Yeni kabineye ilişkin kulisleri aktarmadan önce 21 Ağustos Perşembe gününe gidip, AK Parti Genel Başkan adayının belirlendiği MYK"dan bir anekdot aktarmak istiyorum.

Tayyip Erdoğan, yapılan istişareler sonucunda bir ismin ön plana çıktığını söyleyince, bir MYK üyesi, "Efendim, kimin ismi ön plana çıktı " diye soruyor.

Başbakan, "Ahmet Davutoğlu" karşılığını veriyor. Başka herhangi bir soru gelmiyor, herhangi bir tartışma yaşanmıyor kongre takvimi konuşuluyor ama toplantıya Erdoğan"ın, birlik ve beraberliğin önemi üzerindeki değerlendirmesi damgasını vuruyor.

AK Parti yarın Davutoğlu"nu seçmek suretiyle kongre sürecini yerine getirecek. Ondan sonra hükümetle ilgili takvim işleyecek.

Yeni takvim nasıl olacak?

28 Ağustos"ta AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilecek.

29-30 Ağustos hükümeti kurma çalışmaları.

1 Eylül TBMM"de hükümet programının okunması.

6 Eylül Cumartesi- Güven oylaması.

Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var; CHP kurultayı.

Güven oylaması yasayla belirlenmiş bir takvim olduğu için, CHP ya bunu dikkate alarak, kurultay tarihinde bir düzenleme yapacak ya da ayrı bir formül geliştirecek.

Ankara kulislerinde cevabı aranan en önemli soru ise yeni hükümette kimlerin olup olmayacağı.

Bu kabine Davutoğlu kabinesi olacak.

Ayrıca 21 Ağustos Perşembe gününden sonra Erdoğan ile Davutoğlu zaten yeni süreci görüşmeye başladılar.

Davutoğlu partinin yetkili kurullarını toplamaya, bazı kritik isimlerle ikili-üçlü görüşmeler yapmaya başladı.

Kabineyi iki kişi biliyor. Biri Erdoğan, diğeri Davutoğlu.

Yeni sürecin kilit isimlerinden olan Yalçın Akdoğan"ın da bu konuda daha çok bilgi sahibi olduğunu tahmin ediyorum.

Hükümette etkili bir bakan, kabinenin üçte birinin değişeceği görüşünde. Ama pek tercih edilen bir yöntem olmasa da bazı bakanların yer değiştirmesi söz konusu olabilir.

İki kritik nokta var.

Biri ekonomi yönetimi, diğeri Dışişleri.

Ekonomi yönetiminin Ali Babacan"ın kaptanlığında devam etmesi bekleniyor.

Dışişleri"ne ise Davutoğlu"ndan sonra kimin geleceği önemli?

Başbakanlık için Davutoğlu"nun tercih edilmesinin kişisel başarılarının yanı sıra iki önemli nedeni daha vardı.

1-İslam dünyasına olan ilgisi

2-Paralel yapı ile mücadele.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olunca AK Parti hiçbir hafıza sorunu yaşamadı. Çünkü Ahmet Davutoğlu vardı.

Ahmet Davutoğlu bu kez aynı sorunla karşı karşıya. Kendisinden sonra Dışişleri"nde bir hafıza sorunun yaşanmaması gerekiyor. Ayrıca Başbakan Davutoğlu"nun geriye dönüp bir de Dışişleri Bakanlığı yapmasına gerek kalmamalı.

Dış politikanın sahadaki en büyük uygulayıcılarından biri MİT Müsteşarı Hakan Fidan oldu.

Hakan Fidan döneminde MİT eski kabuklarını kırdı, hükümetin dış politikasının sahadaki operasyonel gücü olarak hareket etti.

Hakan Fidan aynı zamanda çözüm sürecinin en kilit ismiydi. Öcalan"la görüşmeleri bizzat kendisi yürüttü.

Davutoğlu"nun Başbakan olmasındaki iki önemli nokta Dışişleri için de geçerli. Hem bu özellikler hem yukarıda saydığım nedenler Dışişleri Bakanlığı"nda Hakan Fidan ismini ön plana çıkarıyor. Buradaki en büyük soru işareti şu: Hakan Fidan MİT"in başından giderse ne olur?

Dış politika bir takım oyunu. Davutoğlu"nun Başbakanlıkta kafasının rahat olması ve Dışişleri Bakanı-MİT müsteşarı olarak uyumlu çalışmaları da okları Hakan Fidan"a yöneltiyor.

Başbakan Erdoğan"ı devirmeyi hedef alan paralel darbenin düğmesine 7 Şubat MİT operasyonu ile basılmıştı.

Paralel darbe girişiminin hedefinde üç isim vardı.

Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan.

Erdoğan Cumhurbaşkanı, Davutoğlu Başbakan olurken Hakan Fidan"ın da siyasi bir kimlik kazanmasıyla paralelle mücadelede önemli bir rövanşın alınması sağlanacak.

Ayrıca Hakan Fidan çözüm sürecinin kilit bir ismi ve İslam dünyasına yönelik birçok başarılı operasyonda perde arkasında bir isim olması nedeniyle onun dışişleri bakanlığı görevine getirilmesiyle birlikte buradaki hafıza da bir eksiklik yaşanmayacak.

Hakan Fidan"ın Dışişleri Bakanlığı görevine gelmesiyle birlikte, çözüm iradesi ve paralelle mücadele bürokrat seviyesinden, bakanlık seviyesine yükseltilmek suretiyle güçlendirilmiş olacak.

Diğer yandan Hakan Fidan"ın Dışişleri Bakanı olduğu süreçte, MİT"teki geçişin de daha sağlıklı yönetileceği düşünülüyor.

Bu arada Hakan Fidan, Dışişleri Bakanı olursa MİT"in başına dışarıdan değil, içeriden bir ismin geleceği söyleniyor.

Bir kulis bilgisi daha aktarayım. MİT Müsteşarının 2015 seçimlerinde milletvekili adayı olmaya hazırlandığı söyleniyor. Yani Hakan Fidan MİT"in başından her halükarda ayrılacak.

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.