HayatBahçelinin tavrı direnişi güçlendirdi

Bahçeli’nin tavrı direnişi güçlendirdi

FETÖ’cü askerlerin hain darbe kalkışmasının yaşandığı gece demokrasinin ve iktidarın yanında olduğunu söyleyerek ilk desteği veren MHP lideri Devlet Bahçeli, siyasi olarak net ve güçlü bir tavır sergiledi. O gece yaşananları anlatan Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Bahçeli’nin çıkıp bu tavrı ortaya koyması millete bir ferahlık verdi. Direniş gücünü arttırdı” diye konuştu.

Haber MerkeziYeni Şafak
Türkiye tarihinin en trajik hadiselerinden birisi olan 15 Temmuz kalkışması Türk halkı tarafından püskürtüldü. Kalkışmaya siyasi liderlerden de tepkiler geldi. Ancak bu noktada kalkışmanın duyulduğu andan itibaren net bir biçimde tavrını ortaya koyan partilerden biri de MHP'ydi. Bugünden bakıldığında bu tavrın kalkışmanın akamete uğratılmasında belirleyici unsurlardan birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ben de bu bağlamda sorularımı MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Edip Semih Yalçın'a yönelttim.

15 Temmuz'da yaşadığımız olay neydi Türkiye ne ile karşı karşıya kaldı?

Yaşadığımız olay maalesef bir darbe teşebbüsüydü. Maalesef diyorum çünkü Cumhuriyet tarihinde biz buna benzer olayları çok yaşadık ve hepsi de sonuçları itibariyle Türk milletine, müesseselerimize çok büyük zararlar vermiş girişimlerdi. Biz son dönemde bu girişimlerin özellikle devletin eli altındaki müesseseler tarafından gelebileceği ihtimalini artık sıfırlamıştık. Ama 15 Temmuz gecesinde yanıldığımızı gördük.

GENELKURMAY YAVERİ BİZİ YANILTMAYA ÇALIŞTI

Sayın Bahçeli çok erken cevap verdi bu kalkışmaya. Bu süreç nasıl işledi?

Bu kötü sürprizle karşılaştığımızda Milliyetçi Hareket Partisi'nin saygıdeğer lideri evine yeni geçmişti. F-16'ların Ankara semalarında uçmaya başlamasıyla birlikte bir olağanüstülüğün olduğunu biz de fark ettik ve genel başkanımız hemen kriz karşısında karargâh olarak kendi makamını seçti. Bir yandan da araştırmaya başladık. Çok geçmeden bunun bir kalkışma olduğu ortaya çıktı. Genel Başkanımız, sizin de ifade ettiğiniz gibi erken bir saatte tepki gösterdi. 22.30'dan sonraki bir saat aralığında Genelkurmay Başkanı'nın şu an tutuklu olan yaveri, biz içeride değerlendirme halindeyken Genel Başkanımızın özel kalem müdürünü aradı. Her şeyin normal olduğu intibaını vererek yanıltma yaptı.

VERİLEN İLK TEPKİYDİ

Sizin aramanız üzerine mi yoksa kendiliğinden mi arıyor?

Biz aramadık, kendiliğinden aradı. Anladığımız kadarıyla CHP'den önce bizi aramış. "Bir problem yok, her şey normal ve kontrol altında" diyerek tepki göstermemizi engelleme çabası vardı. Özel kalem üzerinden kendisine böyle bir bilgi gelince Genel Başkanımız çok sert bir tepki gösterdi. “Olur mu öyle şey" diye tepki gösterdi ve ardından “Bu bir kalkışmadır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bana Sayın Başbakan'ı bağlayın" dedi. Başbakan'a ulaşamayınca Sayın Genel Başkan, özel kalemine şu notu iletti; “Bu bir kalkışmadır, kalkışma kabullenilemez, darbe kabullenilemez. Milletin, hükümetin, iktidarın yanındayız." Zaten bu not da hemen basına düştü ve alt yazı olarak tüm televizyonlarda yayınlandı. Bu açıklama o gece için bir siyasi liderin ilk tepkisiydi.

TARİHİ VE KIYMETLİDİR

Sayın Bahçeli'nin erken tavrı bu kalkışmanın seyri açısından çok önemliydi. Siz bu açıdan nasıl değerlendirirsiniz?

Sayın Genel Başkan'ın ilk etapta ne yapacağını bilmesi tecrübenin ürünüdür. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin çıkıp bu net tavrı ortaya koyması, öncelikle kendi kitlesini rahatlatmıştır. İkincisi ve daha da önemlisi millete bir ferahlık vermiş, kalkışmaya karşı direniş gücünü artırmıştır. Milletin ortaya koyacağı tepkiye öncülük yapmıştır. Üçüncü olarak, bu kalkışma ile mücadele edecek Emniyet Teşkilatı cesaretlenmiştir. Ve nihayet hükümeti, Sayın Başbakanı, Sayın Cumhurbaşkanı'nı mevcut siyasi iktidarı elinde bulunduran şahsiyetlere de destek olmuştur. Bu önemli bir çıkıştır. Tarihidir, kıymetlidir.

Bu kalkışma bir terörist faaliyetti

Darbe kalkışmasını aynı zamanda bir terör olayı sayabilir miyiz?

Darbe teşebbüsü aynı zamanda bir terörist faaliyettir. Siz dünyada ender görülebilir şekilde kendi savaş uçaklarınızı ve askeri helikopterlerinizi kaldırıp da insanlarınıza nasıl bomba atarsınız? Daha da önemlisi Meclis'e nasıl bu şekliyle saldırırsınız? Geçmişte darbelerde parlamentonun askıya alındığını, milletvekillerinin hapsedildiğini gördük. Ama yedi düvelin, düşmanın Milli Mücadele'de yapmadığı bir biçimde TBMM'ye nasıl saldırırsın? 1920'lerde Ulus'taki Birinci Meclis binamızda milletvekilleri Milli Mücadele süresince çalışırken, Polatlı'dan top atışları top sesleri gelirken, işgalciler veya iç isyancılar Meclis'i basıp da orayı lağvetmek veya insanları katletmek gibi bir eylem içinde hiç olmadılar. Meclis'i yok etme, lağvetme, bombalama saldırma anlayışı ender görülen bir hadisedir. Maalesef bunu da o gece yaşadık.

Başkası olsaydı sonuç farklı olurdu

Yakın zamanda MHP bu terör örgütünün hedefindeydi. Israrla ve acilen genel başkan değişikliği için saldırıyorlardı. 15 Temmuz kalkışmasından sonra duruma ilişkin okumanız ne oldu?

MHP içerisinde kendilerine muhalefet diyenlerin bu işi başlatmaları 1 Kasım'dan sonra oldu ve 8 ay sonuca ulaşma adına her yolu denediler. Bu denemeleri yaparken de demokratik usuller içerisinde kalmadılar. Hareketi ve davayı mahkeme koridorlarına düşürdüler. İfade ettiğiniz gibi çok aceleci davrandılar. “Biz Başbakan olacağız, Saray'ı basacağız" diye ortaya çıktılar. Bizim teamüllerimizde geleneğimizde olmayan bir takım beyanlarda bulundular. Ülkücülerin sokakta olmasının bir mahsurunun olmadığını iddia ettiler. Şimdi bu ve benzeri bir takım yaşanmışlıkları hatırladığımızda bir bağlantıyı ve hedef birliğinin izlerini görmek mümkün. Zaten hatırlarsanız Sayın Genel Başkanımız da, parti olarak biz de MHP'ye yapılan bu baskının ve yok etme hareketinin bir nevi parti içerisinde bir kalkışma olduğunu, bunun arka mahfilinde de bir örgütün olduğunu çok önceden ifade ettik.



FETÖ neden MHP'yi ele geçirmek istedi peki?


MHP'nin Fetullah Gülen hareketiyle problemi çok eskilere dayanır. 2007'den itibaren Sayın Genel Başkanımızın ve partimizin bu örgütün zararları üzerinde ve yapılması gerekenler üzerinde, Türkiye'ye davet edilmesinden tutunuz da bu hususta yargılanması, faaliyetlerine son verilmesi talebine kadar ortaya koyduğu görüşleri vardır. FETÖ denilen bu hareketin Milliyetçi Hareket Partisiyle geçmişte de yakın zaman içerisinde de problemi olmuştur. MHP'yi ele geçirme üzerinden muhtemel bir yapılanmayı planlamış olmaları kuvvetle muhtemeldir.

ASKERİN YANINDA OLMAK LAZIM DENEBİLİRDİ

Sayın Bahçeli'nin ve MHP'nin FETÖ'cü kalkışmayla ilgili tavrı oldukça belirleyici oldu. Peki, merak ediyorum eğer MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli değil de, Meral Akşener olsaydı durum nasıl gelişirdi?

Bu merakınızı şöyle bir muhtemel senaryoyla cevaplayayım. Eğer kalkışmanın yaşandığı o gece, 15 Temmuz gecesi MHP'nin başında halkına, hükümetine ne yapması gerektiğini söyleyip millet adına davranan, sağduyulu hareket eden Sayın Devlet Bahçeli değil de, başka bir şahıs olsaydı tablo başka olurdu. Ülkücüleri sokağa davet etseydi, “TSK'nın içerisindeki darbeciler bizim askerlerimizdir, mutlaka sokağa inip yanında olalım" deseydi ortaya nasıl bir tablo çıkardı? Bizim siyasi geleceğimizde asker sevilir, polis sevilir. Çıkıp da “Bu askerin yanında olmak lazım", “Gezi'de de bulunmamız lazımdı" mantığıyla hareket edilmiş olsaydı o gece bambaşka bir sonuç ortaya çıkabilirdi.

İstihbarat zafiyeti var

MİT'den size herhangi bir bilgi geldi mi?

Kurumsal olarak MİT'den bize böyle bir bilgi yansımadı. Ama Emniyet Teşkilatı içerisinde bizim olayı anlamak için görüştüklerimiz oldu. Bir tane de değil, çok sayıda. Bunun dışında bize özel olarak arayıp da bilgi verme ihtiyacını hisseden, bir kurum başı olmadı. Zaten durumu biz erken tespit ettik. Bombalama başladığında açıkça anlaşıldı ama biz daha önce durumun farkındaydık. Genel Başkanımız adına da bunu söyleyebilirim. Genel Başkanımız evinden çıkıp gelene kadar zaten hükmünü vermişti. Ondan sonra bunun arka planında ne olduğunu biz araştırdık. Araştırmalarımız ve sorgulamalarımız neticesinde paralel destekli bir kalkışma olduğunu da hemen anlaşıldı.

İstihbarat zaafiyeti olduğunu düşünüyor musunuz?

Maalesef var. Esasında istihbarat bu bilgiyi çok önce almış. Kendi ifadelerine göre öğleden sonra 4 sularında kalkışma ihtimalinden haberdar olmuşlar. Yalnız gelen istihbari bilgiyi değerlendirme konusunda çok büyük bir acemilik yapmışlar. Buna rağmen darbeciler de büyük bir hata yapmış anladığımız kadarıyla. Onlar da telaşa düşmüşler. Sabah 3'te, 4'te başlatacakları işlemleri saat 10, 10 buçuk gibi başlatınca kalkışma başarısızlığa uğradı. İşte bu da memleketin milletin hayrına oldu. Fakat sonuç olarak istihbarat eksikliğinin olduğu açık. Bu kalkışmayı siz sadece o geceye bağlayamazsınız. Büyük bir arka planı ve büyük bir hazırlanma evresi var bu kalkışmanın. İşte istihbarat zaafiyeti orada kendisini gösteriyor. Kaldı ki Milli Güvenlik Kurulu'nda bu örgütün terör örgütü olduğu kararını alıp da hükümete bildiriyorsanız, neden yeterli ölçüde takip etmiyorsunuz? Bunun hazırlık evresinde o yaverlerin, özel kalemlerin, tuğgeneral ve tümgeneral seviyesindeki kadroların bu olay içerisinde olduğu niye tespit edilemedi? İşte bu gelişmelerden istihbaratın haberinin olmaması çok tehlikeli. İkinci ihmal de bu olayı haber alır almaz hükümetin de uyarılması gerekirdi. Kendileri “Haberi teyit etmedik" gerekçesi getirebilirler ama bu yeterli değil.

OHAL ve idamı destekliyoruz

İdam ve OHAL konusunda ne noktadasınız?

İdam ile ilgili görüşlerimiz MHP için açık ve nettir. Biliyorsunuz idam kaldırılırken, idamın kaldırılmasına karşı olan tek parti bizdik.
Bugün itibariyle eğer toplum ve halk istiyorsa uluslararası anlaşmalardaki taahhütlerimizi göz önüne almak kaydıyla gerekli desteği veririz. OHAL ile alakalı olarak da hatırlarsanız Sayın Genel Başkanımız bizzat “Gerekiyorsa OHAL ilan edin" demişti. Nitekim biz de bu görüşümüzü hükümete bildirdik ve Meclis'e de gidip OHAL'e destek verdik oylarımızla. Doğru olan budur. Hükümetin de OHAL'den dolayı demokrasiyi zedeleyecek bir tavır alacağı kanaatinde değiliz. Gerekirse uzatılması da mümkündür.
ÖNERİLEN VİDEOLAR
Ali Tekintüre'yi kaybettik
Arabesk müziğin duayen ismi tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Hangimiz Sevmedik, Dilek Taşı, Sürünüyorum gibi popüler şarkıların söz yazarı Ali Tekintüre'yi Türk müziğine olan katkıları nedeniyle unutmayacağız.


Bilime Yön Veren Müslüman Alimler: El Biruni
Dünyanın 'Orta Asya'da yaşamış deha' olarak kabul ettiği, coğrafya ve tıpta henüz 11. yüzyılda yaptıkları ile çığır açan Biruni'yi Bilime Yön Veren Müslüman Alimler serimizde ele aldık.



Futbolun renkli düşü: Zinedine Zidane
Fransa topraklarında Cezayir asıllı bir ailenin beşinci çocuğu olarak doğup, bugün bile birilerine ilham olmaya devam eden Zidane ya da namı-diğer Zizou'nun kariyerinin satır başları...
Down sendromlu taraftara sürpriz doğum günü
Lüleburgazspor'un iç sahadaki maçlarını tribünden takip eden ve takımının formasını hiç çıkarmayan down sendromlu Tarık Göntürk için Lüleburgaz taraftarları sürpriz doğum günü kutlaması yaptı.
İsrail bu çocuklardan korkuyor
Kudüs'ün sokaklarında üç Filistinli çocuğun hep bir ağızdan 'Allahu ekber' diye haykırdığı görüntüler sosyal medyada, 'Bu inanca kim engel olabilir ki?' notuyla paylaşıldı.
İsrail zulmünün boyutu: Ambulanstaki yaralıları tutukladılar!
Filistin'in El Halil şehrinde İsrail askerleri, yaraladıkları iki Filistinli genç kızı ambulansta tutuklayarak gözaltına aldı.
Yahudilerin Filistin nefretini böyle görüntüledi
İnsan hakları aktivisti Robert Martin, Kudüs'teki Yahudilerle sordu: "Filistinliler hakkında ne düşünüyorsun?" İşte o nefret dolu cevaplar…
Otobüste çalışan belediye başkanı öğrencileri şaşırttı
Şanlıurfa Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'yi otobüste gören öğrenciler şaşkınlıklarını gizleyemedi. Çiftçi öncülüğünde başlatılan uygulama kapsamında, Belediye başkanı ve yöneticiler halk otobüsüne binip halkın sorunlarını yakından dinleyecek.
Eski Kudüs Müftüsü Sabri Erdoğan’a teşekkür etti
Eski Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kudüs zirvesini gerçekleştirdiği için teşekkür etti.
Yahudiler Mescid-i Aksa'ya girdi
Bugün Hanuka bayramının ikinci gününü kutlayan onlarca Yahudi yerleşimci, İsrail polisinin yardımıyla Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.
Ürdünlü pilotun ‘Kudüs’ anonsu ABD’yi panikletti!
Ürdün'den New York'a giden yolcu uçağının pilotu, Kudüs üzerinden geçerken, Şu anda Filistin topraklarının başkenti Kudüs üzerindeyiz” sözleri sebebiyle ABD John Keneddy Havalimanı'nda gözaltına alındı. Yousuf Da'aja adındaki Ürdünlü pilotun sefer sırasındaki anonsu sosyal medyada yayınlanmıştı.
Seyyar hikayeler: Simitçi
Seyyar Hikayeler'de bu hafta, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi, ara öğünlerin kurtarıcısı simidin fırından tezgaha olan yolculuğu ele alınıyor.
Kudüs zirvesi sonrası Erdoğan'dan tarihi konuşma
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kudüs Zirvesi'nin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında İslam dünyasına seslendi. Erdoğan, "Müslümanlar çaresiz değildir. İman varsa imkan da vardır. Rabbimizin inayetiyle bu mücadelemizi başarıya ulaştıracağız" dedi.
Jandarma'nın yüz tanıyan yeni gözlüğü 'takbul'
Türkiye'de bir firma tarafından güvenlik hizmetleri için üretilen ve "takbul" adı verilen gözlük, yüz tanıma teknolojisi ve daha bir çok özelliği ile şüphelileri tanımada yüksek oranda kolaylık sağlıyor.
Erdoğan'ı Patani'de canlı takip eden yaşlı adam
Tayland'ın güneydindeki Patani'de bir minibüste yolculuk yapan yaşlı adamın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı cep telefonundan izlediği anlar sosyal medyada büyük ilgi gördü. Tayland hükümetinin Müslümanlara yaptığı zulümle sık sık gündem olan Patani'deki yaşlı amcanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kudüs için İstanbul'da acil toplanan İslam Konferansı Örgütü'ndeki konuşmasını izlediği anları kaydedip twitter hesabından paylaşan Fatih Öke şu yorumu yaptı: "Önümdeki amca Reis'i canlı takip ediyor. Dünya ile nasıl bütünleştiğimizin en canlı kanıtı."
Erdoğan'dan net mesaj: Kudüs Filistin'in başkentidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuştu. Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a tepki gösterdiği konuşmasında, "Kudüs'ü Filistin devletinin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet ediyorum" dedi.
Filistin bayrağını indirmek isteyen işgalci Yahudinin küstahlığı
Filistin'in El Halil şehrinde bir Yahudi yerleşimcinin küstahca Filistin bayrağını indirmeye çalışması kameraya böyle kaydedilmişti.
Bunu Gördünüz Mü? 500 metrelik görsel şov
Arjantin tribünlerinin harika şovundan, Fransız oyuncu Adil Rami'nin basın toplantısında söylediği Johnny Hallyday şarkısına kadar haftanın öne çıkan tüm detayları Tuğçe'nin sunumuyla bu videoda...


Çeçen direnişinin 23’üncü yılı
Tam 23 yıl önce Çeçenistan'ın bağımsızlık ilanını içine sindiremeyen Ruslar önce havadan bombaladıkları Çeçenistan'a karadan da girmeye başladı. Çeçenistan-Rusya savaşının yıl dönümünde şehit komutanları rahmetle anıyoruz.
6 yaşındaki Ryan, YouTube'dan yılda 11 milyon dolar kazanıyor
Oyuncak merakıyla bilinen Ryan ToysReview isimli çocuk, 4 yaşında çekmeye başladığı oyuncak yorumlarını Youtube üzerinde yayınlamaya başlayınca ünlü oldu. 10 milyon aboneye ulaşan Ryan, geçen yıl 11 milyon dolar gelir elde etti.