|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1294'de papa olan Bonifacius, Fransızları sevmeyen bir papaydı. Roma geleneklerine bağlılığı ile tanınan bir İtalyandı. 1300'de Roma'da dev bir günah çıkarma töreni düzenledi. Törene binlerce hacı katıldı. Bazı tarihçiler o günü, "Papalık hazinesine o kadar çok para akıyorduki Aziz Petrus'un mezarı üzerine bırakılan paraları toplamak için iki adam ellerindeki küreklerle durmadan çalışıyorlardı" derler. 1302'de Papa VIII. Boniface, Fransa Kralı IV. Philip ile ihtilafa düştü. Kralı aforoz etmeye hazırlanan Papa, doğduğu şehirdeki ailesine ait Anagni Sarayı'nda Guillaume de Nogaret tarafından tutuklandı. Nogaret, Fransa kralının gönderdiği bir ajandı. Özel bir bir askeri birlikle hareket eden Nogaret, elinde bir haçla yatan Papa'nın odasına girdi, hakaretlerle tehditler savurdu. Amacı, Papa'yı alarak Fransa'ya götürmek ve orada bir kilise konsülünde yargılamaktı. Şehir halkının müdahalesiyle kurtarılan Papa Boniface, Roma'ya döndü. Ne var ki Papa, bu kez de Orsini ailesi tarafından esir edilmiş. Uğradığı hakaretlere dayanamayan ihtiyar Papa 1303'de hayatını kaybetmiş. Yerine ise Fransa kralının Papa adayı V. Clementis seçilmiş. Nogaret ve adamları ise Kilise tarafından afaroz edilmekten kurtulamışlar. Nogaret, daha sonra Fransa'da en yüksek düzeyde devlet adamlığına kadar yükselmiş. Ancak Nogaret hakkındaki aforoz kararı sonraki papalar tarafından da kaldırılmamış. Nogaret aynı zamanda Fransa'daki Tapınak Şövalyeleri'ne karşı başlatılan soruşturmaların da savcısıymış. Mezardan çıkarıp yaktılar 1329-1384 yılları arasında yaşayan İngiliz ilahiyatçı John Wycliffe, Vatikan'ın çürümüşlüğünü öne sürerek karşı harekete geçmiş. Düşüncelerini yaymak için taraftarlarını her yere göndermiş. İncili İngilizce'ye tercüme ederek ruhban sınıfından olmayan insanların da İncil'i okuyup anlamalarını amaçlamış. Wycliffe'nin hareketi, Fakir Vaizler Tarikatı olarak anılmış. Kilise Wycliffe'in yazılarını yasaklayarak, taraftarlarına gözdağı vermiş. Hareketin önünü alamayan Papa, Wycliffe'in yargılanması için Roma'ya getirilmesini emretmiş. Wycliffe 1384'de Roma'ya hareket etmeden önce kalp krizi geçirerek ölünce bu yargılama gerçekleşmemiş. Vatikanın ruhani otoritesini sarsan Wycliffe'nin etkisi ölümünden sonra da sürmüş. Bu bakımdan Wycliffe, Martin Luther'in öncülü sayılır. 1425'de Constance'de toplanan Ruhani Meclis Wycliffe'nin kemiklerinin çıkarılarak kitaplarıyla birlikte yakılmasına karar verdi. Karar 1428'de Papa V. Martin'in emriyle Piskopos Fleming tarafından yerine getirildi. 1227-1241 arasında Papalık makamında oturan IX.Gregory, mezhep ayrılıkçılarını meydana çıkarmak için "mezhep ayrılıklarının kötülüklerini soruşturma" adını taşıyan ve yargı hakkına sahip özel bir komisyon kurdurmuş. Engizisyon ve jüri aynı şey! Komisyonun adı daha önce Normandiya'da kullanılmış bir yargılama usülünden gelen ve Latince adı inquisitio, yanı soruşturma. Bu söz İngiltere'deki jürinin de kaynağıymış. Papa'nın talimatıyla kurulan komisyon, herhangi bir şikayet ve suç duyurusuna bağlı kalmadan, kendiliğinden hareket etme yetkisine sahipmiş. Buna göre komisyon ayrılıkçı olduğundan kuşkulanılan kişileri yargılıyormuş. Yargıçlar işkence hakkına sahiplermiş, ayrıca kendi memurları ve kendi hapishaneleri varmış. Suçlanan kişi ya açıkça tövbe edecek pişmanlığını açıklar, ya zindanda yatmaya yahut diri diri yakılarak öldürülmek ve mallarının müsadere edilmesi cezasına çarptırılırmış. Martin Luther'i aforoz eden, 1585-1590 yılları arasında Papalık yapan V. Sixtus Venedik Engizisyonu'nun başkanlığı yapmış.
PAPA , MICHELANGELO'YU DÖVÜNCE 500 ALTIN ÖDEDİ Vatikan, Neron'un Hiristiyanları öldürdüğü Roma'nın Vatikan Tepesi'ne kurulmuş. Aynı dönemde öldürülen Aziz Pietro'nun gömüldügü yerde, şimdi San Pietro Kilisesi var. Kilise en eski en büyük ve en kutsal kiliseler arasında sayılıyor. Vatikan'ı koruyan İsviçreli muhafızların üniformaların çizimi ise bir rivayete göre Rönesans'ın ünlü sanatçılarından Michelangelo'ya aitmiş. Sanatçı, Rönesans zamanında yeniden inşa edilen kilisesin restorasyonunda da görev yapmış. Sistina Sapel'in tavan fresklerini çizerken, Papa II. Julius, işlerin ne zaman biteceğini sormuş. Michelangelo da "benim için mümkün olan en kisa zamanda!" demiş. Bunun üzerine Papa II. Julius sinirlenerek sanatçıya asasıyla vurmuş. İşi bırakan Michelangelo Roma'dan ayrılmış. Papa 500 düka altın ödeyince görevinin başına dönmüş. Rönesans dönemi Roma'sının en ünlü heykeltraş, ressam ve fresk ustası olan Michelangelo Bounarotti, 1475'de doğdu,1564'de öldü. Michelangelo, yaşamı boyunca IIV. Sixtus'dan IV.Pius'a kadar tam 13 papa görmüş. 1559 yılında Papa IV. Paul, bir ressama verdiği emirle, Michelangelo'nun şaheserlerinden sayılan Mahşer Günü panosundaki çıplakların mahrem yerlerini kapattırmış. Michelangelo, Papa II. Julius'un ölümünden sonra, hemen hemen bütün papaların hizmetinde çalıştı. Papa X. Leo için yaptığı San Lorenzo Kilisesi'nin freskleri ile VII. Clementi'nin aynı kilise için sipariş ettiği Medici Şapeli'nin freskleri, Michelangelo'nun en güzide eserleri arasında sayılıyor. Michelangelo cehennemi ve lanetlenmişleri tasvir eden bu fresklerden birinde habis ruhlu bir insanı nefret ettiği bir kardinale benzetmiş. Kardinalin yakınları durumu Papa VII. Clement'e bildirmişler. Papa, ünlü sanatçının freski değiştirmesi için birini göndermiş. Michelangelo, görevliye, "Kudretim, bir insanı doğru yola sevketmeye yeter, ama cehennemden çıkarmaya değil. Varsın olduğu yerde kalsın" demiş. AZ DAHA SÜNNET OLACAKLARDI Hz. İsa'dan sonra Hiristiyan cemaati, Yahudi-Hıristiyan cemaati ve Yahudi olmayan Hıristiyan cemaati olarak ikiye bölünmüş. Zamanla Yahudi-Hıristiyan cemaat etkisini yitirerek küçük bir grup olarak yakın tarihe kadar (ebionitler) varlığını sürdürmüş. Bu cemaat, İsa'nın kardeşi yahut teyzesinin oğlu olduğu söylenen Kudüslü Yakup'tur. Roma Kilisesi'nin kurucusu Petrus da cemaatin içindedir. Önceleri Yahudi bir haham olan Aziz Paul de faaliyetlerini Yahudi olmayan toplumlar üzerinde yürütmüş. Yahudi Hırıstiyan temayüle ters düşen Paul, Yahudi şeriatinin yeni Hıristiyan olan putperestlere uygulanamayacağı görüşüyle Kudüs cemaat reisi Yakup'a karşı çıkmış. Bu problemin çözümü için MS 52'de Kudüs'te bir konsül toplanmış. İlk konsül olarak bilinen toplantıya havariler katılmış Petrus da toplantıda önemli rol oynamış. Konsülde putlara kurban kesilen etlerin yenilmesi, kanın içilmesi, boğulmuş hayvan etinin ve zinanın haramlığı dışında kalan Yahudi şeriatının yerine getirilmesine gerek olmadığı tartışılmış. Yakup bu görüşlere karşı çıkmış. Paul ise kendi görüşünde ısrar etmiş. Sonunda Paul'un desteklediği görüşe göre Hıristiyanların sünnet edilmelerine de gerek duyulmamış. Önce Paul'a muhalefet eden Petrus da daha sonra Paul'un görüşlerine katılmış. Vatikan papasının anti papası da varmış! Fransa Kralı'nın papa seçtirdiği V Clementis hiçbir zaman Roma'ya gitmemiş. Fransa'daki Papalığa ait olan Avignon'daki saraya yerleşmiş. Clementis ve halefleri 1377'ye kadar Katolik Ruhaniler Dünyası'nı Avignon'dan idare etmişler. 1377'de XI. Gregorius, Roma'daki Vaticanus Sarayı'na dönmüş. O dönemde kardinallerin çoğu Fransızdı, Vatikan'dan çok Avignon'un geleneklerine bağlıydılar. XI Gregorius 1378'de ölünce, bir İtalyan olan VI. Urbanus papa seçildi. Muhalif kardinaller ise seçimi hükümsüz sayarak VII. Clementis'i papa seçmişler. Bu ikiliğe "Antipapa" ve "Büyük Nifak" adı verilmiş. Fransa ve İskoç Kralı, Portekiz ve bazı Cermen prensleri Avignon'daki anti-papayı desteklerken, Fransa'nın karşısındaki blokta yer alan Almanya, İngiltere, Macaristan, Lehistan ve Kuzey Avrupa devletleri de Vatikan'a sahip çıkmış. Her iki papa da birbirlerini ve taraftarlarını aforoz etmişler. Bu durum 1378'den 1417'ye kadar devam etmiş. İtalyanlar papanın Avignon'da oturmasına "Babil esareti" adını vermişler. Avignon'daki Papalık Sarayı'nda V. Clement, XXII. Jean, XII.Benoit, VI. Clement, VI. Innocent, V. Urban, XI.Gregorius oturdu. Gregorius'un Vatikan'a dönüşü ve ölümünden sonra antipapalar VII.Clement ve XIII.Benoit 1423'e kadar Avignon Sarayı'nda oturmuşlar. Avignon'da papaların ikamet ettiği saray şimdi "Palais des Papes" adıyla turistik otel olarak hizmet veriyormuş.
1. BÖLÜM : Roma ve Bizans'ın arasına 'mayalı ekmek' girmiş
|
|
![]()
|
|
|
|
|