AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Onlar da İsrail'e gitsin

Bildiğiniz gibi bir grup aydın Salı günü Şam'a gitti. Amaç Amerikan ve İsrail tehditlerine karşı Suriye halkı ile dayanışma..

Gruptakiler Şam'da karşıtları Suriyeli aydınlarla bir araya gelerek sohbet ettiler. Cumhurbaşkanı Esad'ın eşi Bayan Esma Esad grubu temsilen 10'u aşkın bayan'ı misafir etti. Devlet Bakanı Buseyne Şaban ise bir yazar, gazeteci ve entellektüel olarak gruptakilerle bir araya geldi.

Haberciler ise Enformasyon Bakanı Mehdi Dahlallah ile buluştu..

İşte bütün mesele bu..

Ancak bazıları buna bile tahammül edemedi..
Emekli Orgeneral Kemal Yavuz'un deyimi ile
'Amerikan Borazancıları' kıyameti kopardı..
Nasıl olur da Türk aydınları Şam'a gider..
'Neden durduk yerde Amerika'yı kızdırıyoruz..

'Bu gezi ABD ve İsrail'in hedefindeki Suriye rejimine destek anlamı taşıyor.. Bu rejim ise anti-demokratik' ..

İşte sizlere Mehmet Yılmaz'ın Çarşamba günü Milliyet'te yazdıkları.. ''Türkiye'den bir grup aydın, 1 Mart tezkeresinin reddedilişinin yıldönümünde 'Suriye halkı ile dayanışma' amacıyla Suriye'ye bir gezi düzenledi.. Amaç, Suriye'ye de saldırma hazırlığı yaptığı varsayılan ABD'ye Suriye halkının yalnız olmadığını ve yeni bir savaşa izin verilmeyeceğini göstermek olarak açıklanıyor. Geziyi düzenleyen aydınların sadece kendi ülkelerinde değil, dünyanın başka yerlerindeki diktatörlerle ve antidemokratik girişimlerle barışık olmayacak insanlar olduğunu biliyoruz. İyi niyetlerinden şüphe etmemiz için hiç bir neden yok. Ancak Suriye gibi demokrasinin hiç uğramadığı bir ülkeye yapılacak böyle bir ziyaretin Esad rejimine destek anlamını taşıdığı gerçeğinin de ihmal edildiğini sanıyorum. Bu, Esad'ın Suriye'de yaygınlaştırmaya çalıştığı paranoyaya hizmet edecek, sonuçları itibariyle de rejimi güçlendirecek bir girişimdir diye düşünüyorum''..

Vay canına ..

Meğer ne büyük suç işlemiş bu aydınlar..

Sanki Irak'ı işgal edip 150 bin insanı öldürmüş ya da Abu Gureyb'de yüzlerce masuma insanlık dışı işkence yapmış.. Ya da 37 yıldır Filistin, Suriye ve Lübnan topraklarını işgal etmiş ve Filistin halkına karşı sürekli cinayetler işlemişler.. Hadi diyelim bu aydınlar saf ve hiç bir şey bilmiyor.. Keşke Sayın Yılmaz bu yazıyı aralık ortalarında yazsaydı Da belki o zaman Başbakan Erdoğan da Suriye'ye gitmezdi.. Nasıl olsa Yılmaz'ın kendi kaynaklarından sağladığı bilgiler.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak Erdoğan'kinden daha sağlıklı ve güvenilir!

Son 4 yılda Suriye'ye giden Türk bakanların saysı 50'yi geçmiştir. Abdullah Gül hem Başbakan hem de Dışişleri Bakanı olarak Şam'a gitmişti.

Askeri heyetlerin sayısını bilmiyorum..

Her gün Elçilik ve Konsolosluktan vize alan Türk vatandaşlarının sayısı ise 1000'i geçiyor. Suriye'de iş yapan Türk iş adamlarının sayısı ve yaptıkları iş hacmini Sayın Yılmaz bilmiyorsa Bakan Tüzmen'e sorabilir..

Ama yıllık bir milyar dolardan aşağı değil.

Anlaşılan bütün bu insanlar hiç birşey bilmiyor ama Sayın Mehmet Yılmaz ve yine Kemal Yavuz Paşa'nın un deyimi ile Amerikanın Dört Atlısı (!) her şeyi biliyorlar.. Belki de Sayın Yılmaz hayatında ne Suriye'ye ne de başka bir Arap ülkesine (turistik amaçlar hariç)de gitmemiştir. Keşke gitse de Suriye gerçeğini kendi gözleri ile görebilseydi.. İsterse ben kendisine bu gezide refakat edebilirim.. Ama işin en ilginç tarafı Mehmet Yılmaz'ın bu yazısı Milliyet'te yayınlanırken aynı gün Hürriyet'te Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün söyleşisi yayınlanmıştı.. Bakın Sayın Gül ne diyordu : "Hariri'ye düzenlenen suikasttan Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın bilgisi olduğuna inanmıyorum. 'Suriye'de hala kontrol edilmeyen unsurlar mı var?' sorusu günedeme geliyor. Ama Esad da güçleniyor. Halk nezdinde çok seviliyor. Ona güçlenmesi için yardımcı olmak lazım.

Kuşatma altına alınması durumunu güçleştirir.''

Biri Milliyet'in Genel Yayın Yönetmeni, diğeri Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı..

Acaba hangisi doğruyu biliyor..

Bunun yanıtını vermek sanıyorum Sayın Yılmaz'a düşer.. Üstelik Sayın Yılmaz'ın kızmasına da gerek yok..

Türkiye'den yüzlerce ve binlerce insan her ay Amerika'ya, İsrail'e ve benzeri yerlere gidip geliyor..

Gidebilirler de.. Türk halkı medyadaki tüm palavralara rağmen artık gerçeği biliyor..

Yoksa Türk halkı geçen yıl İstanbul ve Ankara'yı ziyaret eden genç Başkan Beşar Esad, sevimli eşi ve çocuklarını bağrına basar mıydı.. Bu duyguların ne anlama geldiğini bilmeyenler keşke Başbakan Erdoğan ile Şam ve Halep'te olsaydılar.. Eğer fırsatı kaçırdıklarını düşünüyorlarsa önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Sayın Sezer'le Suriye'ye gidebilirler..

Tabi Sayın Cumhurbaşkanına da 'Efendim giderseniz Esad'ın paranoyasına hizmet edersiniz' demeyeceklerse..


6 Mart 2005
Pazar
 
Dr. HÜSNÜ MAHALLİ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan

ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED