|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Başınızı nereye çevirseniz bir tarihi esere rastlayacağınız Viyana'ya, "hepsini göreceğim" diye başlamak büyük bir hata olur. Ama Stephansdom Kilisesi ile, Avusturya'nın Diana'sı Sissy'nin yaptırdığı Schönbrunn'u görmeden "Viyana'yı gördüm" demek de aynı derecede büyük bir hatadır.
Başınızı ne tarafa çevirseniz mutlaka karanlık ve mistik barok mimari örneği yapılar ya da müze, saray, tiyatrolardan birisiyle karşılaşma ihtimalinin oldukça yüksek olduğu Viyana'da "haydi bütün tarihi eserleri görelim"lerle dolaşmaya başlamak, herhalde yapıp yapılabilecek en büyük hatalardan biri olur. Çünkü şehir, eserleri bir mimar merakıyla inceleyen ve sanata delice tutkun insanları bile bir süre sonra bunaltmaya yetecek kadar çok "tarih" seriyor gözlerinizin önüne. Hem de başka hiçbir şeye yer bırakmamacasına. O nedenle fazla acele etmeden, "ille de hepsini göreceğim" saplantısına kapılmadan ağır ağır ilerlemek, "tarih, kültür, sanat" duyarlılıklarının fazla yüklenmeden dolayı infilak etmesini önlemek bağlamında iyi bir tedbir olabilir kesinlikle ziyaretçiler için. Çünkü Viyana'da sanat olarak adlandırılan mimari eserleri bir kenara bırakın, içinde ikamet edilen evlerin bile, en yenisi 2. Dünya Savaşı'nı görmüş yapılar. Bu yüzden de evde en küçük bir tamirat için bile yerel yönetimden izin çıkması gerekiyor. Viyana'da oturuyorsanız ve pencere pervazlarının eskidiğini düşünerek bir haftasonu kendi imkanlarınızla değiştirmeye kalkarsanız vay halinize. Kültürel dokunun bozulmaması için izin almak şart. Öyle ki, yönetim bu uğurda ücretsiz olarak evlerin iç cephesini boyama görevini bile üstlenmiş. Eğer kısa süreli bir ziyaretse yaptığınız, hepsini görmek zaten mümkün olamayacağı için kültür tarihini ve sanatını, kalemli, minik not defterli mütecessis araştırmalarla kayıt altına almak arzusuyla koşar adım dolaşmak yerine, şehri daha iyi görebilmek için, "turistik gezi" işini ağırdan almak herhalde daha faydalı sonuçlar verecektir. Yine de şehrin hediyelik eşya mağazalarının tamamında, Salzburg doğumlu olmasına rağmen Viyana'ya malolmuş Mozart'ın yanında, çeşitli aksesuvarlara konsept oluşturmuş tek saray mensubu kadının, Avusturyalıların çok sevdiği Kraliçeleri Sissy'nin yaptırdığı yazlık saray Schönbrunn ile şehrin merkezinden gökyüzüne yükselen kuleleriyle Stephansdom Katedrali'ni görmeden "Viyana'yı gördüm" demek de doğrusu pek yakışık almaz. Romy Schneider'ın Sissy'si Romy Schneider'ın üç bölümlük "Sissy" serisini izleyen ve sırf aktriste düşkünlüğünüzden ötürü değil, filmi de çok sevdiğinizden zihninize takılı kalmışsa o eski hikaye, şehirde görmek isteyeceğiniz ilk yer Schöhbrunn Sarayı olacaktır mutlaka. Çünkü bu sarayı, talihsiz hayatı filmde uzun uzun anlatılan Kraliçe Elisabeth yani halk ağzındaki söyleyişle Sissy yaptırmış ve saray protokolüne dayanamayarak her fırsatta kaçıp kaçıp gitmediği zamanlarda, Viyana'da huzurla kaldığı tek yer bu sarayın odalarıymış. Sissy, "güzel ama mutsuz prenses" hikayesiyle Prenses Diana muamelesi görüyor Avusturya'da. Habsburg Hanedanı'nın masal prensesi olmasına rağmen ömrünün hiçbir döneminde mutlu olamadığı anlatılan bu imparatoriçe kadar, onun adıyla anılan Schönbrunn Sarayı da, minyatür bibloları ve resimleriyle çoktan hediyelik eşya haline dönüşmüş bu ilginç kraliçenin kendisi kadar ilgi görüyor şehirde. Viyana'nın en "kozmopolit" turistik mekanı olan barok mimari eseri olan gösterişli Schönbrunn, ilgi açıdan bir kıyaslama yapılabilecek olursa en az İstanbul'daki Sultanahmet Camii kadar popüler. Bahçe düzeni, yürüme parkurları, botanik bahçesi, dünyanın en eski hayvanat bahçesi ve ziyarete açık olan 45 odasıyla bir tam gününüzü alabilecek kadar geniş bir alana yayılmış Schönbrunn'dan vakit kalırsa, galeriler, müzeler, dünya operasının merkezi sayılan Opera Evi ve Burg Theatre diye adlandırılan Halk Tiyatrosu da kültür-sanat meraklısı ziyaretçileri memnun bırakacak yapılar elbette. Bütün mimarisinin tek ortak noktasının "soylu bir duruş" olduğu Viyana'da gezip görülecek çok yer olmasına rağmen, zihninizdeki fotoğraf kareleri arasında en belirgin olacakların Stephansdom ve Schönbrunn olacağına hiç kuşku yok.
AMAÇ "STEPHANSDOM"MUŞ
"Viyana'da hiçbir şey yokken bu kilise varmış" diyor, amatör şehir rehberimiz Stephanskirche (Stephansdom Katedrali) için. Osmanlı'nın amacı da şehrin merkezi ve Avusturya'nın simgesi olan şatafatlı, grotesk figürleriyle şehrin en görkemli yapısı olan bu kiliseye ulaşmakmış zaten. 800 yıllık bir tarihi üstünde taşıyan etkileyici süslemeleriyle, freskleriyle ünlü katedralin altında Aziz Stephan'ın mezarının yanısıra, dönemin büyük veba salgını sırasında ölmüş insanların gömüldüğü, ziyarete de açık olan bir büyük toplu mezarlık bulunuyor. Bulunduğu konum ve 137 metrelik kuleleri itibariyle Viyana'nın her yerinden görülebilen katedralden daha yüksek bir bina inşa etmek ise yasak. İçinde, yüzlerce turistin mum yakarak dileklerde bulunduğu Stephansdom Katedrali'nin çevresi ise, Stephanplatz diye adlandırılıyor. Her daim kıpır kıpır olan bu meydan, sokaklarda icra-i sanatla ekmek parası kazanan müzisyenleri, tiyatrocularıyla şehrin en eğlenceli mekanlarının başında geliyor.
1. Bölüm : Onlar beni kabul etmez ki!
|
|
![]()
|
|
|
|
|