HayatMusul DAEŞ teröründen kurtarıldı mı?

Musul DAEŞ teröründen kurtarıldı mı?

Irak ordusu tarafından 17 Ekim 2016 tarihinde başlatılan Musul’u kurtarma (Musul Geliyoruz) operasyonuna, karadan yerel kuvvetler ve havadan da ABD öncülüğünde kurulan uluslararası koalisyon güçlerinin uçakları destek vermiştir. Irak ordusu, Musul’u terör örgütü DAEŞ’ten 9 Temmuz 2017’de tamamen kurtardığını açıklamıştır. Ancak her ne kadar Musul’un DAEŞ’ten kurtarılması Irak hükümeti ve güvenlik güçleri için bir zafer olarak kabul edilse de kentteki yıkım ve tahribata bakıldığında durum ne zafer ne de hezimet olarak değerlendirilebilir.

Haber MerkeziYeni Şafak

Irak, Haziran 2014’te el Kaide’den sonra karşısına çıkan en büyük terör örgütü, DAEŞ ile yüz yüze gelmiştir. Tarihinde ilk kez Irak toprağının yüzde 40’ı bir terör örgütünün kontrolüne geçmiştir. Bu durum bölgesel ve küresel bağlamda sıradan bir gelişme olarak değerlendirilmemelidir. DAEŞ’in Irak ve Suriye’de ortaya çıkması ile her iki ülkenin toprakları üzerinde hâkimiyet kurmasının arkasında ciddi bir güç odağının olduğu çeşitli şüpheleri de beraberinde getirmektedir. Bu tarz algının ortaya çıkmasının arka planında, DAEŞ’in 10 Haziran 2014 tarihinde Musul’u işgal etmesinin ardından aynı yıl 27 Haziran’da sözde hilafet devleti kurduğunu ilan etmesinin de payı büyüktür. Diğer bir neden de önce Irak ve Suriye’de ortaya çıkması, daha sonra da bölgesel ve küresel anlamda el Kaide’den daha güçlü bir terör örgütüne dönüşmesidir.

Irak ve Suriye’de işgal etmiş olduğu topraklarda 8 milyon nüfusa sahip olan DAEŞ terör örgütünün başlangıçta militan sayısı 5 ile 10 bin arasındaydı. Bu açıdan DAEŞ’in Orta Doğu’da güçlenmesi ve sözü edilen ülkelerde coğrafi olarak toprak kazanması bölgesel ve küresel güç dengelerine doğrudan etki etmiştir. Dolayısıyla DAEŞ’in Irak’ın ikinci büyük kenti olan Musul’u işgal etmesiyle ülkenin siyasi, ekonomik ve askeri anlamda dengeleri oldukça değiştirdiği ifade edilebilir.

DAEŞ’İN IRAK’A AĞIR MALİYETİ

Irak ordusu tarafından 17 Ekim 2016 tarihinde başlatılan Musul’u kurtarma (Musul Geliyoruz) operasyonuna, karadan yerel kuvvetler ve havadan da ABD öncülüğünde kurulan uluslararası koalisyon güçlerinin uçakları destek vermiştir. Irak ordusu, Musul’u terör örgütü DAEŞ’ten 9 Temmuz 2017’de tamamen kurtardığını açıklamıştır. Ancak her ne kadar Musul’un DAEŞ’ten kurtarılması Irak hükümeti ve güvenlik güçleri için bir zafer olarak kabul edilse de kentteki yıkım ve tahribata bakıldığında durum ne zafer ne de hezimet olarak değerlendirilebilir.

DAEŞ’ten kurtarılan Musul’daki zararın istatistiki verileri dikkate alındığında, kentin tarihi dokusunun tahrip edildiği ve sosyo-kültürel geleceğinin de ciddi ölçüde yıkıma uğradığı söylenebilir. Musul’un DAEŞ terör örgütünden kurtarılmasından sonra kentte meydana gelen tahribat ile ilgili Sivil Toplum Kuruluşlarının verdiği verilere bakıldığında, çoğu tarihi 63 cami ve kilisenin yıkıldığı ve 308 okul, 12 enstitü, 11 bin ev, 4 elektrik istasyonu, 6 su istasyonu, 29 otel, 9 hastane, 76 sağlık merkezi, ilaç, kibrit, çimento ve demir fabrikalarının yok olduğu belirtilmektedir. Aynı şekilde, Musul’un altyapı anlamında yeniden inşası için 2 milyar dolara ihtiyacı olduğu ileri sürülmektedir.

Bu bağlamda değinmek gerekir ki, Musul’un tekrar yapılandırılması için gerek zaman gerekse finans anlamında zorluklarla karşılaşılmaktadır. Süre olarak en az 2 yıl olarak belirlenen yeniden inşa sürecinin finansal boyutu (takribi en az 2 milyar dolar) Irak Hükümeti’nin maddi gücünü aşmaktadır. Ayrıca DAEŞ ile mücadele eden Irak hükümeti, 2017 yılının bütçesinden (2017 bütçesi 85 milyar dolar) 25.83 milyar dolarını güvenlik harcamalarına ayırmıştır. Söz konusu rakam Irak bütçesinin yüzde 30.38’ine tekabül etmektedir. Dolayısıyla DAEŞ ile savaşın Irak’a her anlamda bedelinin ağır olduğunu söylemek mümkündür. Bunlara ilaveten DAEŞ’in işgalinden sonra evini terk edip ülke içinde ve ülke dışına göç etmek zorunda kalanların sayısı 4 milyon civarındadır. Bu sebeple DAEŞ terörünün Irak’a verdiği insani ve mali zayiatın telafi edilmesi en az beş yıl alacaktır.

MUSUL’UN SİYASİ VE İDARİ GELECEĞİ

Musul’un DAEŞ terör örgütünden kurtarılmasıyla kentin geleceğine dair ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirmiştir. Bu noktada sorulması gereken; Irak ordusu ve güvenlik güçleri Musul’u DAEŞ’ten kurtardığını duyursa da kent terör örgütünden tamamen temizlendi mi? DAEŞ’ten kurtarılmasından sonra şehrin idari ve siyasi yapısı nasıl şekillenecektir? gibi sorulardır.

Irak ordusu Musul’u terör örgütünden geri alsa da kentte bulunan yerli DAEŞ mensuplarının uyuyan hücre haline dönüşeceği söylenebilir. Hatta zaman zaman DAEŞ teröristlerinin Musul’dan göç eden mülteci kamplarına bile sızdıkları olmuştur. Musul’un Sünni Arap aşiret yapısının güçlü olması, Saddam döneminden kalan eski Baas Partisi üyeleri ve muhaberat kalıntılarının bahse konu olması terör örgütünün kentteki varlığının tamamen ortadan kalkmasının zor olduğunu göstermektedir.

Ayrıca Musul’un idari ve siyasi yapısının yeniden şekillenmesi de zaman alacaktır. Musul vilayetinin yüzde 80’i Sünni olsa da DAEŞ karşıtı Arap aşiretleriyle DAEŞ’e destek veren ve işbirliği yapanlar arasında çatışma çıkması güçlü bir olasılıktır. Bununla birlikte kentin idari yapısının oluşturulmasından daha zor olanı da, Musul’un güvenlik kurumlarının yeniden oluşturulmasıdır. Çünkü Musul’un güvenliği Irak ordusu, Birleşik Polis Teşkilatı ve yerel güçlerden oluşan Neynava Muhafızları tarafından sağlanacağı ihtimali yüksektir. Aksi takdirde Şiilerden oluşan Haşdi el Şaabi milis gücünün kente konuşlanmasıyla beraber Şii-Sünni gerilimine veya muhtemel etnik-mezhepsel çatışmaya yol açacak adımlar olarak kabul edilebilir. Öte yandan Musul’un DAEŞ’ten kurtarılmasının ardından Irak anayasasının 140.maddesini kapsayan tartışmalı bölgeler üzerinde Bağdat-Erbil arasında Kerkük sorunun derinleşeceği ve belli bölgelerde güç rekabetinin yaşanacağı söylenebilir. Bu nedenle Irak’ta DAEŞ’e yönelik verilen askeri mücadeleden sonra ülkede terör örgütünden kurtarılan bölgelerde siyasi ve idari yapının oluşturulması da oldukça zor bir süreçtir. Musul’un idari ve siyasi yapısının inşasında kentte bulunan tüm kesimler arasında uzlaşma sağlanmalıdır.

Yukarıda belirtilen bütün gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, Musul’un kurtarıldığını duyuran ve zafer ilan eden Irak Başbakanı Haydar el Abadi’nin, kentin geleceğine ve yeniden inşasına dönük herhangi bir proje sunmaması dikkat çekmektedir. DAEŞ terör örgütü Musul’a bağlı Türkmen kenti olan Talefar’i ve Kerkük’ün güneyinde yer alan Havice ilçesini kontrolünde tutmaktadır. Dolayısıyla Irak’ta DAEŞ’in bütünüyle bittiğini ve bundan sonra ülkeye güvenlik anlamında istikrar geleceğini de iddia etmek zor görünmektedir.

Ali SEMİN • BİLGESAM ARAŞTIRMA KOORDİNATÖRU

ÖNERİLEN VİDEOLAR
Down sendromlu taraftara sürpriz doğum günü
Lüleburgazspor'un iç sahadaki maçlarını tribünden takip eden ve takımının formasını hiç çıkarmayan down sendromlu Tarık Göntürk için Lüleburgaz taraftarları sürpriz doğum günü kutlaması yaptı.
İsrail bu çocuklardan korkuyor
Kudüs'ün sokaklarında üç Filistinli çocuğun hep bir ağızdan 'Allahu ekber' diye haykırdığı görüntüler sosyal medyada, 'Bu inanca kim engel olabilir ki?' notuyla paylaşıldı.
İsrail zulmünün boyutu: Ambulanstaki yaralıları tutukladılar!
Filistin'in El Halil şehrinde İsrail askerleri, yaraladıkları iki Filistinli genç kızı ambulansta tutuklayarak gözaltına aldı.
Yahudilerin Filistin nefretini böyle görüntüledi
İnsan hakları aktivisti Robert Martin, Kudüs'teki Yahudilerle sordu: "Filistinliler hakkında ne düşünüyorsun?" İşte o nefret dolu cevaplar…
Otobüste çalışan belediye başkanı öğrencileri şaşırttı
Şanlıurfa Belediye Başkanı Nihat Çiftçi'yi otobüste gören öğrenciler şaşkınlıklarını gizleyemedi. Çiftçi öncülüğünde başlatılan uygulama kapsamında, Belediye başkanı ve yöneticiler halk otobüsüne binip halkın sorunlarını yakından dinleyecek.
Eski Kudüs Müftüsü Sabri Erdoğan’a teşekkür etti
Eski Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kudüs zirvesini gerçekleştirdiği için teşekkür etti.
Yahudiler Mescid-i Aksa'ya girdi
Bugün Hanuka bayramının ikinci gününü kutlayan onlarca Yahudi yerleşimci, İsrail polisinin yardımıyla Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.
Ürdünlü pilotun ‘Kudüs’ anonsu ABD’yi panikletti!
Ürdün'den New York'a giden yolcu uçağının pilotu, Kudüs üzerinden geçerken, Şu anda Filistin topraklarının başkenti Kudüs üzerindeyiz” sözleri sebebiyle ABD John Keneddy Havalimanı'nda gözaltına alındı. Yousuf Da'aja adındaki Ürdünlü pilotun sefer sırasındaki anonsu sosyal medyada yayınlanmıştı.
Seyyar hikayeler: Simitçi
Seyyar Hikayeler'de bu hafta, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi, ara öğünlerin kurtarıcısı simidin fırından tezgaha olan yolculuğu ele alınıyor.
Kudüs zirvesi sonrası Erdoğan'dan tarihi konuşma
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kudüs Zirvesi'nin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında İslam dünyasına seslendi. Erdoğan, "Müslümanlar çaresiz değildir. İman varsa imkan da vardır. Rabbimizin inayetiyle bu mücadelemizi başarıya ulaştıracağız" dedi.
Jandarma'nın yüz tanıyan yeni gözlüğü 'takbul'
Türkiye'de bir firma tarafından güvenlik hizmetleri için üretilen ve "takbul" adı verilen gözlük, yüz tanıma teknolojisi ve daha bir çok özelliği ile şüphelileri tanımada yüksek oranda kolaylık sağlıyor.
Erdoğan'ı Patani'de canlı takip eden yaşlı adam
Tayland'ın güneydindeki Patani'de bir minibüste yolculuk yapan yaşlı adamın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı cep telefonundan izlediği anlar sosyal medyada büyük ilgi gördü. Tayland hükümetinin Müslümanlara yaptığı zulümle sık sık gündem olan Patani'deki yaşlı amcanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kudüs için İstanbul'da acil toplanan İslam Konferansı Örgütü'ndeki konuşmasını izlediği anları kaydedip twitter hesabından paylaşan Fatih Öke şu yorumu yaptı: "Önümdeki amca Reis'i canlı takip ediyor. Dünya ile nasıl bütünleştiğimizin en canlı kanıtı."
Erdoğan'dan net mesaj: Kudüs Filistin'in başkentidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuştu. Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a tepki gösterdiği konuşmasında, "Kudüs'ü Filistin devletinin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet ediyorum" dedi.
Filistin bayrağını indirmek isteyen işgalci Yahudinin küstahlığı
Filistin'in El Halil şehrinde bir Yahudi yerleşimcinin küstahca Filistin bayrağını indirmeye çalışması kameraya böyle kaydedilmişti.
Bunu Gördünüz Mü? 500 metrelik görsel şov
Arjantin tribünlerinin harika şovundan, Fransız oyuncu Adil Rami'nin basın toplantısında söylediği Johnny Hallyday şarkısına kadar haftanın öne çıkan tüm detayları Tuğçe'nin sunumuyla bu videoda...


Çeçen direnişinin 23’üncü yılı
Tam 23 yıl önce Çeçenistan'ın bağımsızlık ilanını içine sindiremeyen Ruslar önce havadan bombaladıkları Çeçenistan'a karadan da girmeye başladı. Çeçenistan-Rusya savaşının yıl dönümünde şehit komutanları rahmetle anıyoruz.
6 yaşındaki Ryan, YouTube'dan yılda 11 milyon dolar kazanıyor
Oyuncak merakıyla bilinen Ryan ToysReview isimli çocuk, 4 yaşında çekmeye başladığı oyuncak yorumlarını Youtube üzerinde yayınlamaya başlayınca ünlü oldu. 10 milyon aboneye ulaşan Ryan, geçen yıl 11 milyon dolar gelir elde etti.
‘Kudüs için ne yapmalıyız?’ı iki dakikada anlattı
Gazeteci Abdurrahman Uzun, 'Kudüs için ne yapmalıyız?'ı 'marangozun minber hikayesi' üzerinden 2 dakikada anlattı.
Filistinli o çocuğun amcası Yeni Şafak’a konuştu
22 İsrail askerinin korkuyla gözaltına aldığı Fevzi El Junidi, intifadanın sembolü oldu. Yeni Şafak'a konuşan amca Reşad El Junidi, “Biz Filistin'in çocuklarıyız. Çocuklarımızın kalbine ve aklına Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğunu kazıdık. Asla silemezler” dedi.
İstanbul'un eşsiz özelliği tarihi projede!
Kıtaların buluştuğu yerdeki İstanbul, Yeni Türkiye'ye yakışan bir mega projeye daha kavuşuyor. İki ayrı ihtiyacı tek çözümde karşılayan “3 Katlı Büyük İstanbul Tüneli”.