AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

D İ Z İ
Otaç'ta Türkiye sevgisi

Otaç kampının durumu içler acısı. Türkiye'den geldiğimiz öğrenilince ortalık ana baba gününe dönüyor. Yaşlı kabile reisi elimden tutuyor. "Unutmayın 1. Dünya Savaşı'nda İngilizlere karşı birlikte savaştık" diyor

Bizim gideceğimiz Güney darfur'un başkenti Nyala'nın 5 km dışındaki Otaç kampı. Zaman zaman yol olmayan yerlerden geçerek kampa ulaşıyoruz. Kampta 4 kabileden 17 bin 480 kişi yaşamakta. Ayrıca bölgede birçok kamp mevcut. 20 km uzaklıkta Kalma, Musie ve Kas kampları var. Kalma kampında 70 bin, Kas ve Musie kamplarında ise toplam 20 binin üzerinde mülteci barınıyor. Ziyaret ettiğimiz Otaç kampı gelen heyetlere gösteriliyor. 16 Mayıs 2004'de inşa edilen kamp hayat şartları en iyi kamplardan biri. Eğer en iyi kamp buysa; diğerlerini tahmin etmek hiç zor değil. Açlık, sefalet ve hastalık. Şiddetle yardıma ihtiyaç var. Bölgede bir insanlık dramı yaşanıyor.

Türkiye'den geldiğimiz öğrenilince ortalık bir anda ana baba gününe dönüyor. Ayrıca kabile reislerinin toplantısına katılıp bir konuşma yapıyorum. Konuşmamda; 'ortak din ve tarih' ilişkisini vurguluyorum. 'Bizim hukukumuz, Hz. Peygamber'in belirttiği komşuluk hukukudur. Birbirine az kalsın mirasçı kılınacak hukuktur' diyorum. Toplantı sonunda yaşlı bir kabile reisi elimden tutarak: 'Gelişiniz bizleri tarifsiz bir mutluğa boğmuştur. Unutmayın I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İngilizlere karşı savaştı, bizler de Osmanlı'ya bağlı olarak İngilizlere karşı savaştık ve onlar Darfur'a giremediler. Bağlılığımız geçmişte olduğu gibi devam ediyor' diyor. Darfur'da hükümete karşı üç grup bulunmakta. Bunlar Çad'ta üstlenmekte. Ayrıca Çad'ta 300 bini aşkın mülteci bulunmakta. Bu gruplar:

Sudan Kurtuluş Ordusu

Bölgedeki çatışmalara en yoğun katılan örgüttür. Sudan Özgürlük Cephesi adlı grubun silahlı kanadı olan Sudan Kurtuluş Ordusu'nun başkanı Sudanlı bir avukat olan Abdulvahid Muhammed Nur. Fur kabilesine bağlı olan Nur liderliğindeki cephenin komutanları arasında daha önce Sudan ve Çad ordularında komutanlık yapmış çok sayıda kurmay subay bulunuyor. Hareket bildirilerinde bölgedeki geri kalmışlık, ihmal ve ikinci sınıf muamele vurgularını kullanırken, bölge için genişletilmiş bir özerklik çağrısı yapmaktadır. Sudan'daki idari yapının mevcut İslami yöneliş yerine, yeniden yapılandırılmasını isteyen hareket, merkezi hükümetin ırkçı ve ayrımcı siyasetinin bölge halkına silahlı seçenek dışında bir seçim bırakmadığını savunuyor. Temel fikir olarak etnik ve kabilevi bir ideolojiye sahip. Batılı ülkeler, İsrail ve Güney Sudan'daki ayrılıkçı Hıristiyan hareket ile irtibat halindedir.

Adalet ve Eşitlik Hareketi

Halen Londra'da ikamet etmekte olan, Zagava kabilesi mensubu Halil İbrahim adlı bir tıp doktorunun liderliğindeki hareketin askeri operasyonlarını, eski subaylardan Ticani Salim Derru yönetiyor. Halil İbrahim, 1989 yılından sonraki İslamlaşma süreci boyunca Sudan'da iktidarda bulunan Kongre Partisi'nin bir üyesi ve Darfur eyaleti Sağlık Bakanlığı görevini yürütmüş. Etnik ve idari konularda hükümetle ayrı düşmüş ve 2003 yılı Mart ayında hareketi kurduğunu ilan ederek muhalefete geçmiş. İlk bildirisini Londra'dan İngilizce olarak yayınlamış. İslami geçmişinden kurtulmaya çalıştığı izlenimi veren Halil İbrahim'in son dönemlerde laik eğilime yöneldiği gözleniyor. Hareket, tamamen bölgesel ve etnik bir söyleme sahip. Darfur olaylarının başladığı günlerde Londra'da bir açıklama yapan İbrahim, Sudan'da bugüne kadar gelen 12 devlet başkanının tamamının kuzeyli olduğunu hatırlatarak, güneylilere ve Darfurlulara imkan vermeyen mevcut yapının, oligarşik anlayışın en büyük göstergesi olduğunu savunmuş. Liderinin İngiltere'de yaşaması ve bildirilerini bu ülkeden yayınlaması, dışarıdan kontrollü olduğu yönündeki iddiaları güçlendiriyor.

Federal İttifak Partisi

Batı Sudan'daki Fur kabilesine mensup olan ve halen Londra'da yaşayan Ahmed İbrahim Dureyc liderliğindeki hareket, İslami söylemden tamamen uzak bölgesel ve etnik kaygıları öne alan muhalefet yürütüyor. Çatışmalardaki payı oldukça düşük. Sudan hükümeti olaylarda Hasan Turabi liderliğindeki Halk Kongresi Partisi'nin olayların büyümesinde rolü bulunduğunu söylerken, Turabi ve yardımcıları Darfur halkının taleplerini haklı bulmakla birlikte bölgedeki silahlı olayları tasvip etmediklerini defalarca yinelemiş. Üç yıl öncesine kadar hükümet ortağı oldukları dönemde uygulanan Darfur politikalarında fazla bir değişiklik olmadığı halde Turabi'nin şimdilerde Darfurlu kabileler tarafında görünmesi, tamamen mevcut hükümete yönelik siyasal yıpratma ve propaganda çalışmaları ile açıklanıyor. Adalet ve Eşitlik Hareketi ile bağları bulunan Turabi ve ekibi, bu bağlantıyı inkar etmemekle birlikte sıcak çatışmalara dahil olmadığını özellikle vurguluyor.

Turabi'nin Sudan'da etkisi ne?

Turabi ve grubunun söz konusu olaylardaki rolü, kışkırtıcılıktan ziyade, bu olayları iç politik bir kazanıma dönüştürme çabası olarak yorumlanabilir. Önemli bir kısmı İslami akımlardan ayrılma olan yukarıdaki Darfur gruplarının kimi etnik, kimi fikri kimi de bölgesel gerekçelerle kendilerini farklı çizgilere getirmişler. Sudan'daki İslami hareketin terkibinden ve sosyal tabanından kaynaklanan bu sorunlar, başlardaki İslam kardeşliği vurgusunun zaman içinde zayıflayarak yerini etnik, kabilevi ve bölgesel bağlara bırakmasından doğmuştur. Yine aynı şekilde Güney Sudan'daki ayrılıkçı Hıristiyan hareketi Sudan Halk Kurtuluş Ordusu ile yukarıdaki hareketlerin hemen tümü arasında belli oranda bir irtibat ve farklı düzeylerde işbirliği olduğu biliniyor. Merkezi hükümetin zayıflatılması konusunda işbirliği yapan tüm bu gruplar, farklı gündemleri olmakla birlikte bu ortak hedefte buluşabilmişlerdir.

SUDANLI VALİ DEVREK BASTONU KULLANIYOR

Güney Darfur Nyala Havalanı'nda bizleri Hartum Büyükelçimiz Ali Yakıtal, Sosyal İşler Bakanı Gadeen Gudalla ve İnsani Yardımlar Komitesi Komiseri Gamel Yousif İdris karşıladı. Gudalla: Türkiye'den bölgeye yapılan insani yardımın çok anlamlı olduğunu söyledi. Bizler de Türk Milletinin ve hükümetinin bu yardımı bölge barışına katkıda bulunması dileğinde bulunduk. Güney Darfur Eyalet Valisi El Haj Atta El Manan ülkemizi ne kadar sevdiğini anlattı. Konuşmam esnasında üzerinde 'Öz Devrek-2002' yazılı bastonunu göstererek 'o kadar iç içeyiz ki bastonunuz bile Devrek işi' dedim.

1. Bölüm: Halk aç ve perişan
3. Bölüm: Sudan'ın övüncü: NİL



10 Ekim 2004
Pazar
 
Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Süleyman Gündüz
Sakarya Milletvekili


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED