Öcalan Lice"nin Fis Köyünde PKK"yı kurduğunda Fahri Korutürk Cumhurbaşkanıydı.

Genelkurmay Başkanlığı koltuğunda Semih Sancar oturuyor, Bülent Ecevit ise Başbakanlık yapıyordu.

İran"da Rıza Şah Pehlevi, Irak"ta Saddam Hüseyin, Suriye"de ise Hafız Esad işbaşındaydı.

Amerika ya da Rusya Kürtleri ayaklandırırdı. Molla Mustafa Barzani ayaklandığında İran"la Irak bir araya gelir, verilecek tavizler verilir, gereken pazarlıklar yapılır, dünya ajansları Kürt ayaklanmasının kanlı bir şekilde bastırıldığı haberini geçerdi.

PKK kurulduğunda Türkiye Cumhuriyeti"nde 42. hükümet işbaşında, Süleyman Demirel ise muhalefetteydi.

12 Eylül"ün Bülent Ulusu"su, 90"lı yılların, "Çelik yürekli Başbakan" Tansu Çiller"i, "AB"nin yolu Diyarbakır"dan geçer" diyen Mesut Yılmaz"ı, "Kürt realitesini tanıyoruz" diyen Süleyman Demirel"i geldi geçti.

Öcalan, PKK"yı kurduğunda Semih Sancar Genelkurmay Başkanı"ydı. Onu Kenan Evren takip etti. Doğan Güreş"ten Hüseyin Kıvrıkoğlu"na, Yaşar Büyükanıt"tan, Necdet Özel"e dek tam 13 Genelkurmay Başkanımız oldu.

Öcalan PKK"yı kurduğunda 6.Cumhurbaşkanımız Fahri Korutürk işbaşındaydı.

Kenan Evren henüz darbe planlarını hazırlamamış Türkiye, 12 Eylül darbesiyle tanışmamıştı. Sırasıyla darbe kontenjanından Kenan Evren olmak üzere, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanımız oldu.

Bu süre zarfında komşularımızda da önemli değişiklikler oldu. İran"da Şah Rıza Pehlevi devrildi, Irak"ta Saddam idam edildi, Suriye"de Hafız Esad öldü.

Öcalan PKK"yı kurduktan sonra 20 hükümet değişti, 13 Genelkurmay Başkanımız oldu, 6 Cumhurbaşkanı Çankaya"ya çıktı.

Türkiye 12 Eylül"de klasik, 28 Şubat"ta post modern darbeleri, 27 Nisan"da ise e-muhtırayı yaşadı.

PKK"nın kurucu lideri Öcalan yakalandı ama hayatta, örgütü birlikte kurduğu isimler ise Kandil"de örgütün başında.

PKK bir terör örgütü olduğu için kuranlar da yönetenler de değişmedi, ama Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir devlet olduğu için bu denli değişimler yaşandı. Bu tamam. Ama aynı zamanda PKK"nın yönetiminde kırk yıla yaklaşan bir hafıza oluştu. Her yılın taşın üstüne taş koydular.

Türkiye Cumhuriyeti"nde ise en babayiğidi 4 yıl görev yapan Genelkurmay Başkanları ve birkaç yıllık ömrü olan koalisyon hükümetleri ile bu işin üstesinden gelinmeye çalışıldı.

Terörle mücadele adına çıkarılmayan yasalar, kurulmayan mahkemeler, uygulanmayan rejimler olmadı. PKK kurulduğunda sıkıyönetimle idare ediliyorduk. Darbe oldu. Daha ağırı geldi. Sıkıyönetimden tam olarak kurtulamadık. Onu OHAL izledi. Terörle mücadele kanunları, Türk Ceza Yasaları, Sıkıyönetim Askeri Mahkemeleri, DGM"ler, Özel Yetkili mahkemeler derken bugünlere geldik.

27 Mayıs darbesinden sonra MBK Üyelerinin Başbakan Menderes"le tek görüşmeleri oldu. Yassıada"ya giden MBK Üyeleri Menderes"e, "Kürt sorununu nasıl çözdün. Senin döneminde Güneydoğu"da asayişe mugayir hiçbir hadise neden olmadı" diye sordular. "Şefkatle, sevgiyle" karşılığını verdi Menderes. Oysa tek parti devrinde, Milli Şefin savaş uçaklarıyla, Kürtleri susturmaya çalıştığı dönemlerde isyanlar çıkmış, en ciddi sorunlar yaşanmıştı.

Kürt soruna ilk doğru teşhisi koyan, Turgut Özal oldu. Ama çözüm sürecinde ilk siyasi riski alıp, "Bu işin altına elimi, bedenini, canımı koydum" diyen Recep Tayyip Erdoğan oldu.

Böylece roller değişti. PKK kurulduğu 80"lı gelişip büyüdüğü 90"lı yıllarda kaldı. Ama Türkiye ne 80"lı yılların ne 90"lı yılların Türkiye"siydi.

Kürt olmanın suç olarak kabul edilmediği, sarı-kırmızı, yeşil renkte olduğu için trafik ışıklarının başka renge boyanmasının tartışılmadığı, Kürtçe Türküler dinliyor diye kimsenin tutuklanmadığı bir Türkiye"ye gelindi.

Diyarbakır Cezaevi"nde Kürtlere işkence yapıldığı, Yeşilyurt köylülerine dışkı yedirildiği değil, 12 Eylülcülerin yargılandığı bir Türkiye"ydi bu. Kemal Pir"in yaşasa kendini yakacağı değil Kürtçe bir kursta öğretmenlik yapacağı Türkiye"ydi bu.

Kürtçe ana dilde eğitime adım atıldığı, üniversitelerde Kürt enstitülerinin kurulduğu yeni Türkiye"nin mimarı olan Recep Tayyip Erdoğan, adı çözüm süreci olan büyük yürüyüşün ilk adımını attı.

Türkiye yeni Türkiye olmuş ama PKK eski PKK olarak kalmıştı. Hafız Esed döneminde Bekaa"ya gidenler, Saddam Hüseyin devrinde Kandil"e yerleşenler, savaş borusunu öttürmeye devam etti.

PKK kurulduğu günden bu yana birçok şeyi eskitti ama asıl önemli olan kendisi çok eskide kaldı.

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.