HayatAzerbaycan-Türkiye Diplomatik ilişkilerde 25 yıl

Azerbaycan-Türkiye: Diplomatik ilişkilerde 25 yıl

Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinde her alanda “Altın Çağ” yaşanmaktadır. 2010 yılında iki ülke Cumhurbaşkanlarının eşbaşkanlığında “Azerbaycan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi”nin kurulması ve toplantıların düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesi büyük bir kazanım olmuştur.

Haber MerkeziYeni Şafak
Faig Bağırov • Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi

14 Ocak 1992 tarihinde Azerbaycan-Türkiye arasında imzalanan Diplomatik İlişkilerin Kurulmasına İlişkin Anlaşma'nın üzerinden 25 yıl geçmekte. Başka bir deyişle çeyrek asırlık bir döneme tekabül eden ilişkiler silsilesine bakıldığında bölgesel güvenliğin sağlanması, sosyo-ekonomik, bilimsel ve kültürel atılımlarının gerçekleştirilmesinde dost ve kardeş ülkelerimiz arasında çok yönlü işbirliğinin geliştirilmesine özel önem verilmiştir.

Yürütülen özel çabalarla diplomasinin yanında ayrıca ekonomi, enerji, ticaret, eğitim, kültür, askeri ve diğer alanlardaki ilişkiler güçlenmiş, stratejik müttefiklik düzeyine erişmiştir. Bu sağlam temeller üzerine inşa edilmiş ikili ilişkilerin daha da gelişmesini sağlayan yasal altyapının güçlendirilmesi yönünde 200'den fazla anlaşma imzalanmış, ülkelerimiz arasında üst düzey resmi ziyaretlerin sayısı her sene katlanarak artmıştır. Özellikle Hazar Denizi enerji kaynaklarının dünya piyasasına çıkarılmasını öngören “Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı” ve “Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı” projelerinin gerçekleştirilmesi Azerbaycan ve Türkiye arasında kardeşlikten stratejik ortaklığa giden yolda adeta miladi bir görev görmüştür.
Dahası 21. asrın projesi olan 45 milyar dolarlık Güney Gaz Koridoru projesi özellikle Azerbaycan ve Türkiye'nin çabaları ve mali kaynakları ile gerçekleştirilmeye başlamış ve şu anda bu projenin yıldızları olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı-(TANAP) ve Transadriyatik Boru Hattı (TAP) projeleri olarak yerini almıştır. Sayın Cumhurbaşkanlarımız tarafından masaya yatırılan ve güçlü iradeyle başlatılan bu projeler Türkiye ve Azerbaycan için yeni fırsatlar olarak ortak güç olma hedefinde önemli katkılar vermekle beraber dost ve kardeş Türkiye'yi enerji kaynaklarının taşınmasında merkez ülke konumuna getirecektir.
Ayrıca, Türkiye ve Azerbaycan'ı birbirine bağlayacak Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı projesi Marmaray'la beraber demir İpek Yolu'nu kesintisiz hale getirecektir. Bu proje sadece ülkelerimiz arasındaki yük taşıma potansiyelini artırmakla kalmayıp aynı zamanda ulaştırma bağının kurulmasına vesile olmakla beraber, medeniyetlerin kavuşması gibi önemli görevler üstelenecektir.

20 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

Bağımsızlığın ilk yıllarında Türkiye'den Azerbaycan'a yapılan yatırımlar ayrı bir öneme sahip olmuştur. Başta Azerbaycan Devlet
Petrol Şirketi olmak üzere, Azerbaycan'dan Türkiye'ye yapılan yatırımların hacminin önümüzdeki yıllarda 20 milyar dolara ulaşması beklenmekte. Bu meblağ Azerbaycan'ın ülke dışına yapmış olduğu en büyük hacimli yatırım olmasının yanı sıra, yurtdışından Türkiye'ye yapılan yabancı yatırımlar sırasında ilk sıralarda yer almaktadır.

Karşılıklı güven ve dayanışma temelinde şekillenen Azerbaycan-Türkiye ilişkileri uluslararası platformlarda da devam ettirilmiştir. Her iki devlet Birleşmiş Milletler Teşkilatı, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Konseyi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nda karşılıklı ulusal çıkarların korunması yönünde başarılı işbirliği sergilemişlerdir.

İKİLİ İLİŞKİLERDE ALTIN ÇAĞ YAŞANIYOR

Özellikle de Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ sorununun çözüme kavuşması doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası arenada sergilediği kararlı tutum ve Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanmasına yönelik yürüttüğü destek politikaları gerçek dayanışma örneği teşkil etmektedir. Bu çerçevede iki dost ve kardeş ülke arasında mevcut olan askeri işbirliği Azerbaycan ordusunun kudretli bir nitelik kazanmasını temin etmiştir.

Bütün bu göstergeler bugün itibariyle Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinde her alanda “Altın Çağ” yaşandığını kanıtlar niteliktedir. 2010 yılında iki ülke Cumhurbaşkanlarının eşbaşkanlığında “Azerbaycan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi”nin kurulması ve toplantıların düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesi büyük bir kazanım olmuştur. Bu toplantılar sonucunda ülkelerimiz arasındaki ikili ilişkilerin daha da gelişmesi için yasal altyapı daha da geliştirilmiş, çok sayıda anlaşmalar imzalanmıştır.
Azerbaycan-Türkiye arasındaki ilişkilerin niteliğinden bahsederken bir konuya daha dikkat çekmek gerekmektedir. Her iki ülkede liderlerin, seçim sonrası ilk gezilerini karşılıklı bir şekilde yapmaları bir gelenek haline gelmiştir. 15 mart 2016 tarihinde yapılan “Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi”nin 5. Toplantısı gelenek haline gelmiş ziyaretlerin müstesna bir örneği olarak uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek şekilde Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin geldiği düzeyi gösteren en önemli örneklerden biri olarak tamamlamak üzere olduğumuz çeyrek asırlık dönemdeki yerini almıştır.

İKİ KARDEŞ ÜLKENİN DAYANIŞMASI

Hatırlanacağı üzere, Azerbaycan'da yapılması öngörülen toplantının 2016 yılının şubat ve mart aylarında Ankara'da yapılan hain terör eylemleri sonucunda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Azerbaycan'a planlanan ziyaretini ertelemek zorunda kalmış, bunun akabinde Türkiye'nin böylesine acılı bir döneminde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev toplantının Türkiye'de yapılmasını önermiştir.Bu kararla hem Türkiye-Azerbaycan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 5. toplantısı gerçekleşmiş, hem de iki kardeş ülkenin dayanışması bir kez daha bütün dünyaya ilan edilmiştir. Toplantı sonrası yapılan basın toplantısının sonunda Cumhurbaşkanlarının samimi sarılmaları protokole sığmayacak kadar büyük bir anlam ifade etmiştir.
Azerbaycan ve Türkiye arasında 25 yıl gibi kısa bir sürede elde edilmiş başarı ve kenetlenme, sarsılmaz olan kardeşlik bağımızın adeta birer demir halkaları niteliğindedir. Bundan sonra da ülkelerimiz arasındaki kardeşlik bağı daha da güçlenecek ve yükselen çizgide seyretmeye devam edecektir.