Halk aşksızsa, sokaklar banka dükkanlarıyla doludur.

[CAHİT ZARİFOĞLU]

1- Modern şiirimizin büyük ustalarından Sezai Karakoç''un Monna Rosa adlı meşhur şiirinin muhatabı Muazzez Akkaya, banka reklamında göründü.

DUŞTA ''TEMİZLENMEK''

2- Jared Diamond, New York Times''ta yayınlanan makalesinde özetle şöyle diyor: ''75 yaşındayım. Her gün duş alıyorum. 90''ıma kadar yaşarsam, 5 bin 475 kez daha duş alacağım. Duşta kazayla düşüp ölme riskim 1000''de 1 ise, 90 yaşına dek 5 kere öleceğim.''

Diamond; terör saldırıları veya uçak kazaları gibi görkemli tehlikeleri abartırken, gündelik riskleri göz ardı ettiğimizi söylüyor.

Sıradan risklere dikkat etmeyi öneriyor ve bu tutumu da ''pozitif paranoya'' diye adlandırıyor.

TITANIC''İN RÖVANŞ SEFERİ

3- Avustralyalı milyarder Clive Palmer; 15 Nisan 1912''de buzdağına çarparak batan ve 1514 yolcunun öldüğü Titanic''in aynısını yaptırıyor. Adı da Titanic II…

Gemi, 2016''da denize indirilecek. Titanic''le aynı rotayı izleyecek.

Biletler şimdiden kapışılıyor.

Titanic II bileti için 1 milyon dolar ödeyen yolcular olduğu açıklandı…

ŞİİRDEN, BANKA REKLAMINA TRANSFER EDİLEN PRENSES

Sezai Karakoç [d. 1938], Monna Rosa''yı 18 yaşında yazmıştı.

Şiir, yazıldıktan yaklaşık 45 sene sonra kitap olarak yayınlandı.

Bu yıllar boyunca okurlar tarafından çoğaltılarak elden ele dolaştı.

Şanslıysanız, şiirin bir kopyasını bulabiliyordunuz.

Şiir, romantik aşkın yeraltı şaheserlerindendi.

Dörtlüklerin ilk mısralarındaki harfler, Muazzez Akkaya adını oluşturuyordu.

Sezai Karakoç, bu karşılıksız veya gizli aşktan ötürü hiç evlenmemişti.

Muazzez Akkaya ise bir masal prensesiydi.

Uzaklarda, bilinmeyen, ancak hayal edilebilen…

Birkaç yıl önce Muazzez Hanım''ın izi bulundu.

Merkezinde kendi adı yer alan efsaneden haberi bile yoktu.

Şimdi, bir reklamda, banka kartı kullanmanın kolaylığını anlatıyor.

Sezai Karakoç, yıllarca çıkardığı Diriliş dergisinde, künyeye ''Banka ve içki reklamı alınmaz'' notu düşerken, Muazzez Akkaya''nın banka reklamında boy göstermesi ne anlama geliyor?

Sadece bir tesadüf mü?

POZİTİF PARANOYA, KURTARICI BENCİLLİK, İSTİKRARLI CİMRİLİK…

Bence evet.

Bir arkadaşım, tam aksini düşünüyor.

Reklamda kasıt arıyor.

Bense, bu baş döndürücü, zihin bulandırıcı anormalliğin, gündelik hayatımızın tümüne yayıldığı görüşündeyim.

Kaçımız, şiirin içinden veya yöresinden banka reklamı evrenine göçmedik?

Jared Diamond''ın bahsettiği ''duştaki tehlike'' gibi bir şey bu.

Zamanın, yılların getirdiği, ölümcül dönüşümlerden.

Hayallerin ölür, efsaneler ölür, aşklar ölür, gençliğin ölür…

İşte, Titanic yeniden yapılıyor.

Bir kez daha buz dağlarına çarpıp, tam tamına 1514 yolcu canından olur mu dersiniz?

Sanmıyorum.

Fakat yeni Titanic''te duş alırken ölecek birileri çıkar belki.

Reklamlar, kayıp bir aşkı sömürürken…

100 yıllık bir facia, ticari başarıya tahvil edilirken…

Pozitif paranoya, kurtarıcı bencillik, randımanlı insafsızlık, şamatacı nobranlık, istikrarlı cimrilik…

Hayatımıza daha alengirli tehlikeler katıyor.

    +

    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
    Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.