|

Kurban kesmek Kur'an'da geçiyor mu?

Kurban kesmek Kur'an'da ve hadislerde geçiyor mu? sorusu bazı Müslümanlar tarafından ilahyatçılara sıkça soruluyor. Kurban ibadeti, diğer dinlerde de bulunmaktadır. Kurban kesmek, hatta Hz. Adem dönemine kadar dayandığı ifade edilmektedir. Kurban kesmenin Kur'an'da hangi ayetlerde geçtğini ve ayrıntılarını sizlerle paylaştık. İşte ayrıntılar...

Yeni Şafak
14:55 - 16/08/2017 Çarşamba
Güncelleme: 13:33 - 18/08/2018 Cumartesi
Diğer
Kurban kesmek Kur'an'da geçiyor mu? ​sorusunun yanıtı haberimizde.
Kurban kesmek Kur'an'da geçiyor mu? ​sorusunun yanıtı haberimizde.

Kurban kesmek Kur'an'da geçiyor mu? sorusunun yanıtı haberimizde. Kurban bayramına az bir zamanın kalmasıyla, kurban telaşının başlamasıyla bazı sorularda merak konusu oluyor. Peki kurban kesmek Kur'an'da geçiyor mu? İşte Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından verilen yanıt...

Kurban, Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve icmâ ile sabit bir ibadettir. Kurbanın meşru bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de deliller mevcuttur. Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir (Sâffât, 37/107).

Kurbanın meşruiyetine işaret eden başka âyetler de vardır: “Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.” (Hac, 22/28),

“Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık.” (Hac, 22/34),

“Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik. Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hac, 22/36-37)


Bu âyetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlâs ve takva olduğunun bizzat âyetin metninde yer alması bunu açıkça ortaya koymaktadır. Hz. Peygamber (s.a.s.) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir. Hz. Peygamberin (s.a.s.), meşru kılınmasından itibaren vefat edinceye kadar her yıl kurban kestiği bilinmektedir (Tirmizî, Edâhî, 11; bkz. Buhârî, Hac, 117, 119; Müslim, Edâhî, 17).

Sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayetlerde, Hz. Peygamber (s.a.s.), kurban bayramında Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da dâhil olmak üzere her şeyinin kişinin hayır hanesine yazılacağını ifade edip; bu ibadetin Allah rızası için yapılmasını tavsiye etmiştir (Tirmizî, Edâhî, 1; İbn Mâce, Edâhî, 3).

Ayrıca hicretin ikinci yılından itibaren bugüne kadar müslümanların kurban kesmeleri, bu konuda görüş birliği olduğunu da göstermektedir (İbn Kudâme, el-

Muğnî, XIII, 360).

#Kurban kesmek
#Kurban bayramı
#Kurbanlık
7 yıl önce