|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Askerler, Cevdet Sunay'ın yerine kendilerinden birinin getirilmesini istiyorlardı. Faruk Gürler, cumhurbaşkanı olacağım diye Genelkurmay Başkanlığı'ndan istifa etti. Ancak Faruk Gürler, cumhurbaşkanı seçilmedi. Bu bir anlamda ara rjimin sonu oldu.
Muhtıranın Meclis'te okunmasının ardından her partiden üç kişiyi Köşk'e çağıran Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın, muhtırayı okuttuktan sonra hiçbir şey demeden "Toplantı bitmiştir" sözleri, herkeste soğuk duş etkisi yapıyor. Toplantıda yaşanan gergin hava ve sonrasını, Hasan Korkmazcan anlatmaya devam ediyor... İsmet Paşa ne yaptı bu arada? Çok gergindi İsmet Paşa. Milli Birlik Grubu'ndan birisi, "Sağda solda çatlak sesler çıkıyor. Bunları ne yapacağız" dedi. Tehditvari bir hava kokuyordu bu sözler. Sunay cevap vermedi. Tam bir seremoniydi. İsmet Paşa'nın çok gergin olduğu halinden belli oluyordu. Bu şekilde Köşk'ten çıktık. Demirel ve bakanları Meclis'e gelselerdi ne olurdu? O gün Hükümet Meclise gelse ve muhtıraya karşı bir destek talep etseydi desteklerdik, ama yapmadılar. Muhtıra okunurken Meclis'e bile gelmediler. Böylece askerin siyasete müdahale etmesinin önü açılmış oldu. 21 Mayıs ve 22 Şubat darbe girişimlerinin başarısızlığa uğramasından sonra, 'artık darbe olmaz' şeklindeki yaklaşımlar çözüldü. Darbenin kilometre taşı
Askeri bir müdahale olmayacağı düşünülen bir dönemde Türkiye askeri bir darbeyle yüzyüze geldi. 12 Mart sorunların demokratik mekanizmalar işletilerek çözülmesine engel teşkil etti. 27 Mayıs bile bir cunta hareketi olmasına rağmen 12 Mart'ta olduğu gibi bu kadar gündelik politikaya girmedi. 12 Eylül'e giden yolda önemli bir köşe taşı oldu 12 Mart. Özal'ın bir kaç yıllık dönemi hariç, Türkiye'de güçlü bir siyasi birikim de oluşmadı. MİT'in 12 Mart muhtırasını Demirel'e bildirmediği çok konuşuldu. Siz ne dersiniz bu konuda? MİT darbeden Başbakanlığı haberdar etmemiş. 12 Eylülde de haberdar edilmemiş Demirel. Ama kuşkusuz bazılarının haberi vardı darbeden. Mesala 12 Eylül'den önce Savunma Bakanlığı yapan bir zatın, darbeden hemen sonra Ziraat Bankası Yönetim Kurulu üyesi yapıldığını hatırlıyorum. Haberi olmasaydı, bu atama elbette olmazdı... Sizce 12 Mart döneminde kurulan ara rejim ne zaman sona erdi? Bana göre 12 Mart, 1973 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde cumhurbaşkanı adayı olan Emekli Orgeneral Faruk Gürler'in yenilgisiyle son buldu. Askerler Gürler'in cumhurbaşkanı seçilmesi için sivilleri büyük bir tazyik altında tuttular. Ama sonuç alınamadı. Askerler Gürler'in seçilmesi için neler yaptılar? Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın görev süresi dolmuştu. Askerler Sunay'ın yerine askerden birinin getirilmesini istiyordu. 12 Mart muhtırasını imzalayan komutanlar arasında yeralan Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç emekli oldu. Yerine Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler getirildi. Ferit Melen Hükümeti baştaydı. 'Cumhurbaşkanı ben olacağım'
Faruk Gürler cumhurbaşkanı olacağım diyerek Genelkurmay Başkanlığı'ndan istifa etti. Hemen Cumhuriyet Senatosu üyeliğine seçildi. O zaman prosedür Cumhurbaşkanı'nın TBMM ya da Cumhuriyet Senatosu Üyesi olması şeklindeydi. Gürler'in koltuğuna da Kara Kuvvetleri Komutanı Semih Sancar oturdu. Ordu'nun desteğine sahip olduğuna inanan Faruk Gürler cumhurbaşkanı seçileceğine kesin gözüyle bakıyordu. 'Ya Gürler'e oy verirsiniz...'
Sanırım o dönemde askerlerle bir toplantı yaptınız? Neler konuşuldu o toplantıda? Askerler bizi yeniden topladılar. Deniz Kuvvetleri Komutanı Kemal Kayacan'ın konutunda biraraya geldik. O tarihlerde Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın konutu Köşk'teydi. Bizim partiden üç kişi vardı. Diğer partilerden de temsilciler var. Semih Sancar çiçeği burnunda genelkurmay başkanıydı. Bize, "Ya Gürler'e oy verirsiniz veya Sunay'ın görev süresini iki yıl daha uzatırsınız" dedi. Ben Gürler'e oy veremeyeceğimizi, ancak teklifi parti grubumuza götüreceğimizi söyledim. Grubumuzdaki eğilimin Gürler'e oy vermemek şeklinde olduğunu da söyledim.
Paşam, sesinizi yükseltmeyin!..
Hasan Korkmazcan'ın, partisinin grubunun Faruk Gürler'e oy vermeme eğiliminde olduğunu ifade etmesi, Kara Kuvvetleri Komutanı Eşref Akıncı'nın tepkisine neden oluyor. Genelkurmay İkinci Başkanı Turgut Sunalp de Akıncı'ya "Sizi toplarız" sözüyle destek veriyor... Bu sözlerinize tepki geldi mi askerlerden? Geldi. Ben öyle söyleyince Kara Kuvvetleri Komutanı Eşref Akıncı sinirli bir şekilde ayağa kalktı, sesini yükselterek, "Bu sözünüzü hiç beğenmedim" dedi. Ben de cevaben, "Paşam sesinizi yükseltmek size yakışmaz. Ben millet iradesiyle seçildim ve görüşlerimi söylüyorum dedim." Bunun üzerine Genelkurmay İkinci Başkanı Turgut Sunalp da söze karışarak, 'Böyle giderse sizi toplarız' dedi. Ben de 'Paşam, bu sizin sorununuz. Millet iradesiyle görev yapıyoruz ve bu görevin gereğini yerine getiriyoruz' dedim. Toplantı kaç saat sürdü? Akşam üstü gittiğimiz konuttan gece saat ikide ancak çıkabildik. Bu arada görüşmeler devam ederken Semih Sancar birer saat arayla iki kez olmak üzere dışarı çıktı. Meğer bu arada hem Süleyman Demirel'le hem de Bülent Ecevit'le görüşmüş. Bize Cumhurbaşkanı Sunay'ın görev süresinin iki yıl uzatılmasını Ecevit ve Demirel'in de kabul ettiklerini açıkladı. Ben de 'Bu onları bağlar. Bizim partimizin görüşü aksi yöndedir' dedim. Çok gergin geçti toplantı. Sunalp Paşa oldukça sinirli ve gergindi o toplantıda. Gürler Paşa ile de görüştünüz mü seçimler sırasında? Gürler seçimlerden önce bize de geldi. Yarım saat kadar görüştük. Oy istedi. Ona da bunun mümkün olmadığını, grubun eğiliminin aksi yönde olduğunu söyledim. Gürler'den teşekkür
12 Mart'ın asıl sonucu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görülmüştür. Gürler'e oy vereceğini söyleyen pek çok kişi tam aksi yönde hareket etti. Gürler büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Seçimlerden sonraydı sanırım, Gürler Paşa bir gün beni ziyaret etti, 'Size çok teşekkür ediyorum. Bana karşı dürüst davranan ve tavrınızı açıkça belli eden tek siyasetçisiniz. Bana doğruları söyleyen tek kişi siz oldunuz' dedi. CHP ve AP 12 Mart hükümetleri de üye verdiler. DP'nin tavrı nasıldı? Benim ve partimin 12 Mart'a karşı tutumu geçici bir tutum değildi. Tutumumuzu 12 Mart hükümetlerine üye vermemek suretiyle sürdürdük. Muhalefet etmekle birlikte diğer partilerle iyi ilişkilerimizi sürdürdük. 12 Mart döneminde yapılan anayasa değişikliği çalışmalarına ben de katıldım. İki yaz çalıştım.
"12 MART'IN BEDELİNİ 10 YIL SONRA ÖDEDİM"
12 Mart'ın sıcak günlerinde açık tehdit aldınız mı? Net bir tehdit almadım. O günlerde neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Ben Kayacan'ın evinde yaptığım konuşmanın bedelini 12 Eylül'den sonra ödedim. 1983 seçimlerinde bağımsız milletvekili adayı oldum, ancak Milli Güvenlik Konseyi tarafından veto edildim. Bu vetoda MDP Genel Başkanı olan Turgut Sunalp Paşa'nın rolü olduğunu sanıyorum. Sunalp, Gürler'in cumhurbaşkanı seçilmesini en fazla destekleyenler arasındaydı. 12 Mart'taki muhalefetin bedelini 10 yıl sonra ödedim.
|
|
A. Muradoğlu |
|
|
|
|