HayatDarbenin siyasi ayağı bulunmalı

Darbenin siyasi ayağı bulunmalı

Darbe girişiminin siyasi ayağı olmayacağını düşünmenin saflık olacağını belirten Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Bunları soruşturmak da, savcılarımızın önemli vazifelerinden biridir. Bu anlamda işin ucu kime gidiyorsa, nereye ulaşıyorsa, siyaset ayağında kimler varsa hepsinin ortaya çıkarılması gerekir” dedi.

Haber MerkeziYeni Şafak
15 Temmuz kalkışması Türkiye'nin geleceğine yönelik pek çok radikal kararı ve milletin baskın olduğu yeni bir siyaset eksenini ortaya koyacak bir milat niteliği taşıyor. Kalkışmanın üzerinden zaman geçtikçe hadisenin tüm boyutlarıyla ele alınması ve tahlil edilmesi de daha mümkün olacak gibi. Bu siyasal bağlamda ben de bu sefer sorularımı Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş'a yönelttim. Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, yönelttiğim sorular çerçevesinde 15 Temmuz'un anlamını, gelişimini, gerek iç siyasette gerek dış siyasette muhtemel sonuçlarını ve bu hadisenin sistemik temellerini kuşatıcı bir biçimde ortaya koydu.

15 Temmuz gecesinden başlamak istiyorum. Olayın vahameti zaman geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. Biz ne yaşadık o gece?

15 Temmuz akşamı olayın ilk anlarından itibaren meselenin ana çerçevesini görebildik. Ancak her gün yeni bilgiler, bulgular ortaya çıktıkça aslında ne kadar büyük bir badire atlattığımızı daha iyi kavrıyoruz. 15 Temmuz sadece bir darbe teşebbüsü değildir. 15 Temmuz, Türkiye'yi önce bir darbe, arkasından iç savaş ve nihayetinde işgale sürükleme senaryosudur. Bu bir işgal projesiydi. Allah'a çok şükür bunu millet olarak bertaraf ettik.

İŞGAL PROJESİYDİ

FETÖ'nün taşeron olduğunu düşünecek olursak, kimin işgal projesiydi?

Çok açıktır ki 15 Temmuz kalkışması, dış güçlerin işgaline hazırlık projesiydi. Bunu söylediğimizde bazıları “Olur mu böyle şey" diyebilirler ama şöyle geçmişe doğru baktığınız zaman, Irak'ın bu hale gelmesi 20 ayda, Suriye'nin ise aşağı yukarı bir buçuk senede oldu. Bu iki ülkede de, söz konusu sürecin başlangıcı, siyasi istikrarsızlık ortamının başarılması sayesindedir. Bu odakların, Türkiye'yi bölüp parçalamak, dış işgale hazır hale getirmek için karşılarındaki en büyük engel, Türkiye'de siyasi ve ekonomik istikrarın olmasıydı. Özellikle 1 Kasım seçimlerinden sonra ortaya çıkan siyasi istikrar, bazı çevreleri çok rahatsız etti. Mevcut istikrar ortamını normal siyasi zeminlerde aşmalarının mümkün olmadığını gördükleri için Türkiye'yi bir darbe teşebbüsüyle, bu sürece doğru sürüklemek istediler. Bunu şimdi çok daha net görüyoruz.

Numan Kurtulmuş, Nil Gülsüm'ün sorularını cevapladı.


YENİLDİK DEYİP KENARA ÇEKİLMEZLER

Dış odak vurgusu yapıyorsunuz. Son yıllarda istikrarı hedef alan çeşitli kalkışmalar oldu... Şimdi 'Biz başarısız olduk' diyerek kenara çekilecekler mi bu odaklar; risk hangi açıdan devam ediyor?


Yeni bilgiler ortaya çıktıkça çok net anlaşılıyor ki bu darbe teşebbüsü alelacele yapılmış bir şey değil. Ciddi olarak hazırlanılmış bir darbe teşebbüsüydü ama Allah'ın lütfu, milletin cesareti, Cumhurbaşkanımızın kararlılığı bu meseleyi geri püskürttü. Bunlar 'tamam yenildik' diye asla bir kenara çekilmeyecekler. Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak için uğraşacaklar, bunu biliyoruz ve başaramayacaklarını da biliyoruz.

TSK'NIN YAPISI DEĞİŞTİRİLMELİ

Bundan sonrası için 'Artık Türkiye'de darbe olmaz' denilebilir mi?

FETÖ'cü terör örgütünün darbe teşebbüsü bertaraf edilmiştir. Ancak şunu ifade etmemiz lazım; darbe üreten bir sistem var. Türkiye'de milli iradenin tamamıyla karar sahibi olduğu bir ortama geçilmediği sürece sistem darbe üretebilecek eksikliklere ve hatalara sahip. Bu nedenle ilk yapılması gereken, TSK'nın yapısının yeniden düzenlenmesidir.Halk 15 Temmuz gecesi sokağa çıktı, “Gerekirse ölürüz ama devleti FETÖ'ye yedirmeyiz" dedi. Millet kendine düşeni yaptı.

ZOR BİR GECEYDİ

O gece sizin için nasıl geçti?

Çok zor ve uzun bir geceydi. O gece bazı arkadaşlarla Çankaya'da Başbakanlıktaydık. Oraya gelen bakan, milletvekili arkadaşlar ile ışıkları karartarak çalıştık. Üstümüzden savaş uçakları ve helikopterler alçak uçuşla taciz ettiler. Kapıya gelen tankları bu esnada vatandaşlar savuşturdular. Hakikaten zor bir geceydi.

Erdoğan'ın çağrısı dönüm noktasıydı



Bu yaptıklarına şaşırmadım. Bunların sütü bozuk olduklarını biliyorum. Ama açık söyleyeyim, TBMM'yi bombalayacak, halkın üzerine ateş açacak kadar insanlıktan çıkacaklarını beklemiyorduk. Katıldığım ilk TV yayınında, “Evet, zor bir gece geçiriyoruz, ama hiç şüpheniz olmasın, yarın sabah gün ışıdığında Türkiye çok aydınlık bir güne uyanacaktır" dedim. Herkes de böyle düşündü, dua yerine geçti ve Allah'a şükür ki ertesi gün çok da güzel bir Türkiye'ye uyandık. Tabi o gecenin dönüm noktası olan bazı anlar var. Bu cuntanın, darbeci katillerin, kalkışmalarını boşa düşüren öncelikle tabii ki Sayın Cumhurbaşkanımızın meydanlara çıkın çağrısıydı. Yüzünde en küçük tereddüt, en ufak bir çekinme emaresi yoktu. Yüzündeki sekinet ve şecaat, millete yansıdı. Çok şükür Milletimiz de büyük cesaretle, büyük gönül huzuruyla sokağa çıktı, bu dönüm noktalarının ilkiydi. Zekai Paşa'nın müdahalesi, arkasından açıklaması, 1. Ordu komutanının açıklaması çok stratejik dönüm noktasıydı. Böylece bu darbeci katillerin bekledikleri muhtemel destek gerçekleşmediği için planları darmadağın oldu. En büyük kahramanlık destanlarından biri Kazan'da yazıldı. Kazan'ın da isminin “Kahraman Kazan" olması düşünülüyor.

Devletten söküp atarız

Babamızın oğlu bile olsa bu millet-devlet düşmanları ile uğraşmak boynumuzun borcu. Bunlar nerede varsa, oradan söküp atmak üzerimize düşen vazifedir. Aksi takdirde şehitlerimizin dökülen kanının hesabını veremeyiz. Türkiye'de böyle bir darbe teşebbüsü olacak ve bunun bir siyasi ayağı olmayacak, bunu düşünmek saflıktır. Mutlaka bir siyasi ayağı vardır. Bunları soruşturmak da, soruşturmaları yöneten savcılarımızın önemli vazifelerinden biridir.

UCU KİME GİDERSE GİTSİN

Bu anlamda işin ucu kime gidiyorsa, nereye ulaşıyorsa, siyaset ayağında kimler varsa bunların hepsinin ortaya çıkarılması gerekir. Hiç bir darbe sivil ve siyasi ayağı olmadan planlanamaz. İşin sivil ve siyasi ayağı da deşifre edilmeli ve mesele bütünüyle aydınlatılmalıdır. Yoksa Türkiye bu şüpheyle yaşayamaz.

ADALETLİ OLACAĞIZ

Soruşturmalarla ilgili çeşitli objektif deliller değerlendiriliyor ama şunu çok net söylemek lazım; bu yapının ne olduğunu bilmek için şimdiye kadar beklemeye gerek yoktu. 28 Şubat'ta başörtüsü mücadelesi verilirken “Başörtüsü Furuat'dır" diyen, 28 Şubat sürecinde “Refah partisini kapatmayın. Kapatma tehdidiyle seçime sokun, millet bunlara oy vermesin" diye akıl veren bu adam değil mi? “Türkiye'de din sadece İmam Hatipler'de mi okutuluyor" diyen bu adam değil mi? İlla birilerinin gözünün açılması için kafasına balyoz mu yemesi gerekiyor! Dolayısıyla saf olmaya gerek yok. Bunlara karşı müsamahakar olunmayacağı gibi adaletsiz de olunmayacaktır. irtibatlı herkesten hesap sorulacaktır. irtibatlı olmayan vatandaşlarımız da rahat olsun,.

KAHRAMANLIK DESTANI

15 Temmuz'dan sonra çok büyük bir kahramanlık destanı var. Bu Sayın Cumhurbaşkanımızın kişisel olarak ortaya koyduğu büyük kararlılık, cesaret, şecaattir ve milletimizin büyük kahramanlığıdır. Dolayısıyla bu sürecin magazinleştirilmesinin doğru olmadığını düşünüyorum. Ama bu anın vacibi, hurafelerle dolu bir dini kültün üzerine inşa edilmiş bir eli kanlı örgütün bertaraf edilmesidir.

7 Ağustos dış politikada milat


Türkiye, 15 Temmuz öncesinde de dış politikada önemli değişikliklere gideceğini ortaya koydu. Hükümet programının beş ana temel üzerine oturduğunu söylemiştim. Bunlardan birisinin de değişen dış politika koşulları çerçevesinde Türkiye'nin yeni dış politika perspektifleri geliştirmesi olduğunu ifade etmiştim. Türkiye başta Suriye krizi olmak üzere, bölgesindeki ülkelerle ilişkiler ve dünyada yeni güç dengelerinin oluşumu noktasında yeni gelişen şartlara göre yeni perspektifler üretecektir.

BU KADAR KARTI OLAN ÜLKE YOK

Dünyada Türkiye kadar elinde bu kadar çok dış politika kartı olan başka ülke yoktur. Coğrafi konumu, kültürü, tarihi ve siyaset üretme becerisi böyle bir imkan veriyor. Türkiye çok taraflı dış politikasını çeşitlendirerek milli menfaatler çerçevesinde değerlendirecek. Ben 7 Ağustos'u milat sayıyorum. Türkiye'de devlet-millet kaynaşmasının bu kadar açık ortaya çıktığı bir dönem olmamıştı. Bunun dış politika bakımından bize çok büyük güç verdiği aşikardır. Sesimiz şimdi daha gür çıkacak, görüşlerimizi çok daha net paylaşacağız. Türkiye'nin sosyolojisini, tarihini bilmeyenlerce 'Türkiye eksen mi değiştiriyor' sözleri gündem oluyor. Türkiye'nin bir tane ekseni var, o da kendi eksenidir.

EŞ ZAMANLI ÇOK MUTABAKAT


Türkiye NATO üyesi, AB adayı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği üzerinden Rusya'yla ilişkileri var, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın üyesi, Türki Cumhuriyetlerin, Balkan ülkelerinin bir parçası. Eş zamanlı çok sayıda uluslararası mutabakatın içerisinde olan bir ülkeyiz. Türkiye asla ve asla tek bir uluslararası ittifakla bağlı ilişkilerini sürdüremez. Şangay Beşlisi'ne üye olmamız veya Rusya ile ilişkilerin iyi olması Türkiye'nin Batıdan kopması demek değil. İlişkilerin hepsinde esas olan ulusal menfaatlerimize uygunluk prensibidir ve Türkiye'nin sahip olduğu birikimle uyum sağlayıp sağlayamayacağıdır.
ÖNERİLEN VİDEOLAR
Jandarma'nın yüz tanıyan yeni gözlüğü 'takbul'
Türkiye'de bir firma tarafından güvenlik hizmetleri için üretilen ve "takbul" adı verilen gözlük, yüz tanıma teknolojisi ve daha bir çok özelliği ile şüphelileri tanımada yüksek oranda kolaylık sağlıyor.
Erdoğan'ı Patani'de canlı takip eden yaşlı adam
Tayland'ın güneydindeki Patani'de bir minibüste yolculuk yapan yaşlı adamın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı cep telefonundan izlediği anlar sosyal medyada büyük ilgi gördü. Tayland hükümetinin Müslümanlara yaptığı zulümle sık sık gündem olan Patani'deki yaşlı amcanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kudüs için İstanbul'da acil toplanan İslam Konferansı Örgütü'ndeki konuşmasını izlediği anları kaydedip twitter hesabından paylaşan Fatih Öke şu yorumu yaptı: "Önümdeki amca Reis'i canlı takip ediyor. Dünya ile nasıl bütünleştiğimizin en canlı kanıtı."
Erdoğan'dan net mesaj: Kudüs Filistin'in başkentidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuştu. Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a tepki gösterdiği konuşmasında, "Kudüs'ü Filistin devletinin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet ediyorum" dedi.
Filistin bayrağını indirmek isteyen işgalci Yahudinin küstahlığı
Filistin'in El Halil şehrinde bir Yahudi yerleşimcinin küstahca Filistin bayrağını indirmeye çalışması kameraya böyle kaydedilmişti.
Bunu Gördünüz Mü? 500 metrelik görsel şov
Arjantin tribünlerinin harika şovundan, Fransız oyuncu Adil Rami'nin basın toplantısında söylediği Johnny Hallyday şarkısına kadar haftanın öne çıkan tüm detayları Tuğçe'nin sunumuyla bu videoda...


Çeçen direnişinin 23’üncü yılı
Tam 23 yıl önce Çeçenistan'ın bağımsızlık ilanını içine sindiremeyen Ruslar önce havadan bombaladıkları Çeçenistan'a karadan da girmeye başladı. Çeçenistan-Rusya savaşının yıl dönümünde şehit komutanları rahmetle anıyoruz.
6 yaşındaki Ryan, YouTube'dan yılda 11 milyon dolar kazanıyor
Oyuncak merakıyla bilinen Ryan ToysReview isimli çocuk, 4 yaşında çekmeye başladığı oyuncak yorumlarını Youtube üzerinde yayınlamaya başlayınca ünlü oldu. 10 milyon aboneye ulaşan Ryan, geçen yıl 11 milyon dolar gelir elde etti.
‘Kudüs için ne yapmalıyız?’ı iki dakikada anlattı
Gazeteci Abdurrahman Uzun, 'Kudüs için ne yapmalıyız?'ı 'marangozun minber hikayesi' üzerinden 2 dakikada anlattı.
Filistinli o çocuğun amcası Yeni Şafak’a konuştu
22 İsrail askerinin korkuyla gözaltına aldığı Fevzi El Junidi, intifadanın sembolü oldu. Yeni Şafak'a konuşan amca Reşad El Junidi, “Biz Filistin'in çocuklarıyız. Çocuklarımızın kalbine ve aklına Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğunu kazıdık. Asla silemezler” dedi.
İstanbul'un eşsiz özelliği tarihi projede!
Kıtaların buluştuğu yerdeki İstanbul, Yeni Türkiye'ye yakışan bir mega projeye daha kavuşuyor. İki ayrı ihtiyacı tek çözümde karşılayan “3 Katlı Büyük İstanbul Tüneli”.


Erdoğan'ın gençlere tavsiyesi Nuri Pakdil'den Kudüs selamı!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gençlere tavsiye ettiği yazar ve fikir adamı Nuri Pakdil, Filistin'deki 3. intifada ile ilgili olarak bunları söyledi...
Yabancı gazeteci Yahudilere ağzının payını böyle verdi!
Robert Martin isimli gazetecinin geçtiğimiz yılarda Filistin'in El Halil şehrinde Yahudi yerleşimcilerle yaptığı çarpıcı röportaj büyük ilgi toplamıştı.



Erdoğan'dan adaşı olan üçüzlere ev ziyareti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivas'ta, AK Parti İl Kongresi ve toplu açılış töreninin ardından 1999 doğumlu 'Berhan Recep', 'Ensar Tayyip' ve 'Berat Erdoğan' isimli üçüzleri evlerinde ziyaret etti. İşte o renkli anlar...
Küresel ısınmanın ne olduğunu gösteren en net an!
National Geographic fotoğrafçısı Paul Nicklen tarafından Kanada'nın Baffen Adası'nda çekilen görüntüler izleyenleri üzerken düşündürdü.






"Kudüs'ü çocuk katili bir ülkenin insafına terk etmeyeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail askerlerinin 14 yaşındaki Filistinli çocuğu gözleri bağllı gözaltına alırken çekilen ve İntifadanın sembolü haline gelen o fotoğrafı göstererek, "İsrail bir terör devletidir. Kudüs'ü çocuk katili bir ülkenin insafına terk etmeyeceğiz. İşgal ve yağmadan başka hiçbir değeri olmayan bir devletin insafına da bırakmayacağız" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Kudüs' şiirini okudu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti Sivas 6. Olağan Kongresinde partililere seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Nuri Pakdil'in 'Kudüs' şiirini okudu.
Türk öğrencilerden Mescid-i Aksa'da bayraklı protesto
Türk öğrenciler Kudüs'ün Osmanlı hakimiyetinden gidişinin 100'üncü yıl dönümünde Mescid'i Aksa'nın avlusunda protesto düzenleyerek böyle tepki verdi.


"Banker Bilo" filmi gerçek oldu
Başrollerini Şener Şen ve İlyas Salman'ın paylaştığı 'Banker Bilo' filmi Adana'da gerçek oldu. Kimliği belirsiz insan kaçakçıları, paralarını aldıkları aralarında çocuk ve hamile kadınların da bulunduğu 10'u Iraklı, 43'ü Suriyeli 53 kişiyi, Suriye'den kaçak yolla Adana'nın Ceyhan İlçesi'ne getirip, "Ankara buradan 1 saat uzaklıkta" deyip indirdikten sonra kayıplara karıştı. Bu sırada geldikleri yerin Adana olduğunu öğrenen Iraklı hamile bir kadın, fenalık geçirdi.
Maden işçilerinden örnek hareket
Türkiye'nin en büyük kömür işletmesi olan Afşin-Elbistan Linyitleri (AEL) İşletmesi'ndeki işçilerden örnek hareket....
Başkentleri ezbere söyleyen Hasan bakın İsrail için ne dedi
Lübnan'da geçtiğimiz senelerde çekilen görüntüde henüz 2 yaşında olan Hasan, ülkelerin başkentlerini ezbere sayarken İsrail için bunları söyledi.