|
T Ü R K İ Y E ' N İ N B İ R İ K İ M İ |
||
| D İ Z İ | 23 MART 2006 PERŞEMBE | ||
|
|
Türk gazeteciler Guantanamo Üssü'ne girdi
Hoşgeldiniz ama size bir şey göstermezler Guantanamo üssünün basın merkezine ulaştığımızda ABD ordusunda çalışan Türkçe çevirmen, dünyaya kapalı bu üsde gerçeklere ulaşamayacağımızı şu cümlelerle özetledi: "merak etmeyin siz hiçbir şey göremeyeceksiniz. Size bir şey göstermezler" dedi. Doğrusunu söylemek gerekirse Guantanamo'ya gidişimiz hiçte kolay olmadı. Önce, oraya gitmek arzusuyla Amerikan ordusuna başvuruda bulunduk. Bizden bir dizi istekte bulundular. Yaklaşık üç ay süren yazışmanın ardından Guantanamo'ya girişimize onay geldi. Giderken ve orada kaldığımız süre boyunca masraflarımızın tamamını kendimiz karşıladık. ADIMIZI EZBERLEMİŞLER Önce İstanbul'dan Newyork'a, oradan Amerika'nın Güneyinde ki Miami'ye, sonra Guantanamo'ya uçtuk. Guantanamo'ya ancak Amerikan ordusundan "izin belgesi" olanlar girebiliyor. Oraya uçuş yapabilen iki sivil havacılık şirketi var. Havaalanında Guantanamo'daki müvekkilleriyle görüşmeye giden iki Federal avukatla tanıştık. Üç saatlik bir uçuştan sonra gece karanlığında Guantanamo'daki Amerikan askeri üssüne iniş yaptık. Havaalanında siyahi bir asker karşıladı bizi. Caberi Carter. Bize doğrudan isimlerimizle hitabetti. Çünkü onca yazışmadan sonra isimlerimizi ezberlemiş. ESİRLER BİZE GÜVENMEZ İlk şaşkınlığı havaalanında yaşadık. Biz eşyalarımızın didik didik aranacağını hesaplarken, Amerikalı görevli asker çantalarımızı sadece aç- kapa yaptırmakla yetindi. Askeri araçla önce bir limana oradan da askeri bir gemi ile 20 dakika süren deniz yolculuğu ve nihayet Guantanamo basın merkezine vardık. Basın merkezinde, bize orada kalacağımız üç gün boyunca takip edeceğimiz programımız ve Pentagon tarafından hazırlanmış "Guantanamo" belgeselinin DVD si verildi. O gece, Guantanamo'nun tercümanları ile de tanıştık. 17 dilde tercüman kullanıyor Amerikalılar. Bunlar Arap, Türk, Pakistan ve Afgan kökenli Amerikalılar. Tercümanlardan biri "merak etmeyin siz hiçbir şey göremeyeceksiniz. Size bir şey göstermezler" dedi. İşkenceyi sorduk. Cevap: "Eskiden vardı, şimdi yok!" Esirlerle diyalogunuz nasıl? "Bize pek güvenmiyorlar, ama uğraşıyoruz" Ve tekrar etti.. "Siz hiçbir şey göremeyeceksiniz" "Bakacağız ve göreceğiz" diyerek onlardan ayrıldık. Bir daha da tercümanları hiç görmedik Guantanamo'da. Sadece dönüşte havaalanında gördük. Programımız kabaca şöyle idi: Sabah 7.30 da kahvaltı, kampları ziyaret, öğle yemeği, Amerikalı askeri yöneticilerle söyleşiler ve akşam yemeği. Kamptaki ilk günün sabahında bize birifing verildi.
Guantanamo: Yıllık kirası 4 bin dolar!
X Ray kampı Gördüğümüz ilk yer, X Ray Kampı oldu. Hani o, 2002 yılında ayakları zincirli, kafalarına çuval geçirilmiş zorlukla yürüyen turuncu elbiseli tutukluların kaldığı kamp. Kampın etrafı tel örgülerle çevrili. Girişte bir kontrol kulesi var. İçerisi sıkı tellerle örülmüş hücrelerden ibaret. Kışın ortasında gittiğimiz Guantanamo'da bizler sıcaktan yandığımıza göre, yüzlerce tutuklu yazın sıcağında kim bilir hangi zorluklar altında burada kalıyorlar. Bizi gezdiren Amerikalı subay hücrelerin ne kadar havadar olduğunu anlatıyordu. Ama bizim hafızamızda kafeslerin içinde işkence gören o esirler vardı.Tutukluların kaldığı yaşam odalarını birbirinden sadece tel örgüler ayırıyor. AÇIK TUVALET Aynı şekilde tel örgüler içindeki tuvalet ve duşlar tamamen açık. Herkes ihtiyacını bu şartlarda görecek. Başka şansları yok. Kampın yan tarafında ahşap sorgu odaları var. Yüzlerce tutuklunun ifadeleri burada alınmış. Afganistan ve Pakistan'dan getirilen çoğu Afgan ve Arap kökenli tutuklular, burada 3,5 ay kalmışlar. Sonra da ABD askerlerinin tabirleriyle daha modern ve kale gibi korunan yeni bir kampa nakledilmişler. Tutuklular, günün sadece belirli saatlerinde havalandırmaya çıkıyor.
|
![]()
![]()
|
|
Ana Sayfa |
Gündem |
Politika |
Ekonomi |
Dünya |
Aktüel |
Spor |
Yazarlar Televizyon | Sağlık | Bilişim | Diziler | Künye | Arşiv | Bize Yazın |
| Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © Yeni Şafak Tasarım ve içerik yönetimi: Yeni Şafak İnternet Servisi |