Seçim Sonuçları 1 Kasım
  • Medipol Başakşehir: 0 - Çaykur Rizespor: 2 (Maç özeti)
  • Fenerbahçe Kasımpaşa maçı saat kaçta? Hangi kanalda?
  • Sivas'ta kar yağışı etkili oldu! Sivas hava durumu - 12 Şubat
  • Cuma namaz vakitleri burada! Diyanet İl il Cuma namaz saatleri!
  • Başakşehir Rizespor Özet - Maç özeti ve golleri! Maç skoru?
  • Trabzon Cuma namazı saati - 12 Şubat Trabzon Cuma namaz vakti!
  • Sakarya Cuma namaz vakti burada! 12 Şubat Sakarya Cuma vakti
  • Batman V Superman’in son fragmanını izle - Video
  • Edirne Cuma namaz vakti – Edirne Cuma namazı 12 Şubat
  • Kütahya Cuma namazı saat kaçta? 12 Şubat Kütahya Cuma namazı
  • Balıkesir Cuma namaz vakti için tıkla! 12 Şubat Balıkesir Cuma ezan saati!
  • Kışın Cildinizi Korumak için Bilmeniz Gereken 12 Madde
  • Babasını öldürdü, 2 kişiyi yaraladı, intihar etti - KARABÜK HABER
  • AÖF sınav sonuçları! 2016 AÖF güz dönemi final sınav sonuçları!
  • En güzel Cuma mesajları - Anlamlı, Resimli Cuma mesajları 2016 Cuma mesajı!
  • Cuma namazı nasıl kılınır? Cuma namazının dindeki yeri!
  • Cuma Mesajları – 11 Şubat 2016 en yeni Cuma mesajları ve duaları!
  • Borsa hisseleri! Borsa şirketlerinin piyasa değeri!
  • VakıfBank'ın 2015 yılsonu kârı açıklandı
  • PFDK'dan Aziz Yıldırım'a 45 gün hak mahrumiyeti - Spor Haberleri
  • Cizre'de terör örgütüne büyük darbe! Cizre son dakika
  • Dolar fiyatı için tıkla! 11 Şubat Döviz kurları ve dolar fiyatı!
  • Çeyrek altın fiyatı - 11 Şubat 2016 altın fiyatları
  • Muğla'da trafik kazası: 8 yaralı - Muğla Haberleri
  • Adana Namaz Vakitleri
  • Adana Hava Durumu
  • Adıyaman Namaz Vakitleri
  • Adıyaman Hava Durumu
  • Afyonkarahisar Namaz Vakitleri
  • Afyonkarahisar Hava Durumu
  • Ağrı Namaz Vakitleri
  • Ağrı Hava Durumu
  • Aksaray Namaz Vakitleri
  • Aksaray Hava Durumu
  • Amasya Namaz Vakitleri
  • Amasya Hava Durumu
  • Ankara Namaz Vakitleri
  • Ankara Hava Durumu
  • Antalya Namaz Vakitleri
  • Antalya Hava Durumu
  • Ardahan Namaz Vakitleri
  • Ardahan Hava Durumu
  • Artvin Namaz Vakitleri
  • Artvin Hava Durumu
  • Aydın Namaz Vakitleri
  • Aydın Hava Durumu
  • Balıkesir Namaz Vakitleri
  • Balıkesir Hava Durumu
  • Bartın Namaz Vakitleri
  • Bartın Hava Durumu
  • Batman Namaz Vakitleri
  • Batman Hava Durumu
  • Bayburt Namaz Vakitleri
  • Bayburt Hava Durumu
  • Bilecik Namaz Vakitleri
  • Bilecik Hava Durumu
  • Bingöl Namaz Vakitleri
  • Bingöl Hava Durumu
  • Bitlis Namaz Vakitleri
  • Bitlis Hava Durumu
  • Bolu Namaz Vakitleri
  • Bolu Hava Durumu
  • Burdur Namaz Vakitleri
  • Burdur Hava Durumu
  • Bursa Namaz Vakitleri
  • Bursa Hava Durumu
  • Çanakkale Namaz Vakitleri
  • Çanakkale Hava Durumu
  • Çankırı Namaz Vakitleri
  • Çankırı Hava Durumu
  • Çorum Namaz Vakitleri
  • Çorum Hava Durumu
  • Denizli Namaz Vakitleri
  • Denizli Hava Durumu
  • Diyarbakır Namaz Vakitleri
  • Diyarbakır Hava Durumu
  • Düzce Namaz Vakitleri
  • Düzce Hava Durumu
  • Edirne Namaz Vakitleri
  • Edirne Hava Durumu
  • Elazığ Namaz Vakitleri
  • Elazığ Hava Durumu
  • Erzincan Namaz Vakitleri
  • Erzincan Hava Durumu
  • Erzurum Namaz Vakitleri
  • Erzurum Hava Durumu
  • Eskişehir Namaz Vakitleri
  • Eskişehir Hava Durumu
  • Gaziantep Namaz Vakitleri
  • Gaziantep Hava Durumu
  • Giresun Namaz Vakitleri
  • Giresun Hava Durumu
  • Gümüşhane Namaz Vakitleri
  • Gümüşhane Hava Durumu
  • Hakkari Namaz Vakitleri
  • Hakkari Hava Durumu
  • Hatay Namaz Vakitleri
  • Hatay Hava Durumu
  • Iğdır Namaz Vakitleri
  • Iğdır Hava Durumu
  • Isparta Namaz Vakitleri
  • Isparta Hava Durumu
  • İstanbul Namaz Vakitleri
  • İstanbul Hava Durumu
  • İzmir Namaz Vakitleri
  • İzmir Hava Durumu
  • Kahramanmaraş Namaz Vakitleri
  • Kahramanmaraş Hava Durumu
  • Karabük Namaz Vakitleri
  • Karabük Hava Durumu
  • Karaman Namaz Vakitleri
  • Karaman Hava Durumu
  • Kars Namaz Vakitleri
  • Kars Hava Durumu
  • Kastamonu Namaz Vakitleri
  • Kastamonu Hava Durumu
  • Kayseri Namaz Vakitleri
  • Kayseri Hava Durumu
  • Kırıkkale Namaz Vakitleri
  • Kırıkkale Hava Durumu
  • Kırklareli Namaz Vakitleri
  • Kırklareli Hava Durumu
  • Kırşehir Namaz Vakitleri
  • Kırşehir Hava Durumu
  • Kilis Namaz Vakitleri
  • Kilis Hava Durumu
  • Kocaeli Namaz Vakitleri
  • Kocaeli Hava Durumu
  • Konya Namaz Vakitleri
  • Konya Hava Durumu
  • Kütahya Namaz Vakitleri
  • Kütahya Hava Durumu
  • Malatya Namaz Vakitleri
  • Malatya Hava Durumu
  • Manisa Namaz Vakitleri
  • Manisa Hava Durumu
  • Mardin Namaz Vakitleri
  • Mardin Hava Durumu
  • Mersin Namaz Vakitleri
  • Mersin Hava Durumu
  • Muğla Namaz Vakitleri
  • Muğla Hava Durumu
  • Muş Namaz Vakitleri
  • Muş Hava Durumu
  • Nevşehir Namaz Vakitleri
  • Nevşehir Hava Durumu
  • Niğde Namaz Vakitleri
  • Niğde Hava Durumu
  • Ordu Namaz Vakitleri
  • Ordu Hava Durumu
  • Osmaniye Namaz Vakitleri
  • Osmaniye Hava Durumu
  • Rize Namaz Vakitleri
  • Rize Hava Durumu
  • Sakarya Namaz Vakitleri
  • Sakarya Hava Durumu
  • Samsun Namaz Vakitleri
  • Samsun Hava Durumu
  • Siirt Namaz Vakitleri
  • Siirt Hava Durumu
  • Sinop Namaz Vakitleri
  • Sinop Hava Durumu
  • Sivas Namaz Vakitleri
  • Sivas Hava Durumu
  • Şanlıurfa Namaz Vakitleri
  • Şanlıurfa Hava Durumu
  • Şırnak Namaz Vakitleri
  • Şırnak Hava Durumu
  • Tekirdağ Namaz Vakitleri
  • Tekirdağ Hava Durumu
  • Tokat Namaz Vakitleri
  • Tokat Hava Durumu
  • Trabzon Namaz Vakitleri
  • Trabzon Hava Durumu
  • Tunceli Namaz Vakitleri
  • Tunceli Hava Durumu
  • Uşak Namaz Vakitleri
  • Uşak Hava Durumu
  • Van Namaz Vakitleri
  • Van Hava Durumu
  • Yalova Namaz Vakitleri
  • Yalova Hava Durumu
  • Yozgat Namaz Vakitleri
  • Yozgat Hava Durumu
  • Zonguldak Namaz Vakitleri
  • Zonguldak Hava Durumu
  • Adana Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Adıyaman Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Afyonkarahisar Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Ağrı Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Aksaray Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Amasya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Ankara Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Antalya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Ardahan Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Artvin Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Aydın Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Balıkesir Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bartın Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Batman Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bayburt Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bilecik Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bingöl Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bitlis Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bolu Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Burdur Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Bursa Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Çanakkale Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Çankırı Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Çorum Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Denizli Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Diyarbakır Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Düzce Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Edirne Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Elazığ Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Erzincan Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Erzurum Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Eskişehir Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Gaziantep Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Giresun Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Gümüşhane Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Hakkari Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Hatay Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Iğdır Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Isparta Cuma Namazı Ezan Vakti
  • İstanbul Cuma Namazı Ezan Vakti
  • İzmir Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kahramanmaraş Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Karabük Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Karaman Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kars Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kastamonu Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kayseri Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kırıkkale Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kırklareli Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kırşehir Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kilis Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kocaeli Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Konya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Kütahya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Malatya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Manisa Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Mardin Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Mersin Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Muğla Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Muş Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Nevşehir Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Niğde Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Ordu Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Osmaniye Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Rize Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Sakarya Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Samsun Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Siirt Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Sinop Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Sivas Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Şanlıurfa Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Şırnak Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Tekirdağ Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Tokat Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Trabzon Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Tunceli Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Uşak Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Van Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Yalova Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Yozgat Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Zonguldak Cuma Namazı Ezan Vakti
  • Cuma Namazı Vakitleri
  • Bayram Namazı Vakitleri
  • Murat Aksoy

    Murat Aksoy

    • Tüm Yazıları

    Sivilleşmenin kilidi Jandarma İçişleri"ne bağlanmasında

    00:00 Ağustos 09, 2011
    YAŞ öncesi Genelkurmay Başkanı ve 3 kuvvet komutanının istifa etmesi siyasal bir kriz yaratmaması son yıllarda adım adım devam eden normalleşmenin bir sonucudur. İstifa edenlerin sonuç olarak memur olduğunu düşündüğümüzde, istifalarının da kaosa ya da krize yol açmaması normal.

    Ancak devlet-toplum ilişkisinin otoriter zihniyette şekillendiği toplumlarda; Türkiye örneğindeki gibi kurucu irade olarak askeri ve sivil bürokrasinin gücünün bu kadar belirleyici olması normal. Kabul edelim ki askeri ve sivil bürokrasi, son yıllara kadar toplumun nasıl olacağına, kimlerin siyaset yapacağına, siyasetin sınırlarının ne olacağına kadar birçok alanda tek ve esas belirleyici olmuştur. Normalleşme olarak tanımladığımız süreç bu sınıfların imtiyazlarının ellerinden alınmasıdır.

    YAŞ sonuçlarına bu gözle yani asker-sivil ilişkilerinin normalleşmesi çerçevesinde bakmakta fayda var. Birçok yorumcu YAŞ sonuçlarına bakarak, sonuçta son sözü askerlerin söylediğini ifade ediyor. Bunu da JGK''na 2. Ergenekon Davası''nda tutuklu bulunan İbrahim Şahin''in açıklamalarında adı geçen geçen Orgeneral Bekir Kalyoncu''nun, Harp Akademileri Komutanlığı''na Orgeneral Aslan Güner''in atanmasına yine çeşitli davalarda tutuklu bulunan 49 amiral ve generalin görev sürelerinin 1 yıl uzatılması bakarak söylüyorlar. Tek başına gerek atamalara gerekse temditlere bakıldığında bu tespit haklı olabilir. Ama yaşananlara büyük resim içinde bakıldığında bütün bunların anlamı kalmıyor.

    Ki asker-sivil ilişkilerinin normalleşmesi yolunda iki tartışma hemen YAŞ sonrasında gündeme geldi.

    Bunlardan ilki 27 Mayıs 1960 Darbesi''nin sonucu olan ve 1961''de mevzuata giren TSK İç Hizmetler Kanunu''nun 35. Maddesi''nın kaldırılması tartışmasıdır. TSK İç Hizmetler Kanunu''nun ''C - Umumi Vazifeler'' başlığının ilk maddesi olan 35. Madde şöyle; “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır.”

    Bu madde 12 Mart muhtırası ve 12 Eylül darbesinin yasal dayanağı olarak yıllarca savunuldu. Hatta yıllar sonra Kenan Evren 12 Eylül Darbesi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde verdiği ifadesinde; “O günkü ülke şartları, anayasal kurumların işlememiş olması nedeniyle İç Hizmet Kanunu''nun 35. maddesindeki yetkiye dayanarak ülke yönetimine el koyduk” dedi.

    Bu maddenin kaldırılacak olması sadece bir yasanın değişmesi değil uzun vadede bir zihniyetin dönüşmesi açısından önemlidir.

    İkinci tartışma ise TSK''nın demokratik ülkelerde olduğu gibi Milli Savunma Bakanlığı''na (MSB) bağlanacak olmasıdır. Genelkurmay şu anda konum olarak ne Başbakan''a ne de Cumhurbaşkanı''na bağlı değil. Sadece Başbakan''a karşı sorumludur. TSK''nın MSB''na bağlanması askeri bürokrasinin sistem içindeki rolünü normalleştirmek açısından önemlidir.

    Demokratikleşme ve normalleşmenin sürmesi TSK''yı sistem içinde sıradan ama önemli bir kuruma dönüştürecek ve isimler ve onlara atfedilen anlam ikincilleşecektir. YAŞ kararlarına, atamalara ve temdit kararlarına bu gözle bakmakta da yarar var.

    ***

    Bu süreçte yapılması gereken bir değişiklik daha vardır. O da, jandarmanın sistem içindeki konumunun normalleşmesi ve sivilleştirilmesidir.

    2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu''dan almaktadır. Bu kanuna göre, JGK''nın görevleri mülki, adli, askerî ve diğer görevler olmak üzere dört ana başlık altında toplanmaktadır. İlgili kanunun 10. Maddesine göre jandarmanın görev ve sorumluluk alanı; “polis görev sahası dışında kalan alanlar olup, bunlar il ve ilçe belediye sınırları dışında kalan alanlar ile polis teşkilatları bulunmayan yerler” olarak tanımlanmaktadır. Bu bölgelerde jandarma, emniyet ve asayişin sağlanmasından sorumludur. Türkiye''nin coğrafi yapısı dikkate alındığında Jandarmanın görev alanı çok geniş olduğu açıktır. Türkiye yüzölçümünün yüzde 90 civarında jandarma görev sahasıdır.

    JGK''lığı yasal düzeyde TSK''nın parçası olup, Silahlı Kuvvetlerle ilgili görevleri eğitim ve öğrenim bakımından Genelkurmay Başkanlığı''na –burada da Kara Kuvvetleri Komutanlığına (KKK) bağlı-, emniyet ve asayiş işleriyle diğer görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi yönünden ise İçişleri Bakanlığı''na bağlı ve sorumludur. Ancak fiili olarak JGK, TSK''nın bir parçası olup silahlı kuvvetlerle ilgili görevleri, örgütlenme biçimi, bütçesi, terfi sistemi, personel eğitim ve öğrenim açısından Genelkurmay Başkanlığı''na bağlıdır.

    Resmi olarak İçişleri Bakanlığı''nın sorumluluğunda olan iç tehditin önlenmesi konusunda sorumluluk polis teşkilatında olmasına rağmen; TSK açık biçimde jandarma üzerinden polis teşkilatına paralel bir görev alanı oluşturmuştur. Bunun en doğal sonucu da Ali Bayramoğlu''nun deyimiyle asayişle mücadelenin askerileşmesidir. Türkiye bunun faturasını yıllardır ödemektedir.

    Bunu Güneydoğu''da 1990''lerın ortasından itibaren Kürt sorunu bağlamında yaşanan savaşın gölgesinde jandarma içinde yaratılan özerk kurumsal yapılardan görebiliyoruz. JİTEM bu özerk alanda kurulmuş bir yapıdır ve faili meçhuller, köy boşaltmalar gibi geniş bir insan hakları ihlalinin merkezinde olduğu kurumsal olarak JGK vardır. Yine 28 Şubat''tan Ergenekon Davalarına, Batı Çalışma Grubu''ndan Cumhuriyet Çalışma Grubu''na bunu izleyebiliyoruz.

    1. ve 2. Ergenekon İddianamelerinde 2003-2004 yılında atlattığımız dört darbe girişimden başrolü JGK ve bu dönemde JGK olan Orgeneral Şener Eruygur var. JGK''nın bu kadar önde olması, sadece dönemin komutanı Orgeneral Şener Eruygur ile açıklamak mümkün mü?

    Değil. Çünkü JGK''lığı gerek yasal gerekse operasyonel yapısı ile askeri ve sivil denetim arasında arafta durmakta, bu konumun yarattığı avantajları sonuna kadar kullanmaktadır.

    Son iki yıl içinde iç güvenlik hizmetinin sivilleştirilmesi konusunda önemli adımlar atıldı. 28 Şubat''ın karanlık günlerinde hayatımıza giren EMASYA Protokolü''nün kaldırılması bu yöndeki adımlardan birisi oldu.

    Şimdi yapılması gereken iç güvenlik hizmetlerinin sivilleştirilmesi ve jandarmanın iç güvenlik alanındaki bütün tasarrufları açısından İçişleri Bakanlığı''na bağlanmasıdır. Onun dışında personel ve eğitiminin de sivilleştirilmesi zorunludur.

    Türkiye''de asker-sivil ilişkisi normalleşiyor. Normalleşme sürdükçe siyaseten askerin arkasına sığınan siyasi partilerden medya mensuplarına kadar herkes daha fazla afişe olacak. O zaman ya normali seçecekler ya da anormalin kurbanı olacaklar.

      Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Şafak Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

      Sivilleşmenin kilidi Jandarma İçişleri"ne bağlanmasında

      YAŞ öncesi Genelkurmay Başkanı ve 3 kuvvet komutanının istifa etmesi siyasal bir kriz yaratmaması son yıllarda adım adım devam eden normalleşmenin bir sonucudur. İstifa edenlerin sonuç olarak memur olduğunu düşündüğümüzde, istifalarının da kaosa ya da krize yol açmaması normal.

      Ancak devlet-toplum ilişkisinin otoriter zihniyette şekillendiği toplumlarda; Türkiye örneğindeki gibi kurucu irade olarak askeri ve sivil bürokrasinin gücünün bu kadar belirleyici olması normal. Kabul edelim ki askeri ve sivil bürokrasi, son yıllara kadar toplumun nasıl olacağına, kimlerin siyaset yapacağına, siyasetin sınırlarının ne olacağına kadar birçok alanda tek ve esas belirleyici olmuştur. Normalleşme olarak tanımladığımız süreç bu sınıfların imtiyazlarının ellerinden alınmasıdır.

      YAŞ sonuçlarına bu gözle yani asker-sivil ilişkilerinin normalleşmesi çerçevesinde bakmakta fayda var. Birçok yorumcu YAŞ sonuçlarına bakarak, sonuçta son sözü askerlerin söylediğini ifade ediyor. Bunu da JGK''na 2. Ergenekon Davası''nda tutuklu bulunan İbrahim Şahin''in açıklamalarında adı geçen geçen Orgeneral Bekir Kalyoncu''nun, Harp Akademileri Komutanlığı''na Orgeneral Aslan Güner''in atanmasına yine çeşitli davalarda tutuklu bulunan 49 amiral ve generalin görev sürelerinin 1 yıl uzatılması bakarak söylüyorlar. Tek başına gerek atamalara gerekse temditlere bakıldığında bu tespit haklı olabilir. Ama yaşananlara büyük resim içinde bakıldığında bütün bunların anlamı kalmıyor.

      Ki asker-sivil ilişkilerinin normalleşmesi yolunda iki tartışma hemen YAŞ sonrasında gündeme geldi.

      Bunlardan ilki 27 Mayıs 1960 Darbesi''nin sonucu olan ve 1961''de mevzuata giren TSK İç Hizmetler Kanunu''nun 35. Maddesi''nın kaldırılması tartışmasıdır. TSK İç Hizmetler Kanunu''nun ''C - Umumi Vazifeler'' başlığının ilk maddesi olan 35. Madde şöyle; “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır.”

      Bu madde 12 Mart muhtırası ve 12 Eylül darbesinin yasal dayanağı olarak yıllarca savunuldu. Hatta yıllar sonra Kenan Evren 12 Eylül Darbesi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde verdiği ifadesinde; “O günkü ülke şartları, anayasal kurumların işlememiş olması nedeniyle İç Hizmet Kanunu''nun 35. maddesindeki yetkiye dayanarak ülke yönetimine el koyduk” dedi.

      Bu maddenin kaldırılacak olması sadece bir yasanın değişmesi değil uzun vadede bir zihniyetin dönüşmesi açısından önemlidir.

      İkinci tartışma ise TSK''nın demokratik ülkelerde olduğu gibi Milli Savunma Bakanlığı''na (MSB) bağlanacak olmasıdır. Genelkurmay şu anda konum olarak ne Başbakan''a ne de Cumhurbaşkanı''na bağlı değil. Sadece Başbakan''a karşı sorumludur. TSK''nın MSB''na bağlanması askeri bürokrasinin sistem içindeki rolünü normalleştirmek açısından önemlidir.

      Demokratikleşme ve normalleşmenin sürmesi TSK''yı sistem içinde sıradan ama önemli bir kuruma dönüştürecek ve isimler ve onlara atfedilen anlam ikincilleşecektir. YAŞ kararlarına, atamalara ve temdit kararlarına bu gözle bakmakta da yarar var.

      ***

      Bu süreçte yapılması gereken bir değişiklik daha vardır. O da, jandarmanın sistem içindeki konumunun normalleşmesi ve sivilleştirilmesidir.

      2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu''dan almaktadır. Bu kanuna göre, JGK''nın görevleri mülki, adli, askerî ve diğer görevler olmak üzere dört ana başlık altında toplanmaktadır. İlgili kanunun 10. Maddesine göre jandarmanın görev ve sorumluluk alanı; “polis görev sahası dışında kalan alanlar olup, bunlar il ve ilçe belediye sınırları dışında kalan alanlar ile polis teşkilatları bulunmayan yerler” olarak tanımlanmaktadır. Bu bölgelerde jandarma, emniyet ve asayişin sağlanmasından sorumludur. Türkiye''nin coğrafi yapısı dikkate alındığında Jandarmanın görev alanı çok geniş olduğu açıktır. Türkiye yüzölçümünün yüzde 90 civarında jandarma görev sahasıdır.

      JGK''lığı yasal düzeyde TSK''nın parçası olup, Silahlı Kuvvetlerle ilgili görevleri eğitim ve öğrenim bakımından Genelkurmay Başkanlığı''na –burada da Kara Kuvvetleri Komutanlığına (KKK) bağlı-, emniyet ve asayiş işleriyle diğer görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi yönünden ise İçişleri Bakanlığı''na bağlı ve sorumludur. Ancak fiili olarak JGK, TSK''nın bir parçası olup silahlı kuvvetlerle ilgili görevleri, örgütlenme biçimi, bütçesi, terfi sistemi, personel eğitim ve öğrenim açısından Genelkurmay Başkanlığı''na bağlıdır.

      Resmi olarak İçişleri Bakanlığı''nın sorumluluğunda olan iç tehditin önlenmesi konusunda sorumluluk polis teşkilatında olmasına rağmen; TSK açık biçimde jandarma üzerinden polis teşkilatına paralel bir görev alanı oluşturmuştur. Bunun en doğal sonucu da Ali Bayramoğlu''nun deyimiyle asayişle mücadelenin askerileşmesidir. Türkiye bunun faturasını yıllardır ödemektedir.

      Bunu Güneydoğu''da 1990''lerın ortasından itibaren Kürt sorunu bağlamında yaşanan savaşın gölgesinde jandarma içinde yaratılan özerk kurumsal yapılardan görebiliyoruz. JİTEM bu özerk alanda kurulmuş bir yapıdır ve faili meçhuller, köy boşaltmalar gibi geniş bir insan hakları ihlalinin merkezinde olduğu kurumsal olarak JGK vardır. Yine 28 Şubat''tan Ergenekon Davalarına, Batı Çalışma Grubu''ndan Cumhuriyet Çalışma Grubu''na bunu izleyebiliyoruz.

      1. ve 2. Ergenekon İddianamelerinde 2003-2004 yılında atlattığımız dört darbe girişimden başrolü JGK ve bu dönemde JGK olan Orgeneral Şener Eruygur var. JGK''nın bu kadar önde olması, sadece dönemin komutanı Orgeneral Şener Eruygur ile açıklamak mümkün mü?

      Değil. Çünkü JGK''lığı gerek yasal gerekse operasyonel yapısı ile askeri ve sivil denetim arasında arafta durmakta, bu konumun yarattığı avantajları sonuna kadar kullanmaktadır.

      Son iki yıl içinde iç güvenlik hizmetinin sivilleştirilmesi konusunda önemli adımlar atıldı. 28 Şubat''ın karanlık günlerinde hayatımıza giren EMASYA Protokolü''nün kaldırılması bu yöndeki adımlardan birisi oldu.

      Şimdi yapılması gereken iç güvenlik hizmetlerinin sivilleştirilmesi ve jandarmanın iç güvenlik alanındaki bütün tasarrufları açısından İçişleri Bakanlığı''na bağlanmasıdır. Onun dışında personel ve eğitiminin de sivilleştirilmesi zorunludur.

      Türkiye''de asker-sivil ilişkisi normalleşiyor. Normalleşme sürdükçe siyaseten askerin arkasına sığınan siyasi partilerden medya mensuplarına kadar herkes daha fazla afişe olacak. O zaman ya normali seçecekler ya da anormalin kurbanı olacaklar. Sivilleşmenin kilidi Jandarma İçişleri

      Yayın hayatına başladığımız ilk günden itibaren ülkemizde demokrasinin tüm kurumları ile yerleşmesi, milli irade ve değerlerimizin hakim olması için tüm gücümüzle çalıştık. Bu ülkenin geleceğinin derin sularda boğulup gitmemesi için çaba sarf ettik. Fırtınalı günlerde sığınılacak bir liman olduk. Bugüne kadar ülkemize yapmış olduğumuz katkıyı bundan sonra da okurlarımızın desteği ile sürdürmeye devam edeceğiz. Her gün Yeni Şafak’la yeni bir umut olacak.

      SON DAKİKA

      #title#