|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kadınların ölüm sebepleri arasında hipertansiyon (yüksek tansiyon) ilk sırada yer alıyor. Özellikle ileri yaşta ortaya çıkan hipertansiyonun mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor. Yüksek tansiyon tek başına bir hastalık olarak görüldüğü gibi diğer birçok hastalığın da sebebi olabiliyor. Tansiyonu, "Damar içinde yüksek miktarda meydana gelen basınç" olarak tarif eden Türk Kalp Vakfı'ndan Kardiyolog Uzman Dr. Ahmet Sağbaş tansiyonun pekçok hastalığın habercisi olduğunu belirtiyor. Sözgelimi kan dolaşımı sistemini aksatmasının yanında tansiyon yüksekliği beyin kanaması, kalp krizine neden olabiliyor. Ayrıca böbrek damarları ve gözün ağ tabakasında hasara neden olabiliyor. Bu yüzden yetişkinlerin en az iki yılda bir düzenli tansiyon kontrolü yaptırmaları gerekiyor. Acıbadem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof.Dr.Koptagel İlgün, hipertansiyonun beslenme ve yaşam tarzımızla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor ve şu bilgileri veriyor: "Yüzyılımızda toplum sağlığını tehdit eden en önemli sağlık sorunlarından birisi de hipertansiyondur. Ülkemizde erişkin nüfusun yüzde 20'sinde görülür. Ülkemizdeki hipertansiyon hastalarının yüzde 50'sine tanı konmuş ve tanı konanların sadece yüzde 33'ü ilacını düzenli kullanmaktadır. Kalp - damar hastalıklarına bağlı ölüm nedenlerinin başında gelen hipertansiyona sıklıkla diğer risk faktörleri ve hastalıklar eşlik etmekte, hedef organ hasarı görülebilmektedir." Yüksek tansiyon hastalığının böbrek hastalıkları, ana arterlerin bozulması, heyecan, korku egzersiz gibi faktörlerle ortaya çıktığını söyleyen İlgün, "Yüksek tansiyonu olan pek- çok kişi, tansiyonlarının olduğunun farkında olmadan yaşarlar. Eğer çabuk yoruluyorsanız, nefes darlığınız varsa, görme bozukluğu, baş ağrısı, burun kanaması, yorgunluk, kulak çınlaması, sık idrar yapma ve çarpıntıdan şikayetçi iseniz muhakkak bir doktora görünmelisiniz, belki de hipertansiyon hastasısınızdır" diyor. İlgün, ülkemizde hipertansiyon görülme oranını yüzde 15 - 22 olarak açıklıyor. 60 yaşından sonra ise bu oran yüzde 70'lere çıkıyor. Şehirlerde yaşayan, beslenmesi dengesiz, stres düzeyi yüksek, uyku sorunu ve fazla kilosu olan orta yaşlıların 3'te birinde yüksek tansiyon görülüyor. İlgün, bundan 30 - 40 yıl önce bir orta ve ileri yaş hastalığı gibi görünen hipertansiyonun şimdi gençlerde ve hatta çocuklarda bile rastlandığına dikkat çekiyor. Şikayet olmadan doktora gidin Dr. Ahmet Sağbaş'a göre genelde hiçbir belirti vermeden ortaya çıkan tansiyonunu kontrol altında almak için özellikle ailesinde hipertansiyon olanlar, 40 yaşın üzerinde olanlar, yaşlılar, şişman kişiler, şeker hastaları ve gebelerin sık aralıklarla tansiyonlarını ölçtürmeleri gerekiyor. "Tansiyon rahatsızlığı olan için şikayet ve yaşın ilerlemiş olması önemli değil" diyen Sağbaş, ileri yaşta tansiyonun yüksek olabileceğini ama bu yüksekliğin ileri yaş grubunda daha da tehlikeli olduğunu belirtiyor ve ekliyor: "Tansiyonun normal değeri 12'ye 8'dir. Yüksek tansiyon ise 14'e 9'dur. Yüksek tansiyonu olan ister şikayeti olsun ister olmasın mutlaka tansiyonunu kontrol altına aldırması gerekir. Tansiyon ne kadar artarsa vücutun gördüğü zarar da o kadar fazladır." Tansiyon hastalığı erkeklerde daha düşükken kadınlarda daha yüksek olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca tansiyon hastalığında yaş faktörü de önemli. Mesela 20 -29 yaş grubunda yüzde 3-5 arasında yüksek tansiyon hastalığı görülürken 30-39 yaş grubunda bu oran yüzde 8'e yükseliyor. Diğer yaş gruplarında yüksek tansiyon görülme sıklığı ise şöyle: 40-49 yaş arasında erkeklerde yüzde 13 iken kadınlarda yüzde 15 oranında. 50-59 yaş arasında erkeklerde yüzde 25 iken kadınlarda yüzde 35 civarında. 60-69 yaş arasında erkeklerde yüzde 28, kadınlarda yüzde 42'lere çıkıyor. 70 yaş üzerinde erkeklerde yükselmeyen yüksek tansiyon yine yüzde 28 civarında iken bayanlarda ise oran yüzde 52'ye yükseliyor. Tansiyon kör edebilir Hipertansiyon hastalığı sadece kalp, beyin, böbrekleri değil gözleri de etkiliyor. Körlüğe neden olan bu etkilerin oluşmaması için erken tanının konulması gerekiyor. Acıbadem Göz Sağlığı Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yusuf Durlu "Hipertansiyon gözde retina damarlarında daralma, kalınlaşma, sertleşme, kanama ve ödem gibi değişikliklere yol açmaktadır. Kontrolsüz hipertansiyon da görme sinirinde ödem yaparak görme kaybına neden olmaktadır. Bu açıdan rutin göz muayenesi sırasında, göz bebeğinin ilaçlarla geçici olarak genişletilmesiyle göz dibi incelemesi, ağ tabakasındaki damar değişiklikleri erken tanı yönünden önemlidir" diyor. Felç yapabiliyor Türk Kalp Vakfı Başkanı Hayati Babaoğlu, yüksek tansiyonun mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini söylüyor ve şu bilgileri veriyor: "Yüksek tansiyon farkedilmez ve gereği gibi tedavi edilmezse kalp krizi, felç ve böbrek yetersizliği gibi öldürücü hastalıkların gelişmesi tehlikesi çok yüksektir. Yüksek tansiyonu normale düşürmek ve normal düzeyde devamını sağlamak mümkündür. Bunun için yemekler ve içeceklerle alınan sodyum miktarını azaltmak gerekir. En çok sodyum içeren madde sofra tuzudur. Yüksek tansiyonu olan bir kimse ilaçla tedavi görüyor olsa bile aldığı tuz miktarını azaltmalı, mutat olarak aldığı miktarın en çok üçte birine indirmelidir. Sodyum içeren sodalardan ve karbonat kullanımından vazgeçmelidir. Kilo fazlası varsa kendisi için normal olan ağırlığa düşmeli ve streslerden olabildiğince kaçınmalıdır. Birçok kimsede sadece bu önlemlerle tansiyon önemli ölçüde düşürülebilir. Fakat pekçok hastada ayrıca ilaç tedavisi gerekir. Bu durumda hekimin vereceği ilaç yine hekim kesmedikçe veya değiştirmedikçe aksatmadan kullanılmalı. Yüksek tansiyonu olan bir kimsenin eğer içiyorsa sigarayı bırakması herkesten daha fazla önem taşır." BEDENE VERDİĞİ ZARARLAR
Damar sertliği Kalp büyümesi Kalp krizi Böbrek hasarı Felç ve beyin kanaması Görme bozuklukları Cinsel yetmezlik. BAHAR AYLARI TEHLİKELİ Tansiyon için en tehlikeli aylar ilk- bahar ve sonbahar ayları olarak biliniyor. Bu yüzden mevsim dönüşümlerinde tansiyonunuza çok daha fazla dikket etmeniz gerekiyor. HİPERTANSİYONLULARA 7 ALTIN ÖNERİ
Hipertansiyon hastalarının yaptığı yanlışlar
Her kan basıncı artışında dilaltı ilacı kullanmamak İlacın bırakılması Vücut ilaca alışır, yan etki yapar düşüncesi İlaç kullanılıyor diye ilaçsız tedaviyi ihmal etmek Hasta-hekim ilişkisinin güvensiz olması Komşu ve arkadaş tavsiyesiyle ilaç değiştirilmesi Hastanın, rahatsızlık duyduğu baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı gibi faktörler ortadan kalktı diye ilacını bırakması Doktora gelirken hastanın kullandığı ilaçları ve önceki kan basıncı tetkik sonuçlarını getirmemesi Bünyem yüksek tansiyona alışıktır diye ciddiye almamak. Kan basıncı yüksekliğini sadece strese bağlayıp ilaç almamak. Kan basıncı düşen hastanın ilacı bırakıp deneme yapması Muayeneye geldiği gün ilaç almamak (az su ile içilmelidir) Muayeneye az kaldı diye ilacı kesmek. Sadece büyük tansiyonla ilgilenmek. Sarmısak ve sakinlestirici ile tedavi yapıldığının sanılması. Korunmak için ne yapmalı?
İdeal ağırlığınızı koruyun. Düzenli fiziksel aktiviteye zaman ayırın. Haftada 5 gün yarım saat orta yoğunlukta fiziksel aktivite yeterlidir. Sigarayı bırakın. Az şekerli besinler tercih edin. Tatlı ve şekerli içecekleri mümkün olduğunca kısıtlayıp, süt ürünlerinde tuz oranı düşük olanları tercih edin. Doymamış yağ ve mamullerden uzak durun. Posalı yiyceklere ağırlık verin. Bolca taze sebze ve meyvenin yanısıra, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi baklagillerden faydalanın. Stresten uzak durun, sağlık kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın. Doğum kontrol hapları, kortizon, soğuk algınlığı ilaçları, burun damlaları, bazı sinir ilaçları, romatizmal bazı ilaçlar tansiyonu yükseltebilir, bu tip ilaçları hekim kontrolünde kullanın. Bazı durumlarda hipertansiyon önlenebilir. Tuz tüketimi ve kilo fazlalığı azaltılırsa önlenir, geciktirilebilir ama yine de doktor kontrolü gerekir. Hastanın tansiyonu hangi kolda yüksek çıkarda kan basıncı o kabul edilir. (sağ kolda 10 - 20 mm yüksek olabilir.) Kollar arasındaki fark çoksa tetkik yapılmalıdır. Kan basıncı sabah saatlerinde yüksek olabilir, buna göre karar verilir. Tansiyon, şeker, kolesterol gibi hastalıklar sinsi ve kronik seyirli olduğu için şikayet olsun veya olmasın periyodik takip ve tedavi ihmal edilmemelidir. 1. Bölüm: Erkekler akciğer, kadınlar meme kanserinden ölüyor
|
|
|
|
|
|
|