T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D İ Z İ

Kıbrıs'a ABD baskısı

Kaddafi, 1974'de Türkiye'ye yardıma koştu. Kıbrıs çıkarmasında sağlanan başarıda Libya'nın payını herkes kabul eder. Amerika ise Türkiye'ye ambargo uyguladı. Türkiye ise Sirte Körfezi krizinde ve Kaddafi'nin evinin bombalan-masında ABD'yi haklı buldu.

Mısır Devlet Başkanı Nasır 1956'da Süveyş Kanalı'nı millileştirince İsrail, Fransa ve İngiltere bu ülkeye saldırdı. Türkiye; saldırıyı kınadı. Yunanlılar ise; Mısır'a arka çıktı ve tüm teknik elemanlarını göndererek Süveyş Kanalı'nın açık kalmasını sağladılar. Bu davranış, çeşitli nedenlerle Menderes-Bayar ikilisine kızmış olan Nasır'ı Kıbrıs sorununda Yunanistan'dan yana tavır almaya itti. Aynı nedenle ve Nasır'ın etkisi ile birçok Arap ülkesi benzer tavrı gösterdi.

Amerikan yanlısı Ürdün ve Körfez ülkelerinin tavrı da pek farklı değil idi. Hiç kimse Türkiye'nin Kıbrıs politikasını desteklemiyordu. Üstelik 1963-1964 olayları sırasında Başbakan İnönü'nün İsrail Başbakanı Levi Eşkol ile gizlice Londra'da buluştuklarından söz ediliyordu! Kaldı ki; Amerika ve BM Güvenlik Konseyi tarafından "işgal" olarak tanımlanan Türk müdahalesini onaylamak bir anlamda İsrail'in Filistin işgalini onaylamak anlamına da gelecekti bazı Arap ülkeleri açısından!

Türkiye, İsrail'e muhtaç mı?

Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerini savunanlar, Amerika'daki Yahudi lobisinin gücünü gerekçe olarak gösteriyorlar. Peki bu lobi bu kadar güçlü ve Türkiye'yi çok seviyor ise; neden Amerika'nın Türkiye'ye uyguladığı silah ambargosunun kaldırılmasına yardımcı olmadı, olmuyor! Yoksa bu lobi Türkiye'nin İsrail'e muhtaç olmasını mı istiyor da gücünü ambargonun devamı için mi kullanıyor?

Neden bu lobi; Ermeni iddialarının 26 Amerikan eyalet meclisinde onaylanmasını engellemedi. Yoksa bu konuyu Türkiye'ye karşı şantaj kartı olarak mı kullanmak istiyor! Neden bu lobi gücünü kullanarak Türkiye'nin AB'ye girmesini sağlamıyor? Yoksa Türkiye'nin AB dışında kalarak İsrail ve ABD'ye muhtaç kalmasını mı istiyor!

Türk dostu bu lobi neden gücünü kullanarak Amerika ve İsrail'in KKTC'yi tanımasını sağlamıyor? Neden bu lobi Amerikan yönetimine baskı yaparak Türkiye'ye gelişmiş silahlar satmasını sağlamıyor. Yoksa bu lobi Türkiye'nin bu silahları Amerika'dan alamayınca İsrail'e muhtaç kalmasını mı istiyor? Türkler'i bu denli seven Yahudiler neden onları 1492'de Haclılar'ın ateşinden kurtaran Osmanlı'yı çökertmek için her türlü komploya başvurdular. Bu ve benzeri soruları çoğaltmak mümkün.

Tarih hikayelerle dolu

Saddam'ın Türkmenler'e (hiçbir zaman onaylanamaz) yaptıklarının ise Yunanlılar'ın ve Bulgarlar'ın oralardaki Türkler'e yaptıkları ile karşılaştırıldığında nicel ve nitel olarak aynı olmadığı görülecektir. Ama her nedense Arap düşmanı bazı çevreler Yunanlılar'ın ve Bulgarlar'ın yaptıklarını unutup bu ülkelerle dost olmayı savunurken (Kıbrıs, Ege, Adalar vs sorunlara rağmen) sadece Araplar'ın yaptıklarını Türk insanlarına hatırlatmaya (tabiî abartarak ve yalanlarla) çabalıyorlar.. "Arap düşmanı" olanların amacı açıktır.. Onlara göre Türkiye; İsrail'in yanında hatta gerekirse kuyruğunda olmalıdır.

Kendilerini Yahudi lobisinin ve İsrail'in sözcüsü durumunda hisseden bazı kişilere söylenecek tek bir şey vardır.. O da: Eğer hâlâ okumayı biliyorsanız lütfen kendi tarihinize bakın.. Tarih sizlere çok şey öğretecek kadar basit ve kolay hikayelerle doludur.. Türkiye ve Türkler; Araplar'la dost oldukları zaman ta Viyana kapılarına kadar dayanabilmişlerdi..

Bugün de Araplar'la siyasal, ekonomik ve sosyal ilişkileri daha iyi olan bir Türkiye AB'ye daha güçlü olarak girebilecekti! Elbette Araplar Türkler'e ve Türkler de Araplar'a karşı birçok hata yapmışlardır. Dünyanın tüm ülkeleri tarihin çeşitli dönemlerinde birbirlerine karşı suç işlemişlerdir. Ama bugün bu ülkelerin büyük bölümü "tarihlerindeki" bu karanlık sayfaları kapatarak kendi halklarının çıkarlarına olan her türlü adımı atmaktadırlar.

Türkiye barış için önemli

Elbette ülkeler öncelikle kendi çıkarlarını kollarlar. Ama bunu da yaparken uzun vadede kendi stratejik çıkarlarını gözardı edip feda etmezler. Düşmanlıkla beslenen politikalar ve ideolojilerin zamanı geçmiştir. Kendi içinde barışık ve doğruları bulmuş bir Türkiye; bölgedeki barış ve dostluğa da daha fazla katkıda bulunabilir.

KKTC'YE KADDAFİ DESTEĞİ

Nasır'ın milliyetçi-devrimci ideolojisine sahip çıkan Kaddafi, 1974 yılında hiç tereddüt etmeden Türkiye'ye yardıma koştu. Oysa Türkiye, yıllar sonra (1981-1982) Sirte Körfezi krizinde ve 1986'da Kaddafi'nin evinin Amerikalılar tarafından bombalanması olaylarında Amerika'yı haklı bulmuştu. Oysa çıkarma sırasında gemisi yanlışlıkla Türk uçakları tarafından vurulan Güven Erkaya'yı kurtaran İsrailliler daha sonra Türkiye'nin stratejik müttefiği ilan edilerek ödüllendirilecekti.

ABD tehdit ediyor

Kaddafi ve diğer Arap ülkeleri; KKTC'yi tanımıyor diye düşman ilan edilmişti. Kaldı ki, KKTC'yi tanımaya kalkışan bazı ülkeler (Pakistan ve Bangladeş) Amerikan tehditleri ile karşı karşıya kalmış ve onlara BM Güvenlik Konseyi'nin 1983 tarih ve 542 sayılı kararı hatırlatılmıştır. Amerika'nın baskısı ile alınan bu karara göre hiçbir ülke KKTC'yi tanıyamaz. Nitekim Türki Cumhuriyetler ve hatta Türkiye'nin yeni dostu İsrail ve onun Amerika'daki güçlü Yahudi lobisi de tanımıyor! 2001'de yaratılan Ecyad Kalesi meselesi ise, bazı Arap ülkelerinin Kıbrıs konusundaki adımını engellemişti. Nisan 2001'de Ankara'ya gelen Umman Dışişleri Bakanı Yusuf Bin Alevi Türk tezini desteklediklerini söyledi. Bundan kısa bir süre sonra patlak veren Ecyad Kalesi konusu Bin Alevi'nin Suudiler'i Kıbrıs konusunda Türkiye'nin yanına çekme konusunda nasıl zora soktuğunu bilenler bilir!




Devam Sayfaları
1 | 2 | 3

Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 

Dr. Hüsnü Mahalli
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED