Neye ‘Hayır’ dediklerini bilmiyorlar

Yeni Şafak muhabirleri, fındığın başkenti Giresun’da referandum için nabız yokladı. Kararsızların az rastlandığı şehirde ‘Evet’ açık ara önde gidiyor. Referandumu ülke meselesi olarak gören Cansu Güvenç, “Ülkemizde bu kadar hain varken, ülkem için vatan için evet diyorum. Hayır’cıların neye hayır dediklerini bildiklerini sanmıyorum. Ama ben neye ‘Evet’ diyeceğimi çok iyi biliyorum” dedi.

Aybike Eroğlu, İbrahim Can, Fazlı Şahan 07:14 Mart 20, 2017 Yeni Şafak

Neye ‘Hayır’ dediklerini bilmiyorlar

Aybike Eroğlu, İbrahim Can, Fazlı Şahan / Yeni Şafak
İl il gezerek Türkiye'nin fotoğrafını çeken Yeni Şafak ve TVNET ekibi fındığın başkenti Giresun'da. Kentte yağmurlu bir hava karşılıyor bizleri. Kararsızların az rastlandığı Giresun, kararını vermiş gözüküyor. Ağırlık 'Evet'den yana oy kullanacağını söyleyen Giresunlular, diktatörlük gelecek iddialarına prim vermiyor.

GÜÇSÜZ BİR TÜRKİYE İSTİYORLAR

18 madde ülkenin geleceği için olumlu baktığını söyleyen Salih Sağlam, “Bunu bir parti meselesi olarak görmemek lazım. Gençlere öz güven gelecek” dedi. Sağlam, soy ismine atıf yaparak, “Sağlam bir şekilde Evet diyeceğim” diyor. Oğuzhan Kalmuk da, "Diktatörlük geleceğini söylüyorlar. Diktatörlükte beş artı beş seçim olur mu. Avrupa'nın bizim üzerimizde oynadığı oyunları görmek lazım. Güçsüz bir Türkiye istiyorlar" dedi.

NEYE HAYIR DEDİĞİNİ BİLMİYORLAR

Referandumu ülke meselesi olarak gören Cansu Güvenç, “Ülkemizde bu kadar hainler varken, terör örgütleri varken ve hepsi hayır derken evet demeyi particilik olarak görmüyorum. Ülkem için vatan için evet diyorum. Hayır diyen kesim, bilinçsizlikten ve çok bilmemekten hayır dediklerine inanıyorum“ dedi.

YÖNETİM DAHA İYİ OLACAK

İstikrara vurgu yapan Mustafa Kefelioğlu, “Milletin bekası için, daha önce koalisyon dönemlerinden çok çekmiş. Yeni sistemde istikrar olacak. Tek başlılık diyorlar ben buna katılmıyorum, yönetim daha iyi olacak” değerlendirmesinde bulundu.

Giresun'da gençler 16 Nisan'daki halk oylamasından umutlu.



Gençlerimizin neyi eksik

AK Parti iktidarı ile Türkiye'nin büyük bir kalkınmaya girdiğini söyleyen Okan Kılıç, “Bu kalkınmadan rahatsız olanlar tabii hayır diyecek. Bizler bu büyümenin farkındayız. Sıkıntılar yok mu var. İnşallah onlarda bu yeni sistem ile ortadan kalkacak. Dünyaya gür sesimizi duyurmanın vakti geldi. Gençler daha erken yaşta Meclis'e girecek. Onlara bir güven gelecek. Avrupa'nın gençlerinden bizim gençlerimizin ne farkı var. Bu gençler darbe gecesi vatan, bayrak için sokağa döküldü. Gençlere sahip çıkılmasını çok olumlu buluyorum” diyor. Şerivan İşineri ise, güçlü bir Türkiye için oyunun renginin evet yönde olacağını söylüyor. İşineri, “Avrupa'da şuan İslamafobi oluşturulmaya çalışılıyor. Kesinlikle bizim evet dememiz gerekiyor. Güçlü bir nesil için evet dememiz gerekiyor. CHP'nin söylemleri mantıklı gelmiyor. Kaldı ki söyledikleri ile yaptıkları kendileriyle çelişiyor. Onlar şuanda yanlış bir yoldalar.

Halis Nacakcı



Türkiye büyük güç olacak

Eskiden vatandaşın görüşüne başvurulmadığını aktaran Halis Nacakcı, “Yeni sistemin doğru olduğu kanaatini taşıyorum. Doğru varsa doğrunun yanında olacaksın. Sonuçta başkanı kim seçecek sen seçeceksin. Bizim fikirlerimizin sorulması son derece önemli. İnsana değer verildiği anlaşılıyor. Bir düzen kurulmuş ve hakkı sonuna kadar verilmiş. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüzde 52 oy ile gelmiş. Kendini yargılatır mı. Kendisini yargılatan bir sistem getiriyor. Dünya'da mazlumlara sahip çıktığı için mi diktatör oluyor. Bu sistemden padişahlık falan çıkmaz. Boşuna bağırıp çağırmasınlar” ifadelerini kullandı. 16 Nisan'ın Türkiye için yeni bir Türkiye'yi anlattığını söyleyen Negahan Koçyiğit, “Ben de evet diyeceğim. Türkiye, dünyada daha büyük bir güç olacak ” dedi.


PKK'ya hayır darbeye hayır

Yeni Şafak'ın Giresun'da görüştüğü gençler kararlarını 'evet'ten yana kullanacaklarını söylüyor. Referandumu ülke meselesi olarak gördüklerini dile getiren Giresunlu gençler, Yeni Kapı ruhunun sürdürülmesi gerektiği görüşünde. Gençler, “PKK'ya hayır, Kandil'e hayır, darbecilere hayır. Büyümeye evet, istikrara evet, kalkınmaya evet” diyor.

Koalisyonlar bitiyor

Yeni Şafak seçim ekipleri Tekirdağ'da halkın nabzını tuttu. Türkiye'nin sivil bir anayasa ile özüne döneceğini savunan Tekirdağlılar, özellikle birlik ve beraberlik için referandumda “Evet” diyeceğini ifade ediyor.

Tekirdağlı Şaban Örnek



Türkiye siyasetinde önemli bir viraj kabul edilen 16 Nisan'a geri sayım sürüyor. Yeni Şafak ve tvnet'in kamuoyunun nabzını tuttuğu Anadolu Turu kapsamında Tekirdağlılarla konuştuk. Vatandaşlardan Mahmut Yağbasan, “Türkiye'nin geleceğimiz için çocuklarımız için sivil bir anayasanın adımları atılıyor. Koalisyonlar son bulacak ülkedeki terör odaklarının tekerlerine çomak sokulacak. 18 madde özelinde yetmez ama evet” dedi. Yağbasan, paketin de çok profesyonelce hazırlandığını söyledi. Namık Kemal Üniversitesi Hemşirelik bölümü son sınıf öğrencisi Ahmet Yılmaz, referandumda tercihini evetten yana kullanacağını söyledi.

GENÇLERE UMUT VERDİ

Yılmaz, bu kararı vermesinde birlik, beraberlik ve istikrar gibi etkenlerin önemli olduğunu vurguladı. 18 yaş maddesinin gençlere umut vadettiğini söyleyen Yılmaz, bu anayasayla birlikte milletvekili olma umudum arttı. Yılmaz, “Muhalefetin tavrına bakıyorum. Onlardan çok tepki geldiği zaman anlıyorum ki doğru yoldayım diyordu. Avrupa ve muhalefetin de tavrı ortada. O yüzden kimse endişe etmesin bu ülke doğru yolda”

Geçmişle bugünün farkını biliyorum

Şaban Örnek: Bugüne kadar 17 ülke gezdim. Şu topraklar üzerinde yaşayan insanlardan daha şanslısına da rastlamadım. Avrupa'da demokrasi diyorlar, çok gezdiğim için biliyorum işin aslı hiç öyle değil. Eskiden söylüyordum kimse inanmıyordu. Son günlerde yaşananlar beni de haklı çıkardı. Kararımız evet olacak. Geçmiş ile bugün arasındaki farkı yaşım itibariyle görebiliyorum. Türkiye'nin daha iyi noktalara ulaşacağına inanıyorum. Örnek yaklaşık 30 yıldır ticaretle uğraşıyor.

KİRLİ PAZARLIKLARA SON

Adem Okur: Maddeleri tek tek okuyan bir kişinin evet dememe imkanı yok. Ülkemizde koalisyonların kirli pazarlıkların önüne geçilecek. Halkın kendi iradesini sandığa yansıttığı bir manzara ortaya çıkacak. Almanya ve Hollanda'nın tavrından sonra bazı şeyleri daha net görmeye de başladık. Bu referandum milletin ayağa kalkması için çok önemli bir vesile olacak.


















Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Şafak Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

Haziran 2015 Genel Seçimi

Türkiye Büyük Millet Meclisi 25. Dönemi'nin 550 yeni üyesinin belirlendiği genel seçimler 7 Haziran 2015 tarihinde yapıldı. Tek başına iktidar olabilmek için anayasal gereklilik olan 276 sandalye sayısına hiçbir siyasi parti tek başına ulaşamadı. 7 Haziran seçimlerini ilginç kılan Türkiye’nin çok partili siyasi tarihinde ilk defa bir seçimin sonucunun tekrar seçim olmasıdır. Katılımın yüzde 83,92 olarak gerçekleştiği seçim sonuçlarını Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 18 Haziran’da açıkladı. YSK'nın açıkladığı kesin sonuçlara göre yüzde 10’luk seçim barajını geçen Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) yüzde 40,87, Cumhuriyet Halk Partisi (CHHP) yüzde 24,96, Milliyetçi Hareket Partisi (CHP) %16,29, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ise yüzde 13,2 oranında oy aldı. Bu oy oranlarına göre AK Parti 258, CHP 132, HDP 80, MHP 80 milletvekili çıkardı. Bağımsız hiçbir aday seçilemedi. 13 yıl kesintisiz devam eden tek başına hükümet dönemi 7 Haziran seçimleri ile yerini koalisyon görüşmelerine bıraktı. Genel seçimlerin sonucunda hükümetin oluşturulamaması nedeniyle Türkiye siyasi tarihinde ilk defa bir cumhurbaşkanı anayasa gereği ülkeyi seçime götürdü, seçim hükümeti kurulması yönünde yetkisini kullandı. YSK, 7 Haziran 2015'te yapılan milletvekili genel seçimi sonrasında 45 gün içinde Bakanlar Kurulu'nun oluşturulamaması ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Anayasa'nın 104'üncü ve 116'ıncı maddeleri uyarınca seçimlerin yenilenmesine karar vermesi üzerine seçimlerin 1 Kasım'da yenileneceğini ilan etti.

2011 Genel Seçimi

Türkiye'nin 34 yıl aradan sonra erken yapılamayan ilk genel seçimi olma özelliğini taşıyan seçim 12 Haziran 2011'de yapıldı. TBMM 3 Mart 2011'deki oturumunda milletvekili genel seçimlerinin 12 Haziran 2011 pazar gününde yapılmasına ilişkin önerge TBMM Genel Kurulu'nda oybirliğiyle kabul edildi. 2010 Nisan ayında seçim kanunda yapılan değişikliklerle seçimlerde Kürtçe propaganda yapılması serbest bırakıldı, tahta oy sandıkları yerine eni 40, boyu 55, yüksekliği 50 cm, şeffaf, ısıya ve kırılmaya dayanıklı sert plastikten yapılan sandıklar kullanıldı, billboardlarda propaganda süresi uzatılarak 20 günden 30 güne çıkarıldı. Seçimlerde ilk kez 25 yaşındakiler milletvekili adayı olabildi. Yüksek Seçim Kurulu'nun 5 Mart 2011 tarihli kararına göre, 27 siyasi parti seçime katılmaya hak kazandı. YSK 2 Mart 2011'de Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2010 Nüfus Sayımı sonuçlarını baz alarak seçim çevrelerinin çıkaracağı milletvekili sayısını yayımladı.

2007 Genel Seçimi

TBMM 23. dönem üyelerini belirlemek için 22 Temmuz 2007 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlere 14 siyasi parti ve 699 bağımsız aday katıldı. 11. Cumhurbaşkanı'nın seçilememesi üzerine Türkiye Cumhuriyeti Anasaya'nın 101. maddesi gereği seçimlere gidildi. 14 siyasi parti ve 699 bağımsız aday seçime katıldı. Seçmenlerin yüzde 84,24'ü katılım gösterdi. Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 33. maddesi gereğince %10 baraj uygulandı. Seçime girecek olan partiler ve her şehrin çıkaracağı milletvekili sayısı 4 Mayıs 2007 tarihinde Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edildi.
 Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki AK Parti yüzde 46,66, Deniz Baykal liderliğindeki CHP yüzde 20,85 ve Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP % 14,27 oy aldı. TBMM'deki sandalye sayıları AK Parti için 363'ten 341'e, CHP için 178'den 112'ye gerilerken, MHP 71 sandalye ile yeniden TBMM'ye girdi.

2002 Genel Seçimi

3 Kasım 2002’de gerçekleştirilen Türkiye Büyük Millet Meclisi 22. dönem milletvekilleri seçildi. 2002 genel seçimlerinde oyların yüzde 34,3'ü ile 363 milletvekilliği kazanan Adalet ve Kalkınma Partisi 1950'li yıllardan sonra TBMM'deki en büyük temsil gücünü elde eden siyasi parti oldu. 1999 genel seçimlerinden sonra kurulup 2002 seçimlerine kadar ülkeyi yöneten koalisyon hükümetinin ortaklarından Demokratik Sol Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Anavatan Partisi'nin yanı sıra muhalefetteki Doğru Yol Partisi, Saadet Partisi ve Yeni Türkiye Partisi barajı aşamadı. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milletvekili olmaması nedeniyle, 16 Kasım 2002 tarihinde AK Parti genel başkan yardımcısı Abdullah Gül, dönemin Cumhurbaşkanı Necdet Sezer tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildi. YSK 2 Aralık 2002 tarihinde, Siirt'teki seçim sonuçları iptal ederek bu seçim çevresindeki seçimlerin yenilenmesine karar vermesi üzerine 9 Mart 2003'te yenilenen ve yalnızca 4 partinin katıldığı seçimler sonucunda Adalet ve Kalkınma Partisi 3 milletvekilliğini de kazandı. Böylece Adalet ve Kalkınma Partisi'nin milletvekili sayısı 365'e yükselirken, Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletvekili sayısı 177'e, bağımsızların sayısı ise 8'e geriledi. Aynı seçimde Recep Tayyip Erdoğan da Siirt'ten milletvekili seçildi. Abdullah Gül’ün başbakanlıktan istifa etmesi ile yeni hükümet Recep Tayyip Erdoğan tarafından kuruldu.

1999 Genel Seçimi

Türkiye'nin 80 ilindeki 84 seçim çevresinde, %10 ülke barajı  uygulanarak seçimlerde 550 milletvekili TBMM'ye girdi. 30 Temmuz 1998 tarihinde TBMM Genel Kurulu, erken genel seçimlerle yerel seçimlerin 18 Nisan 1999 tarihinde birleştirilerek yapılmasına karar verdi. Yerel seçimlerle bir arada yapılan ikinci genel seçimlerdir. 20 partinin katıldığı 18 Nisan 1999 genel seçimleri, 1950'den sonra yapılan serbest seçimler arasında katılan siyasi parti sayısının en fazla olduğu seçimdir. Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde ilk defa TBMM dışında kaldığı seçimlerde DSP oylarını yaklaşık yüzde 50 oranında artırarak sandıktan ilk sırada çıktı. Bir önceki seçimde yüzde 10 barajını aşamayarak TBMM'ye giremeyen MHP ise oylarını yaklaşık yüzde yüz oranında artırarak ikinci parti oldu. TBMM'ye seçilen kadın vekil sayısı 1995 seçimlerine göre 13'ten 23'e yükseldi. Seçimlerin ardından görevi 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel hükümeti kurma görevini Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Bülent Ecevit'e verdi. Bülent Ecevit, Türk siyasi yaşamında 17. koalisyon hükümeti olarak yerini alan DSP, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Anavatan Partisi (ANAP) ile 28 Mayıs 1999 tarihinde üçlü koalisyon hükümetini kurdu.

1995 Genel Seçimi

TBMM 20. dönem üyelerinin belirlendiği 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan seçimlere 12 siyasi parti katıldı. TBMM Genel Kurulu’nda 27 Ekim 1995’te kabul edilen önerge ile genel seçimin 24 Aralık’ta yapılması kabul edildi. Seçim öncesi yapılan kanun değişiklik ile seçmen yaşı 20’den 18’e indirildi. 18-20 yaş grubundakiler ilk kez bu seçimde oy kullanabildi, ceza ve tutukevlerinde tutuklu olarak bulunanlara da oy kullanma hakkı tanındı. Yine aynı düzenlemeyle TBMM'nin üye sayısı 450’den 550’ye çıkartıldı ve bu 550 milletvekilinden 100’ünün seçim çevrelerine bağlı kalmaksızın, partilerin ülke genelinde aldıkları oylar esas alınarak “Türkiye milletvekili” olarak seçilmeleri öngörüldü. Yüzde 10'luk ülke barajı korunurken, seçim çevresi barajları yüzde 10'a indirildi. Anayasa Mahkemesi . Demokratik Sol Parti'nin başvurusu üzerine seçim bölgesi barajını ve Türkiye Milletvekilliği adı altında 100 yeni milletvekili seçilmesini öngören düzenlemeleri iptal etti. TBMM'nin üye sayısı 550'ye çıkarılarak seçime gidildi.
12 siyasi partinin katıldığı seçimlerde Büyük Birlik Partili yedi milletvekili adayı Anavatan Partisi listesinden,  Sosyalist İktidar Partisi ve Birleşik Sosyalist Parti, HADEP listelerinden seçime girdi. Seçimlerden birinci parti olarak Refah Partisi çıktı, oyların yüzde 21,4’ünü alan RP 158 milletvekili kazandı. Refah Partisi genel başkanı Necmettin Erbakan Anavatan Partisi ile koalisyon kurma girişimi başarısız olunca seçimlerden yaklaşık iki ay sonra ANAP-DYP koalisyonu (ANAYOL) kuruldu. Anayasa Mahkemesi’nin güven oylamasını iptal etmesi nedeniyle ANAYOL koalisyonu sona erdi. 28 Haziran 1996'da Necmettin Erbakan'ın başkanlığında RP ile DYP arasında kurulan Refahyol hükümeti 8 Temmuz'da güvenoyu aldı.

1991 Genel Seçimi

TBMM 19. dönem milletvekillerinin belirlendiği altı siyasi parti ve bağımsız adayların yarıştığı seçim 20 Ekim 1991’de gerçekleştirildi. Turgut Özal’ın cumhurbaşkanlığına seçilmesi ile boşalan başbakanlığa TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut atandı. Akbulut daha sonra Anavatan Partisi genel başkanlığına seçildi.15-16 Haziran 1991’de gerçekleştirilen Anavatan Partisi genel kongresinde genel başkanlığa seçilen Mesut Yılmaz, ANAP'ın iktidar partisi olması nedeniyle, Yıldırım Akbulut’un istifası üzerine başbakanlık görevine getirildi. Anavatan Partisi’nin yeni yönetimi 1992 Kasım'ında yapılacak olan genel seçimleri daha erken bir tarihte yapılması kararı aldı.
                        Altı siyasi parti ve bağımsız adayların yarıştığı 20 Ekim 1991’deki seçimlerde Anavatan Partisi ikinci parti oldu ve 8 yıldır bulunduğu iktidardan düştü. Seçimlerin ardından, ittifakla seçime giren partilerin ayrılmasıyla mecliste 8 siyasi parti ortaya çıktı. Yine bu seçimlerle, 12 Eylül Darbesi öncesi liderlerden Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş 11 yıl aradan sonra TBMM'ye döndü. Liderlerin yanı sıra 12 Eylül öncesi son TBMM'de görev yapmış 21'i Adalet Partisi, 7'si Cumhuriyet Halk Partisi, 3'ü Milli Selamet Partisi ve 1'i Milliyetçi Hareket Partisi üyesi olmak üzere toplam 32 milletvekili yine bu seçimlerde yeniden parlamentoya seçildi. Hiçbir siyasi partinin hükümet kuracak çoğunluğu olmadığından koalisyon hükümetinin kurulması zorunlu hale geldi. Süleyman Demirel, TBMM’de 88 üyesi olan SHP ile koalisyon hükümeti kurdu, SHP genel başkanı Erdal İnönü de başbakan yardımcısı oldu.

1987 Genel Seçimi

Tam anlamıyla bir seçim sandığı yılı olan 1987’de önce yüze yakın yeni küçük belediye yöneticileri seçilmesinin ardından gerçekleştirilen halkoylamasından sonra 29 Kasım’da erken genel seçime gidildi. 6 Eylül 1987 referandumu 12 Eylül Anayasası kapsamında getirilen parti liderlerinin yasakları kaldırılması için yapıldı. Referandumdan yüzde 50. 23 evet 49. 77 hayır çıktı. 1987 erken genel seçimlerinde uygulanan yeni seçim yasasına göre seçim çevreleri küçültüldü. Diğer partilerden bir oy fazla alan partiye kontenjan adıyla ek milletvekilliği sağlandı. Seçim çevresinin küçülmesinden dolayı bölge barajı arttı. Toplam oyların yüzde 36’sını alan Anavatan Partisi TBMM’de 292 milletvekilliği kazanarak yüzde 65 dolayında bir çoğunluğa sahip oldu.

1983 Genel Seçimi

12 Eylül Darbesinin ardından yapılan ilk genel seçim olma özelliğini taşıyan 1983 Türkiye genel seçimleri ile TBMM 17. dönem milletvekilleri seçilmiştir. 10 Haziran 1983 tarihinde kabul edilen 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu ile yüzde 10 baraj getirildi. 1983 seçimi ile birlikte, illerin çıkaracağı milletvekili sayıları esas alınarak ilk kez seçim çevreleri oluşturuldu. Milli Güvenlik Konseyi'nin izin verdiği üç partinin katıldığı seçimde Turgut Özal liderliğinde kurulan Anavatan Partisi, 400 kişiden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 211 milletvekili çıkartarak tek başına iktidar oldu.

12 kadın milletvekili TBMM'ye seçilirken, 42 seçim çevresinden katılan 50 bağımsız adayın hiçbirisi TBMM’ye girecek yeterli oyu alamadı. Turgut Özal 20 Kasım'da Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildi. 24 Kasım 1983'te toplanan TBMM'de Başkanlık Divanı'nın oluşmasıyla MGK'nin görevi sona erdi. 13 Aralık'ta Özal başbakanlığında Anavatan Partisi hükümeti kurdu.

Seçim

Yayın hayatına başladığımız ilk günden itibaren ülkemizde demokrasinin tüm kurumları ile yerleşmesi, milli irade ve değerlerimizin hakim olması için tüm gücümüzle çalıştık. Bu ülkenin geleceğinin derin sularda boğulup gitmemesi için çaba sarf ettik. Fırtınalı günlerde sığınılacak bir liman olduk. Bugüne kadar ülkemize yapmış olduğumuz katkıyı bundan sonra da okurlarımızın desteği ile sürdürmeye devam edeceğiz. Her gün Yeni Şafak’la yeni bir umut olacak.