|
|
|
|
|
|
|
|
|
Osmanlı mührü çıkar
Osmanlı İmparatorluğu'nun İstanbul'dan sonra en önemli kentleri arasında yer alan Halep, adına şarkılar yapılmış, fıkralar anlatılmış. Aşık Ömer, "İşte geldim gidiyorum şen olasın Halep şehri" boşuna dememiş. Aşık Emrah sevdiğini Halep'te ararken, Aşık Kerem, Aslı'nın ateşine Halep'te yanıp kül olmuş yariyle. Develili Aşık Seyrani de İstanbul'dan kaçtığında Halep'e sığınmış. Halep fıkraları Türk siyasetinde bile figürdür. Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Hükümeti eleştiren MHP'lilere "Kuş-Kurt-Arı Koalisyonu"nu hatırlatarak "Halep'te 40 arşın atlarız diye geldiler, 40 santim atlayamadılar" demişti. Halep kebabı Urfa ve Adana'yı gerdi Pek çok tarihçi Halep için, boşuna "Doğunun Kraliçesi" dememiş. Yumuşak iklimiyle, kültür ve sanat çevresiyle, eğlence hayatıyla insanları kendine çeken Halep mutfağıyla da haklı ün kazanmış. Urfalılar, Adanalıların "Kebab bizden yayıldı" şeklindeki iddialarına karşılık "Kebap Halep'te doğdu, Urfa'ya uğramadan Adana'ya nasıl geçsin" derlermiş. Osmanlı şehirciliğinin klasik bir örneği olan Halep'in özelliklerinden biri de Kayşani ismindeki taş cinsinin yapılarda kullanılması. Halep kalesi, hanlar, hamamlar, çarşılar, camiler, medreseler bu taşlardan yapılmış. Halepli'ler şimdi bile evlerini taş kaplama yapmaya devam ediyor. Selçuklu, Eyyubi, Memluklu ve Osmanlı izlerini taşıyan Halep, Bursa, Konya, İstanbul'un bir alaşımıdır. Mimar Sinan'ın yaptığı ilk cami, Hüsrev Paşa Camisi de Halep'tedir. Osmanlı'da ilk mason locası Halep'te kuruldu Halep, hem Osmanlı hem daha sonraki dönemlerinde Suriye'nin ticaret ve üretim merkezlerinden biri. Osmanlı İmparatorluğunda Bursa ve İstanbul'dan sonraki en önemli dokuma merkezi Halep'tir. İpekli dokumaları ve sabunları Halep'in en önemli dışsatım malı olmuş. Ticaret öyle canlıdır ki,1500'lü yıllarda Venedikliler, İngilizler, Fransızlar ve Hollandalılar konsolosluklar ve acentalar kurmuş. Osmanlı'da ilk mason locası da Halep'te kurulmuş. Osmanlı arşivlerinde yer alan hicri 1304 tarihli bir vesikada, Halep'te İngiliz konsolosu Handerson'un riyasetinde Farmason Locası namıyla bir gizli teşkilat kurulduğu bildirilmiş. Arap harfleriyle ilk matbaa İstanbul'dan önce Halep'e uğramış. Ermeniler bile Türkçe konuşuyor Halep, Suriye'nin Şam'dan sonra en büyük kenti. Nüfusunun 2 buçuk milyon ile 4 milyon arasında olduğu söyleniyor. Halep'te her etnik kökenden topluluklar yaşıyor. Çarşıda pazarda Türkçe konuşan insanlara rahatlıkla rastlayabiliyorsunuz. Zaten kente rengini veren Osmanlı olmuş. Kentte önemli sayılacak bir Türk nüfus, iki mahalle Kürt, Nusayri, Hıristiyan mahalleleri var. Ermeniler de Halep'te hatırı sayılır bir nüfusa ve ekonomik etkinliğe sahip. Kuyumcuların çoğu Ermeni ve orta yaşın üstündeki Ermenilerin önemli bir kısmı çok güzel Türkçe konuşuyor. Ünlü Halep Kalesini geziyoruz, işadamı Kemal Günaydın, "Şimdiye kadar gördüğüm en büyük iç kale. İçine küçük bir şehir alır" diyor. Bu kalenin tarihi binlerce yılla ölçülüyor. Kalede restorasyon devam ediyor. Kaleden şehri tüm haşmetiyle seyrediyorsunuz. Kalenin etrafı derin hendeklerle çevrili. Hendeklere suyun nereden verildiği ise hala sır. Kalede binlerce yıl önce Hitit tapınağı, sonrasında Yunan tapınağı varmış. M.Ö. 3000'li yıllarda ilk yerleşmelerin gerçekleştiği Halep Kalesi çeşitli mezepotamya devletleri, Roma, Bizans, Selçuk, Roma, Bizans, Arap ve Osmanlı devirlerine tanıklık etti, hepsinden bir iz taşıdı.
Halep'ten kimler geçmemiş ki...
Halep, mutasavvıflar ve din bilginleri için de zengin bir kaynak. Halep doğumlu Osmanlı şairi Nabi, İstanbul'dan kaçıp Halep'e gitmiş, yirmibeş yılını bu kentte geçirmiş. Tarihçi Naima Halep'te doğmuş, büyümüş. Mevlana Celaleddin Rumi, Halep'teki medreselerde diz çökmüş. Osmanlı'da ilk kanun mecmuası olarak bilinen Mülteka'nın müellifi İbrahim Halebi, Halep'lidir. Siret-ül Halebiyye müellifi Şafii alim Ali b. Burhan-ı Halebi keza Halepli. Halveti tarikati velilerinden Ahmed Hammami'nin mezarı Halep'tedir. Hurufi şair Seyyid Nesimi 1418'de Halep Kalesi'nde idam edilmiş. Sadrazam Öküz Mehmet Paşa da Halep'te yatıyor. Nurullah Ataç'ın babası eski maliye nazırı Mehmet Ata Efendi de Halep'de doğmuş. Itri'nin torunlarından Suriye Başbakanı Nacı Itri Halep'li. 3 yaşında Halep'te paşa torunu Ahmet Cevdet Paşa'nın kızı Fatma Aliye Hanım, Udi adlı romanını Halep'te kaleme almış. Refik Halit Karay, talihsiz sürgününde 1938'e kadar Halep'te kalmış. Münevver Ayaşlı subay babasıyla birlikte Halep'te geçirmiş, Birinci Dünya Savaşı yıllarını. Bestekar Sadi Hoşses, ilk özel kadın-doğum kliniğinin kurucusu Pakize Tarzi Halep'te doğmuşlar. Erol Büyükburç, eğitiminin bir kısmını Halep'te yapmış. Celâleddin Bakır Çelebi, Halep Mevlevihanesi'nde dünyaya gelmiş. Nazım Hikmet bile Halep'in havasını koklamış, bir şiirine Halep'in ismini kazımış: "1902'de doğdum/ Doğduğum şehre dönmedim bir daha/Geriye dönmeyi sevmem/ Üç yaşımda Halep'te paşa torunluğu ettim/On dokuzumda Moskova'da komünist Üniversite öğrenciliği/Kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu/Ve on dördümden beri şairlik ederim". Velhasıl, İşte geldik gidiyoruz, şen olasın Halep şehri. 1. Bölüm: Anadolu'da yapılan ilk cami
|
|
![]()
|
|
|
|
|