T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D İ Z İ

2 bin hekim işsiz

Kırım'da 2 bin hekim iş bulamadığından rençberlik yapıyorlar. Yapılan temaslarla hazır doktor kadrosu olan Kırım'da bir hastane açılması için çalışmalar başlatıldı.

Ahmet Hilmi Bezirgan Özbekistan'dan göç etmiş bir heykeltraş. Türk ve İslamî sanat eserlerinin Kırım'dan kaçırıldığını anlatıyor.

-Turist diye geliyorlar. Tarihî eser kaçırıyorlar. Bilge Kemal Ata'nın mezarı darmadağın edildi. Tarihî taşlar kaçırıldı. Eski Kırım'daki bu mezar şimdi yerinde yok. Sıra öteki mezarlara geldi. Tatar milletinin mevcut tarihî eserlerine sahip çıkılması gerek.

Ahmet Hilmi Bey bir de Ruslar'ın iftiralarına dikkat çekiyor, bunu bir tarihî anekdotla aktarıyor.

-Sudak Topraktaş'ta bir Rus papaz tarihî eserleri yabancılara satıyor. Sonra da kendisi yurtdışına kaçıyor. Monte Carlo Kumarheneleri'nde görülünce olay anlaşılıyor. Bu olay için üç Tatar idam edildi. Bunlardan biri de Seyitoğlu Seyit Ahmet'ti. İddia o ki papaz kayıp olunca onu Türkler öldürüp, kaybettiler. Allahtan Monte Carlo'da görüldü, konuşuldu da gerçek aydınlandı.

İnanır mısınız Kırım'da 2000 doktor rençberlik yapıyor. Çünkü iş yok. Tatar doktorlar vatanlarında oldukları için de başka ülkelerde iş aramıyorlar.

Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Ankara'dan yardım için kolları sıvadı. Kırım'da bir hastane için her kapıyı çaldı. Kırım Sağlık Bakanlığı da bazı şartların yerine getirilmesi şartıyla buna sıcak baktı. Bina yapıldı. Ormanların içinde ve ana yola yakın. Açılması için bazı teknik donanımlar gerekiyor.

DR. A. İHSAN KIRIMLI

Prof. Enver Hasanoğlu Gazi Üniversitesi'nde rektör iken bu tür yardımların başta KKTC, Azerbaycan, Bosna Hersek'e yapıldığını belirtiyor. Yine de bu işin üstesinden gelinebileceğini hatırlatıyor. Kendisi de kolları sıvıyor.

Yüze yüze ucuna gelinmiş. Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Hastanesi mevcut haliyle bile Kırım'ın ikinci önemli sağlık kuruluşu olacak. Kim Ahmet İhsan Kırımlı peki?

Özbeöz bu topraklardan. Bu defa geldiğinde Bahçesaray Efendi Köyü'ndeki evinin tapusunu da aldı. Rahmetli dedesi ailesini Türkiye'ye gönderirken Kur'an'a not düşmüş:

-Ben topraklarımda kalacağım. Bu topraklarımda çiçekler açacak. Otlar bitecek. Torunlarım bunların kokusunu duyacak ve kalkıp gelecekler.

Gerçekten de öyle olmuş. Dua kabul edilmiş. Dr. Ahmet İhsan Kırımlı Turizm ve Tanıtma Bakanlığı sırasında, Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı iken, Kızılay Genel Başkan Vekilliği yaptığında da defalarca SSCB'ye resmi gezide bulunmuş. İsteği üzerine Kırım'a gidebileceği bildirilmiş, ama bir türlü Moskova yönetimi "öteki sefere" diye bahane uydurmuş, göndermemiş ata-dede topraklarına.

Ama artık öyle değil, Tatarlar öz vatanındalar.

Kırım Devlet Sanayi ve Pedagoji Enstitüsü Rektörü Prof. Fevzi Yakupov. Üç fakültesi var üniversitenin. Türkiye'den de konuk öğretim üyeleri ders veriyor burada.

Bir başka gayret ise akademik alanda Türkoloji Bölümü açılması, Türkoloji Araştırma Merkezi kurulması. Öğretim üyelerinden A. Nezihi Turan Tatar öğrencilerin Türkçe dersinden ve Türk edebiyatından büyük keyif aldıklarını, zevkle ders dinlediklerini anlattı.

MEŞHUR YALTA

Yalta'ya gelince.. bütün SSCB'nin tatil yaptığı kent. Herşeyi ile güzel ve itinalı. Uluslararası konferansların gerçekleştiği şehir Yalta. Meşhur Yalta Konferansı'nın yapıldığı sarayı burada görebilirsiniz. Zaten onun için bile turistlerin ardı arkası kesilmiyor. Kırım'ın en modern kenti. Cannes'e taş çıkartan kıyı şehri. Sahil can damarı. Ressamlar sahil boyunca eserlerini pazarlıyor. Öyle ki turistlerin tırnaklarına resim nakşediyorlar. Sadece portrelerini, karikatürlerini değil. Suluboya, akrilik, yağlı

boya çalışmalar birbirinden güzel. Almayan bile bu

cazibe karşısında

sanatsever olabiliyor.

Sokaklarda Tarkan dinlemeniz mümkün. Maymun oynatanlar

disiplinli, seyirciler keyifli.

Tatar nüfus köylerinde Yalta'nın. Kent içinde ise Rum ve Ermeniler yaşıyor az da olsa. Rumlar Kırım'a yatırım için yarışıyor. Akmescid çıkışındaki tesislerinde petrol istasyonu, lokanta ve kilise ile Yunan mimarisi geliyor.

Yalta'da Simeys Camii kent dışında ve yol üzerinde.

Araplar burayı restore için almışlar ve eğitime başlamışlar. Sorun büyümüş işin içine propaganda başlayınca. Mücadele verilmiş. Araplar'dan geli alınmış ama şimdi içi boş. Oysa buradan daha önce Müslüman insanlar aşevi olarak, mektep olarak, yurt olarak vs. hizmet alıyorlarmış. Yeniden bir an evvel bu hizmetlerin yapılmasını istiyorlar. Peki hangi imkânla?


Devam Sayfaları
« 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 »


 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED