40 kilometre boyunda 6 kilometre eninde bir şerit. Bu şeride 1.800 insan sıkışmış durumda. Çünkü karadan ve denizden abluka altında. Giriş çıkış adeta yok, yardım yok, destek yok. Balığa çıkmak için bile İsrail"den izin almak lazım.

Abluka altı yaşam, Nazilerin yahudi gettolarındaki hayattan farklı değil.

Bir bilanço:

Çoğu kadın ve çocuk 1500 kişinin hayatına mal olan 2008 tarihli son İsrail saldırısından sonra ham madde girişinin durması, ihracatın imkansız hale gelmesiyle sanayi büyük bir çöküş yaşadı.

2005"te 4 bin olan açık fabrika sayısı saldırı sonrası 200"lere düştü.

İşsizlik yüzde 50 civarında. Yiyecek fiyatları örneğin (bebek mama tozu % 30) abluka sırasında arttı.

2006 yılında insani yardım ile yaşayan oranı % 63 iken, 2008"de bu oran % 80 oldu. Son on yıl içinde UNRWA"nin yiyecek yardımından faydalanan aileler on kat artmış durumda.

İsrail"in cezalandırdığı milyon insan ve tüm bir kimlik...

Gerekçe Hamas rejimi ve Gazze"den gelen terör saldırıları.

Gazze halkının dünyayla tek bağlantısı bu tüneller. Yardım, gıda, ilaç bu tüneller yoluyla geliyor.

Şimdi İsrail Gazzelilerin açtığı bu tünellerin kapatılmasını istiyor. Yaptığı kara harekatını bununla açıklıyor. Kendilerine buralardan saldırı yapıldığı iddiasındalar.

İsrail bırakın ablukayı kaldırmayı, şimdi delikleri tıkamaya çalışıyor ve kara yoluyla vuruyor.

Gazze"de bu yazının kaleme alındığı saatlerde ölü sayısı 250"ye yaklaşmıştı.

Böyle bir şey olabilir mi?

Bir halk, bir topululuk böyle kampa alınır gibi tecrit edilebilir mi?

Dünya buna nasıl göz yumar?

Ama oluyor ve yumuyor.

Batı ülkelerinin yaptığı açıklamalar vahim, "İsrail haklı ama daha ölçülü" olsun diyorlar.

ABD Başkan yardımcısı Kerry, daha dün, ABD"nin İsrail"in kendisini "savunma hakkına", yapılan operasyona güçlü desteğini bir kez daha teyit ediyordu.

İsrail dışında Gazze"ye tek komşu Mısır. Ancak Hamas, Mısır"daki Sisi rejimi tarafından Müslüman Kardeşler"le politik yakınlığı yüzünden terörist ilan edilmiş durumda. Mısır rejimi olanı gözleri kapalı ve onaylayarak seyrediyor.

Pek çok Körfez ülkesi ABD hattında olana duyarsız davranıyor.

Bu koşullarda BM"den, uluslararası arenadan ne beklenebilir?

Tepkiler bir yana, ciddi yorumcular dahi sadece bu operasyonun çabuk bitmesini ve sınırlı olmasını diliyorlar.

Adalet bu...

Adalet bu olunca karşı tarafta öfkenin büyük, siyasallaşmanın keskin olmasına şaşırmamak lazım.

DİNK DAVASI

Dink cinayetiyle ilgili Anayasa Mahkemesi cinayette sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlileriyle ilgili etkin soruşturma yapılmadığını karara bağladı.

Etkin soruşturma pek çok açıdan eksik bu davada. Anayasa Mahkemesi"nin verdiği karar bunlardan sadece birisiyle ilgili. Cinayetten sonra 2007 yılında açılan kamu görevlileriyle ilgili "soruşturma dosyası" hala gizlilik "koruması" altında. Müdahil avukatlara soruşturmayla ilgili bilgi verilmiyor, bilgilerine başvurulmuyor.

Şaka değil tam 7 yıldır bir koruma sistemi çalışıyor.

Bu koruma sistemi mevzuata uygun olmadığı halde işliyor.

AİHM içtihatlarına göre can kaybı olan durumlarda müdahil tarafın bilgilendirilmesinin temel bir hak olduğunu söylüyor.

Anayasa Mahkemesi bunu dikkate alarak etkin soruşturma yapılmadığına karar verdi.

Bu da bir şeydir.

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.