AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

D İ Z İ
Bu papa yabancı papa

II. Jean Paul, İtalyan olmayan ve Vatikan tarihinde silahlı suikaste uğrayan ilk papa. Adı açıklandığında İtalyan halkı II.Jean Paul'u tanımadığı için şaşkına uğramış ve St. Peters Meydanı'nda 'Bu Papa yabancı' homurtuları yükselmiş.

Jean Paul'un ölümünün ardından seçilen Polonyalı Kardinal Karol Wajtyla da aynı geleneği sürdürerek II. Jean Paul unvanını aldı. İkinci Jean Paul'un özelliği ise 1522'den 1978'e kadar ilk kez hem İtalyan olmayan bir papa olması hem de Doğu Avrupa'dan çıkan ilk papa olmasıydı. Seçildiği gün Sen Pietro Kilisesi'nin balkonundan halka hitap eden en yaşlı kardinal, 1513'den beri devam eden geleneğe uygun "Sizlere sevinçle müjdeliyorum. Papamız var. II. Jean Paul unvanıyla Kardinal Karol Wojtyla papa oldu" demesiyle birlikte dışarda merakla bekleyen kalabalık hiç tanımadıkları bir ismin papa ilan edilmesine çok şaşırmış. Yeni papa İtalya'da tanınmadığı için halkın arasından "Bu kim?" "Bu Polonyalı", "Yabancı bir papa" homurtuları yükselmiş.

Suikastin arkasındaki isim hâlâ sır

Papalık tarihinde silahlı suikaste uğrayarak öldürülmek istenen tek papa ise yine II. Jean Paul. Papa, 1981'de Vatikan'daki St. Peters Meydanı'nda mutat olarak halka konuşma yaparken Mehmet Ali Ağca tarafından silahlı saldırıya uğradı. Papa ağır yaralandı. Suikastin arkasında kimlerin olduğu hâlâ sır. CIA'ya ve İtalyan Gizli Servisi'ne göre suikastın ardında Bulgar Gizli Servisi'ni taşeron olarak kullanan Moskova vardı ve suikast Polonya'daki Dayanışma Hareketi'ni durdurmaya yönelikti. Kimine göre ise Vatikan ve Roma'daki çıkar çatışmalarının sonucuydu. MOSSAD ise doğal olarak İran'ı adres gösterdi. Gerekçe ise Hıristiyan ve İslam Dünyası'nı karşı karşıya getirmekmiş. Bir başka iddia ise Abdullah Çatlı'yla ilgiliydi. Çatlı, İsviçre'de hapiste iken bir arkadaşına "ses getirecek" türden bir eylem planladıklarını, SSCB lideri Brejnev'i öldürmeyi düşündüklerini, ancak daha sonra "kolay hedef" olduğu gerekçesiyle papada karar kıldıklarını söylemiş.

2. Mahmut'a Vatikan baskısı

Vatikan'ın Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki Ortadoğu'daki misyonerlik faaliyetleri 1600'lü yıllara dayanıyor. Ondan önce 1583'de Papa XIII.Gregory, İstanbul'daki Katoliklerin isteği üzerine Cizvit misyonerler göndermiş. Cizvit rahipler İstanbul'a gelerek St. Benoit Lisesi'nin de temelini atmışlar. Vatikan'ın himayesindeki Katolik tarikatları Arnavutluk'ta, İstanbul'da, Libya'da ve Ortadoğu'da pekçok yerde okul, hastane, yetimhane açarak misyonerlik faaliyetlerini sürdürmüşler. Çoğu Ortodoks olan Ermenilerin bir kısmı 1700'ün başlarında Roma Katolik Kilisesi'ne bağlanmış. Osmanlı'da yaşayan küçük bir grup Rum ve Levanten de Vatikan'a bağlıydı. Eski adı Sis olan Kozan'daki Ermeni Piskoposluğu 1740'dan itibaren Katolik piskoposların idaresine geçti. Osmanlı Devleti bu kiliseyi resmen tanımadı. Vatikan 1828'de İstanbul'daki Fransız sefiri aracılığıyla Sultan II. Mahmut'tan müstakil bir Ermeni Katolik Patrikhanesi'nin kurulması talebinde bulundu. Vatikan'ın talebi uygun bulunmadı. Bu kez Vatikan, Rusya'dan yardım istedi. Papa VIII. Pius Prusya'yı bile devreye soktu. 1830'da Sultan II. Mahmut, Katolik Ermenilere de diğer dini azınlıklara tanınan hak ve imtiyazları tanıdı. Vatikan'ın Osmanlı ile ilişkisi bu şekilde başladı. Vatikan'ın Türkiye ile ilişkisi 1800'lerden 1960'a kadar gayrı resmi olarak önce Patriklik sonra Başpiskoposluk üzerinden sürdü. Notre Dame De Sıon Fransız Kız Lisesi'nin temeli de Papa'nın temsilcisi Monsenyör Hillereau tarafından atılmış.

Misyonerlere himaye

Dr. Şamil Mutlu'nun Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'ne dayanarak hazırladığı ve geçtiğimiz günlerde "Osmanlı Devletinde Misyoner Okulları" başlığıyla Gökkubbe Yayınları tarafından neşredilen çalışmada, Papalığın başta Cizvitler olmak üzere pekçok misyoner tarikatını himaye ettiğini belgelemiş. 1913'te Fransa ile imzalanan, Katoliklere ait okullar, yetimhaneler, manastırlar ve hastaneleri güvence altına alan anlaşma, İttihat ve Terakki Hükümeti'nin 1914'de kapitülasyonları kaldırmasıyla birlikte hükümsüz kalmış. Birinci Dünya Savaşı'nda Fransa, İngiltere'yle ittifak edince, Osmanlı Hükümeti, bu binaların çoğunu kapatıp, el koymuş, yöneticilerini yurt dışı etmiş. Mutlu'nun verdiği bilgilere göre savaş sırasında Vatikan, Katolik mirası üzerinde hak iddia etmiş. 21 Mart 1916'da Osmanlı devletinde bulunan Katolik Fransız tebasının işleri Fransa tarafından Papa vekiline havale edilmiş. Osmanlı Hükümeti, Papa Vekili'nin resmi sıfatının bulunmamasından dolayı Hariciye Nezareti'ne gayr-i resmi olarak (damgasız kağıtla) yürütmesi talimatı vermiş. Beyrut'taki Fransız Tıp Fakültesi'ni içindeki kilisedeki altın eşya da papa vekili tarafından istenmiş. Osmanlı, papa vekilinin resmi bir sıfatı olmadığı gerekçesiyle bu talebi de reddetmiş.

CEM SULTAN PAPA'YI UTANDIRMIŞ

Kardeşi II. Bayezid ile taht kavgasına giren Şehzade Cem yenilgiye uğradıktan sonra önce Mısır'a, ardından Rodos'a kaçmış. Rodos Şövalyeleri tarafından rehin tutulan Şehzade Cem, daha sonra Fransa'ya gönderilmiş. Osmanlı Devleti'ne karşı koz olarak elde tutulan Şehzade Cem, bir süre Roma'da yaşamış. Dönemin Papası VIII Innocent, Cem Sultan'ı bahane ederek yeni bir Haçlı seferi düşünmüş. Ama Cem'i kandıramamış. Papa, İtalyanca bilmediğini düşünerek, "Öyleyse burada it gibi sürün" deyince, Şehzade Cem, "Sizin elinize düşen itten beter olmaz da ne olur" diyerek Papa'yı utandırmış. Papa Cem'den Hıristiyan olmasını da istemiş. Şehzade Cem papaya, "Değil Osmanlı saltanatı, hatta bütün dünyanın padişahlığını verseniz dinimi değiştirmem" demiş. Papalık, Cem'i elinde tuttuğu sürece Osmanlı'dan yüklü miktarlarda para almış. 13 yıl esir hayatı yaşayan Cem'i Papa VI. Alexander Borgia'nın elinden Fransız Kralı VIII. Charles kurtarmış. Kral, Roma'ya girince Cem'in serbest bırakılmasını istemiş. Cem, Fransa'ya gitmek için yola çıkmış, ancak Napoli'de aniden vefat etmiş. Rivayetlere göre Cem, Papa Borgia tarafından etkisi yavaş yavaş ortaya çıkan bir ilaçla zehirlenmiş.

1. BÖLÜM : Roma ve Bizans'ın arasına 'mayalı ekmek' girmiş
2. BÖLÜM : Papayı yatağında bastılar
3. BÖLÜM : 'Siyah papa' mı geliyor
4. BÖLÜM : Papanın seçildiği önce dumanla ilan ediliyor!
6. BÖLÜM : Papa Bayar'ın idamını engellemeye çalışmış

YARIN: MENDERES VATİKAN'A NASIL GİRDİ?



13 Nisan 2005
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu
Online İlan


Abdullah Muradoğlu


ALPORT Trabzon Liman İşletmeciliği

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Sağlık | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED