AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

D İ Z İ
Fıtık hayatı zehir eder

Ağır yük kaldırma, ani hareketler veya uzun süre hareketsizlik bel ve boyun ağrısında fıtık oluşmasında önemli etken.

Toplumda oldukça yaygın olan bel ve boyun ağrısı sorunu ile hemen hemen her birey, hayatında bir kez olsun karşı karşıya kalıyor. Yapılan araştırmalara göre 20 yaşına gelen bireylerin yüzde 50'sinde, 60 yaşına gelen bireylerin ise yüzde 80'ninde en az bir kez bel ve boyun ağrısı görülüyor. Özellikle ağır işlerle uğraşan, belden dönerek iş yapan ve ağır kaldırmayı gerektiren meslek gruplarında bel ağrısı sorunu daha yaygın.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, "Mesleğinde fazla araba kullanan, vibrasyon yaratan malzemelerle çalışan ve işinin yüzde 50 zamanında oturarak çalışanlarda bel ağrısı şikayeti daha yaygın" diyor.

Umursanmayan bel ve boyun ağrısı önemli sağlık sorunlarına sebep olabiliyor. Bu yüzden uzun süre geçmeyen kol ve bacağa yayılan ağrı ile kendini hissettiren bel ve boyun ağrıları fıtıktan kaynaklanabiliyor. Bel ve boyun fıtığının iki omur arasındaki diski çevreleyen bağın zayıflayıp gevşemesiyle içerideki çekirdek bölümün arkadan geçen sinire ait kanala doğru yer değiştirip siniri sıkıştırmasıyla ortaya çıktığını ifade eden İstanbul Cerrahi Hastanesi'nden Beyin ve Sinir Cerrahı Prof. Dr. Yunus Aydın, fıtığın genelde bel ve boyunda nadir zamanlarda da sırtta görüldüğünü söylüyor.

Günümüzde bel ve boyun fıtığının sık rastlanmasının sebebi Aydın'a göre hareketsiz yaşam tarzı. Aydın, "Hareketsizlik metabolizmayı olumsuz olarak etkiliyor ve birçok hastalığın sebebi olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca yapılan yanlış vücut hareketleri, ağır yük kaldırma gibi sebepler yüzünden fıtık çıkıyor" diyor.

Hastaların yüzde 3'ü ameliyat ediliyor

Bugün bel ve boyun fıtığından rahatsız olanların ancak yüzde 3 gibi bir oranının ameliyat edildiğini söyleyen Aydın şu bilgileri veriyor: "Ameliyat ağrıyı en hızlı geçiren yöntemdir. Siniri baskıdan kurtarır ve en etkin çözümdür. Mikroskopla yaptığımız özel ameliyat tekniklerimiz var. Bu teknikler sayesinde hastanın sadece ağrısının olduğu bölgeye girip o bölgeyi temizliyoruz ve hasta üç saat sonra kalkıp yürüyor dört saat sonra ise taburcu oluyor, ertesi gün işine gidiyor.

Ama eğer sinir harap olmamışsa sosyal yaşamı felce uğratacak kadar büyük ağrılar sözkonusu değilse ameliyatı önermiyoruz. Dinlenme ve birtakım egzersizlerle sorunun çözümünden yanayız."

Bele zarar veren sporlar

Günlük hayatta yapılacak bu egzersizlerin yanısıra sporun bel ağrısı sorununun giderilmesinde önemli bir faktör olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, her türlü spor dalı öncesi mutlaka kasları ısındırıcı ve güçlendirici egzersizlerin yapılması uyarısında bulunuyor. Jimnastik, futbol, bale, halter, golf, su kayağı, güreş ve basketbol gibi spor dallarında ileriye dönük bel ağrısı sorununun yaşanmasının daha sık görüldüğünü ifade eden Aydınlı, "Vücut ağırlığını ortadan kaldıran ve karın, sırt ile omuz adalelerini güçlendiren yüzme sporu, bel ağrısı konusunda yapılabilecek en iyi egzersizdir. Bunun dışında sırt, omuz, bel ve karın kaslarını güçlendirici egzersizler sık sık yapılmalı" dedi.

BEL ÇEKTİRMEK FELÇ EDEBİLİR

Bel fıtığında tedavinin çok önemli olduğunu söyleyen Aydın, yanlış tedavinin kişiyi felce kadar götürebileceğini belirtiyor. Konuyla ilgili Aydın şu bilgileri veriyor: "Bel fıtığı dışında bir de bel kilitlenmesi diye bir hadise var ama ne yazık ki çoğu zaman doktorların bile bel fıtığı ile bel kilitlenmesini birbiriyle karıştırdığına şahit oluyoruz. Eğer çekilen filmde küçük de olsa bir fıtık durumu varsa hemen yanlış teşhis konulur. Oysa eğer sorun bel kilitlenmesiyse hastanın kilosuna göre uygulanan bir yöntemle tıbbi anlamda çekme işi uyguluyoruz ama bu çekme işi herkesin yapacağı kadar basit bir şey değil. Çünkü yanlış bel çekme işlemi kişiyi felce kadar götürebilir. Belde daha önceden bir yırtılma varsa yapılan çekim bu yırtılmayı daha da artıracaktır. Bu yüzden uzman bir hekimin kontrolünde çekme işleminin yapılması şart."

KORSE ZARARLI MI?

Korsenin akut ağrılı durumlarda hastayı rahatlatmak amacıyla kısa süreli kullanıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, uzun süreli korse kullanımının asla önerilmediğini vurguluyor. Prof. Dr. Ufuk Aydınlı, korse kullanan kişinin kasların görevlerini yapmayı bıraktığını ve zayıfladığını belirterek, "Korse çıkarmadan önce egzersiz programları uygulanmalı. Aksi halde hasta korseyi çıkarınca ağrıları daha çok olacağı için korseyi bırakamaz" açıklamasında bulunuyor.

Bilimsel yöntemlerden şaşmayın

Beyin ve Sinir Cerrahı Doç. Dr. Ahmet Yıldızhan, bel fıtığı konusunda insanların büyük bir kısmının maalesef hastalıkları konusunda yeterli bilince sahip olmadıklarını söylüyor. Ağrı içinde kıvranırken doktora gitmek yerine hiçbir bilimsel temele dayanmayan birtakım yöntemleri tercih ettiklerini söyleyen Yıldızhan, buna örnek olarak beline bal, incir, balık bağlatan hastalardan tutun da, cildini ciddi şekilde kestiren, yaktıran, sülük koyan veya bilinçsizce çektirenleri sayıyor. Yıldızhan, "Halbuki bel fıtığının pekçok çeşidi vardır ve hastalığın değişik safhalarında farklı tedavi metodlarını uygulamak gerekmektedir. Neticede basit bir tedavi ile iyileşmesi mümkün iken, bilinçsizce yapılan uygulamalar sonucu ameliyatlık hale gelmiş hastalarla sık sık karşılaşmaktayız" diyor.

EGZERSİZ NASIL YAPILMALI?

Doç.Dr. Ahmet Yıldızhan bel fıtığı olanlara egzersiz yaparken şu hususlara dikkat etmelerini öneriyor: l Egzersizler havası temiz bir ortamda (Hava müsaitse evde pencereler açılabilir) altında sunta veya tahta bulunan halı veya battaniye gibi sert bir zeminde yapılmalıdır. l Bel fıtığı rahatsızlığına yakalananlar hastalıgın akut ağrılı döneminde bu hareketlere başlamamalı, istirahati tercih etmelidirler. Şikayetler geçtikten sonra doktora danışılmalı ve egzersizlere ondan sonra başlanmalıdır. l Egzersizlere başlanınca ilk günden itibaren çok çabuk bir iyileşme beklenmemeli, sabırla hareketlere devam edilmelidir. Hareketlerin sayısı ve tempo gün geçtikçe yavaş yavaş artırılmalıdır. Başlangıçta aşırılığa kaçarak daha kötü bir duruma düşülmemelidir. l Konunun uzmanı olan doktor başka şekilde tavsiye etmemiş ise ilk bir ay her hareket günde beş defa yapılmalıdır. Daha sonra her ay hareketler beşer beşer artırılarak egzersizlere devam edilmelidir. l Ani ve zorlayıcı hareketlerden uzak durulmalıdır. Sizin için seçtiğimiz aşağıdaki dokuz çeşit egzersiz risksiz olup daha çok bunlar tercih edilmelidir. l Hareketler esnasında veya sonrasında normalde mevcut ağrının artmaması gerekir. Bu yüzden egzersiz sonrası şiddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa doktora danışılmalıdır.

1. Bölüm: Erkekler akciğer, kadınlar meme kanserinden ölüyor
2. Bölüm: Kalbin şakası yok
3. Bölüm: Tansiyon en çok kadınları vuruyor
4. Bölüm: Obezite yüzyılın salgını
6. Bölüm: Stresi duygusal zekanızla yenin
7. Bölüm: Gözün feri geri geliyor
8. Bölüm: Diyabet yaşa bakmıyor
9. Bölüm: Romatizma yaşlıların kabusu



6 Şubat 2005
Pazar
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ayşe Olgun


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED