https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480&iu=/1347001/Yenisafak-Video-Preroll&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp] https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480|640x350&iu=/1347001/Yenisafak-VideoPOSTROLL&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp]
Gündem Kar serçeleri iş başında

Kar serçeleri iş başında

Savaş ve yoksulluk gibi sebeplerle farklı ülkelerden Türkiye'ye göç eden kadınlar, "Kar Serçesi" projesiyle el işi ürünler üretip aynı zamanda bunların satışını gerçekleştiriyor. Kendi işlerini kurarak çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak isteyen bu kadınlar, yarım kalmış hayallerini Türkiye'de tamamlıyor.

Aylin İzmir Yeni Şafak
Hayalleri İstanbul’da gerçek oldu
Hayalleri İstanbul’da gerçek oldu

Mazlum coğrafyalarda yaşanan dramlara kayıtsız kalamayan Türkiye, göçmenlerin sığındığı bir liman olmaya devam ediyor. Bitmek bilmeyen savaşlar ve yoksulluk gibi sebeplerle öz vatanlarından göç eden aileler, kendilerine iyi bir hayat kurmaya çalışıyor. Göçmenlerin yoğunlukta yaşadığı Zeytinburnu'nda ise bu görevi göçmen kadınlar üstleniyor. Aile ekonomisine katkıda bulunup çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak isteyen bu kadınlar, ürettikleri el işi ürünlerinin satışını alışveriş merkezinde açtıkları standda gerçekleştiriyor. Diğer kuşlara nazaran bulunduğu yeri kolay kolay terk etmeyen "Kar Serçesi"nden ilham alınarak oluşturulan bu markayla kadınlar, keçeden tablet kılıfı, laptop çantası, el işlemesi bebek yastığı, buzdolabı süsleri, kanaviçeden çanta, anahtarlık, tablo, tespih, kolye, bileklik, kokulu taştan magnet, sabun taşı, kadife çantalar, kırlent havlu, el örgüleri ve birçok hediyelik eşya yapıyor. Zeytinburnu Belediyesi, Aile Kadın Destekleme ve Engeliler Merkezi'nde (AKDEM) faaliyet gösteren kadınlarla bir araya geldik. Afganistan, Suriye, Özbekistan, Rusya, Kazakistan ve Türkmenistan gibi ülkelerden gelen kadınlar, yarım kalan hayallerini Türkiye'de gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor.

REKLAM

ÜRÜNLERİMİZE İLGİ HAYLİ YOĞUN

10 ay önce Afganistan'dan Türkiye'ye gelen 35 yaşındaki Fawziye Osman, 5 çocuk annesi. Çocuklarının iyi bir eğitim alması için Türkiye'ye gelen Osman, burada yaptıkları işlerle motive olduklarını söylüyor. El işlerini sattıkları standa gelen vatandaşlardan çok güzel tepkiler aldıklarını ifade eden Osman, "Ürünlerimize ilgi hayli yoğun oluyor. En çok hangi ürünümüz talep görüyorsa onu daha fazla üretiyoruz. Burada herkes çalıştığının karşılığını alıyor. Bize bu fırsatı sunanlara çok teşekkür ediyorum. Çünkü kadınların para kazanması oldukça önemli. Buraya gelerek çocuklarıma iyi bir örnek olduğumu düşünüyorum. Eşim de beni bu konuda destekliyor. Artık hayata daha pozitif bakıyorum. Kendimi daha çok geliştirdiğim takdirde geleceğimizin parlak olacağına dair inancım tam" diyor. Ükesi Afganistan'da İngilizce öğretmenliği yapan ve bir yıl önce Türkiye'ye gelen 24 yaşındaki Humarira Barlas ise 6 aydır çalışmalara katılıyor. Kadın olduğu için ülkesi Afganistan'da çalışmasına izin verilmediğini belirten Barlas, "Afganistan'da kadınlara hakları verilmiyor. Şimdi bu hayalimi Türkiye'de gerçekleştirmek isityorum. Öğretmenlik yapamasam da burada öğrendiklerimle bir meslek edinme fırsatım olduğu için şanslıyım" diyor.

REKLAM

HAYATA FARKLI PENCEREDEN BAKIYORUM

38 yaşında olan Suriyeli Şimal Muhammed, 4 yıldır ailesiyle birlikte İstanbul'da yaşıyor. Çok zor şartlar altında Türkiye'ye sığındığını ifade eden Muhammed, "İlk önce Urfa'da yaşıyorduk. Sonra İstanbul'a gelmeye karar verdik. Bir yıldır atölyeye gelerek buradaki çalışmalara katılıyorum. Türkçe öğrenmek için ilk etapta kursa gittim. Sonra da birtakım el işi ürünleri öğrenip bir meslek edinmeye karar verdim. Burada çeşit çeşit hediyelik eşya yapıyoruz. Psikolojik olarak da kendimi çok rahatlamış hissediyorum. Amacım kendi işimi kurup eşime destek olmak" şeklinde konuşuyor. 18 yaşındaki Ayşe Atik ise Özbekistan'daki savaştan kaçarak Türkiye'ye gelmiş. Ülkesinde çok kötü günler geçirdiğini belirten Atik, "Orada okula gidiyordum. Sonra okullarımız kapandı. Kızların okula gitmesi yasaklandı. Türkiye'ye okumak ve kendi ayaklarımın üzerinde durmak için geldim. Burada diğer kadınların ülkelerinde yaşadığı zorluklara şahit oldum. Burası hayata farklı bir pencereden bakmamı sağladı" diye konuşuyor.

REKLAM

ÇOCUKLARIMIN GELECEĞİ İÇİN ÇALIŞIYORUM

4 yıldır Türkiye'de yaşayan 25 yaşındaki Aya Ahmad ise iki aydır çalışmalara katılıyor. Suriye'de lise eğitimi gören Ahmad'in amacı, yarım kalan eğitimini tamamlayıp meslek sahibi olmak. Boş zamanlarında İstanbul'un farklı semtlerini dolaştığını söyleyen Ahmad, "Burada resim alanında kendimi geliştiriyorum. Gittiğim yerleri çiziyorum. Yaptığım el işlerine İstanbul figürlerini işliyorum. Diğer arkadaşlarım gibi benim de hedefim kendime ait bir yer açmak" diyor. 4 çocuk annesi Suriyeli Ayşe Albukari de 31 yaşında. 5 yıldır Türkiye'de yaşayan Albukari, "Bu proje sayesine evimden dışarı çıktım. Eşim tekstilde çalışıyor. Çocuklarımıza bakabilmem için ona destek olmam gerekiyor. Burada öğrendiğim şeyleri çocuklarıma da öğretiyorum. Her şey onların geleceği için" şeklinde konuşuyor.

REKLAM

Göçmenlere ilham oluyoruz

3 yıldır Türkiye'de yaşayan Şehnaz Türkmen, 5 çocuk annesi. Eşi Kapalıçarşı'da takı işiyle uğraşan Türkmen, 9 aydır atölyede çalışmalar yapıyor. Türkiye'yi ve Türk insanlarını çok sevdiğini ifade eden Türkmen, "İnsanlar standımıza gelerek bizi motive ediyor. Bu durum bizi çok mutlu ediyor. Ayrıca yaptığımız çalışmalarla başka göçmen kadınlara da ilham oluyoruz. Ben elimden geldiğince çevremdeki kadınları bu konuda teşvik ediyorum. Gerekli sermayeyi elde ettiğimde diğer göçmen arkadaşlarımla birlikte iş kurmayı düşünüyorum. İnanıp çaba harcayınca her kapının açılabileceğini düşünüyorum" diyor.

REKLAM

Güçlü kadınlarla tanıştık

 Aile Kadın Destekleme ve Engeliler Merkezi (AKDEM) Genel Koordinatörü Bihter Erdendoğdu, özellikle 2011 yılındaki Suriye kriziyle birlikte göçmenlere yönelik gerçekleştirdikleri çalışmaları arttırdıklarını söyleyerek "Burada ilk olarak uyum okulu açtık. Sadece kadınlara değil çocuklara da farklı eğitimler verdik. Çünkü her ne kadar dini birlikteliğimiz olsa da kültürel anlamda farklılıklarımız mevcuttu. Kadınlarımıza okuma-yazma ve pek çok konuda eğitimler verdikten sonra onlara meslek edindirme fırsatı sunmak istedik. Şimdi 20 kişilik gruplar halinde kadınlarımızla atölye çalışmaları yapıyoruz. Ürettiğimiz ürünlerin satışını ilk olarak geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleştirdik. Çok farklı hikayesi olan ve herşeye rağmen hayata tutunmak isteyen güçlü kadınlarla tanıştık" ifadelerini kullanıyor.

REKLAM