HayatTürkiye-İran ilişkilerinde yeni dönem

Türkiye-İran ilişkilerinde yeni dönem

Haber MerkeziYeni Şafak

ABDULLAH SAYIN - TAHRAN ÜNİVERSİTESİ - İRAN ARAŞTIRMALARI

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki kalabalık heyet geçtiğimiz ay içerisinde “Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi”nin dördüncü toplantısı vesilesiyle İran’ın başkenti Tahran’a önemli bir ziyarette bulundular. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son olarak 2015 yılının Nisan ayında gerçekleştirdiği ziyaretten iki yıl sonra gerçekleştirilen bu İran ziyareti; “Tahran-Ankara ilişkilerinde ve bölgesel dengelerde yeni bir ufuk ve yakın işbirlikteliği arayışı” olarak değerlendirildi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti öncesinde iki ülke Genelkurmay Başkanlarının gerçekleştirdiği karşılıklı ziyaretler ve bölgedeki krizlere karşı Ankara-Tahran askeri işbirlikteliği yorumları da bu ziyaretin önemini artıran unsurlardan birisidir.

Bu süreçte bölgede yaşanan; IKBY referandumu sonrası Irak’ın bölünmesi ihtimali ve Suriye’de yaşanan son gelişmeler iki ülkeyi birbirine yakınlaştıran başlıca sebepler arasında sayılabilir. Ancak Türkiye ve İran’ın ikili ilişkileri üzerinde olumlu etki yaratan ve son dönemlerde yaşanan bu olayların üzerinden biraz geçmişe gidildiğinde, 2011 yılında başlayan Suriye krizinin ilişkilerin seyri açısından büyük kırılmalar yarattığını görmek mümkün. Özellikle Suriye krizinin ardından İran ve Türkiye’nin bölge üzerindeki tarihsel rekabeti daha açık bir şekilde kendisini göstermeye başlamıştır. Bu yüzden ikili ülke ilişkilerinin sadece son dönemlerdeki bölgesel işbirlikteliği arayışlarından yola çıkılarak veya sadece belli kriz dönemlerine odaklanılarak değerlendirilmesinin, bazı tarihi gerçeklerin göz ardı edilmesine veya geleceğe dair yanlış yorumlamalara neden olacağını belirtmekte fayda var.

Suriye’de Yaşanan Kriz ve Gerilen İlişkiler

Suriye, Türkiye ve İran açısından birbirine zıt öneriler ve politikaların savunulduğu, farklı cephelerde yer alınan bir kriz haline gelmiştir. İran bu süreçte Esed rejiminin ayakta kalması için; Türkiye ise Esad’ın olmadığı yeni bir geçiş sürecinin tesisi için politikalar ve ittifaklar geliştirmiştir. Suriye krizinin derinleşmesi ile birlikte Türkiye ve İran’ın bölgedeki stratejileri ve öncelikleri de farklılaşmış ve bu durum iki ülke arasındaki ilişkilerinde giderek gerilmesine neden olmuştur. Her iki ülke de birbirini Suriye’de kendi nüfuz alanlarını oluşturmakla suçlamıştır. Bu durum her iki ülkenin bölgedeki rekabetini derinleştiren faktörler arasında yer almıştır.

Moskova Görüşmeleri

Bu süreçte İran bölgede etkisini artırmak ve güvenliğini sınırlarının ötesindeki tehlikelere karşı koruyabilmek için Suriye’yi stratejik bir nüfuz alanına dönüştürmeye çalışmış, Türkiye sınır ve iç güvenlik kaygıları ile PYD ve DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı güvenli bir sınır hattı oluşturmayı istemiş, ABD ve Rusya ise Ortadoğu’nun genelindeki değişim ve dönüşüm sürecini kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeyi amaçlamıştır. Süreç içerisinde meydana gelen bu kutuplaşmalar, Moskova görüşmeleri sürecine kadar Türkiye ve İran ilişkilerindeki çatışma noktalarını artırmıştır.

Suriye konusunda taraf olan ülkeler Moskova görüşmelerinden önce de birçok defa bir araya gelmiş ancak başarılı bir şekilde hayata geçirilebilen herhangi bir çözüm yolu bulunamamıştır. Türkiye, 2016 yılının Ağustos ayında Rusya ve İran ile görüşmeler yaparak, Halep’te yaşanan yoğun çatışmalarda zarar gören sivil halkın tahliye edilmesi için yeniden büyük bir diplomasi atağı başlatmıştır. Rusya, Türkiye ve İran Dışişleri Bakanları; “Suriye’de devam eden iç savaşın durumu, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve Suriye’deki radikal terör örgütleri ile mücadele” gibi başlıkları görüşmek üzere Moskova’da bir araya gelmiş ve bu konularda anlaşmaya varmışlardır.

Moskova görüşmelerinin ardından Astana’da gerçekleştirilmesi planlanan ve Türkiye-Rusya-İran üçlüsünün garantörlüğünü üstlendiği görüşmelerle birlikte Türkiye, ABD ve batılı güçlerle gerçekleştirdiği ittifaktan vazgeçerek bölgesel işbirlikteliğine yönelmiş ve bu politika değişikliğinin akabinde Türkiye-İran ilişkileri de normalleşme sürecine girmiştir.

IKBY’nin Bağımsızlık Referandumu

Mesut Barzani ilk olarak 7 Haziran’da duyurduğu “bağımsızlık referandumu” kararını, bölgesel ve uluslararası güçlerin karşı çıkmalarına rağmen 25 Eylül 2017 tarihinde gerçekleştirmiştir. Referandum sonrasında bölgede yaşanan gelişmeler Mesut Barzani’nin beklediği yönde gelişmemiş ve IKBY’nin bağımsızlık referandumu yoğun bir eleştiri ve bölge ülkelerinin çeşitli düzeylerdeki yaptırımları ile karşı karşıya kalmıştır. Irak’ta Şii milis gücü olarak yer alan Haşdi Şabi ise Irak Hükümeti ile birlikte Kerkük’e operasyon düzenleyerek peşmergelerin tartışmalı bölgelerden çekilmelerine neden olmuştur. Bu operasyonun ardından IKBY’de KDP ve KYB grupları arasındaki derin anlaşmazlıklar ortaya çıkmıştır. Kısa bir süre sonra ise Mesut Barzani referandumun sonuçlarının askıya alındığını bildirerek, mevcut görevlerinden istifa ettiğini açıklamıştır.

Bu süreç bölge ülkelerinden Türkiye ve İran’ı ortak bir tutum sergileme konusunda bir araya getirmiş ve iki ülkenin Cumhurbaşkanları geçtiğimiz Ekim ayı içerisinde Tahran’da bir araya gelmişlerdir. İkili görüşmelerin ardından her iki Cumhurbaşkanı da bu referandumun “Irak’ın toprak bütünlüğüne ve bölgesel istikrara zarar verdiğini” dile getirmiştir. Her iki ülke de bölgede yaşanan sorunların çözümünde öncelikle bölgesel aktörlerin yer alması gerektiği konusunda mutabık kalmıştır. Ayrıca bu referandumun, yoğun bir Kürt nüfusu barındıran ve PKK/PYD/PJAK gibi terör yapılanmaları ile mücadele eden Türkiye ve İran’ı, “ortak güvenlik tehdidi algısı” bağlamında bir araya getirdiği de söylenebilir.

Bölgesel Dengelere Etkisi

Türkiye ve İran arasında dönemsel olarak yaşanan gelişmelerin ikili ilişkilerde iniş-çıkışlara sebep olduğu görülmektedir. Her iki ülke de bölgenin güçlü ve etkin ülkelerindendir ve bölgesel güç olma ideali sebebiyle belirli noktalarda rekabet içerisindedirler. Ancak Ortadoğu coğrafyasında meydana gelen yeni gelişmeler ve bunun sonucunda gelişen yeni ittifaklar, Türkiye ve İran’ı birbirine yakınlaştırmakta ve hatta stratejik konularda işbirliğine zorlamaktadır.

Türkiye ve İran arasındaki yakınlaşmanın söylem düzeyinden eylem düzeyine geçişi; “bölgesel sorunların idaresinde, Sünni-Şii temelli mezhep çatışmalarının yönlendirilmesinde, bölgesel işbirlikteliği mekanizmalarının oluşturularak uluslararası güçlerin bölgesel sorunlara daha az müdahil olmasını sağlamada, İran’ın uluslararası baskılara karşı güçlü bir müttefik kazanmasında, iki ülkenin kesin bir şekilde olmasa dahi güvene dayalı işbirlikteliği sürecine kapı aralamasında ve bölgesel barışın tesisinde” şüphesiz ki çok önemli bir dönüm noktasını oluşturacaktır. “Ülkeler dış politikalarına yön verirken çıkar odaklı düşünürler” fikri ve bunun pratikteki izleri, Türkiye ve İran arasındaki tarihi ve bölgesel rekabet ortamı gibi başlıca nedenler zihinlerimize bu birlikteliğin çok zor sağlanacağını söylemektedir ancak Türkiye ve İran bunu stratejik bir işbirlikteliğine dönüştürebilecek devlet aklına da sahiptir. Her iki ülke de bu birlikteliği başarmaları durumunda, tarihi bir fırsatı değerlendirmiş olacaklardır.

ÖNERİLEN VİDEOLAR
Kudüs zirvesi sonrası Erdoğan'dan tarihi konuşma
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kudüs Zirvesi'nin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında İslam dünyasına seslendi. Erdoğan, "Müslümanlar çaresiz değildir. İman varsa imkan da vardır. Rabbimizin inayetiyle bu mücadelemizi başarıya ulaştıracağız" dedi.
Jandarma'nın yüz tanıyan yeni gözlüğü 'takbul'
Türkiye'de bir firma tarafından güvenlik hizmetleri için üretilen ve "takbul" adı verilen gözlük, yüz tanıma teknolojisi ve daha bir çok özelliği ile şüphelileri tanımada yüksek oranda kolaylık sağlıyor.
Erdoğan'ı Patani'de canlı takip eden yaşlı adam
Tayland'ın güneydindeki Patani'de bir minibüste yolculuk yapan yaşlı adamın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı cep telefonundan izlediği anlar sosyal medyada büyük ilgi gördü. Tayland hükümetinin Müslümanlara yaptığı zulümle sık sık gündem olan Patani'deki yaşlı amcanın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kudüs için İstanbul'da acil toplanan İslam Konferansı Örgütü'ndeki konuşmasını izlediği anları kaydedip twitter hesabından paylaşan Fatih Öke şu yorumu yaptı: "Önümdeki amca Reis'i canlı takip ediyor. Dünya ile nasıl bütünleştiğimizin en canlı kanıtı."
Erdoğan'dan net mesaj: Kudüs Filistin'in başkentidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında konuştu. Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a tepki gösterdiği konuşmasında, "Kudüs'ü Filistin devletinin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet ediyorum" dedi.
Filistin bayrağını indirmek isteyen işgalci Yahudinin küstahlığı
Filistin'in El Halil şehrinde bir Yahudi yerleşimcinin küstahca Filistin bayrağını indirmeye çalışması kameraya böyle kaydedilmişti.
Bunu Gördünüz Mü? 500 metrelik görsel şov
Arjantin tribünlerinin harika şovundan, Fransız oyuncu Adil Rami'nin basın toplantısında söylediği Johnny Hallyday şarkısına kadar haftanın öne çıkan tüm detayları Tuğçe'nin sunumuyla bu videoda...


Çeçen direnişinin 23’üncü yılı
Tam 23 yıl önce Çeçenistan'ın bağımsızlık ilanını içine sindiremeyen Ruslar önce havadan bombaladıkları Çeçenistan'a karadan da girmeye başladı. Çeçenistan-Rusya savaşının yıl dönümünde şehit komutanları rahmetle anıyoruz.
6 yaşındaki Ryan, YouTube'dan yılda 11 milyon dolar kazanıyor
Oyuncak merakıyla bilinen Ryan ToysReview isimli çocuk, 4 yaşında çekmeye başladığı oyuncak yorumlarını Youtube üzerinde yayınlamaya başlayınca ünlü oldu. 10 milyon aboneye ulaşan Ryan, geçen yıl 11 milyon dolar gelir elde etti.
‘Kudüs için ne yapmalıyız?’ı iki dakikada anlattı
Gazeteci Abdurrahman Uzun, 'Kudüs için ne yapmalıyız?'ı 'marangozun minber hikayesi' üzerinden 2 dakikada anlattı.
Filistinli o çocuğun amcası Yeni Şafak’a konuştu
22 İsrail askerinin korkuyla gözaltına aldığı Fevzi El Junidi, intifadanın sembolü oldu. Yeni Şafak'a konuşan amca Reşad El Junidi, “Biz Filistin'in çocuklarıyız. Çocuklarımızın kalbine ve aklına Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğunu kazıdık. Asla silemezler” dedi.
İstanbul'un eşsiz özelliği tarihi projede!
Kıtaların buluştuğu yerdeki İstanbul, Yeni Türkiye'ye yakışan bir mega projeye daha kavuşuyor. İki ayrı ihtiyacı tek çözümde karşılayan “3 Katlı Büyük İstanbul Tüneli”.


Erdoğan'ın gençlere tavsiyesi Nuri Pakdil'den Kudüs selamı!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gençlere tavsiye ettiği yazar ve fikir adamı Nuri Pakdil, Filistin'deki 3. intifada ile ilgili olarak bunları söyledi...
Yabancı gazeteci Yahudilere ağzının payını böyle verdi!
Robert Martin isimli gazetecinin geçtiğimiz yılarda Filistin'in El Halil şehrinde Yahudi yerleşimcilerle yaptığı çarpıcı röportaj büyük ilgi toplamıştı.



Erdoğan'dan adaşı olan üçüzlere ev ziyareti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivas'ta, AK Parti İl Kongresi ve toplu açılış töreninin ardından 1999 doğumlu 'Berhan Recep', 'Ensar Tayyip' ve 'Berat Erdoğan' isimli üçüzleri evlerinde ziyaret etti. İşte o renkli anlar...
Küresel ısınmanın ne olduğunu gösteren en net an!
National Geographic fotoğrafçısı Paul Nicklen tarafından Kanada'nın Baffen Adası'nda çekilen görüntüler izleyenleri üzerken düşündürdü.






"Kudüs'ü çocuk katili bir ülkenin insafına terk etmeyeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail askerlerinin 14 yaşındaki Filistinli çocuğu gözleri bağllı gözaltına alırken çekilen ve İntifadanın sembolü haline gelen o fotoğrafı göstererek, "İsrail bir terör devletidir. Kudüs'ü çocuk katili bir ülkenin insafına terk etmeyeceğiz. İşgal ve yağmadan başka hiçbir değeri olmayan bir devletin insafına da bırakmayacağız" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Kudüs' şiirini okudu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti Sivas 6. Olağan Kongresinde partililere seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Nuri Pakdil'in 'Kudüs' şiirini okudu.
Türk öğrencilerden Mescid-i Aksa'da bayraklı protesto
Türk öğrenciler Kudüs'ün Osmanlı hakimiyetinden gidişinin 100'üncü yıl dönümünde Mescid'i Aksa'nın avlusunda protesto düzenleyerek böyle tepki verdi.


"Banker Bilo" filmi gerçek oldu
Başrollerini Şener Şen ve İlyas Salman'ın paylaştığı 'Banker Bilo' filmi Adana'da gerçek oldu. Kimliği belirsiz insan kaçakçıları, paralarını aldıkları aralarında çocuk ve hamile kadınların da bulunduğu 10'u Iraklı, 43'ü Suriyeli 53 kişiyi, Suriye'den kaçak yolla Adana'nın Ceyhan İlçesi'ne getirip, "Ankara buradan 1 saat uzaklıkta" deyip indirdikten sonra kayıplara karıştı. Bu sırada geldikleri yerin Adana olduğunu öğrenen Iraklı hamile bir kadın, fenalık geçirdi.
Maden işçilerinden örnek hareket
Türkiye'nin en büyük kömür işletmesi olan Afşin-Elbistan Linyitleri (AEL) İşletmesi'ndeki işçilerden örnek hareket....