T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D İ Z İ

17 YAŞINDA CİNLERLE TANIŞTIM

Cinler her toplumun kültüründe yer alan spesifik bir inanış. Cinler, diğer dinler ve kültürlerde yer aldığı gibi Müslüman toplumlarda da varlığına inanılan, ancak mahiyetleri hakkında farklı yorumlar bulunan bir inanış... Daha önce hazırladığımız bir dizide hem bu farklı yorumlara, hem başta psikiyatristler olmak üzere bilimadamlarının açıklamalarına yer vermiştik. Türkiye'de de cinler denildiğinde ilk akla gelen isimlerden biri Medyum Mehmet Memiş. Renkli bir kişiliği olan Mehmet Memiş sadece Türkiye'de değil pekçok ülkede ilgiyle izlenen bir isim. Geçenlerde Nepal'a davet edilen Medyum Memiş, devlet töreniyle karşılandı. Kendi ifadesiyle 7 ülke başbakanına danışmanlık yapıyor. Mehmet Memiş, cinler, reenkarnasyon ve sihir hakkındaki görüşlerini anlatacak. 17 yaşında cinlerle hemhal olan Mehmet Memiş'in dilinden ilginç anekdotlar dinleyeceksiniz.

Kur'an-ı Kerim'in var dediği bir şey için "Var mıdır, yok mudur" denilebilir mi? Kur'an-ı Kerim'in 30'dan fazla ayetinde cinlerden bahsediliyor. Bunun için bırakın cinin inkâr edilmesini, 'Var mıdır, yok mudur' diye sorulmasını bile hoş görmek mümkün değildir.

O halde, madem ki dünyamızı ve hayatımızı cinlerle paylaşıyoruz, bilmemiz gereken çok şey vardır. Cinler nedir? Nerededir? Cinlerle, temasımız var mıdır? Günlük yaşantımızda cinler, ne zaman, ve nerede bize daha yakın olurlar? Tabağımızdaki yemeğimizi bile bazen onlarla paylaştığımızı biliyor musunuz? Cinler nasıldır? Görünür mü, görünmez mi? Onlar için zaman, mekan ve sınır diye bir şey var mıdır? Kaç yıl yaşarlar? Yemek yer, su içerler mi? Nasıl ölürler? Cinlerle evlenenler var mıdır? İyi cin, kötü cin diye bir şey var mı? Nerelerde yaşarlar? Aile gibi mi, yoksa tek tek mi yaşarlar? Benim aklıma gelmeyip, sizin aklınıza gelen, sizin aklınıza gelmeyip bir başkasının aklına gelen binlerce soru... Size bunları anlatmaya çalışacağım. Zaman zaman yüreğiniz kalkacak. İçiniz ürperecek. Yüce Allah'ın Kur'an-ı Kerim'le biz kullarına cinleri nasıl anlattığını göreceksiniz. Çok şey öğreneceksiniz. Ufkunuz genişleyecek. Dünyanız aydınlanacak. Hepsini anlatacağım.

Bütün bunların yanısıra rüya nedir, insanın hayatında nasıl bir rol oynuyor? Son yıllarda gündeme gelen reenkarnasyon doğru bir inanış mıdır, İslam'da yeri var mıdır? Bu soruları bilgilerim ve tecrübelerim çerçevesinde, Kur'an ve sünnet çerçevesinde kalarak cevaplamaya çalışacağım. Şimdiden hayır dualarını bekliyorum.

"Cinlerle ilişki çetin bir iş"

Aslında bir değil, üst üste üç gece aynı rüyayı gördüm. Dört halifemizden biri rüyama girdi. Adını söyleyemem, çünkü buna yetkili değilim. Halife hazretleri bana bazı dualar öğretti. Bu dualar Kur'an-ı Kerim'deki çeşitli ayetlerden mürekkepti. Bana bu rüyalarda cinlerle görüşebileceğim de bildirildi. Halife hazretlerinin bana rüyada öğrettiği ayet ve dualar üzerinde çalıştım. Rüyadan üç gün sonra cinlerle iletişime geçtim. Bana öğretilen dua, cinleri çağırmama aracılık ediyordu. Tabii insan ister istemez bir korkuya kapılıyor. İlk yıllarda elbette korku yaşadım. Ama zamanla bu duruma alıştım. Geldiğim noktada söylemem gerekirse, cinlerle irtibatımdaki güzellikleri hiçbir yerde bulamıyorum.

Kur'an-ı Kerim ve sünnetin ölçüleri içinde kalmak suretiyle cinlerle irtibatımın devam etmesini diliyorum. Cinlerin dünyasında kalmanın da şartları var, çarpıttığın anda gidersin. Bu işte şaka olmaz. Cinlerle ilişki çetin bir iş. Benden korkuyorlar, ama eziyet verebilirler.

"Manevi boşluk insanı rahatsız ediyor"

Sevgili okurlar, manevi boşluk ve manevi sorunları olan insanlar sadece maddi durumu kötü olanlar değildir. Maddi durumu çok iyi olanlarda manevi rahatsızlıklar ve bundan kaynaklanan hastalıklar mevcuttur. Fatih'te sahibi olduğum kuru temizleme dükkanına her yerden, her cinsten ve her yaştan insan geliyordu. Bunların arasında şifa arayanlar da benim tahmin ve tavsiyelerimi öğrenmek isteyenler de vardı. Dostlarım arasında devlet adamları, politikacılar, sanatçılar, sporcular, işadamları, bürokratlar ve gazeteciler de yer alıyordu.

Size şaşırtıcı gelebilir, beni dinleyen, bilgi almak ve ne yaptığımı anlamak için davet eden kuruluşlar arasında Lionslar da var. Onların yirmi kadar toplantısına iştirak ettim. Bu toplantıların diğer toplantılara kıyasla çok daha verimli geçtiğini bile söyleyebilirim. Bana gelen insanlarla aramızda güzel bir iletişim ve diyalog oluşuyor. Beni seviyorlar, bana güveniyorlar. Beni bir evlatları, kardeşleri olarak görüyorlar. Her şeylerini konuşabiliyorlar. Yapmak istedikleri işlerde bana danışıyorlar. Bu beni mutlu ediyor. Güvenlerine ve sevgilerine layık olmaya çalışıyorum. Sadece ülkemizde değil yurtdışından pekçok insan bana geliyor. Allah'a hamdolsun şimdiye kadar bana danışanların hiçbirini mahcup etmedim, tahminlerimin hiçbirinde de yanılmadım.

BİR RÜYA HAYATIMI DEĞİŞTİRDİ

Doğal olarak pekçok insanın aklına şu soru gelebilir, 'Mehmet Memiş'in cinlerle ilgisi ne zaman ve nasıl başladı?' Bu tamamen benim iradem dışında gelişen bir olaydır. Çok genç yaşta başımdan geçen enteresan bir olaydan sonra bu dünyaya girdim. Bunu anlatmadan önce kim olduğum hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1968'de Ordu'da dünyaya geldim. Babam iki evlilik yaptığı için 19 çocuğu oldu. Ben 12'nciyim. Ailemin maddi koşulları nedeniyle ilkokuldan sonra ancak iki yıl okuyabildim. İki yıl hafızlık çalıştım. Daha iyi iş imkanı olabilir diyerek İstanbul'a göç ederek, Fatih semtine yerleştik. Ben o zaman 12 yaşlarındayım. 13-14 yaşlarında iken Fatih'te bir kuru temizleme dükkanında işe başladım, Elif Kuru Temizleme. Çalışıp aileme katkı yapmak zorundaydım, çok sıkıntılar, mahrumiyetler yaşadım. İki arkadaşımla birlikte yaptığımız bir seyahat sırasında gördüğüm bir rüyadan sonra yaşamım değişti. Ruh dünyamı alt üst eden olay şöyle gerçekleşti: 18 yaşında idim. İki arkadaşımla birlikte Konya ve Urfa'ya seyahat kararı verdik. O yıllarda gençler daha çok Bodrum, Kuşadası gibi sayfiye yerlerini tercih ediyorlardı. Seyahattan önce üzerimde bir ağırlık, bir sıkıntı var, ama nedir tam olarak bilmiyorum. Biraz da bu nedenle İstanbul dışına çıkmanın bana iyi gelebileceğini düşündüm. Konya ve Urfa'da bazı din büyüklerinin türbelerini ziyaret etmenin maneviyatım üzerinde olumlu etki yapacağı düşüncesiye kafa dengi iki arkadaşımla çıktık yola. Ramazan ayının onbeşiydi. İlk durağımız Konya oldu. Mevlana Hazretleri'nin ve diğer büyüklerimizin türbelerini ziyaret ettikten sonra Şanlıurfa'ya geçtik. Büyüklerimizin kabirlerini ziyaret ettik, dualar ettik. Şanlıurfa'da gördüğüm rüyadan sonra cinlerle temasa geçtim.

DÜNYADA CİNLERLE GÖRÜŞEN ÜÇ KİŞİYİZ

Pekçok insan cinlerle irtibat halinde olduğunu iddia eder. Bu doğru değildir. cinlerle irtibat kurmak kolay bir iş değildir. Pekçok insan şeytani cinlerin yönlendirmesiyle böyle konuşabilir, cinlerle görüştüğünü söyleyebilir. Bunlara kimse inanmasın, çoğu yalandır. Kimse de cinlerle ilişki kurmaya yeltenmesin, bu çok zor ve tehlikeli bir iştir. Öyle her babayiğidin harcı değildir. Allah korusun, kişi hem kendine, hem çevresine zarar verebilir. Benim bildiğim kadarıyla dünyada cinlerle görüşen benim dışımda iki kişi daha var. Bunlardan biri Hıristiyan, Litvanya'da yaşıyor. Diğeri Pakistan'da yaşıyor, ama çok yaşlandı ve kabuğuna çekildi. Cinlerle istişare halinde olmak çok büyük bir zahmeti gerektirdiğinden artık kaldıramıyor. Litvanyalı olan ise halen cinlerle irtibat halinde. Ben bu iki insan ile yüz yüze görüşmedim. Onların varlığını yine cinlerin aracılığı ile öğrendim.

NEPAL BAŞBAKANI DAVET ETTİ

Şanlıurfa'da gördüğüm rüyadan sonra yaşamım farklı bir yörüngeye girdi. Fatih'te çalıştığım kuru temizleme dükkanı kısa bir süre içinde sık sık ziyaret edilen bir mekana dönüşünce bir yol ayrımına geldik. Patronum bana gösterilen ilgiden rahatsızlık duyuyordu. Onun işyeriydi. Fatih semtini çok seviyordum, oradan kopamıyordum. Patronum da işyerini satmak istiyordu. Hali vakti yerinde olan bir arkadaşımın yardımıyla dükkanı satın aldım.

Fatih'teki mütevazı kuru temizleme dükkanı manevi, psikolojik sorunları olan insanlar için adres oldu adeta. Bana gelen insanların önemli bir kısmı, halk arasında cinlenmiş olarak nitelendirilen hastalardı, ancak bunlarla sınırlı değildi. Kocalarını evlerine bağlamak isteyen kadınlar, âşıklar, iktidarsızlık çekenler, işleri kötü giden işadamları, sporcular, sanatçılar, politikacılar, hatta milletvekilleri gelip gidiyorlardı. Dükkanım sabah erken saatlerden akşam geç saatlere kadar ziyaretçilerle dolup taşıyordu. Ünüm Fatih'i'un sınırlarını aştı, Türkiye'nin her yerinde tanınan bir isim oldum. Şöhretim Türkiye sınırlarını da aşarak, uluslararası medyum sıfatı kazandım. Hıristiyan işadamları, devlet adamları ziyaretime geldikleri gibi ben de onların davetlerine icabet ederek pekçok kez yurt dışına çıktım. En son biliyorsunuz geçenlerde Nepal Başbakanı'nın daveti üzerine Nepal'a gittim. İlk kez bir Müslüman, Budist tapınağında Kur'an-ı Kerim okudu. Benim için çok ilginç bir seyahat oldu. Bu seyahatle ilgili anılarımı sonra anlatacağım.



Devam Sayfaları
1 | 2 | 3

Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
 

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED