AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

D İ Z İ
Erkekler akciğer, kadınlar
meme kanserinden ölüyor

Çağın hastalıkları arasında yer alan kanser giderek yaygınlaşıyor. Kanser vakaları arasında erkeklerde ilk sırada akciğer, kadınlar arasında ise meme kanseri bulunuyor. Uzmanlara göre kanserle mücadele etmede erken teşhis çok önemli. Bu yüzden belli aralıklarla mutlaka erken teşhis merkezlerine gitmek ve kontrolden geçmek gerekiyor

İçinde bulunduğumuz çağın dayattığı hayat tarzı farkına varmadan pek çok hastalığa da davetiye çıkarıyor. Tüketilen hazır gıdalar, ayaküstü beslenme tarzı, hareketsizlik derken iş hayatındaki yoğunluk, stres gibi pek çok etken, çağın hastalıkları diye tanımlayacağımız dört büyük hastalığın, yani kanser, kalp, tansiyon ve şişmanlığın ana sebebi olarak karşımıza çıkıyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de ölüm sebepleri arasında ilk sırada kalp hastalıkları yer alıyor. Erkekler arasında akciğer, kadınlar arasında ise meme kanseri ilk sırada bulunuyor. Bu konuda erken teşhisin önemi ço büyük. Korkulu rüyalardan bir diğeri de şişmanlık, yani obezite. Uzmanların uyarısına eğer kulak verilmezse kalp, tansiyon gibi pek çok hastalığın önemli etkeni olan şişmanlıktan mustarip olanların sayısı artacak.

Hem dünyada hem de ülkemizde kanser yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısı kalp hastalıklarından dolayı ölenlerden sonra ikinci sırada yer alıyor. Yapılan araştırmalar, dünyada erkekler arasında en sık akciğer kanserinin görüldüğünü, kadınlar arasında ise ilk sırada meme kanserinin yer aldığını ortaya koyuyor. Bütün dünyada erkekler arasında görülen kanser vakaları arasında yüzde 18 ile akciğer kanseri, kadınlar arasında ise yüzde 21 oranıyla meme kanseri ilk sırada yerini alıyor. Kanserden ölen erkek sayısı kadınlardan daha fazla. Dünyada kanserden hayatını kaybedenlerin yüzde 55'i az gelişmiş ülkelerde yaşıyor. Ülkemizde ise kanser verileri dünya verileriyle aşağı yukarı aynı. Yani akciğer kanseri erkekler arasında ilk sırada yer alırken, bunu mide, lenf ve prostat kanseri takip ediyor. Kadınlar arasında ise ilk sırada meme kanseri, ardından mide, bağırsak, lösemi ve rahim kanseri geliyor.

Hasta sayısı hızla yükseliyor

Özellikle son yıllarda yükselen vakalar arasında bağırsak kanserinin önlenmesi için diyet alışkanlığı, akciğer kanseri için sigaranın zararları ve prostat kanseri için de erken teşhis ve tedavinin önemi dile getiriliyor. Bu arada ülkemizde meydana gelen kanser vakaları incelendiğinde, kanser ölümlerinin 35 ile 74 yaş arasında en yüksek seviyeye ulaştığı görülüyor. Kanserin genel sebepleri arasında ilk sırayı dengesiz beslenme yüzde 35 ile alıyor. Ardından sırasıyla sigara yüzde 30, enfeksiyon hastalıkları yüzde 10, mesleki nedenler yüzde 4, alkol yüzde 3, çalışma yerinin tozlu ve pis oluşu yüzde 2, gıdalara konan katkı maddeleri yüzde 1 ile geliyor.

Katkı maddelerinde kanser riski

Beslenmeye göstereceğiniz özenle kanserin önüne geçmek mümkün. Bazı katkı maddeleri kansere zemin hazırlıyor. Bu nedenle, güvenilmeyen katı yağlar, meyve suları, çikolataların mümkün olduğu kadar az tüketilmesi gerekiyor. Ayrıca son yıllarda moda olan ve çok sık kullanılan tadlandırıcılar böbreklere zarar verdiği gibi, mesane kanserine de neden oluyor.

Eğer fazla kahve tüketiyorsanız dikkat edin. Çünkü kahve içenlerde içmeyenlere göre 2-3 misli fazla mesane ve pankreas kanseri ortaya çıkarıyor. Alkolün sebep olduğu kanser vakaları arasında ise ağız boşluğu kanseri, larenks, özefagus ve karaciğer kanserleri yer alıyor. Bir başka önemli nokta ise tükettiğimiz yiyeceklerle ve onların hazırlanışıyla ilgili. Mesela fazla et yiyenlerde kalınbağırsak kanseri sık görülüyor. Proteinli gıdalar, 100 C üzerinde pişirildiklerinde ve aşırı ısıtılan yağlarda kızartılan yiyecekler kanser yapıcı oluyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre de kanser vakaları arasında akciğer kanseri ilk sırada. Hastalığa yüzde 90 oranında sigara neden alıyor. Hiç sigara içmediği halde pasif içici konumunda olanlar da risk altında.

Uzmanlar, kadınların korkulu rüyası meme kanserine yakalanmamaları için öncelikle 20-39 aşları arasında düzenli olarak hekim tarafından muayene edilmeleri gerektiğini belirtiyor ve 40 yaş üzeri kadınların ayda bir kendikendilerine meme muayenesi yapmasını öneriyor.

Alkol ve sigaradan uzak durun

Tüm kanserlerin yüzde 80 kadarının hayat tarzı ve çevresel risk faktörleri ile ilgili olduğunu belirten Türkiye Kanserle Savaş Vakfı (TKSV) Başhekimi Tıbbi Ontoloji Uzmanı Doç. Dr. Metin Aran, kanser tedavisinde gelinen noktanın henüz son nokta olmadığını, tedavisi tamamen mümkün olan kanser tedavilerinin bulunmadığını ve tedavide başarıda birinci şartın erken teşhis olduğunu söylüyor. Aran, çeşitli kanserojenlerle çok daha fazla birlikte oldukları için kanser vakalarının kentlileri daha fazla tehdit ettiğine de dikkat çekiyor.

Kanserden korunmak için insanlar ne tür tedbirler alabilir?

Kanserin kesin nedeni bilinmiyor. Neden olabileceği izlenimi veren bazı gözlemler var. Kanser ihtimalini arttıran risk faktörleri var. Ancak yüksek riske sahip olanların mutlaka kanser olacakları ya da düşük riskli olanların kanser olmayacakları gibi bir gerçek yok. Gerek insan toplulukları gerekse laboratuar araştırmaları ile kanser yapabilir oldukları gösterilmiş faktörler "kabul edilen, bilinen" risk faktörleridir. Tüm kanserlerin yüzde 80 kadarının yaşama şekli ve çevresel risk faktörleri ile ilgili olduklarını gösteren gerçekler vardır. Kanserin gelişiminde yaş büyük bir etkendir. En önemli risk faktörü olduğu söylenebilir. Bazı istisnaları dışında önde gelen kanserlerin büyük bir bölümü 50-60 yaşlarda ortaya çıkar ve ihtimal ileri yaşlarda sıklıkla artar.

Cep telefonları ve baz istasyonlarının kanser yaptığıyla ilgili tartışmalarla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Bugün elde edilen verilere göre, cep telefonları ve baz istasyonlarının kanser nedeni olabileceklerinin kesin bilgileri yoktur. Bu konudaki araştırmalar devam etmektedir. Kişileri huzursuz eden sorun esasında "radyasyon" kelimesinden çıkıyor. Topluma göre, bu kelime genelde kanser yapıcı anlamını taşıyor. Toplumun tehlikeli gördüğü radyasyon esasında "iyonize radyason" dur ve kanser nedeni olabileceği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Cep telefonlarındaki radyasyon ise, normal yaşamda kullanılan birçok elektrikli aletlerdeki gibi 'elektromanyetik radyasyon' dur ve bu radyasyonların frekansı diğerinden yaklaşık milyonlarca defa daha düşüktür. Cep telefonları için bunun önde gelen cevabı, yakın çevrelerindeki elektronik cihazları, ve kanser yapıcı etkisi ortaya konulmamış olmakla beraber, insan sağlığını başka yönlerden etkileyebilecekleridir.

Kadınların kâbusu

Meme kanseri, her 8 kadından birini, yaşamının herhangi bir zaman diliminde yakalıyor. Meme kanserinin akciğer kanserinden sonra ölüme en sık yol açan ikinci kanser türü olduğu da bilinmekte. Acıbadem Kadıköy Hastanesi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Kemal Raşa, meme kanserinin ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu, son 10 yılda meme kanseri teşhisli hasta sayısının arttığını belirtiyor. Meme kanseri hiçbir risk faktörüne sahip olmayan kadınlarda da gelişebiliyor. Risk faktörlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Kadın olmak

  • İlerleyen yaş

  • Genetik faktörler

  • Erken yaşta adet görmek

  • Geç yaşta menopoza girmek

  • Özellikle menopoz sonrası kilo alımı

  • İlk doğumu 18 yaşın altında ve 30 yaşın üzerinde yapmak

  • Uzun süreli östrojen tedavisi görmek

  • Sigara tüketmek

  • Devamlı alkol almak

  • Östrojen kullanan kadınlar.

    Aile faktörü etkili

    Ailede akciğer kanseri olması akciğer kanserine yakalanma riskini arttırıyor. Ayrıca büyük şehirlerde yaşayanlar, akciğer kanseri yönünden daha şanssız. Ölüm oranı en yüksek kanser tipi olan akciğer kanserinin belirtileri şunlar:

  • İyileşmeyen öksürük

  • Derin nefes almakla ortaya çıkan göğüs ağrısı

  • Ses kısıklığı

  • Yeni başlayan nefes hırıltısı

  • Kilo kaybı, iştah azalması

  • Kanlı yada paslı balgam

  • Nefes darlığı

  • Kitle (kanserin deri ya da lenf düğümlerine yayılması nedeniyle oluşan boyun veya köprücük kemiği civarında elle hissedilen kitle)

  • Nedeni ortaya konamayan ateş

  • Bronşit veya zatürree gibi tekrarlayan enfeksiyonlar.

    Akciğer kanseri, uzak organlara yayıldığında aşağıdaki belirtilere sebep olabilir:

  • Kemik ağrısı

  • Nörolojik belirtiler (bir bacak veya kolun uyuşması, baş dönmesi, göz kararması)

  • Sarılık (deri ve gözlerin sararması). Bu belirtilerin herhangi birisi mevcutsa bir hekime başvurun.

    Sağlıklı beslenin

    Sadece ülkemizde değil Batı'da kanser vakalarına karşı bitkisel ürünler ağırlıklı olarak tercih ediliyor ve bu ilgi her yıl giderek artıyor. Hekimlerin önerisi kansere yakalanmadan önce sağlıklı bir şekilde beslenmek ve kanserden koruduğu düşünülen yiyecek ve bitkileri tüketmek. İşte tüketilmesi önerilen yiyecekler:

  • SARMISAK: Kanser, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruyucu etkisinin yanısıra, bağışıklık sistemini güçlendirir ve korur.

  • ISPANAK: Kansere, kalp hastalıklarına, yüksek tansiyona karşı çok etkili bir sebzedir.

  • LAHANA: Meme ve rahim kanserine etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür.

  • BROKOLİ: Vitamin dolu bir sebzedir.Göğüs, kolon ve mide kanserini önler. İçerdiği kalsiyum nedeniyle kemik erimesini önler.

  • KAYISI: Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etki sağlar. Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur.

  • TAHILLAR: Arpa, mısır, buğday, yulaf gibi tahıllar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum içerir. Kanserojen maddelerin vücuttan atılım sürelerini hızlandırır.

    2. Bölüm: Kalbin şakası yok
    3. Bölüm: Tansiyon en çok kadınları vuruyor
    4. Bölüm: Obezite yüzyılın salgını
    5. Bölüm: Fıtık hayatı zehir eder
    6. Bölüm: Stresi duygusal zekanızla yenin
    7. Bölüm: Gözün feri geri geliyor
    8. Bölüm: Diyabet yaşa bakmıyor
    9. Bölüm: Romatizma yaşlıların kabusu




  • 2 Şubat 2005
    Çarşamba
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu

    Ayşe Olgun


    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED