Seçim Sonuçları 1 Kasım
  • Diriliş Ertuğrul 45. son bölüm izle (tamamı)! Diriliş 46. bölüm fragmanı!
  • Hotmail giriş (Outlook) Microsoft Hotmail oturum aç ekranı!
  • iPhone 7 görünümü böyle mi olacak? Apple iPhone 7 yeni görüntüler!
  • Beşiktaş: 1 - Torku Konyaspor: 2 Özet ve goller! Beşiktaş Konya Özet
  • Oscar Cardozo Çin'e mi transfer oldu? Spor Habeleri
  • Beşiktaş Torku Konyaspor maç özeti ve golleri! Beşiktaş Konya Özet!
  • Sur son dakika - Sur'da çatışma: 2 asker şehit!
  • Gaziantep'te korkunç kaza: 15 yaralı - Gaziantep Haber
  • 2016 AÖF bahar dönemi kayıt yenileme ne zaman? AÖF yeni kayıt işlemleri!
  • Akhisar Galatasaray: 1-2 Özet - Golleri izle! Akhisar GS maç özeti!
  • Fatih'te yangın paniği 1 yaralı! - İstanbul haberleri
  • Akhisar Bld. Galatasaray maç özeti ve golleri izle! Maç kaç kaç bitti?
  • E-Okul giriş- MEB eOkul öğrenci sözlü notları öğren! E-okul Veli
  • Anadolu Üniversitesi (AÖF) sınav sonuçları öğrenme ekranı! AÖF sonuçları!
  • Antalya hava durumu! Meteoroloji uyardı!
  • Son Dakika Haberleri - Yastayız, şehitlerimizi uğurluyoruz
  • Konya Haber - Konya'da akılalmaz cinayet
  • Didim'de 424 mülteci yakalandı! - Aydın haberleri
  • Altın fiyatları ne kadar? Çeyrek, Tam, Yarım, Gram altın fiyatı - 10 Şubat
  • Benzin fiyatları ne kadar? - Benzine bir indirim daha! 10 Şubat
  • Erzincan hava durumu! Erzincan'da kar yağışı devam edecek mi?
  • Erzurum hava durumu! Erzurum'da kar yağışı devam edecek mi?
  • Şubat Öğretmen Atama sonuçları - MEB 2016 atama sonuçları açıklandı tıkla öğren!
  • Antalya ve Isparta’da elektrik kesintisi uyarısı!
  • Adana Namaz Vakitleri
  • Adana Hava Durumu
  • Adıyaman Namaz Vakitleri
  • Adıyaman Hava Durumu
  • Afyonkarahisar Namaz Vakitleri
  • Afyonkarahisar Hava Durumu
  • Ağrı Namaz Vakitleri
  • Ağrı Hava Durumu
  • Aksaray Namaz Vakitleri
  • Aksaray Hava Durumu
  • Amasya Namaz Vakitleri
  • Amasya Hava Durumu
  • Ankara Namaz Vakitleri
  • Ankara Hava Durumu
  • Antalya Namaz Vakitleri
  • Antalya Hava Durumu
  • Ardahan Namaz Vakitleri
  • Ardahan Hava Durumu
  • Artvin Namaz Vakitleri
  • Artvin Hava Durumu
  • Aydın Namaz Vakitleri
  • Aydın Hava Durumu
  • Balıkesir Namaz Vakitleri
  • Balıkesir Hava Durumu
  • Bartın Namaz Vakitleri
  • Bartın Hava Durumu
  • Batman Namaz Vakitleri
  • Batman Hava Durumu
  • Bayburt Namaz Vakitleri
  • Bayburt Hava Durumu
  • Bilecik Namaz Vakitleri
  • Bilecik Hava Durumu
  • Bingöl Namaz Vakitleri
  • Bingöl Hava Durumu
  • Bitlis Namaz Vakitleri
  • Bitlis Hava Durumu
  • Bolu Namaz Vakitleri
  • Bolu Hava Durumu
  • Burdur Namaz Vakitleri
  • Burdur Hava Durumu
  • Bursa Namaz Vakitleri
  • Bursa Hava Durumu
  • Çanakkale Namaz Vakitleri
  • Çanakkale Hava Durumu
  • Çankırı Namaz Vakitleri
  • Çankırı Hava Durumu
  • Çorum Namaz Vakitleri
  • Çorum Hava Durumu
  • Denizli Namaz Vakitleri
  • Denizli Hava Durumu
  • Diyarbakır Namaz Vakitleri
  • Diyarbakır Hava Durumu
  • Düzce Namaz Vakitleri
  • Düzce Hava Durumu
  • Edirne Namaz Vakitleri
  • Edirne Hava Durumu
  • Elazığ Namaz Vakitleri
  • Elazığ Hava Durumu
  • Erzincan Namaz Vakitleri
  • Erzincan Hava Durumu
  • Erzurum Namaz Vakitleri
  • Erzurum Hava Durumu
  • Eskişehir Namaz Vakitleri
  • Eskişehir Hava Durumu
  • Gaziantep Namaz Vakitleri
  • Gaziantep Hava Durumu
  • Giresun Namaz Vakitleri
  • Giresun Hava Durumu
  • Gümüşhane Namaz Vakitleri
  • Gümüşhane Hava Durumu
  • Hakkari Namaz Vakitleri
  • Hakkari Hava Durumu
  • Hatay Namaz Vakitleri
  • Hatay Hava Durumu
  • Iğdır Namaz Vakitleri
  • Iğdır Hava Durumu
  • Isparta Namaz Vakitleri
  • Isparta Hava Durumu
  • İstanbul Namaz Vakitleri
  • İstanbul Hava Durumu
  • İzmir Namaz Vakitleri
  • İzmir Hava Durumu
  • Kahramanmaraş Namaz Vakitleri
  • Kahramanmaraş Hava Durumu
  • Karabük Namaz Vakitleri
  • Karabük Hava Durumu
  • Karaman Namaz Vakitleri
  • Karaman Hava Durumu
  • Kars Namaz Vakitleri
  • Kars Hava Durumu
  • Kastamonu Namaz Vakitleri
  • Kastamonu Hava Durumu
  • Kayseri Namaz Vakitleri
  • Kayseri Hava Durumu
  • Kırıkkale Namaz Vakitleri
  • Kırıkkale Hava Durumu
  • Kırklareli Namaz Vakitleri
  • Kırklareli Hava Durumu
  • Kırşehir Namaz Vakitleri
  • Kırşehir Hava Durumu
  • Kilis Namaz Vakitleri
  • Kilis Hava Durumu
  • Kocaeli Namaz Vakitleri
  • Kocaeli Hava Durumu
  • Konya Namaz Vakitleri
  • Konya Hava Durumu
  • Kütahya Namaz Vakitleri
  • Kütahya Hava Durumu
  • Malatya Namaz Vakitleri
  • Malatya Hava Durumu
  • Manisa Namaz Vakitleri
  • Manisa Hava Durumu
  • Mardin Namaz Vakitleri
  • Mardin Hava Durumu
  • Mersin Namaz Vakitleri
  • Mersin Hava Durumu
  • Muğla Namaz Vakitleri
  • Muğla Hava Durumu
  • Muş Namaz Vakitleri
  • Muş Hava Durumu
  • Nevşehir Namaz Vakitleri
  • Nevşehir Hava Durumu
  • Niğde Namaz Vakitleri
  • Niğde Hava Durumu
  • Ordu Namaz Vakitleri
  • Ordu Hava Durumu
  • Osmaniye Namaz Vakitleri
  • Osmaniye Hava Durumu
  • Rize Namaz Vakitleri
  • Rize Hava Durumu
  • Sakarya Namaz Vakitleri
  • Sakarya Hava Durumu
  • Samsun Namaz Vakitleri
  • Samsun Hava Durumu
  • Siirt Namaz Vakitleri
  • Siirt Hava Durumu
  • Sinop Namaz Vakitleri
  • Sinop Hava Durumu
  • Sivas Namaz Vakitleri
  • Sivas Hava Durumu
  • Şanlıurfa Namaz Vakitleri
  • Şanlıurfa Hava Durumu
  • Şırnak Namaz Vakitleri
  • Şırnak Hava Durumu
  • Tekirdağ Namaz Vakitleri
  • Tekirdağ Hava Durumu
  • Tokat Namaz Vakitleri
  • Tokat Hava Durumu
  • Trabzon Namaz Vakitleri
  • Trabzon Hava Durumu
  • Tunceli Namaz Vakitleri
  • Tunceli Hava Durumu
  • Uşak Namaz Vakitleri
  • Uşak Hava Durumu
  • Van Namaz Vakitleri
  • Van Hava Durumu
  • Yalova Namaz Vakitleri
  • Yalova Hava Durumu
  • Yozgat Namaz Vakitleri
  • Yozgat Hava Durumu
  • Zonguldak Namaz Vakitleri
  • Zonguldak Hava Durumu
  • Adana Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Adıyaman Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Afyonkarahisar Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Ağrı Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Aksaray Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Amasya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Ankara Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Antalya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Ardahan Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Artvin Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Aydın Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Balıkesir Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bartın Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Batman Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bayburt Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bilecik Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bingöl Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bitlis Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bolu Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Burdur Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bursa Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Çanakkale Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Çankırı Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Çorum Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Denizli Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Diyarbakır Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Düzce Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Edirne Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Elazığ Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Erzincan Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Erzurum Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Eskişehir Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Gaziantep Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Giresun Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Gümüşhane Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Hakkari Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Hatay Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Iğdır Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Isparta Cuma Namazı Ezan Vakti
  • İstanbul Cuma Namazı Ezan Vakti
  • İzmir Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kahramanmaraş Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Karabük Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Karaman Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kars Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kastamonu Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kayseri Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kırıkkale Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kırklareli Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kırşehir Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kilis Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kocaeli Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Konya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kütahya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Malatya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Manisa Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Mardin Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Mersin Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Muğla Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Muş Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Nevşehir Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Niğde Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Ordu Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Osmaniye Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Rize Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Sakarya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Samsun Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Siirt Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Sinop Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Sivas Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Şanlıurfa Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Şırnak Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Tekirdağ Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Tokat Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Trabzon Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Tunceli Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Uşak Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Van Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Yalova Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Yozgat Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Zonguldak Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Cuma Namazı Vakitleri
  • Bayram Namazı Vakitleri
  • Harun Tokak - Pazar

    Harun Tokak - Pazar

    • Tüm Yazıları

    Son Sultan

    00:00 Nisan 08, 2012
    1921''in soğuk bir şubat günü… Sarayın son çocuğu doğar. Fatma Neslişah Sultan, derler adına.

    Adına atılan 121 pare toptan Boğaz''ın mavi suları titrer. Adına para bastırılır.

    Üç yıl sonra Osmanlı hanedanına sürgün kararı çıkar.

    Soğuk bir mart gecesi, Çatalca İstasyonu''ndan oflaya puflaya acı bir ıslık eşliğinde dönmeye başlar yorgun trenin tekerlekleri.

    Hanedanı sürgüne götürecek olan trene binmeden hemen önce, üç yaşındaki Neslişah Sultan istasyondaki bir perdenin arkasına saklanarak, "Ben saraya dönmek istiyorum" diye ağlar.

    Aşklar, şarkılar, sohbetlerle bezeli güzel geceler son bulur, zaferden zafere koşan orduların uğurlandığı, karşılandığı Yıldız Sarayı''nda geçen güzel günler geride kalır. Hiç kimse nereye gittiğini bilmiyordur.

    Çatalca''dan kalkan tren, dumanlarını gökyüzüne savurarak, bağrında bahar barındırmayan bir kışa doğru koşar.

    Hanedan erkeklerinin çoğu askerdir. İçlerinde tabip generaller, amiraller, albaylar vardır.

    Hanedanın "Osmanları" bu kara sabahın rüyasını da görmüş müdür?

    Sefaletin, yokluğun, acıların kucağına doğru alıp götüren bu tren o koca çınarın hangi kökünde saklanmıştır asırlarca.

    O sürgünde sadece hanedanın acı kaderi mi vardır? Yoksa bu gün Suriye hapishanelerinden yazdıkları mektuplarda;

    " Sizler sıcak evlerinizde otururken biz buralarda babasının kim olduğunu bile bilmediğimiz çocukları karnımızda taşımaktan bıktık. Gelin bizi kurtarın demiyoruz ama ne olur gelin bu hapishaneleri başımıza yıkın" diyen kızlarımızın çığlıkları da var mıdır?

    Balkanlarda kalan, Filistin''de kolu kırılan, Afrika''da aç kalan insanların gözyaşları da var mıdır?

    Bilemiyoruz.

    Osmanlı''nın en hazin sahnelerinden biri olan o sürgün yollarında kimler yoktu ki…

    Yad ellerde, "Hiçbir yer, İstanbul''un güzel ve güneşli tepelerine benzemiyor" diyerek ölüp giden, cenazesi, Fransa''da bir caminin avlusunda tam on yıl, vatan toprağına gömülmek için bekledikten sonra, bir yay gibi kıvrılıp Medine''ye ilk halifenin yanına uzanıveren son halife Abdülmecit Efendiler… Gurbet ellerde yıkayacak hiçbir Müslüman bulamadığı için hasta ve sakat kızı Neriman Sultan tarafından yıkanıp kefenlenerek, bir Hristiyan mezarlığına gömülen Şehzade Mahmut Şevket Efendiler…

    Bastonuna dayanarak her gün işe gidip gelirken, bir gün ameliyatta yanlışlıkla dili kesilen ve dilsiz kalmasına rağmen yine de o haliyle; bir gün babasıyla gelen insanların Türkiye''den olduklarını öğrendiğinde;

    "Ne olur, beni bu halimle bırakın da babamı vatanına götürün, bu adam yanıp tutuşuyor, eğer bana bir iyilik yapmak istiyorsanız onu vatanına götürün" diye yalvaran Neriman Sultanlar…

    Nice''de vefat etmeden önce;

    "Bir gün müsait olursa beni vatanıma götürün" dediği için, bir kilisede cesedi tam 30 yıl bekletildikten sonra, kilise görevlileri tarafından bir Hristiyan mezarlığına gömülen Sultan Abdülhamit''in kızı, Gazi Osman Paşa''nın gelini Zekiye Sultanlar da vardır…

    Sefaletten intihar edenler, belediye izin vermediği için cesedi Manş Denizi''ne atılanlar da vardır…

    Mısır bir Müslüman toprağı olmasına rağmen, Türkiye''de işbaşına gelen her iktidara mektup yazarak, her türlü siyasi haktan mahrum olarak ülkesinde yaşama izni verilmesini talep eden; Boğaziçi''nde kendi halinde balıkçılık yapmaya bile razı olduğunu her vesileyle söyleyen, yıllarca hiçbir cevap alamayınca da, Osman Yüksel Serdengeçti''ye;

    "Hiç değilse bir zarfın içine bir avuç vatan toprağı koyarak gönderin de bari kabrime koyayım" diyerek, gurbet ellerde "ah vatan, ah vatan" diye diye ölen Neslişah Sultan''ın babası beyefendi Şehzademiz Ömer Efendi de vardır.

    San Remo''da sefalet içinde ölen, bakkallara olan mutfak borcundan dolayı, tabutunun üzerine; "bu tabut hacizlidir, borçlar ödenmeden kaldırılamaz" yazısından dolayı damadı Ömer Faruk Efendi tarafından mutfak kapısından kaçırılan Osmanlının son sultanı Vahdettin Hanlar da vardır.

    Cihanın toraklarını milletinin ayakları altına seren insanlardan bir karış toprak esirgenmiş, bunca cefa reva görülmüştür.

    Son yolculuklarında, ne onları omuzlarında taşıyan Müslümanlar, ne tekbir sesleri, ne tabutun üzerine örtülü bir bayrak vardır.

    Gurbet ellerde yaşayan hanedanı ilk hatırlayan Anadolu''nun yiğit evladı Adnan Menderes olur.

    1952''lerde NATO toplantısı için gittiği Fransa da Paris Büyükelçisini yanına çağırarak; "Osmanoğulları Ailesinin Paris''te yaşıyor olması gerek. Bunlar ne yer, ne içer, ne ile geçinir?" diye sorar.

    Büyükelçi''nin hanedan hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını gören Menderes öfke ile;

    "Sana 24 saat mühlet! Ya Osmanlı ailesinin adresi ile ya da istifanla gelirsin" der.

    Elçi adresle gelir.

    Hanedanın ziyaretine giden Menderes gördükleri karşısında deliye döner.

    Devlet-i Aliye''nin ulu Hakanı Sultan Abdülhamit Han''ın 80 yaşındaki hanımı Şefika Sultan, 60 yaşındaki kızı Ayşe Sultan ve diğer Osmanlı hanımları Paris yakınlarında bir bulaşıkhanede Fransızların tabaklarını yıkamaktadırlar. Menderes gözyaşlarını tutamaz. Şefika Sultan''ın ellerine sarılır. "anne affet bizi, geç geldik" der. Ayşe sultan sürgünden otuz yıl sonra gördüğü bu vatan evladına;

    "Sen kimsin?" diye sorar.

    Menderes, "ben Türkiye Cumhuriyeti''nin başbakanıyım" der. "Ben başbakanım" sözünü duyan koca sultan sevinçten öyle bir çığlık atar ki kalbi duracak gibi olur, bayılır. Menderes Türkiye''ye döner dönmez doğruca Cumhurbaşkanı Celal Bayar''a çıkar.

    "Osmanlı hanımlarını bulaşık yıkarken gördüm. Onların Türkiye''ye dönmeleri için af kanunu çıkaracağım" der. Celal Bayar, "Adnan Bey sus! Sakın bu konuyu bir daha başka yerde açma, malum gazeteler tahrikiyle silahlı kuvvetlerin içindeki cunta Türkiye''de ihtilal yapar" der.

    Menderes cebinden çıkardığı bir mektubu masanın üzerine bırakarak dışarı çıkar.

    Celal Bayar mektubu açar.

    "Analarının ve babalarının Fransa da hizmetçilik yaptığı bir ülkenin Başbakanı olmaktan utanç duyuyorum, istifamın kabulünü arz ederim. İmza: Adnan Menderes"

    İstifadan vazgeçmesi için Menderes''e sabaha kadar yalvarılır.

    Hanedan kadınlarının yurda dönmelerine izin verilmesi şartıyla vazgeçer istifadan.

    İstanbul'' a dönenler arasında Sultan II. Abdülhamid''in hanımı ve kızı da vardır.

    Bir sabah erken saatte Teşvikiye''deki evlerinin kapısı çalınır.

    Kapıyı Abdülhamid''in kızı Ayşe Sultan açar.

    Gelen kişi başbakan Menderes''tir.

    "Şayet kabul buyururlarsa Valide Sultan''ı görmek istiyorum."

    Başvekil, içeri buyur edilir. Salon tam bir Osmanlı evi gibi döşenmiştir.

    Başında tülbent elinde tespihliyle zikrini tamamlayan Şefika Sultan;

    "Berhudar olasın evlâdım, hoş geldiniz..." der Menderes''e.

    O da, "Teşekkür ederim Valide hazretleri; hoş bulduk... " diye karşılık verir. "Beyefendi, niçin önceden haberimiz olmadı? Böyle, hazırlıksız ve gâfil avlandık"

    "Zararı yok efendim. Bendeniz elinizi öperek hayır duânızı almak ve bir ihtiyacınız olup olmadığını öğrenmek için geldim." Ayrılırken daha sonraları Yassıada da onun da hesabının sorulduğu şişkince bir zarf bırakır.

    ***

    Rüyaları, aşkları, zaferleri ile koca bir devir geride kaldı. Yaptığı camilerin kandillerini kendi elleriyle yakan, imarethanelerin ilk yemeğini fakir fukaraya kendi elleriyle dağıtan derviş ruhlu sultanlar devri kapandı.

    Gurup edeli neredeyse bir asra yaklaşmasına rağmen batışı sonrasındaki aydınlıkla içimizi ısıtan güneşin ufkumuzdaki son ışığı da birkaç gün önce bütün bütün kayboldu.

    Osman Gazi''nin rüya devleti son buldu.

      Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Şafak Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

      Son Sultan

      1921''in soğuk bir şubat günü… Sarayın son çocuğu doğar. Fatma Neslişah Sultan, derler adına.

      Adına atılan 121 pare toptan Boğaz''ın mavi suları titrer. Adına para bastırılır.

      Üç yıl sonra Osmanlı hanedanına sürgün kararı çıkar.

      Soğuk bir mart gecesi, Çatalca İstasyonu''ndan oflaya puflaya acı bir ıslık eşliğinde dönmeye başlar yorgun trenin tekerlekleri.

      Hanedanı sürgüne götürecek olan trene binmeden hemen önce, üç yaşındaki Neslişah Sultan istasyondaki bir perdenin arkasına saklanarak, "Ben saraya dönmek istiyorum" diye ağlar.

      Aşklar, şarkılar, sohbetlerle bezeli güzel geceler son bulur, zaferden zafere koşan orduların uğurlandığı, karşılandığı Yıldız Sarayı''nda geçen güzel günler geride kalır. Hiç kimse nereye gittiğini bilmiyordur.

      Çatalca''dan kalkan tren, dumanlarını gökyüzüne savurarak, bağrında bahar barındırmayan bir kışa doğru koşar.

      Hanedan erkeklerinin çoğu askerdir. İçlerinde tabip generaller, amiraller, albaylar vardır.

      Hanedanın "Osmanları" bu kara sabahın rüyasını da görmüş müdür?

      Sefaletin, yokluğun, acıların kucağına doğru alıp götüren bu tren o koca çınarın hangi kökünde saklanmıştır asırlarca.

      O sürgünde sadece hanedanın acı kaderi mi vardır? Yoksa bu gün Suriye hapishanelerinden yazdıkları mektuplarda;

      " Sizler sıcak evlerinizde otururken biz buralarda babasının kim olduğunu bile bilmediğimiz çocukları karnımızda taşımaktan bıktık. Gelin bizi kurtarın demiyoruz ama ne olur gelin bu hapishaneleri başımıza yıkın" diyen kızlarımızın çığlıkları da var mıdır?

      Balkanlarda kalan, Filistin''de kolu kırılan, Afrika''da aç kalan insanların gözyaşları da var mıdır?

      Bilemiyoruz.

      Osmanlı''nın en hazin sahnelerinden biri olan o sürgün yollarında kimler yoktu ki…

      Yad ellerde, "Hiçbir yer, İstanbul''un güzel ve güneşli tepelerine benzemiyor" diyerek ölüp giden, cenazesi, Fransa''da bir caminin avlusunda tam on yıl, vatan toprağına gömülmek için bekledikten sonra, bir yay gibi kıvrılıp Medine''ye ilk halifenin yanına uzanıveren son halife Abdülmecit Efendiler… Gurbet ellerde yıkayacak hiçbir Müslüman bulamadığı için hasta ve sakat kızı Neriman Sultan tarafından yıkanıp kefenlenerek, bir Hristiyan mezarlığına gömülen Şehzade Mahmut Şevket Efendiler…

      Bastonuna dayanarak her gün işe gidip gelirken, bir gün ameliyatta yanlışlıkla dili kesilen ve dilsiz kalmasına rağmen yine de o haliyle; bir gün babasıyla gelen insanların Türkiye''den olduklarını öğrendiğinde;

      "Ne olur, beni bu halimle bırakın da babamı vatanına götürün, bu adam yanıp tutuşuyor, eğer bana bir iyilik yapmak istiyorsanız onu vatanına götürün" diye yalvaran Neriman Sultanlar…

      Nice''de vefat etmeden önce;

      "Bir gün müsait olursa beni vatanıma götürün" dediği için, bir kilisede cesedi tam 30 yıl bekletildikten sonra, kilise görevlileri tarafından bir Hristiyan mezarlığına gömülen Sultan Abdülhamit''in kızı, Gazi Osman Paşa''nın gelini Zekiye Sultanlar da vardır…

      Sefaletten intihar edenler, belediye izin vermediği için cesedi Manş Denizi''ne atılanlar da vardır…

      Mısır bir Müslüman toprağı olmasına rağmen, Türkiye''de işbaşına gelen her iktidara mektup yazarak, her türlü siyasi haktan mahrum olarak ülkesinde yaşama izni verilmesini talep eden; Boğaziçi''nde kendi halinde balıkçılık yapmaya bile razı olduğunu her vesileyle söyleyen, yıllarca hiçbir cevap alamayınca da, Osman Yüksel Serdengeçti''ye;

      "Hiç değilse bir zarfın içine bir avuç vatan toprağı koyarak gönderin de bari kabrime koyayım" diyerek, gurbet ellerde "ah vatan, ah vatan" diye diye ölen Neslişah Sultan''ın babası beyefendi Şehzademiz Ömer Efendi de vardır.

      San Remo''da sefalet içinde ölen, bakkallara olan mutfak borcundan dolayı, tabutunun üzerine; "bu tabut hacizlidir, borçlar ödenmeden kaldırılamaz" yazısından dolayı damadı Ömer Faruk Efendi tarafından mutfak kapısından kaçırılan Osmanlının son sultanı Vahdettin Hanlar da vardır.

      Cihanın toraklarını milletinin ayakları altına seren insanlardan bir karış toprak esirgenmiş, bunca cefa reva görülmüştür.

      Son yolculuklarında, ne onları omuzlarında taşıyan Müslümanlar, ne tekbir sesleri, ne tabutun üzerine örtülü bir bayrak vardır.

      Gurbet ellerde yaşayan hanedanı ilk hatırlayan Anadolu''nun yiğit evladı Adnan Menderes olur.

      1952''lerde NATO toplantısı için gittiği Fransa da Paris Büyükelçisini yanına çağırarak; "Osmanoğulları Ailesinin Paris''te yaşıyor olması gerek. Bunlar ne yer, ne içer, ne ile geçinir?" diye sorar.

      Büyükelçi''nin hanedan hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını gören Menderes öfke ile;

      "Sana 24 saat mühlet! Ya Osmanlı ailesinin adresi ile ya da istifanla gelirsin" der.

      Elçi adresle gelir.

      Hanedanın ziyaretine giden Menderes gördükleri karşısında deliye döner.

      Devlet-i Aliye''nin ulu Hakanı Sultan Abdülhamit Han''ın 80 yaşındaki hanımı Şefika Sultan, 60 yaşındaki kızı Ayşe Sultan ve diğer Osmanlı hanımları Paris yakınlarında bir bulaşıkhanede Fransızların tabaklarını yıkamaktadırlar. Menderes gözyaşlarını tutamaz. Şefika Sultan''ın ellerine sarılır. "anne affet bizi, geç geldik" der. Ayşe sultan sürgünden otuz yıl sonra gördüğü bu vatan evladına;

      "Sen kimsin?" diye sorar.

      Menderes, "ben Türkiye Cumhuriyeti''nin başbakanıyım" der. "Ben başbakanım" sözünü duyan koca sultan sevinçten öyle bir çığlık atar ki kalbi duracak gibi olur, bayılır. Menderes Türkiye''ye döner dönmez doğruca Cumhurbaşkanı Celal Bayar''a çıkar.

      "Osmanlı hanımlarını bulaşık yıkarken gördüm. Onların Türkiye''ye dönmeleri için af kanunu çıkaracağım" der. Celal Bayar, "Adnan Bey sus! Sakın bu konuyu bir daha başka yerde açma, malum gazeteler tahrikiyle silahlı kuvvetlerin içindeki cunta Türkiye''de ihtilal yapar" der.

      Menderes cebinden çıkardığı bir mektubu masanın üzerine bırakarak dışarı çıkar.

      Celal Bayar mektubu açar.

      "Analarının ve babalarının Fransa da hizmetçilik yaptığı bir ülkenin Başbakanı olmaktan utanç duyuyorum, istifamın kabulünü arz ederim. İmza: Adnan Menderes"

      İstifadan vazgeçmesi için Menderes''e sabaha kadar yalvarılır.

      Hanedan kadınlarının yurda dönmelerine izin verilmesi şartıyla vazgeçer istifadan.

      İstanbul'' a dönenler arasında Sultan II. Abdülhamid''in hanımı ve kızı da vardır.

      Bir sabah erken saatte Teşvikiye''deki evlerinin kapısı çalınır.

      Kapıyı Abdülhamid''in kızı Ayşe Sultan açar.

      Gelen kişi başbakan Menderes''tir.

      "Şayet kabul buyururlarsa Valide Sultan''ı görmek istiyorum."

      Başvekil, içeri buyur edilir. Salon tam bir Osmanlı evi gibi döşenmiştir.

      Başında tülbent elinde tespihliyle zikrini tamamlayan Şefika Sultan;

      "Berhudar olasın evlâdım, hoş geldiniz..." der Menderes''e.

      O da, "Teşekkür ederim Valide hazretleri; hoş bulduk... " diye karşılık verir. "Beyefendi, niçin önceden haberimiz olmadı? Böyle, hazırlıksız ve gâfil avlandık"

      "Zararı yok efendim. Bendeniz elinizi öperek hayır duânızı almak ve bir ihtiyacınız olup olmadığını öğrenmek için geldim." Ayrılırken daha sonraları Yassıada da onun da hesabının sorulduğu şişkince bir zarf bırakır.

      ***

      Rüyaları, aşkları, zaferleri ile koca bir devir geride kaldı. Yaptığı camilerin kandillerini kendi elleriyle yakan, imarethanelerin ilk yemeğini fakir fukaraya kendi elleriyle dağıtan derviş ruhlu sultanlar devri kapandı.

      Gurup edeli neredeyse bir asra yaklaşmasına rağmen batışı sonrasındaki aydınlıkla içimizi ısıtan güneşin ufkumuzdaki son ışığı da birkaç gün önce bütün bütün kayboldu.

      Osman Gazi''nin rüya devleti son buldu. Son Sultan

      Yayın hayatına başladığımız ilk günden itibaren ülkemizde demokrasinin tüm kurumları ile yerleşmesi, milli irade ve değerlerimizin hakim olması için tüm gücümüzle çalıştık. Bu ülkenin geleceğinin derin sularda boğulup gitmemesi için çaba sarf ettik. Fırtınalı günlerde sığınılacak bir liman olduk. Bugüne kadar ülkemize yapmış olduğumuz katkıyı bundan sonra da okurlarımızın desteği ile sürdürmeye devam edeceğiz. Her gün Yeni Şafak’la yeni bir umut olacak.

      SON DAKİKA

      #title#