriye üzerinde artan baskıların, diyalog ve karşı tarafı anlama eksikliğinden kaynaklandığını belirterek, "Suriye gerçekçi ve esnek davranmaktadır ve her zaman diyaloğa açıktır" dedi. Geçmişteki olaylara bakıldığında barış istemeyen ülkenin İsrail olduğunun görüleceğini belirten Dallallah, "Suriye her zaman barış olmasını istiyor çünkü barıştan kârlı çıkacaktır. Fakat gerçek barış işgalle bir arada olmaz. Barış olmazsa bölgemizin bu acı durumu devam edecektir" dedi. Bekaroğlu: Tehlike büyük
Doğu Konferansı Sözcüsü Mehmet Bekaroğlu, gezinin amacına ulaştığını belirterek, "Bir şehir bombalandığında orası bize haritada bir yer gibi görünür. Ama kahvelerinde oturduğumuz, sokaklarında gezdiğimiz bir şehir bombalandığında kendi şehrimiz bombalanmış gibi hissederiz. Biz de bu duyarlılığın oluşması için buraya geldik" dedi. Suriyeli yöneticilerin riski gördüğünü belirten Bekaroğlu, "Yüzeye bakıldığı zaman böyle bir dertleri yokmuş gibi bir intiba var. Tehditlerin büyüklüğü bir gerginlik oluşturur insanlarda ve böyle bir şey yokmuş gibi savunma mekanizması geliştiriyorlar. Ama devlet görevlileri başta olmak üzere aklı başında insanlar ciddi bir tehdit olduğunu biliyorlar. Tehlike büyüktür ve bunun da farkındalar. Irak'ı işgal eden Felluce'leri Ebu Garip'leri yaşatan ABD bunu da yapabilir" dedi.
|
|
![]() |
|
|
|
|