GündemGerçek ebruyu ressamlarçizemez

Gerçek ebruyu ressamlar çizemez

Ebru sanatçısı Alparslan Babaoğlu’nun “Türk Ebrûsu” adlı çalışması ebru sanatını tarihi gelişimi içinde ele alıyor. Geleneksel sanatlardaki usta-çırak ilişkisinin önemine değinen Babaoğlu, “Bizim sanat tarihçilerinin oturup kendi tanımlarını yapmalı. Batı sanatının tanımlarıyla kendi sanatımızda yol alamayız” diyor.

İlker Nuri ÖztürkYeni Şafak
Ebru sanatçısı Alparslan Babaoğlu
Ebru sanatçısı Alparslan Babaoğlu

Ebru sanatçısı Alparslan Babaoğlu, 34 yıllık ebru serüveni boyunca yurt içi ve yurt dışında onlarca sergi açtı. 2013 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü’nün sahibi olmuştu. Babaoğlu, Klasik Türk Sanatları Vakfı yayını olarak yeni kitabı “Türk Ebrûsu” ile toparlayıcı bir çalışmaya imza attı. Kitapta ebru sanatının tarihi ve Türkler’in elindeki gelişimine yer veriliyor. Herkes gerçek ebruya dokunabilsin diye kitapların içinde bir parça battal ebru da bulunuyor. “Gerçek ebru, bir ressamın tuvalinde yapmaya cesaret edemeyeceği sanat dalıdır” diyen Babaoğlu ile ebru serüvenini, günümüzde sanata nasıl bakıldığını ve geleneklerimizi konuştuk.

Ebru sanatıyla yolunuz nasıl kesişti?

Ebruyu ilk defa 1983 yılında bir arkadaşımın evinde gördüm. Ben meslek olarak elektronik mühendisiyim, liseyi Erzurum’da, üniversiteyi yurt dışında okuduğum için kendi kültürümüze biraz uzaktım. Evsahibesinin gösterdiği bir ebrudan gözlerimi alamayınca “Bunu yapan Üsküdarlı yaşlı bir bey var adı Mustafa Düzgünman. Eğer vefat ederse bu sanat kaybolacak” dediler. Ben de ebru kaybolmasın, yaşasın istedim. Uğur Derman hocanın kitabını verdiler ve oradan inceleyerek başladım. Yani başlama nedenim ‘Boyaların suyun üzerindeki raksına ya da bir kitabın kabında gördüğüm bir ebruya meftun oldum’ gibi bir sebep değil. 30 küsür senedir de Mustafa Düzgünman Hoca’nın çizgisinde ebru yapmaya devam ediyorum.

ARABAMIN BAGAJINDA KESER VE KÜREK OLURDU

O dönemde malzeme temini nasıl oluyordu?

O zamanlar boya problemi vardı. Güneşten etkilenmeyen, suda erimeyen, asit gibi yabancı kimyasallar bulunmayan toprak boyalar bulmanız gerekiyor. Boyalar ince değildi ve ezmeniz gerekiyordu. Bugünkü gibi çeşit de yoktu.

Kendiniz boya yapar mıydınız peki?

Tabii, topraktan boya yapıyorduk. Mesela Çamlıca toprağından. Arabamın bagajında hep keser, kürek olurdu. Tatile gittiğimde, yoldan geçerken falan renkli toprak gördüğümde hemen eşelenirdim bundan boya olur diye. O zaman deniz kadayıfı yoktu, kitre kullanıyorduk. Eğer deniz kadayıfı bize gelmeseydi şu an 10 kişiden fazla ebru yapan bulamazdınız. Çünkü kitrenin tavrı deniz kadayıfına nazaran çok farklıdır ve çalışması çok zordur. Çoğu insan kitreyle çalışmanın zorluğu yüzünden yapamayınca sıkılıp bırakır.

Tarihi hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Sanat tarihçileri bu teknikle yaklaşık bin senedir kağıt bezendiğini söylüyor. Başlangıçta doğrudan suyun üzerinde yapılmış. Suyun kıvamını artırmayı 15. yy’da bulmuşlar. Elimizdeki üzerine tarih atılmış en eski ebru 1496 yılına ait. New York’ta bulunuyor. İran’dan Hindistan’daki Deccan bölgesine gönderilmiş. İlk zamanlar suyun kıvamını arttırmak için çemenin hammaddesi olan boy tohumu kullanılıyormuş. Kitreyi daha sonra bulmuşlar. Boyalar suda açsın diye de sabun ağacı özü kullanmışlar. Bugün bunların yerine sığır ödü ve kitre ya da deniz kadayıfı kullanıyoruz.

Ebru hangi amaçla kullanılmış? Yabancı ülkelerin ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizde ebru önce üzerine yazmak, daha sonra ciltte kullanmak ve sonra da levha pervazlarını tezyin etmek için kullanılmış. Dünyanın her yerinde de ciltte cilt bezi yerine ya da kabın içinde yan kağıdı olarak kullanılmış. Yurt dışındaki birçok kütüphanede görebiliyoruz. Ben Sharjah, Varşova, Washington, Berlin’de atölye çalışmaları yaptım ve sergiler açtım. Zaman içinde ebru teknik olarak çok gelişti. Renk zenginliği arttı, çözünürlüğü yüksek artık. İnsanlar buna şaşırıyor.

GERÇEK EBRUYU RESSAM ÇİZEMEZ

Garip Ay adlı sanatçı, ebruyla meşhur portre ve resimler yaptı.

O yapılanlar ebru olarak isimlendirilemez. Ebru, bir kağıt bezeme tekniğinin adıdır ve bulut gibi, kaş gibi demektir. Onlar ebru tekniği kullanılarak yapılmış resimdir. Bir ressam suyun üzerinde yapılmış bir çiçek tasvirini ya da bir sureti kağıt ya da tuval üzerine son derece gerçekçi resmedebilir. Rastgeleliği nedeniyle bir ressamın battal ebruyu bu şekilde resmetmesi imkansızdır. O nedenle ancak bir ressamın tuvalinde yapmaya cesaret dahi edemeyeceği çalışmalar ebru olarak isimlendirilmelidir.

Ancak ebruya ilgiyi arttırdığını söyleyebiliriz sanırım...

Birçok insan ilgi gösterdi diye o çalışmaya bu doğrudur, güzeldir diyemeyiz. Kâni Karaca ya da Bekir Kıtkı Sezgin’in albümleri 5 bin satarken Ebru Gündeş, Murat Boz, Hadise milyon satıyor. Bu, adı geçenlerin Bekir Sıtkı Sezgin’den daha iyi müzik yaptığını göstermez. Bu, o müziği dinleyen insanların estetik algı eşikleri hakkında fikir verir ancak. Geçenlerde bir televizyon programında tesadüfen denk geldim o ressam Milano’da 60 metrekare havuzda ebru yaparak ebruyu tanıtacakmış. Ebru bu kadar ayağa düşürülemezdi herhalde. İnsanlar kendilerini eğlendirmek için bir işle ilgilenebilirler. Ben de kendimi eğlendirmek için için bağlama çalıyorum. Ama konser vermiyorum. Sanatın onlarca tanımı yapılmış üzerinde hala uzlaşılamamış. ‘Tekrarla sanat olmaz’ veya ‘Sanat özgürlükten beslenir’ gibi batı söylemleriyle bizim sanatlarımız yargılanıyor. Eserlerimize hangi gözle bakacağımızı Batı’dan öğreniyoruz.

Bizde devamlılık esas tabii...

Evet bizde usta çırak ilişkisi vardır. Ustanızı taklit ederek öğrenirsiniz. Hiçbir talebe de edepten dolayı ustasının yaptığından başka bir şey yapmaz. Ta ki ustasını aşana kadar. Bu değişiklikler kendiliğinden gelir. Kendi kendinize aklınıza estiği gibi ebruda değişiklik yaparsanız bu sanat olmaz. Şimdi ebruda sayılamayacak kadar çok ekol var. Herkes ekol sahibi... Bizim sanat tarihçilerimizin bizim sanatlarımıza ait tanımları yapmaları gerekiyor. Batı sanatının tanımlarıyla kendi sanatımızda yol alamayız ancak dejenere ederiz.

Sizin İstanbul silüetli ebrularınız var. bu bir yenilik değil mi acaba?

İBB Kültür A.Ş. bana ebruyla İstanbul’u anlatmamı istedi. Bir yandan “ebruyla İstanbul anlatılmaz ben size lale, karanfil yapayım” desem de içten içe “doğru ebruyu insanlara göstermek için bu fırsatı değerlendirmem lazım” diye düşünüyordum ve ebru ile İstanbul silüetleri yaptım. Ancak asıl amacım silüetin arkasındaki ebruyu insanlara göstermekti. Benim için ebru amaç, silüetler araçtı. Günümüzde tam tersi olmaya başladı, bu da rahatsız edici.

  • Gelenekle kimliğimizi koruruz
  • Geleneklerin önemi için ne söylemek istersiniz?
  • Gelenekler bireylerde bir topluma ait olduklarını hissettiren sosyolojik olgulardır ve kendinizi hangi topluma ait hissediyorsanız o toplumun geleneklerini yaşarsınız. Yılbaşında Noel ağacı hazırlayıp dallarına hediyeler asan ve Noel hindisi pişirip yiyen birisinin kendisini bu topluma ait hissetmediği aşikardır. Bizde ne vardır? Mahallenin zengini bayramlarda bakkala girer borç defterinin başından, ortasından ve sonundan birer sayfa yırtar ve o kişilerin borçlarını öderdi. Ne borç sahibi ne de borcu ödenen birbirini tanırdı. Ya da diş kirası geleneği vardı. Eve yemeğe gelen misafire, ‘Yemeğimizi yediniz, dişleriniz eskidi’ diye hediye verilirdi. Bugün de gelin kıza, askere giden delikanlıya ya da kurbanlık koça kına yakarlar. Bu gibi özellikler, bizi başkalarından ayırır. Gelenekleri toptan reddedersek kimliğimizi kaybederiz.

Teknoloji ebruya katkı sağlar

Ebru sanatı teknolojiyle birlikte değişime uğrar mı?

Ebrunun iki temel unsuru var. Üzerinde ebru yaptığınız sıvı ve boyalar. Kimileri duvar kağıdı yapıştırıcısı kullanıyorlar, eskiden kitre kullanıyorduk artık deniz kadayıfı kullanmaya başladık. Necmettin Oktay ayva çekirdeği, boy tohumu, kitre, salebi denemiş ve en çok salepten memnun kalmasına rağmen ucuz olduğu için kitreyi tercih etmiş. Petrol mühendisi bir arkadaşım sondaj yapan matkap rahat ilerlesin diye döktükleri bir madde getirdi. Bir bardaktaki bir miktar suya ilave ettim ve hemen suya kıvam kazandırdı.

Teknoloji bunun gibi katkılarda bulunabilir. Boyanın da kalitesi ve çeşidi artıyor. 50 sene evvel madenden çıkan boyayı ezip çuvalla satıyorlardı. Ebru yapanlar da alıp eziyordu. Şimdilerde mikron mertebesinde çaplarda büyüklüğüne göre eleyip öyle satıyorlar. Teknoloji bize bu iki sahada önemli katkılarda bulunabilir.

ÖNERİLEN VİDEOLAR
Down sendromlu taraftara sürpriz doğum günü
Lüleburgazspor'un iç sahadaki maçlarını tribünden takip eden ve takımının formasını hiç çıkarmayan down sendromlu Tarık Göntürk için Lüleburgaz taraftarları sürpriz doğum günü kutlaması yaptı.
İsrail bu çocuklardan korkuyor
Kudüs'ün sokaklarında üç Filistinli çocuğun hep bir ağızdan 'Allahu ekber' diye haykırdığı görüntüler sosyal medyada, 'Bu inanca kim engel olabilir ki?' notuyla paylaşıldı.
İsrail zulmünün boyutu: Ambulanstaki yaralıları tutukladılar!
Filistin'in El Halil şehrinde İsrail askerleri, yaraladıkları iki Filistinli genç kızı ambulansta tutuklayarak gözaltına aldı.
Yahudilerin Filistin nefretini böyle görüntüledi
İnsan hakları aktivisti Robert Martin, Kudüs'teki Yahudilerle sordu: "Filistinliler hakkında ne düşünüyorsun?" İşte o nefret dolu cevaplar…
Otobüste çalışan belediye başkanı öğrencileri şaşırttı
Şanlıurfa Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'yi otobüste gören öğrenciler şaşkınlıklarını gizleyemedi. Çiftçi öncülüğünde başlatılan uygulama kapsamında, Belediye başkanı ve yöneticiler halk otobüsüne binip halkın sorunlarını yakından dinleyecek.
Eski Kudüs Müftüsü Sabri Erdoğan’a teşekkür etti
Eski Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kudüs zirvesini gerçekleştirdiği için teşekkür etti.
Yahudiler Mescid-i Aksa'ya girdi
Bugün Hanuka bayramının ikinci gününü kutlayan onlarca Yahudi yerleşimci, İsrail polisinin yardımıyla Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.
Ürdünlü pilotun ‘Kudüs’ anonsu ABD’yi panikletti!
Ürdün'den New York'a giden yolcu uçağının pilotu, Kudüs üzerinden geçerken, Şu anda Filistin topraklarının başkenti Kudüs üzerindeyiz” sözleri sebebiyle ABD John Keneddy Havalimanı'nda gözaltına alındı. Yousuf Da'aja adındaki Ürdünlü pilotun sefer sırasındaki anonsu sosyal medyada yayınlanmıştı.
Seyyar hikayeler: Simitçi
Seyyar Hikayeler'de bu hafta, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi, ara öğünlerin kurtarıcısı simidin fırından tezgaha olan yolculuğu ele alınıyor.
Kudüs zirvesi sonrası Erdoğan'dan tarihi konuşma
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kudüs Zirvesi'nin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında İslam dünyasına seslendi. Erdoğan, "Müslümanlar çaresiz değildir. İman varsa imkan da vardır. Rabbimizin inayetiyle bu mücadelemizi başarıya ulaştıracağız" dedi.
Jandarma'nın yüz tanıyan yeni gözlüğü 'takbul'
Türkiye'de bir firma tarafından güvenlik hizmetleri için üretilen ve "takbul" adı verilen gözlük, yüz tanıma teknolojisi ve daha bir çok özelliği ile şüphelileri tanımada yüksek oranda kolaylık sağlıyor.
Erdoğan'ı Patani'de canlı takip eden yaşlı adam
Tayland'ın güneydindeki Patani'de bir minibüste yolculuk yapan yaşlı adamın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı cep telefonundan izlediği anlar sosyal medyada büyük ilgi gördü. Tayland hükümetinin Müslümanlara yaptığı zulümle sık sık gündem olan Patani'deki yaşlı amcanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kudüs için İstanbul'da acil toplanan İslam Konferansı Örgütü'ndeki konuşmasını izlediği anları kaydedip twitter hesabından paylaşan Fatih Öke şu yorumu yaptı: "Önümdeki amca Reis'i canlı takip ediyor. Dünya ile nasıl bütünleştiğimizin en canlı kanıtı."
Erdoğan'dan net mesaj: Kudüs Filistin'in başkentidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuştu. Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a tepki gösterdiği konuşmasında, "Kudüs'ü Filistin devletinin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet ediyorum" dedi.
Filistin bayrağını indirmek isteyen işgalci Yahudinin küstahlığı
Filistin'in El Halil şehrinde bir Yahudi yerleşimcinin küstahca Filistin bayrağını indirmeye çalışması kameraya böyle kaydedilmişti.
Bunu Gördünüz Mü? 500 metrelik görsel şov
Arjantin tribünlerinin harika şovundan, Fransız oyuncu Adil Rami'nin basın toplantısında söylediği Johnny Hallyday şarkısına kadar haftanın öne çıkan tüm detayları Tuğçe'nin sunumuyla bu videoda...


Çeçen direnişinin 23’üncü yılı
Tam 23 yıl önce Çeçenistan'ın bağımsızlık ilanını içine sindiremeyen Ruslar önce havadan bombaladıkları Çeçenistan'a karadan da girmeye başladı. Çeçenistan-Rusya savaşının yıl dönümünde şehit komutanları rahmetle anıyoruz.
6 yaşındaki Ryan, YouTube'dan yılda 11 milyon dolar kazanıyor
Oyuncak merakıyla bilinen Ryan ToysReview isimli çocuk, 4 yaşında çekmeye başladığı oyuncak yorumlarını Youtube üzerinde yayınlamaya başlayınca ünlü oldu. 10 milyon aboneye ulaşan Ryan, geçen yıl 11 milyon dolar gelir elde etti.
‘Kudüs için ne yapmalıyız?’ı iki dakikada anlattı
Gazeteci Abdurrahman Uzun, 'Kudüs için ne yapmalıyız?'ı 'marangozun minber hikayesi' üzerinden 2 dakikada anlattı.
Filistinli o çocuğun amcası Yeni Şafak’a konuştu
22 İsrail askerinin korkuyla gözaltına aldığı Fevzi El Junidi, intifadanın sembolü oldu. Yeni Şafak'a konuşan amca Reşad El Junidi, “Biz Filistin'in çocuklarıyız. Çocuklarımızın kalbine ve aklına Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğunu kazıdık. Asla silemezler” dedi.
İstanbul'un eşsiz özelliği tarihi projede!
Kıtaların buluştuğu yerdeki İstanbul, Yeni Türkiye'ye yakışan bir mega projeye daha kavuşuyor. İki ayrı ihtiyacı tek çözümde karşılayan “3 Katlı Büyük İstanbul Tüneli”.