ANKARA

Türkiye yüzünü Asya’ya da dönmeli

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Abdulkadir Emin Önen, “Avrupa Birliği’ne harcadığımız enerjinin yarısını Asya’ya harcamış olsaydık çok daha iyi noktalara gelirdik" dedi. Başdanışman Önen, "Yönümüzü, Batı'ya olduğu kadar Asya’ya da dönmeliyiz. AB’ye kapanıp kalmak doğru değildir" ifadelerini kullandı.

Yasemin Asan Yeni Şafak
Türkiye'nin AB kapısında bekletilmesinin psikolojik bir durum olduğunu ifade eden Önen, “Eğer Türkiye, AB'ye girerse sınırları Yunanistan, Bulgaristan değil Suriye, Irak olacak. Gözlerini kapattıkları, sorumluluğunu almadıkları bir coğrafyaya komşu olacaklar. Aslında onun tedirginliğini yaşıyorlar” dedi. Şangay'ın, AB'nin alternatifi olmadığının altını çizen Önen, “İstikametimizin AB olmasında itirazımız yok ama AB'ye harcadığımız enerjinin yarısını Asya'ya harcamış olsaydık çok daha iyi noktalara gelirdik. Uzakdoğu kavramının kullanılmasını doğru bulmuyorum. Uzakbatı tabirini duyduk mu? Türkiye 360 derece düşünmek zorunda. Yönümüzü, Batı'ya olduğu kadar Asya'ya da dönmeliyiz. Kısacası ülkemizin çıkarları için AB'ye kapanıp kalmak doğru değildir” şeklinde konuştu.

İRTİBATIMIZI KOPARMAK İÇİN

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Abdulkadir Emin Önen Türkiye'nin AB süreci, Suriye'deki gelişmeler, Şangay 5'lisi, terörle mücadele konularında Yeni Şafak'a özel açıklamalarda bulundu. Önen, “İstanbul'dan uçakla 10 saatte New York'a da, Pekin'e de ulaşabilirsiniz. Uluslararası siyasette kavramları koyanlar, söylemleri geliştirenler o alanı domine etmiş oluyorlar. Bu isimlendirmeler zihinlerimize Asya “ulaşılamaz, gidilemez” sınırını çizerek, irtibatımızı koparmak için yapılan bir oyundur. Kendi Ulusal söylemlerimizi geliştirip, ülkemiz için kim uzak kim yakın biz karar vermeliyiz. Şimdiye kadar ilişkilerimiz kopmuş olmasa bile ticari, kültürel ekonomik ilişkilerimiz zayıftır. Artık bize göre Uzakdoğu değil Yakındoğu olmalıdır. Şangay 5'lisine girebiliriz, bu hiç kimseyi rahatsız etmemeli. AB'nin alternatifi değil ama bir seçenektir Şangay, neden kullanmayalım?" şeklinde konuştu.

TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİ AB'NİN SINIRLARINI DEĞİŞTİRECEK

Önen, Avrupa Parlamentosu'nun Avrupa Birliği ile Türkiye arasında 3 Ekim 2005'te başlatılan üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulması kararına, “AP'nin kararı bizim için yok hükmündedir” ifadesini kulandı. Türkiye'nin AB kapısında bekletilmesinin psikolojik bir durum olduğunu ifade eden Önen, “Eğer Türkiye, AB'ye girerse sınırları Yunanistan, Bulgaristan değil Suriye, Irak olacak. Gözlerini kapattıkları, sorumluluğunu almadıkları bir coğrafyaya komşu olacaklar. Aslında onun tedirginliğini yaşıyorlar. Türkiye'ye açılmayan fasıllar siyasi blokajdan dolayı açılmıyor. Türkiye, AB'yi korkutuyor” şeklinde konuştu.

DEMOKRASİYİ SAHİPLENDİK

Türkiye'nin FETÖ, PKK, DHKP-C, DEAŞ terör örgütlerinin hepsiyle savaştığını belirten Önen, “Dünya coğrafyasında ve tarihinde hiç bu kadar farklı terör örgütü iç içe geçmemişti. Darbe girişiminde, vatandaşlarımız tankların üzerine çıkıp demokrasisine sahip çıktı. 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'de artık sahiplenilmiş bir demokrasi vardır. AB'nin, kurum ve kuruluşları ile bu kadar büyük bir mücadele veren Türkiye'nin yanında olması, bu kahramanlığın, Demokrasiye sahip çıkışın ödüllendirilmesi gerekirken, çeşitli ithamlarla, FETÖ ağzıyla eleştiri yapıyor” dedi.

Güçlenerek çıkacağız

Türkiye'nin çok önemli bir coğrafyada bulunduğunu vurgulayan Önen, “Türkiye kendi ayakları üzerinde duran, refah seviyesi yükselmiş bir ülkedir. Artık Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, dünyanın politikasını sorgulayan, 'Dünya 5'ten büyüktür' perspektifinden bakan güçlü bir ülkeyiz. Önüne bir konu getirildiğinde hemen kabul eden, bazı güçlere itaat eden eski ülke yok karşılarında. Türkiye, AB üyesi değil ama Avrupa gücü ve ülkesidir. Kafkasya, Akdeniz, Karadeniz Avrupa, Asya bölgesinde toprak parçamız, ekonomik iş birliklerimiz var.

TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN

Biz AB'nin bölge ve dünyada politikalarını yüksek sesle sorgulamaya başladıktan sonra AB, 'Türkiye'nin kazanımları bizimkiyle ile örtüşmüyor, kusura bakmayın' demeye başladı. Bizi kontrol ederek, sadece kendi çıkarlarını gözeten bir ülke olmamız için çalışıyorlar. Bundan dolayıdır ki terör örgütleri başımıza bela oldu. Türkiye, ekonomik anlamda dünya şirketleri için güvenli bir liman ve Avrupa'nın üretim, dağıtım, lojistik üssü oldu. Türkiye'nin gelecek vaat etmeye başladığını anladıklarında saldırmaya başladılar. Türkiye bu kadar zorluklardan, süreçlerden daha da güçlenerek çıkacak” değerlendirmesinde bulundu.

İnsani bakan tek ülkeyiz

Suriye'de ciddi bir satranç oynandığının altını çizen Önen, “Her ülkenin ayrı planı ve çıkarı var. Bu coğrafyada yapmak istedikleri ve niyetleri belli. Suriye savaşına insani perspektiften bakan tek ülke Türkiye. Rusya'nın Suriye politikasına çok iyi bakmak ve anlamak gerekir; Rusya, Kırım'ı alarak Karadeniz'de üstünlüğü sağlamıştır. Doğu Bloku ülkelerinde üstünlüğünü kültürel etkileşim avantajı ile elde etti. Bugüne kadar çok istediği Akdeniz'e inme fırsatını, Amerika'nın Suriye'deki pasif tutumunu fırsat bilerek iyi değerlendirmiştir. Amerika'nın bir planı olmadığını anlayan Rusya, Suriye'de deniz ve hava üssü kurarak, askeri gücünü barındırma fırsatı yakalamıştır. Akdeniz'e gemilerini indirerek bölgede ihtiyaç duyduğu lojistik ihtiyaçlarını karşılamak için oraya yerleşmiştir” diye konuştu.

Yorum

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.