|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
60 bin Türk patronun olduğu Almanya'da, Türklerin en gözde mesleklerinden biri dönercilik. En ücra köşelerde bile satılan döner, burada gerçekten de McDonalds'ın tahtını yıkmış.
Almanya'da her yıl Türk müteşebbis sayısı artıyor. İkinci ve üçüncü kuşak arasında her meslekten insanı görebiliyorsunuz. Caddelerde gezerken binalardaki tabelalardan da bunları kolayca anlıyorsunuz. Merkezi Essen'de olan Türkiye Araştırmalar Merkezi'nin verilerine göre 2000 yılı itibariyle Almanya'da küçük, orta, büyük ölçeklerde olmak üzere 60 bin kadar Türk müteşebbis var. Yaklaşık 300 bin ile 350 bin arasında kişiye istihdam sağlayan müteşebbislerin yıllık toplam yatırımları ise 13,6 milyar mark. İşletme başı yıllık ciro 936 bin mark. Sözkonusu teşebbüslerin yıllık toplam ciroları ise 55,7 milyar markı buluyor. Türk'lerin yöneldikleri mesleklerin başında yüzde 36,6 ile perakende ticaret ilk sırada yer alıyor. Dönerciliğin de içinde olduğu gastronomi yüzde 23,4, hizmet sektörü yüzde 20, el sanatları ise yüzde 8,9. Döner hamburgerin tahtını yıktı Almanya'daki Türklerin en gözde mesleklerinden birisi olan dönercilik 30 yıldır Almanya'da en ücra köşelere kadar girmiş. Sadece Almanya değil, Hollanda ve İsviçre'de de çok yaygın. Almanların kolayca benimsediği döner, gerçekten Mc Donalds'ın tahtını yıkmış. Bu kadar yaygınlaşmasının kaliteyi olumsuz etkilediğini söylemek mümkün. Köln'e Türk belediye başkanı! 70 bin kadar Türk göçmenin yaşadığı Köln'de 3-4 Türk mahallesi bulunuyor. Bu mahallelerden birisi de Mülheim'de. Türkler arasında "Beyoğlu Caddesi" olarak bilinen Mülheim'deki cadde İstanbul'daki bir caddeyi aratmıyor. Cadde baştan aşağı Türk mağazalarıyla dolu. Köln'ün yüzde 20'si göçmen ve bunun ezici çoğunluğu Türkiyeli. Nüfus araştırmalarına göre en kötümser tahminle 2010 yılında Köl'nün yüzde 42'si Türk olacak. Köln'deki belediye seçimlerinde bu nedenle göçmen oyları altın değerinde. Köln'deki belediye seçimlerinde politikacılar göçmen oylarını dikkate almadan sahneye çıkamıyorlar. Muhtemelen önümüzdeki yirmi yıl içinde pek çok kent gibi Köln'de de Türk asıllı bir belediye başkanı görmek pek hayal olmasa gerek. Başörtüsü yasağı güvensizlikten Almanya'da 50 bin Alman, Fransa'da ise 200 bin Fransız müslüman var. Avrupa'da çoğunluğu göçmen 15 milyon müslüman var. Almanya'nın ünlü ceza hukukçularından Ralf Bürcher'e (Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi üyesi) Avrupa İslamı ve başörtüsü konusunu sorduk.
Avrupa İslamı'nı nasıl tanımlıyorsunuz? Şu anda Avrupa'da Avrupai bir İslam olduğunu söyleyemeyiz. İslamiyetin tarihine baktığımızda İslam her ülkede başka şekilde yaşanıyor. Zamanla Avrupai bir İslam olacak. Avrupa'daki İslamın bilime dayanan bir İslam olmasını temenni ediyorum, sadece folklor İslamı olmasını istemiyorum. İslamı Avrupai metotlarla açıklamaya çalışmak yanlış. İslamiyetin kendi metotları vardır, kendi içinde tamamdır. Başörtüsü yasağını nasıl karşılıyorunuz? Başörtüsü meselesi Batı insanının sorunudur. Müslümanların bu konuda sorunu yoktur. Batı insanı kendinden emin olamadığı için sorun yaratıyor.
Alman müslümanlarla göçmen müslümanlar arasındaki ilişki nasıl? Alman müslümanların rolü daha çok, Alman hıristiyanlarla müslümanlar arasında diyalog ve bağlantıyı kurmaktı. Sebebi, Alman müslümanların dili bilmeleri, ikincisi Almanların düşünce tarzını iyi anlamaları. Son yirmi yılda bu değişti, artık buradaki müslümanlar dili çok iyi biliyorlar. Diyalog için Alman müslümanlara eskisi kadar ihtiyaç yok.
|
|
Abdullah Muradoğlu
|
|
|
|
|