HayatKalpte Allah varsa

Kalpte Allah varsa

Salih Zeki Meriç imzasıyla okura ulaşan “Kalbimiz Allah Dedikçe”, dört bölümden oluşuyor. Eserin tamamını bir ‘gönül’ metaforu üzerine kuran yazar, gönül ile kalbin farklı şeyler olduğunu vurguluyor.

Haber MerkeziYeni Şafak
Salih Zeki Meriç'in " Kalbimiz Allah Dedikçe" adlı kitabı yayınlandı.
Salih Zeki Meriç'in " Kalbimiz Allah Dedikçe" adlı kitabı yayınlandı.

TAHİR ERZURUMLU

İslam literatüründe ‘Esmâ-i Hüsnâ’ olarak bilinen ve ‘Allahın güzel isimleri’ diye ifade edilen isimler silsilesinin kaynağı Kurân-ı Kerimdir. Kuran’da birçok yerde Allah’ın isimlerinden ve Allah’ın adının anılmasından bahsedilir. İslam’ın Müslüman’dan istediği ve farklı emir ve yasaklar niteliğinde ifade edilen kurallar bütünü ise başka bir ifade ile ibadet kavramı içerisinde değerlendirilebilir.

GAFİL OLMAYAN KALP

İbadet, kulun Rabbine layık bir şekilde görevlerini yerine getirmesidir. Belli şekil ve zamanları olan ibadetin samimiyet üzerine kurulu bir felsefesi vardır ve olmalıdır. İnanan insan, niyetini samimi bir şekilde muhafaza ettikçe her hareketi ibadet çerçevesi içerisine girebilir. Farz ve nafile ibadetler olarak kategorize edebileceğimiz ibadetleri zorunlu veya gönüllü olarak ta tasnif edebiliriz. Allah’ın adının anılması olarak tanımlanan ‘zikir’ de sadece Esmâ-i Hüsnâ’da geçen isimleri tekrar etme, virt halinde söyleme bağlamında nafile ibadetler kısmına girer. Zikir, kelime olarak hatırlama, anma anlamına gelir. İslam’ın ve onun içinde bir disiplin olarak meydana gelen Tasavvuf İlmi’nin önemli konularından birdir. Zikrin, niteliği, yapılış şekli, uygulandığı zaman ve mekânlar tarikatlara göre farklılık arzetse de öz olarak kalbî ve manevi tatmin için Allahın adının anılması gerçeği üzerine bina edilen bir anlayışı taşır.

REKLAM

Yakın bir zamanda Erkam Yayınları’ndan kalp-zikir ilişkisini de ihtiva eden ve bu temayı kapağına taşıyan bir eser yayınlandı. Kitabın adı, “Kalbimiz Allah Dedikçe”. Eser, Salih Zeki Meriç imzasını taşıyor. 256 sayfadan oluşan kitap dört ana bölümden oluşuyor.

Eserin tamamını bir ‘gönül’ metaforu üzerine kuran yazar, ilk bölüme kitabın ismini vererek gönül ile kalbin farklı şeyler olduğunu vurguluyor. Bu bölüm altında birbirini tamamlar nitelikte 12 yazı bulunuyor. Kul ile Rabbi arasında olması gereken güçlü rabıtanın ehemmiyetine vurgu yapılan bu yazılarda asıl verilmek istenen, Allah’tan gafil olmayan bir kalp, huzur içinde olan bir gönül ve hayatı ihlâs ve samimiyet üzerine kurulmuş bir kul profilinin özelliklerinin neler olduğudur. Namaz, huzur, inziva, muhabbet, dua gibi iç dünyamızı imar eden kavramlar, yazıların genelinde açıklığa kavuşturulamaya çalışılan konulardan. Diğer üç bölüm ise ‘Gönül Cemresi, Gönül Hasreti ve Gönül Feryadı’ isimlerini taşıyor.

REKLAM

Bu üç bölümde de birbirinden farklı sosyal problemlere dikkat çeken Yazar, modernleşmenin insanımız üzerinde bıraktığı olumsuzluklara temas ediyor ve insanın Rabbi ile irtibatına göre O’nun dışındaki irtibatları düzenlemesi gerektiğini ifade ediyor. Çağımızın en büyük sorunu olan bunalımın ise bu manevi yoksunluk neticesinde ortaya çıkan modern bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor. Netice olarak Meriç, kitapta tasavvufun hem iç âlemin imarı için elzem olduğunu ifade ederken insanın bir gönül gündeminin olması gerektiğini hatırlatıyor.

  • KİTAP ÖZETİ :
  • Kalbimiz Allah Dedikçe
  • Salih Zeki Meriç
  • Erkam Yayınları
  • 2017
  • 256 sayfa