AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

D İ Z İ
Türk işadamı Cezayir'de

Cezayir devlet yapılanması, yatırıma açık alanları, özel sektörün yokluğu nedeniyle Türkiye'nin 20, 30 yıl öncesine benziyor. Devletin önümüzdeki 5 yıl içinde 50 milyar dolarlık yatırım yapacak olması Cezayir'i dünya ülkeleri için cazibe merkezi haline getirmiş. İhale alan, ürün ve hizmet pazarlayanlar arasında Türk şirketleri da var.

Cezayir, devlet yapılanması, yatırıma açık alanları, özel sektörün oluşmamış olması, tartışma konuları ve sorunları ile Türkiye'nin 20, 30 yıl öncesine benziyor. Ülke kendi üretimini yapamadığı için tüketim maddelerinin neredeyse tamamını dışarıdan alıyor. Son dönemde ciddi bir ticari partner haline gelen Türkiye, Cezayir'de 2000'den sonra yaşanan ithalat patlamasında en yüksek payı elde etmiş. 2003 yılında yüzde 15 oranında artan ithalatımız geçen yıl yüzde 50'nin üzerine çıkmış. Cezayir'le ticaret hacmimiz 2 milyar dolar civarında. Türkiye, önümüzdeki 5 yıl için 50 milyar dolarlık yatırım yapmayı hedefleyen Cezayir'de şu ana kadar 470 milyon dolarlık ihale almış. Çeşitli alanlarda ihale alan Türk şirketleri arasında NUROL, Atlas Holding, Alarko, ENKA, MESA, Kayı İnşaat, STFA ve ASKA da var. Türkiye Cezayir'le gıda endüstrisi alanında da işbirliği içinde. Türkler Cezayir'de konserve, bisküvi, salça, maya ve sıvıyağ fabrikaları kurmuş, işletiyorlar. Değirmenlerin hemen hepsi Türk malı. Konut sıkıntısı had safhada olduğu için devlet, Konut Bakanlığı aracılığıyla toplu konutlar inşa etttiriyor. İhale alanlar arasında Türk inşaat şirketleri de var.

Cezayir'de dolmuşun adı Karsan

Türk markaları Cezayir pazarına ise yeni girmeye başlamışlar. Cezayirliler kendilerini kültürel ve tarihi olarak yakın hissettiği Türklerle birlikte çalışmak istiyor ve bunu da "Aynı mal aynı kalitede olduğunda Türk'ten alırım. Çünkü siz kardeşlerimizsiniz" diyerek ifade ediyorlar. Trafik sinyalizasyon sisteminin neredeyse hiç olmadığı, her yüz metrede bir dirseklerine kadar beyaz eldivenler giymiş, çoğunluğu kadınlardan oluşan trafik polislerinin görev yaptığı Cezayir caddelerinde son model araçlar seyir halinde. O nedenle Cezayir otomotiv ve otomotiv yan sanayii için de ciddi bir pazar. Ev teknolojisi ürünleri için de öyle. Şehir içi toplu taşımada işleyen minübüslerin tamamı Karsan marka ve Cezayirliler dolmuşa 'Karsan' diyor. Ürüne adını veren diğer bir Türk markası da Selpak. Gelişen bavul ticareti sayesinde hemen her mağazada Türk tekstil markalarına rastlanıyor. Kale Kilit piyasaya tek başına hakim. Cezayir'de açılan uluslararası fuarlara Türkiye, ayrı bir pavyon binasında ve pek çok ürünle katılıyor.

Sorunlarla boğuşuyorlar

Cezayir'deki Türk iş adamları girişimci ve iş bitirici tutumları sayesinde belli bir mesafe kat edebilmişler ama aslında sorunlarla boğuşuyorlar. Cezayir bürokrasisinin ağırlığının dışında en fazla teminat mektubu konusunda sıkıntı yaşıyorlar. İspanyol, Fransız, İtalyan, Arap bankalarının teminat mektupları kabul edilirken Eximbank'ın teminat mektubu kabul edilmiyor ve onlar da sorunu, yüzde 6-7'lik bir komisyon ödeyerek Avrupa bankaları üzerinden halletmeye çalışıyorlar. Bu ise, gider kalemini büyüttüğü için şirketlerimizin rekabet şansını azaltıyor. Türk işadamları devletin öncelikle bu sorunu çözmesini istiyorlar.

Cezayir'e heyet akını var

50 milyar dolarlık yatırım planı ile ülkenin her alanda mal, hizmet ve yatırıma ihtiyaç duyması Cezayir'i tüm dünya ülkeleri için cazibe merkezi kılmış. Bayraklarla bir gelin gibi süslenmiş başkent caddelerinde yabancı devlet adamlarının, iş adamı heyetlerinin konvoylarına sıkça rastlanıyor. Batı Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünya ülkelerinin hemen hepsi yapılacak yatırımlardan pay alabilmek için Cezayir'le görüşme halinde. Konuştuğum Türk işadamları, Türkiye'nin de Cumhurbaşkanı ve Başbakan düzeyinde Cezayir'i ziyaret etmesinin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve yaşanan kimi zorlukların ortadan kaldırılmasında çok önemli olduğunu hararetle dile getiriyorlar.

Cezayir Büyükelçimiz Ercümend Ahmet Enç:
"İlişkilerimiz çok iyi ve geliştirilmeye müsait"

Cezayir'in Türkiye'yi bir Avrupa ülkesi olarak algıladığını söyleyen Büyükelçimiz Ercümend Ahmet Enç, Cezayir Dışişleri Bakanlığı ile ilişkileri Bakanlık bünyesindeki Avrupa Genel Müdürlüğü'yle yürüttüklerini belirtiyor. Cezayir'le İKÖ içinde birlikte olduğumuzu hatırlatan Enç, BM ve AB'nin ve NATO'nun Akdeniz diyalogu çerçevesindeki toplantılarda da iki ülke devlet adamlarının kendi karşıtları ile bir araya gelmesinin varolan siyasi ilişkilerimizi daha da güçlendirdiğini ifade ediyor. Cezayir Cumhurbaşkanı Buteflika'nın yılın ilk aylarında Türkiye'ye gelmesinin söz konusu olduğunu aktaran Büyükelçi, bu ziyaretin siyasi ilişkilerimizin geldiği noktada bir teyit vazifesi görerek kültürel ilişkilerimizi daha da geliştirmeye imkan tanıyacağını, ekonomik ilişkilerde başlayan ilerlemenin ise bir patlamaya dönüşmesine yardımcı olacağını kaydediyor. Büyükelçi Enç, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı ve Başbakan düzeyinde Cezayir'e yapacağı heyet ziyaretlerinin hükümetler ve parlementolar arası ilişkiler ile askeri, kültürel, eğitim ve sağlık ilişkilerimizi artırmamıza katkı sağlayacağına inandığını ifade ediyor. Enç "Cezayir Türkiye'nin Afrika'daki en önemli ticaret ortağı. Bunun ötesinde Cezayir'le her alanda gerçekleştirdiğimiz, gerçekleştirmek üzere sözleştiğimiz ve yapabileceğimiz işbirlikleri var. Cezayir'e siyasi ağırlığı yeterince verir ve kültürel ilişkilerimizi canlandırırsak ciddi atılımların söz konusu olacağına inanıyorum." diyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz hafta 2005 yılının hükümet için "Afrika yılı" olacağını ifade etmesi ve "Türkiye'nin oralarda atması gereken adımlar var" demesi, hükümetin bu konudaki kararlılığının ve çalışmalara başladığının bir göstergesi.

Cezayir Sokağı'nın adını Fransız Sokağı yapmak
tarihi bilincin saptırılması demek

İhale alan Türk şirketleri vasıtasıyla Cezayir'deki işçi, kalifiye işçi ve mühendisten oluşan Türk nüfusunun sayısı şu anda 3 bin civarında. Şubat 2004'te göreve başladığını hatırlatan Büyükelçi, o tarihte Cezayir'de 30 kadar şirketin daimi temsilciliği olduğunu, şu anda ise 350 şirket temsilcisinin daimi mukim olduğunu ifade ederek ticari ilişkilerimizin ne kadar geliştiğini anlatıyor. Oradayken Türk işadamlarından sıkça duyduğum, "Cezayir'le ilişkilerin gelişmesinde Büyükelçimizin burada çok sevilmesinin de payı var" sözüyle ilgili olarak da "Çünkü ben burada evimde gibiyim. Bunu Cezayirlilere de söylüyorum. Yemek yerken, sokakta gezerken, sabah ezanını dinlerken kendimi Türkiye'de gibi hissediyorum ve Cezayirlilerin gösterdiği ilgi, sevgi, itibar keyifle çalışmama yol açıyor. Türkiye'nin Cezayir'le ilişkileri açısından bir başarı söz konusu ise bunu Cezayirlilerin verdiği bu duyguya borçluyuz." diyor.

Cezayir ve Oran'da birer Türk okulundan ve iki toplum arasındaki ilişkileri geliştirmek için kurulan Cezayir-Türkiye Dostluk Derneği'nden bahseden Ercümend A. Enç, İstanbul'daki Cezayir Sokağı'nın adının Fransız Sokağı olarak değiştirilmesine de tepki gösteriyor ve bunu tarihi bilincin saptırılması olarak tanımlıyor. Ortak tarih bilincinin kazanılması için iki ülkede de yapılacak bir dizi kültürel etkinliğin organizasyonu için çalışmaya başladıklarını haber veriyor.


1. Bölüm: Akdeniz'in mavisi Afrika'nın karası Cezayir'in büyüsü
2. Bölüm: Osmanlı bizi sömürmedi
3. Bölüm: İki dilli çok kültürlü



8 Ocak 2005
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Fadime Özkan


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED