T Ü R K İ Y E ' N İ N    B İ R İ K İ M İ
D İ Z İ
  Ana Sayfa
  Gündem
  Politika
  Ekonomi
  Dünya
  Aktüel
  Spor
  Yazarlar
  Televizyon
  Sağlık
  Yurt Haberler
  Bugünkü Yeni Şafak
 
 
 
  657'liler Ailesi
  Ankara'da Şafak
  Bilişim
  Çalışanın Sesi
  Diziler
  Düşünce Gündemi
  İzdüşüm
  Kültür-Sanat
  Okur Sözcüsü
  Röportaj
  Sinema
  Yemek
  Zamanda Yolculuk
 
  Bize Yazın
  İnsan Kaynakları
  Abone Formu
  Temsilcilikler
  Reklam
  Künye
 
  Arşiv

  Yeni Şafak'ta Ara
 

DİYABET
Mezin TANRISEVEN

Diyabete süper ilaç: Diyet ve egzersiz

Diyabetin kesin bir tedavisi yoktur, ancak, diyabet ve tedavisi konusundaki bilgilerin sürekli artıyor olması ümit vericidir. Doktorunuzun tedavi yöntemlerine uyum sağlarsanız, sağlıklı bir hayat sürdürebilirsiniz

İnsülin uygulaması bir eksikliği "yerine koyma" tedavisidir. Bu tedavi planı her diyabetliye özel olmalı ve onun yaşam biçimine, alışkanlıklarına ve beklentilerine göre şekillendirilmelidir.

İnsülin pompası ne fayda sağlıyor?

  • Cihaz, hastaların hayat kalitesini çok ciddi oranda arttırdı. Kullanıcılar daha az günlük değişiklik, daha fazla esneklik ve gelecek açısından daha az endişe duyuyor.

  • Pompa kullanan kişilerde şeker oranlarının çok iyi düzeyde seyretmesi nedeniyle diyabete bağlı oluşabilecek sorunlarda ciddi oranda bir azalma saptandı.

  • Pompa kullanımının bir diğer faydası da oluşabilecek ani şeker düşüklüklerini önlemesi. Gece uyurken oluşabilecek şeker düşüklüklerini de alarm ile uyararak bu konuda da bir güven oluşturmakta.

    Kimlere tavsiye ediliyor?

  • Pompa özellikle Tip-1 diyabet hastalarına öneriliyor. Özellikle 4 öğün insülin yapan hastalarda çok daha efektif bir başarı sağlayabilmekte.

  • Hasta genç ve cihazı kullanabilir olmalıdır. Özellikle genç ve dinamik bir iş yaşamı olan hastalarda cihaz çok daha faydalı olmakta.

  • Özellikle şeker dinamiğinde çok ciddi sorunların gözlendiği gebelik ve ergenlik çağında bu cihazın kullanımı çok daha pratik ve başarılı.

    Gizli şeker nedir

    Gizli şeker veya tıp dilindeki adıyla "glikoz tolerans bozukluğu'' toplumda şeker hastalığının iki katı oranda, yani % 20-25 oranında görülür. Bunun anlamı her 4 kişiden birisinde gizli şeker hastalığı olduğu anlamına gelmektedir. Her yıl bu hastaların % 4-9'unda aşikar şeker hastalığı gelişmektedir. Gizli şeker hastalığı olan hastaların çoğunda açlık kan şekeri normal olabilir. Açlık kan şekeri bozuk veya hafif yüksek olanların çoğunda gizli şeker olmayabilirse de bu durum şeker hastalığı için bir risk oluşturmaktadır. Gizli şeker hastalığı koroner kalp hastalığı yapabildiğinden dikkat etmek gerekir. Gizli şekeri olan hastaların % 7,6'sında hafif derecede retinopati yani göz hasarı vardır. Bu kişilerde tansiyon varsa göz hasarı oranı artar. Yaşam tarzı değişikliği, yani sağlıklı beslenme, egzersiz, sigaranın kesilmesi ve kilo verilmesi ile bu hastaların % 50'sinde şeker hastalığı önlenebilir.

    Şekerinizi kontrol edebilirsiniz

    Diyabet hastalarının bir kısmı kan şekerlerini diyet ve egzersiz ile kontrol altında tutabiliyor. Siz kan şekerinizi kontrol altında tutmak için diyet ve egzersize ek olarak, ağız yoluyla alınan ilaç, insülin enjeksiyonuna veya her ikisine birden ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz. Kan şekeri düzeyini düşüren diyabet tedavilerinin sağlıklı beslenme ve egzersizin yerini asla alamayacağını unutmayınız. Tip 2 diyabeti olan herkes sağlıklı beslenmek ve mümkün olduğunda, her gün egzersiz yapmak zorundadır.

    Önemli olan uygun besinler

    Diyabetinizin olması sevdiğiniz yiyecekleri yiyemeyeceğiniz anlamına gelmez. Önemli olan vücudunuzun ihtiyacı olan besinleri uygun miktarda almanızdır. Diyabet hastası, insülin kullanıyorsa beslenme programı çok önemlidir. Az ve sık şekilde günde üçü ana, ikisi ara öğün olmak üzere 5-6 kez beslenmelidir. Taze sebze-meyveler de, vitamin ve mineraller açısından çok zengindir. Aynı zamanda kan şekerini azaltan posa çeşitlerini içerirler. Pişirildiğinde vitaminler kaybolsa da içerdikleri posa yararlıdır.

    Glisemik indekse dikkat!

    Glisemik indeks bir gıdanın kan şekeri seviyesindeki etkisinin bir ölçüsüdür. Gıdaların kan şekeri seviyesindeki etkilerini derecelendirir. Bu indeks, yemekten 2-3 saat sonra kan şekerinin ne kadar yükseldiğini ölçer. Şeker hastaları beslenmede Glisemik İndeks değerini esas almalıdır. Bu değerlere göre yapılan beslenmenin diyabet hastalarının daha rahat etmesini sağlayacağı kesindir.

    Diyabet teşhisi nasıl konuyor

    Aşağıdakilerden en az bir tanesi varsa diyabet teşhisi konulur:

  • Açlık kan şekeri 126 mg/dl veya üzerinde ise,

  • Herhangi bir saatte bakılan kan şekeri 200 mg/dl veya daha fazla ve beraberinde çok su içme, çok idrara çıkma veya açıklanamayan kilo kaybı varsa,

  • 75 gr glikoz içerek yapılan şeker yüklemesinden iki saat sonra kan şekeri 200 mg/dl veya daha fazla ise. Normal kan şekeri düzeyi 60-120 mg/dl'dir. Kan glikoz düzeyi 180 mg/dl'yi aştığında, glikoz idrara boşalır.

    Hangi gıdadan ne kadar yiyelim

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO), kalp hastalıkları, kanser, diyabet, obezite, osteoporoz ve diş hastalıklarının azaltılmasına yönelik yeni bir küresel strateji hazırladı. İşte WHO'nun önerileri:

  • Karbonhidratlar, aldığınız gıdanın yüzde 55 ila 75'ini oluşturmalı.
  • Şeker tüketimi yüzde 10'un altında tutulmalı.
  • Gıdalarınızın yüzde 10 ila 15'i proteinlerden oluşmalı.
  • Yağ, yüzde 15-30 limitinde tutulmalı; doymuş yağ oranı bunun yüzde 10'unu geçmemeli.
  • Günde beş gramdan fazla tuz tüketilmemeli.
  • Meyve ve sebze tüketimi günde yaklaşık 400 gram olmalı.

    Egzersiz en etkili silah

    Diyabet hastaları için egzersiz hayati önem taşımaktadır. Bir egzersiz programına başlamadan önce yapmayı planladığınız egzersizin türü ve süresi ile ilişkili olarak doktorunuza danışmayı unutmayın.

  • Vücut ağırlığını azaltır.
  • Arzu edilen vücut ağırlığının korunmasına yardım eder.
  • İnsülin veya ağızdan kullanılan şeker düşürücü ilaçlara olan ihtiyacı azaltır.
  • Kan şekerini düşürür, kan basıncını (tansiyonu) azaltır.
  • Kan yağlarının (kolesterol, trigliserid) düzeyini azaltır.
  • Kalp kasını kuvvetlendirir.
  • Kan dolaşımını iyileştirir.
  • Stresin vücut üzerindeki etkisini azaltır.
  • Akciğerleri kuvvetlendirir.
  • Kendinizi daha dinç ve daha iyi hissetmenizi sağlar.


    20 yıl önce daha sağlıklı toplumduk

    Araştırmalara göre Türkiye nüfusunun yüzde 7'si diyabet hastası. İç hastalıkları uzmanı Dr. Soner Dileklen, bu savaşta izlenmesi gereken en tesirli yolun yediklerimize dikkat etme ve egzersiz yapmaktan geçtiğini belirtiyor.

    Diyabetli neleri yiyecek, neleri yemeyecek?

    Burada yanlış bir inanış var: 'şeker hastası şeker yemez, tatlı yemez, meyve yemez'; bunlar yanlış. Bir kere şeker hastalığında en önemli şey dengeli beslenmek. Yani alması gereken karbonhidrat, yağ ve protein oranları dünya sağlık örgütünün standardıdır. Hepsinin bir oranı var. Bu oranlar ölçüsünde hastaya diyet verilmeli. Diyabetli sık yemek yemeli, yani 6 öğün yiyecek. Üç ana, üç ara öğünü mutlaka düzenli alacak. Şekeri glisemik indeks ölçüsünde olmalı. Glisemik indeksine bakarak her tür besini yemek söz konusu.

    Hasta bunun ölçüsünü nasıl bilecek?

    Biz hastamıza bu listeyi mutlaka veriyoruz. Her meyvenin bir gliserin indeksi var. O ölçüde hepsini yiyebilir; hatta şeker oranı yüksek olan muzu da yiyebilir; bir narı, kavun ve karpuzu da yiyebilir. Ama biz bunların hepsini ayarlı ve dengeli veriyoruz. Mesela meyvelerden muz, şeftali, kavun ve karpuz; sebzelerden patates, yer elması ve turp.. bu tür şeyler glisemik indeksi ani fırlatacak besinler.

    Bir diyabetli baklava, börek yiyemez mi?

    Anlattığım ölçülerde dengeli, sistemli bir rejimi varsa, kişinin bu tür gıdaların hepsinin tadına bakması mümkün olur. Bizim verdiğimiz rejimlerde bunların hepsini veriyoruz. Gerektiği zaman baklava da yiyebiliyor, gerektiği zaman sütlü tatlılar da yiyebiliyor ki, bunları daha çok yiyebiliyor.

    Diyabetli için egzersiz neden bu kadar önemli?

    Egzersiz, belki diyetten ve ilaçtan da önemlidir. Çünkü egzersiz yapılmadığı zaman vücut içinde kan şekerinin düşmesi sağlanmıyor. Vücudundaki insülin bunu düşürmeye yetmiyor. Çünkü insülinin, şekeri hücre içine sokma görevi vardır. İnsülin görevini başaramadığı için takviyeli tedaviler veriyoruz.

    Erken teşhis ile şeker hastalığı ertelenebilir

    Peki hangi değerlerde hasta komaya giriyor?

    200-300 değerlerinde koma ortaya çıkar. Şeker hastalığının evreleri var. Erken yakalamak çok önemli. Çok basit bir tedavi ve iyi bir diyetle kilo verdirerek değerleri düzenleyebiliyoruz. Normalde bir yıl sonra şeker hastalığı çıkacaksa 10 sene sonraya erteleyebiliyoruz. İnsülin, hücreye yapışıp şekeri hücreye sokan hormon. Onun yapıştığı bir düğmecik var. O düğmecik kilolu kişilerde, yağ hücreleri onu kapattığı için gidip oraya yapışamıyor. Ne oluyor yapışamayınca, hücre şeker için sinyal yolluyor.

    Herkese farklı egzersiz...

    Egzersiz programı nasıl oluşturuluyor?

    Her hastanın yaşına, kalp problemlerine ve yaşam tazına göre egzersiz programı vardır. Egzersiz sırasında herkesin kalp hızının çıkabileceği bir nokta var, biz onu hesaplıyoruz. Birçok kişinin egzersiz ve dengeli diyetle ilaç kullanmasını bıraktırabiliyoruz. Ben şunu söylüyorum: 'uzaktan kumandayı bir yıl boyunca kullanmayın, otomatik olarak bir kilo verebilirsiniz.' Maalesef bize kilo olarak geri dönüyor. Bundan 20 yıl önce daha sağlıklı bir toplumduk.

      DİĞER BÖLÜMLER
  • 1. Bölüm : Diyabetle tadınız kaçmasın
  • 3 Bölüm : Hastalığınızdan daha güçlü olabilirsiniz
  • Geri dön   Yazdır   Yukarı


  • ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Aktüel | Spor | Yazarlar
    Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak
    Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi