T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D İ Z İ

Kırım'da Türk-Suud çekişmesi

KIRIM'da din hizmetlerinde Suud-Türkiye çekişmesi yaşanıyor. Diyanet 35 camiye imam tayin etmiş. Türkiye'den gelen imamlar olduğu gibi yeni yetişen Tatar imamlar da var. Her hafta köyler gezilerek sorular cevaplanıyor.

Zaman zaman heyecanlanıyor, Tatarca yerine Rusca konuşuyor 86 yaşındaki Sündüz Halil Hafız kızı. Devam ediyor anlatmaya:

-Stalin'e mektup yazdım. Komünist Parti'deyim ya. Benim mektubumu açıp okuyacak. Bize haksızlık edildiğini anlatıyorum mektupta. Gördüğümüz işkenceyi aktarıyorum.

-Cevap verdi mi?

-Verir mi hain, insanlık düşmanı. Vermedi tabii. Bize yapılan haksızlığa hep ağladım, hâlâ ağlıyorum. İçime sığdıramıyorum bu kalleşliği. İnanır mısınız yastığım ıslanırdı ağlamaktan. O günler geride kaldı. Şimdi kızım ve damadımla birlikte evimdeyim. Kendi topraklarımdayım.

Yanında bir başka Tatar hanım var. O da 8 yaşında sürgüne gönderilmiş.

-Benim babam alimdi. Köyün imamıydı. Fazıl insandı. Hep onun ismiyle anılırız. Alim Faytoncu Ali kızıyım.

Zaman zaman Rusça'ya kaçıyor konuşması. Anlamakta zorluk çekiyorum. Tatarca olsa kolay. Ayrıca anında tercüme ediliyor.

-Trenlere bindirildiğimizde bizim aileden 10 kişiydik. Yolda hepsi hayatını kaybetti. Cesetleri trenden atıldı. Ağlamalarımız fayda etmedi. Bir hatıra eşya bile alamadık üzerlerinden. Neredeler kimbilir? Belki de kurda kuşa yem oldular. Yapayalnız geldim Özbekistan'a. Kimim kimsem yok. Demek canım berkmiş. Hastalanmadı. Eziyetlere dayandım. Açlığa tahammül edebildim.

-Peki sonra

-Bunalıma girdim. Hemşehrilerimle birlikte aynı kolhoza düşmüştüm. Bir müddet sonra beni evlendirdiler yeniden. Kocam da Tatar'dı. Çocuklarımız oldu. Göç başlayınca da Kırım'a döndük.

Bunları anlatıyor ama, her kelime gözyaşıyla birleşiyor. Hem de nasıl ağlama? Hani (canından can kopardılar) denir ya öyle bir acı, öyle bir duygu. Bütün bunları saatler süren konuşma sonrası not alabildim. Oğlunun ismi geçiyor ağlıyor, kızınınki geçiyor ağlıyor. Hele ilk ailesinin tümü hayatını kaybetmiş ya o ıstırap yetiyor da artıyor bile.

-Oh şimdi vatanımdayım. Köyümdeyim. Belki aynı evde değilim ama olsun, hemşehrilerimle birlikteyim. Mutluyum.

Sonra bir şey ekliyor:

-Türkiye'ye selâm söyleyin. O hiç aklımızdan çıkmadı. Hep bekledik zaten, (bir gün bizi Türkiye kurtaracak) diye. Hep bekledik.

Ağlamam gerek, not tutmam, kaydetmem icabediyor.

VAHHABİLİK PROPAGANDASI

Seyit Settar Külliyesi Camii'nde Türkiye Diyanet Vakfı hizmet veriyor. Gittiğimizde Bodrum Müftüsü Bekir Kaplan vardı. Henüz Kırım'a iki ay olmuş geleli. 18 imam ile toplantı halindeler. Kırım Müfütüsü de değişmiş, yenisi Emir Ali Ablayev.

Neden değişmiş ki Kırım Müftüsü?

Cevap ilginç ve beklenen gelişme: Suudi Arabistanlı insanların Vahhabilik propagandalarının etkisine girmiş de ondan. Hem de yardımcı ile birlikte. Kırım'da yoğun bir Vahhabilik propagandası var. Sudiler dini hizmet veriyorlar. Ancak karşılığında da Vahhabilik'i yerleştirmeye gayret gösteriyorlar.

70 yıldır komünist rejimin din düşmanlığı yaptığı bir atmosferde yaşayan Kırımlılar şimdi de böyle bir çatışmanın içinde buluyorlar kendilerini. Sağduyu galip gelebilir akıllı yöneticiler sayesinde. Amaç dini hizmet ise, bu tür çatışmalardan uzak kalmalı din adamları. Cemaatler de Kırım'da hizmet veriyor. Eğitim amaçlı olanlar çok başarılı. Açılan kolejlerde Ruslar bile okuyor ve tercih ediyorlar. Fakat hizmetler isteseniz de istemeseniz de belli bir nüfuz alanı ortaya çıkarıyor. İşte bu da önemli bir gelişme.

Taraflar kimsenin nüfuz kullanmasını istemiyor.

Ancak netice ona koşuyor.

Arapça eğitim veren bir kurs ise devlet tarafından kapatılmış. Diyanet'e gelince. 35 camide hem Türkiye'den gelenler, hem yeni yetişen Tatar din adamları hizmet veriyor. Bu açıdan Kırım şanslı. Maddi imkanları cazip, bu da hizmet şevkini artııyor. Yerliler 450 dolar, Türkiye'den gidenler ise çok daha fazla.

Vahhabi propagandasına karşı tedbirler alınıyor.

Her hafta köyler gezilerek sorulara cevaplar veriliyor.

Kur'an kurslarında kutsal kitabımız öğretiliyor.

Seyyit Settar Külliyesi'ne bilmiyorsanız ve Kril alfabesini okuyamıyorsanız ulaşmanız zor. Keşke kapıda bir de Tatarca yazı asılsaydı. Tatarlar'ın dine büyük ilgisi var. Yaşlılar özellikle camiye daha fazla zaman ayırıyorlar. Gençler de Cuma'da dikkat çekiyor. Bir kamuoyu araştırması yapılsa da Tatarlar'ın din adamlarından neler istediği gerçeği ortaya çıksa keşke. Biraz bilimsel yanı olsa hizmetin.

4.5 milyon Tatar Türkü

Kırım Tatarları'nın lideri Kırımoğlu'na sordum. Şöyle cevap verdi:

-Araplar Kırım'a yardım yapıyorlar. Ama peşinden de sorun geliyor. Hele bir islâmı öğrensin halkımız. Daha başında iken mezhep ayrımcılığı olmaz. Olmuyor.

-İranlılar geliyor mu?

-Geliyorlar. Özellikle ayetullahlar. Dinlediler. Cami yapalım, hizmet verelim gibi bir şey söylemediler.

-Kırım'da ne kadar cami vardı?

-1750 cami vardı sürgüne gittiğimizde. Nüfusumuz 2 milyondu. Yani sadece Kırım yarımadasında iki milyon. Yoksa Kırım Hanlığı'nın nüfusu 4.5 milyondu.

-Komünistler bütün camileri yıkmışlar?

-Hepsini hem de. Geldiğimizde hiç cami yoktu. Tümünü yeniden inşa ediyoruz. Kiliselere karışmamışlardı da intikamlarını camilerden ve Türkler'den almışlardı. Şimdi camilerimizi yeniden yapıyoruz. Yardımlarla gerçekleştiriyoruz. Araplar da yardım ediyor.

-Peki Zincirli Medrese'de son durum nedir?

-Tamir edilmeli. Başlandı ama bitmedi. İslam Bankası 240 bin dolar yardım etti. Şimdi projelendiriyoruz. Plan, program vereceğiz, medrese için. Ukrayna da yardım sözü verdi.

Mustafa Cemil Kırımoğlu'nun başı ucunda Numan Çelebi Cihan'ın resmi asılı. İlk Tatar Kurultayı'nı toplayan Türk lideri. Köşede bir gürz asılı. Konuşmamız sürüyor dostlarla birlikte:

-Türkiye'de okuyan 400 kadar öğrencimiz var. Fakat Ukrayna'da denklik kabul edilmiyor. Türkiye ile anlaşmaları gerek. Dönen gençlerimiz maalesef iş bulamıyor. Diplomaları da denklik için bekliyor. 10 okulumuzda yaklaşık 5000 çocuğumuz tahsil görüyor. Yeni okullar açmamız gerek. Zaruri. Kırım Tatar dilinde eğitim verecek mekteplere acil ihtiyacımız bulunuyor.

-Ukrayna yardım etmiyor mu?

-Ediyor. Özellikle göçe ayrılan ödenekler sürekli artıyor. 2001'de 45 milyon yardım aldık. (Yaklaşık 8 milyon dolar)

Kırım Tatar Milli Meclisi 1994'de hayata geçirildi. 1999'da Ukrayna Hükümeti'nce kabul edildi ve programa alındı.


Devam Sayfaları
« 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 »


 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED