|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bodrum'da balık üreticileri çeşitli sorunlarla yüzyüze. Çiftlikler potansiyel turizm alanlarından su ürünleri potansiyel alanı olarak belirlenen yerlere kaydırılmış. Devlet, üreticilere Salih Adası çevresini göstermiş. Ada, 2. derecede arkeolojik ve 3. derece doğal SİT alanı olarak belirlenmiş.. Salih Adası civarında üretilen levrek ve çupiradan elde edilen gelir yılda 200 milyon dolar civarında. Muğla Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliği Başkanı Orhan Kılıç, "Bu rakam, 100 adet 5 yıldızlı otelden elde edilen gelire eşit. Bu sektörden geçinen insan sayısı, yan sanayii ile birlikte 10 bini buluyor. Otel turizmine verilen teşviğin yüzde 10'u balık üreticilerine verilse dünyanın en büyük balık ve yavru balık üreticisi oluruz. Bize köstek olmasınlar, 3 yıl içinde balıktan elde edilen geliri 1 milyar dolara çıkarırız. 50 bin insanı istihdam ederiz. Muğla yöresinde turizmden elde edilen gelir yılda 1 milyar dolar. Biz bunu Bodrum ve Milas'ta elde ederiz" diyor. Levrek ve Çipura'da birinciyiz Levrek ve Çipura üretiminde dünyada ilk sırada geldiklerini belirten Kılıç Deniz Ürünleri A.Ş Genel Müdürü İhsan Bozan, "Bizi Yunanistan ve Norveç takip ediyor. Yunanistan'a yavru balık ihraç ediyoruz. Avrupa'da bu alanda ikinci sıradayız. Geçen yıl 33 trilyon liralık ciro gerçekleştirdik, bu yıl 80 trilyonu hedefliyoruz" diyor. Türkiye'de yardım almayan tek sektörün balıkçılık olduğunu belirten Bozan, "Türkiye, su ürünlerinin yüzde 70'i bu yörede üretiliyor. Ürünün yarısını ihraç ediyoruz. Hollanda, Almanya, Yunanistan, Lübnan, Portekiz, Fransa, İtalya'ya balık satıyoruz. Yılda 80 milyon yavru balık üretiyoruz. Önümüzdeki yıl hedefimiz 140 milyon" derken şirketin danışmanı Ahmet Almaz, "Deniz kirliliğinde balıkçıların katkısı en az seviyededir. Denizdeki balık ne kadar kirletiyorsa bizim balıklar da o kadar kirletiyor. Sıkı denetlenen bir sektörüz. Labarotuvar bulguları ortada. Analizlerde kirlilik nedeni bellidir" şeklinde konuşuyor. İstihdam için balık sektörü Türkiye'de ihracatın kesintisiz devam edebileceği tek sektörün balık olduğunu kaydeden Muğla Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliği Genel Sekreteri Akın Önder ise, "5 milyonluk Norveç'in fert başına milli geliri 50 bin dolardır. Norveç bir balık ülkesi. Sadece otel turizmine yatırım yapılmamalı" diyor. "Avlanma yasağının uygulandığı mevsimde ülkemizin taze balık ihtiyacının tamamı Salih Adası çevresinden temin ediliyor. Tesisler buradan kaldırılırsa ülkemiz balık ithal eden ülke konumuna düşer. Çünkü üreticilerin gideceği başka bir yer yok. Turizm sektörü 5-6 ay, balık sektörü ise yılın 12 ayı iş yapar. Yılda 130 bin ton ile dünya balık üretiminde 35. sıradayız. 2030'da 160 milyon ton balık ihtiyacı var. Avcılık yoluyla elde edilecek miktar 100 milyon ton. 60 milyon ton açık var" diyen Önder, "Üç tarafı kıyılarla çevrili ülkemizde su ürünleri üretimi çok düşük. Türkiyede tüketilen çipura ve levreğin yüzde 99'u yetiştirmedir. Balık çiftliği kuruluşunda hiçbir sektörde görülmeyen engeller var. Bir çiftlik 14 kamu kuruluşundan izin alınarak yapılabiliyor. Acilen Su Ürünleri Genel Müdürlüğü kurulmalı. Bürokrasi en aza indirilmeli, yetiştiriciler tek bir kurum ile muhatap olmalı. Ülkemizin balık mevzuatı AB mevzuatı ile uyumlu hale getirilmeli. İstihdam ve ihracat imkanı geniş olan bu sektöre layık olduğu önem verilmelidir" şeklinde konuşuyor. Küçük İstanbul korkutuyor Bodrumlu esnafın en büyük korkusu "Küçük İstanbul" olmak. Bunun anlamı ise orman talanı, kaçak yapı, altyapı yetersizliği, uyuşturucu, mafya, beyaz kadın ticareti... Kaçak ve çarpık yapılaşmanın yanı sıra her geçen gün artan nüfusunu Bodrum taşıyamaz hale gelmiş. Didim'den Bodrum'a kadar yeni turizm alanları açılacağı söylentileri ise başta İsrailli ve Fransız olmak üzere yabancı şirketlerin dikkatini buraya çevirmiş. Güvercinlik yakınlarında ev alan bir İsrailli'nin golf sahası yapmak için girişimlerde bulunduğu belirtilirken, söz konusu evin yakınında küçük bir orman arazisi meçhul şekilde yanmış. Bazı medya patronlarının da yörede arazi alımı için çalışmalar yaptıkları belirtiliyor. Turizmcilerin ve kumarhanecilerin iştahını kabartan, iskana ve turizm yatırımına açık olmayan Salih Adası'nda villası olan işadamı Eli Eskinazi'nin bir Fransız şirketiyle birlikte adada turizm tesisleri kurmak için bazı girişimlerde bulunduğu haberleri yöredeki balık üreticilerini endişelendirmiş. Bir başka iddiaya göre, kıyı turizmine elverişli olmayan Salih Adası kumar adası haline getirilmek isteniyor. Salih Adası'nın karşısındaki Güvercinlik Koyu'nda da imar sorunu yaşanıyor. Güvercinlik'te tapulu ev yok denecek kadar az. Güvercinlik'te, 1700 civarında konut, ciddi turist potansiyeli olan 20 kadar otel var. Kanalizasyon sistemi olmadığı için atıklar denize gidiyor. Güvercinlik'te yaşayanlar 40-50 yıllık imar sorununun halledilmesini bekliyorlar. Bodrumluların korkusu "Küçük İstanbul" olmak. Küçük İstanbul, orman talanı, kaçak yapı, uyuşturucu, mafya, beyaz kadın ticareti demek. Yerli esnaf "Biz bunları söyleyince yanlış anlaşılıyor. Turizme karşı çıktığımız sanılıyor. Plansız, imarsız, hatta kaçak yapılaşma nedeniyle Bodrum şişiyor. Denizdeki balık türleri tükeniyor, kuşlar azalıyor. Heredot'un Halikarnas'ını artık kitaplarda, masallarda buluruz" diyorlar.
1. Bölüm: İlk televoleci Heredot'muş!
|
|
|
|
|
|
|