HayatDayatılan suskunluklar

Dayatılan suskunluklar

Yeni, farklı, özgün, bağımsız bir gelecek imkânı-tasavvuru ancak eleştiriyle mümkün olabilir. Eleştiriye hayat hakkı tanımayan toplumlarda, istilacı bir dil/söylem/kültür, işgal ve istila hareketlerini rahatlıkla ve derinleştirerek sürdürebiliyor. Eleştiriye hayat hakkı tanımayan kültürlerde, şeyleri başka türlü görmek, alışılagelen sınırların dışına çıkmak ve sessizliği kırmak mümkün olmuyor.

Haber MerkeziYeni Şafak
İLLUSTRASYON: CEMİLE AĞAÇ YILDIRIM
İLLUSTRASYON: CEMİLE AĞAÇ YILDIRIM

Yirminci Yüzyıl’ın dünyası, “sosyalist insanlık” gibi, “üstün ırk” gibi ideolojik ve ırkçı ütopyalar adına işlenen korkunç kitle katliamlarının gerçekleştirildiği bir dünyaydı. Günümüzde halen sürdürülmekte olan rejim değiştirme savaşları da, her ne kadar stratejik ayrıcalıklar kazanmak için girişilen jeopolitik savaşlar olarak yorumlansa da, daha önce gerçekleştirilen kitle katliamlarında olduğu gibi, ideolojik-ırkçı ütopyalarla çok yakından ilgilidir. Rejim değiştirme savaşlarında Batı dünyası ideolojik ve ırkçı bir bütünlük sergilerken, bu savaşlara maruz bırakılan İslam dünyası, içten bölünmüş, parçalanmış olmak gibi, çok derin, çok büyük bir patoloi içerisinde yaşıyor. Dünya düzensizliği içerisinde, İslam dünyası toplumları, yapısal haksızlıklarla karşı karşıya bulundukları halde, her nasılsa yapısal bir sorumsuzluk sergileyebiliyor. Yapısal umursamazlıkların bir kader gibi karşılanabildiği toplumlarda, hiç kimse, hiç bir gerekçeyle, iyi bir gelecekten söz edemez. Her şeyden önce gerçeklik algılarımızı dönüştürmemiz gerekir.

ÖLÜM VE YIKIM SİSTEMİNE HİZMET EDENLER

Modern-seküler-kapitalist dünya, bugün de yaşandığı üzere, daha yüksek bir “uygarlık” adına, her zaman daha büyük barbarlıklar, soykırımlar, cinayetler sergilemekten hiç bir şekilde imtina etmiyor. Günümüz dünyasında “demokrasiler” küresel onay mercii olarak değerlendirilirken, dünya sistemi, ideolojik ve ırkçı çıkarlar adına her istediği zaman, istediği her ülkede askeri diktatörlükler, kabile ve aşiret diktatörlükleri icat ve inşa ederek, bunlara pragmatik meşruiyet kazandırabiliyor. Modern dünya sisteminin çıkarlarına hizmet eden kabile-aşiret diktatörlüklerinin liderleri “iyi diktatörler” olarak büyük bir mazhariyete sahip olabiliyor. Her durumda güçlülerin ve kazananların çıkarlarına hizmet eden, dünya çapında bir ölüm ve yıkım sistemi, liberalizm söylemiyle kendisini ayakta tutmaya çalışıyor.

İslam dünyası toplumları, bugün kontrol edemediğimiz bir sistemin parçası haline geldiler. Bugün, toplumlarımız İslami bağlamda siyasal tercihte bulunma iradesine sahip olmadıkları, Batılı ontolojik düzenin gerçekliğini kabul ettikleri halde, kendilerini İslam’a nisbet etmeye devam edebiliyor. Hiç bir zaman gerçeğe dönüşmeyen, gerçek zemini bulunmayan İslami iddialarda bulunabiliyor, bu noktada çok abartılı, sansasyonel bir hamaset üretiyoruz. Batılı ontolojik düzenin gerçekliğini kabul etmenin, İslami ontolojik düzene hayat hakkı tanımamak anlamına geldiğini fark etmiyoruz.

AHLAKİ BOŞLUK DERİNLEŞİYOR

Kâr peşinde koşan bir dünyada, sermayenin ve paranın iktidarı, insanları, toplumları nesnelere dönüştürüyor. Maddi ihtiraslar, kaygılar, tutkular, ahlaki yozlaşmayı ve bayağılaşmayı inanılmaz boyutlara taşıyor. Maddi ihtiraslar/beklentiler/kazançlar adına, her tür yabancılaşmaya/çürümeye tahammül edebiliyoruz. Muhafazakâr kesimler olarak anılan kesimler, muhafazakârlığı sadece biçimsel düzlemde muhafaza ederken, İslami nitelikleri, derinlikleri, incelikleri ve âdâbımuâşeret’i kesinlikle muhafaza etmiyor. Hayatımızda ahlaki boşluklar, çelişkiler derinleşiyor.

Bir insanın hayatın ve tarihin içerisinde etkili bir özne olabilmesi ancak ahlaki bir bilinçle mümkün olabilir. Alınıp satılması mümkün olmayan büyük ve vazgeçilemez değerlerin, erdemlerin, bilgeliklerin hayatımızdan çıkıp gitmesine kayıtsız kalamayız. İslami bir mücadelenin, ancak, alınıp satılmayan değerlerle, anlamlarla, bilinç ve bilgeliklerle kazanılabileceğini hatırlamalıyız.

FARKLI BİR GELECEKTASAVVUR EDEMİYORUZ

Günümüzde dayatılmış tarihsel suskunluklar sebebiyle, İslam, mutlak bir meşrulaştırma sistemi olmaktan çıkarılmış, tarihsel bir araştırma nesnesi haline getirilmiştir. Bugünün dünyasında, İslam dünyası toplumlarında da, ulusalcılık önemli bir meşruiyet kaynağı haline getirildiği için, bütün halklar evrensel değerlere, Müslümanlar da ümmet değerlerine büyük ölçüde yabancılaşıyor. Modernitenin büyülü ideolojik anlatıları, ideolojik evrenselciliği çöküyor. İnsani anlamlar dünyasına yabancılaşan bütün kültürler/toplumlar bir güven bunalımı ile karşı karşıya bulunurken, saygınlıklarını da kaybediyor. Ortak ahlaki değerlerin/ilkelerin çöküşü sebebiyle, her ülke, her toplum, her alanda haksız avantajlar/çıkarlar sağlamaya çalışıyor.

İslam dünyası toplumlarında, halklar statüko ile, gelenek ya da görenekle bütünleştikleri için, statükoya istikrar kazandırdıkları ve meşrulaştırdıkları için, farklı bir hayat, toplum, tarih ve gelecek tasavvur edemiyor. Bu nedenledir ki, günümüzde Müslümanlar, İslam’ın bütüncül bir meşrulaştırma sistemi olarak tarihe taşınmasına ihtiyaç duymuyor. Toplumlar, halklar, yerleşik sınırlarla, çerçevelerle bütünleştikleri için, değişime ve dönüşüme şüpheyle bakıyor. Yeni, farklı, özgün, bağımsız bir gelecek imkânı-tasavvuru ancak eleştiriyle mümkün olabilir. Eleştiriye hayat hakkı tanımayan toplumlarda, istilacı bir dil/söylem/kültür, işgal ve istila hareketlerini rahatlıkla ve derinleştirerek sürdürebiliyor. Eleştiriye hayat hakkı tanımayan kültürlerde, şeyleri başka türlü görmek, alışılagelen sınırların dışına çıkmak ve sessizliği kırmak mümkün olmuyor. Hangi gerekçeye dayanarak gerçekleştiriliyor olursa olsun, ulus-devlet çıkarlarının ve ulusalcılığın Müslümanlara dayatılıyor oluşu, İslami ortak dili/düşünceyi/kültürü kaybetme tehdidi ile karşı karşıya bulunduğumuzu gösterir. İslami ortak dilin/düşüncenin/kültürün kaybı, Müslümanlararası iletişim imkanlarının da kaybı anlamına gelir.

Atasoy Müftüoğlu

ÖNERİLEN VİDEOLAR
Ali Tekintüre'yi kaybettik
Arabesk müziğin duayen ismi tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Hangimiz Sevmedik, Dilek Taşı, Sürünüyorum gibi popüler şarkıların söz yazarı Ali Tekintüre'yi Türk müziğine olan katkıları nedeniyle unutmayacağız.


Bilime Yön Veren Müslüman Alimler: El Biruni
Dünyanın 'Orta Asya'da yaşamış deha' olarak kabul ettiği, coğrafya ve tıpta henüz 11. yüzyılda yaptıkları ile çığır açan Biruni'yi Bilime Yön Veren Müslüman Alimler serimizde ele aldık.



Futbolun renkli düşü: Zinedine Zidane
Fransa topraklarında Cezayir asıllı bir ailenin beşinci çocuğu olarak doğup, bugün bile birilerine ilham olmaya devam eden Zidane ya da namı-diğer Zizou'nun kariyerinin satır başları...
Down sendromlu taraftara sürpriz doğum günü
Lüleburgazspor'un iç sahadaki maçlarını tribünden takip eden ve takımının formasını hiç çıkarmayan down sendromlu Tarık Göntürk için Lüleburgaz taraftarları sürpriz doğum günü kutlaması yaptı.
İsrail bu çocuklardan korkuyor
Kudüs'ün sokaklarında üç Filistinli çocuğun hep bir ağızdan 'Allahu ekber' diye haykırdığı görüntüler sosyal medyada, 'Bu inanca kim engel olabilir ki?' notuyla paylaşıldı.
İsrail zulmünün boyutu: Ambulanstaki yaralıları tutukladılar!
Filistin'in El Halil şehrinde İsrail askerleri, yaraladıkları iki Filistinli genç kızı ambulansta tutuklayarak gözaltına aldı.
Yahudilerin Filistin nefretini böyle görüntüledi
İnsan hakları aktivisti Robert Martin, Kudüs'teki Yahudilerle sordu: "Filistinliler hakkında ne düşünüyorsun?" İşte o nefret dolu cevaplar…
Otobüste çalışan belediye başkanı öğrencileri şaşırttı
Şanlıurfa Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'yi otobüste gören öğrenciler şaşkınlıklarını gizleyemedi. Çiftçi öncülüğünde başlatılan uygulama kapsamında, Belediye başkanı ve yöneticiler halk otobüsüne binip halkın sorunlarını yakından dinleyecek.
Eski Kudüs Müftüsü Sabri Erdoğan’a teşekkür etti
Eski Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kudüs zirvesini gerçekleştirdiği için teşekkür etti.
Yahudiler Mescid-i Aksa'ya girdi
Bugün Hanuka bayramının ikinci gününü kutlayan onlarca Yahudi yerleşimci, İsrail polisinin yardımıyla Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.
Ürdünlü pilotun ‘Kudüs’ anonsu ABD’yi panikletti!
Ürdün'den New York'a giden yolcu uçağının pilotu, Kudüs üzerinden geçerken, Şu anda Filistin topraklarının başkenti Kudüs üzerindeyiz” sözleri sebebiyle ABD John Keneddy Havalimanı'nda gözaltına alındı. Yousuf Da'aja adındaki Ürdünlü pilotun sefer sırasındaki anonsu sosyal medyada yayınlanmıştı.
Seyyar hikayeler: Simitçi
Seyyar Hikayeler'de bu hafta, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi, ara öğünlerin kurtarıcısı simidin fırından tezgaha olan yolculuğu ele alınıyor.
Kudüs zirvesi sonrası Erdoğan'dan tarihi konuşma
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kudüs Zirvesi'nin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında İslam dünyasına seslendi. Erdoğan, "Müslümanlar çaresiz değildir. İman varsa imkan da vardır. Rabbimizin inayetiyle bu mücadelemizi başarıya ulaştıracağız" dedi.
Jandarma'nın yüz tanıyan yeni gözlüğü 'takbul'
Türkiye'de bir firma tarafından güvenlik hizmetleri için üretilen ve "takbul" adı verilen gözlük, yüz tanıma teknolojisi ve daha bir çok özelliği ile şüphelileri tanımada yüksek oranda kolaylık sağlıyor.
Erdoğan'ı Patani'de canlı takip eden yaşlı adam
Tayland'ın güneydindeki Patani'de bir minibüste yolculuk yapan yaşlı adamın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı cep telefonundan izlediği anlar sosyal medyada büyük ilgi gördü. Tayland hükümetinin Müslümanlara yaptığı zulümle sık sık gündem olan Patani'deki yaşlı amcanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kudüs için İstanbul'da acil toplanan İslam Konferansı Örgütü'ndeki konuşmasını izlediği anları kaydedip twitter hesabından paylaşan Fatih Öke şu yorumu yaptı: "Önümdeki amca Reis'i canlı takip ediyor. Dünya ile nasıl bütünleştiğimizin en canlı kanıtı."
Erdoğan'dan net mesaj: Kudüs Filistin'in başkentidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuştu. Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a tepki gösterdiği konuşmasında, "Kudüs'ü Filistin devletinin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet ediyorum" dedi.
Filistin bayrağını indirmek isteyen işgalci Yahudinin küstahlığı
Filistin'in El Halil şehrinde bir Yahudi yerleşimcinin küstahca Filistin bayrağını indirmeye çalışması kameraya böyle kaydedilmişti.
Bunu Gördünüz Mü? 500 metrelik görsel şov
Arjantin tribünlerinin harika şovundan, Fransız oyuncu Adil Rami'nin basın toplantısında söylediği Johnny Hallyday şarkısına kadar haftanın öne çıkan tüm detayları Tuğçe'nin sunumuyla bu videoda...


Çeçen direnişinin 23’üncü yılı
Tam 23 yıl önce Çeçenistan'ın bağımsızlık ilanını içine sindiremeyen Ruslar önce havadan bombaladıkları Çeçenistan'a karadan da girmeye başladı. Çeçenistan-Rusya savaşının yıl dönümünde şehit komutanları rahmetle anıyoruz.
6 yaşındaki Ryan, YouTube'dan yılda 11 milyon dolar kazanıyor
Oyuncak merakıyla bilinen Ryan ToysReview isimli çocuk, 4 yaşında çekmeye başladığı oyuncak yorumlarını Youtube üzerinde yayınlamaya başlayınca ünlü oldu. 10 milyon aboneye ulaşan Ryan, geçen yıl 11 milyon dolar gelir elde etti.