HayatTarık Mümtaz Göztepe anısına

Tarık Mümtaz Göztepe anısına

Çerkez kökenli Tarık Mümtaz Göztepe Damat Ferid Paşa’nın da olduğu 9 nâzıra yaverlik yaptı. Bulgaristan, İstanbul ve Anadolu’nun çeşitli yerlerinde gazeteler çıkardı, yazılar yazdı. Vahîdeddin’in yurt dışına çıkışından sonra 23 Nisan 1924 tarihinde TBMM’de alınan bir kararla ‘Yüzellilikler’ listesine dâhil edilerek yurt dışında çıkartıldı, 1938’de yurda döndü.

Haber MerkeziYeni Şafak
Çerkez kökenli Tarık Mümtaz Göztepe 'nin anısına.
Çerkez kökenli Tarık Mümtaz Göztepe 'nin anısına.

Birkaç ansiklopedik-biyografik kaynakta “muharrir”, “gazeteci”, “yazar” gibi sıfatlarla anılan Tarık Mümtaz Göztepe, bu yönleriyle birlikte askerî ve siyasî kimliği de öne çıkan bir şahsiyettir. Hayatı hakkında bizzat kendisi “Mütareke Günleri” ve “Gurbet Cehennemi” adlı iki hâtıratında bazı bilgiler vermektedir. Halep’te sürgündeyken müstear adla ve Türkçe olarak yayınladığı “Çizgiler ve Bilgiler” (1936) adlı eserinde ise bir karikatürün ve hasta yatağındayken aynadaki görüntüsüne bakarak çizdiği portresinin dışında bir şey yoktur.

HEM YAVER HEM GAZETECİ

Bizzat kendisinden alınmış bilgi formuna dayalı olduğu için Osman Nebioğlu’nun Kim Kimdir’inde hayatına dair verilen birtakım ayrıntılar dikkat çekici sayılmalıdır. Buradaki bilgileri Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (Dergâh)’ndeki bilgilerle harmanlayarak Tarık Mümtaz’ın biyografisini şöyle belirleyebiliriz: Müellif, 1891’de İstanbul’da Çerkez kökenli Mümtaz Bey ve Nezihe Hanım’ın oğlu olarak dünyaya gelmiş, 1977’de Ankara’da ölmüştür. Eşi, 1925 doğumlu Elmas (Güler) Hanım’dır. Çocuklarından oğlu, babasının adını taşıyan 1945 doğumlu Mümtaz; kızı, annesinin adını taşıyan 1947 doğumlu Nezihe’dir.

REKLAM

Birbiri ardınca dokuz Harbiye nâzırının maiyetinde yaverlik göreviyle bulunarak askeriyede ve siyaset sahnesinde yer almıştır. Bu nâzırlardan dokuzuncusu Damat Ferid Paşa’dır. Damat Ferid ve Vahîdeddin’in yurt dışına çıkışından sonra 23 Nisan 1924 tarihinde TBMM’de alınan bir kararla ‘Yüzellilikler’ listesine dâhil edilerek yurt dışında çıkartılmıştır.

Gazetecilik hayatına Ümit mecmuasını çıkararak başlamıştır (1919). Bu mecmuada Mütareke Günleri’nden de söz etmektedir. Bizzat verdiği bilgilere göre bu mecmuaya Celâl Sâhir, Halide Nusret, Faruk Nafiz ve Köprülüzâde Mehmed Fuad gibi edebiyatçılar katkıda bulunuyorlardı. İlk sürgün yıllarında Eskicuma’da Rumeli gazetesini (1922) çıkarmıştı. Daha sonra Şam’da Musavver Sahra Mecmuası’nı (1924); Antakya’da Hacivat-Karagöz’ü (1933) yayınlamıştır. Şam’daki gazetecilik yıllarında Çerkez Ethem’le bir röportajını ve bu esnada şahit olduğu manzaraları Mütareke Günleri’nde anlatmıştır. 29 Haziran 1938’de “Yüzellilikler” affedilince Türkiye’ye dönmüş ve ilk olarak İskenderun’da Ayyıldız gazetesini kurmuştur (1939).

REKLAM

İstanbul’da Nasreddin Hoca mecmuasını yayınlamış (1940); Yeni Sabah gazetesi istihbarat şefliği; Zafer gazetesi memleket sekreterliği (1950); Yeni Köylü gazetesi neşriyat müdürlüğü (1954) yapmıştır. Ankara yıllarında ise Kadı Emmi adlı gazeteyi çıkarmıştır (1965). Bulgaristan’da Âşık Garip, Muhacir Baba, Başyazıcı, Ali Topcuyef gibi takma adlarla çeşitli gazete yazıları yazmıştır. Gazeteciliğiyle ilgili olarak matbu kaynaklarda belirtilmeyen bir ayrıntı da Kuneytıra’da Adigece-Fransızca-Arapça-Türkçe olarak Margadlı bir gazete (1928-1931) yayınlamış olduğudur. Gazetecilik alanındaki hizmetlerinden ötürü İstanbul Gazeteciler Cemiyeti’ne üye kabul edilmişti ve ‘basın şeref kartı’ taşımaktaydı.

Ömrünün son yıllarında Ankara’da Maltepe semtinde Akıncılar Sokak’taki evinde ikamet etmiş ve 1977 yılında öldüğünde nâşı Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verilmiştir (Allah rahmet eylesin).

REKLAM