• İstanbul Cuma namaz vakti – Ezan saat kaçta?
  • Google Play Store indirme işlemleri burada! Play Store güncelle!
  • Fenerbahçe-Atromitos Özet izle – maçın golleri ve geniş özeti! UEFA Avrupa Ligi
  • Youtube Gaming Android için indir! Yoube Gaming sayfası giriş!
  • Fenerbahçe Atromitos maçı özeti ve golleri izle! Geniş Özet - Maç Sonucu!
  • İstanbul'da elektrikler 9 ilçede kesilecek! - İstanbul Haberleri
  • En güzel Cuma Mesajları ve güncel resimli Cuma mesajları sözleri!
  • Meteoroloji'den Giresun'a yağış uyarısı! - Hava Durumu
  • Kredi Notu Sorgulama Öğrenme Findeks Kredi Notu Ücretsiz Nasıl Hesaplanır?
  • UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ın rakipleri! Maç Takvimi!
  • Galatasaray’ın rakipleri hangi takımlar? Rakipleri tıkla öğren!
  • Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki rakipleri belli oldu!
  • Lice'de terör saldırısı: 1 şehit! - Diyarbakır Haberleri
  • e-okul girişi nasıl yapılır? E-okul VBS lise nakil sonuçları ekranı!
  • Fenerbahçe Moussa Sow'u Al Ahli FC kulübüne sattı! -Spor Haberleri
  • TRT Spor canlı izle – Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi Rakipleri hangi takımlar?
  • PFDK'dan kulüplere ceza yağdı! İşte PFDK kararları ve cezaları!
  • Benzine indirim yapıldı! Peki benzin fiyatları ne kadar?
  • Son dakika İstanbul haberleri - Gaziosmanpaşa'da doğalgaz patlaması!
  • Dolar ne kadar? 27 Ağustos döviz kuru fiyatları
  • Kapalıçarşı'da altın çeyrek altın ne kadar? İşte altın fiyatları!
  • Osmaniye’de elektrik kesintisi - Osmaniye Haber
  • Hatay’da elektrik kesintisi - Hatay Haber
  • Vizyondaki filmler! Bu hafta Vizyona girecek filmler hangileri?
  • Adana Namaz Vakitleri
  • Adıyaman Namaz Vakitleri
  • Afyon Namaz Vakitleri
  • Ağrı Namaz Vakitleri
  • Aksaray Namaz Vakitleri
  • Amasya Namaz Vakitleri
  • Ankara Namaz Vakitleri
  • Antalya Namaz Vakitleri
  • Ardahan Namaz Vakitleri
  • Artvin Namaz Vakitleri
  • Aydın Namaz Vakitleri
  • Balıkesir Namaz Vakitleri
  • Bartın Namaz Vakitleri
  • Batman Namaz Vakitleri
  • Bayburt Namaz Vakitleri
  • Bilecik Namaz Vakitleri
  • Bingöl Namaz Vakitleri
  • Bitlis Namaz Vakitleri
  • Bolu Namaz Vakitleri
  • Burdur Namaz Vakitleri
  • Bursa Namaz Vakitleri
  • Çanakkale Namaz Vakitleri
  • Çankırı Namaz Vakitleri
  • Çorum Namaz Vakitleri
  • Denizli Namaz Vakitleri
  • Diyarbakır Namaz Vakitleri
  • Düzce Namaz Vakitleri
  • Edirne Namaz Vakitleri
  • Elazığ Namaz Vakitleri
  • Erzincan Namaz Vakitleri
  • Erzurum Namaz Vakitleri
  • Eskişehir Namaz Vakitleri
  • Gaziantep Namaz Vakitleri
  • Giresun Namaz Vakitleri
  • Gümüşhane Namaz Vakitleri
  • Hakkari Namaz Vakitleri
  • Hatay Namaz Vakitleri
  • Iğdır Namaz Vakitleri
  • Isparta Namaz Vakitleri
  • İstanbul Namaz Vakitleri
  • İzmir Namaz Vakitleri
  • Kahramanmaraş Namaz Vakitleri
  • Karabük Namaz Vakitleri
  • Karaman Namaz Vakitleri
  • Kars Namaz Vakitleri
  • Kastamonu Namaz Vakitleri
  • Kayseri Namaz Vakitleri
  • Kırıkkale Namaz Vakitleri
  • Kırklareli Namaz Vakitleri
  • Kırşehir Namaz Vakitleri
  • Kilis Namaz Vakitleri
  • Kocaeli Namaz Vakitleri
  • Konya Namaz Vakitleri
  • Kütahya Namaz Vakitleri
  • Malatya Namaz Vakitleri
  • Manisa Namaz Vakitleri
  • Mardin Namaz Vakitleri
  • Mersin Namaz Vakitleri
  • Muğla Namaz Vakitleri
  • Muş Namaz Vakitleri
  • Nevşehir Namaz Vakitleri
  • Niğde Namaz Vakitleri
  • Ordu Namaz Vakitleri
  • Osmaniye Namaz Vakitleri
  • Rize Namaz Vakitleri
  • Sakarya Namaz Vakitleri
  • Samsun Namaz Vakitleri
  • Siirt Namaz Vakitleri
  • Sinop Namaz Vakitleri
  • Sivas Namaz Vakitleri
  • Şanlıurfa Namaz Vakitleri
  • Şırnak Namaz Vakitleri
  • Tekirdağ Namaz Vakitleri
  • Tokat Namaz Vakitleri
  • Trabzon Namaz Vakitleri
  • Tunceli Namaz Vakitleri
  • Uşak Namaz Vakitleri
  • Van Namaz Vakitleri
  • Yalova Namaz Vakitleri
  • Yozgat Namaz Vakitleri
  • Zonguldak Namaz Vakitleri
  • Cuma Namazı Vakitleri
  • Bayram Namazı Vakitleri
  • Mustafa Kutlu

    Mustafa Kutlu

    1947 yılında Erzincan’da doğdu. Orta Öğrenimini Erzincan Lisesi’nde, yükseköğrenimini Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. Tunceli ve İstanbul’da edebiyat öğretmenliği yaptı.1974 yılında öğretmenlik gö...devamı

    • Tüm Yazıları
    • Hakkında

    Çeşme ve musluk

    00:00 Ocak 22, 2014
    Kış kurak geçiyor. Konyalı çiftçiler endişeli. Buğday filiz vermemiş. Böyle giderse Allah göstermesin kıtlık olur.

    İstanbul da öyle. Barajlarda su azaldı. Umut bahar yağmurlarında.

    Ama İstanbul tarih boyunca suya hasret kalmıştır. Etrafında bu her zaman kalabalık olan şehri besleyecek bir su kaynağı yoktur. Bu sebeple Bizanslılar uzak bölgelerde topladıkları suyu kanallar ve kemerlerde İstanbul"a taşımış, sarnıçlarda biriktirmiştir. Osmanlılar da aynı yolu izledi. Bilhassa Mimar Sinan bu eski su yollarını yenileyerek, yeni kemerler ve yollar açarak Kanuni devrinde şehri bol suya kavuşturdu. Ancak biz akar suyu tercih ederiz. Bu sebeple onlar sarnıç, biz çeşme yaptık. Yine de sarnıçlardaki suyu zayi etmeyip bahçe sulamada kullanmışızdır. İnancımıza göre âlem Allah"ındır. Su ve toprak Allah"ındır. Onlar insana bir emanettir. Bu sebeple kamu yararına kullanılması için bir yöntem ve yönetmelik lazımdır.

    Çeşme yaptırmak tıpkı cami, mektep, köprü gibi hayra hizmettir. Bu hayırlı eserleri yaptıranların amel defteri kapanmaz. O su o çeşmeden aktığı sürece sahibine sevap yazılır.

    Eskiden İstanbul"da hemen her evin, konağın küçük-büyük bir bahçesi olur, vatandaş bu bahçelerde meyvesini sebzesini yetiştirirdi. Hatta bu işi geçim vasıtası yapanlar bile vardı. Bunlar bahçeyi-sebzeyi çeşmelerden gece gündüz akan su ile sulardı. Ama gün geldi çeşme suyu idare etmez oldu. O zaman depo dolsun diye lüleye bir tıkaç taktılar.

    Su alan testisini, kabını doldurduktan sonra tıkacı yerine takıyordu. Ama ihtiyacı olan uyanıklar gecenin bir vakti ahşap tıkacı yerinden çıkarıp bahçesini suluyordu. Dolayısıyla depoda su kalmıyordu.

    Kanuni Süleyman dönemine kadar çeşmelerde musluk yoktu. İlk defa 1560 başında İstanbul çeşmelerine "burma lüle" denilen musluklar takılmaya başladı.

    İstanbul halkının burma lüleli çeşmelere tepkisi umulmadık biçimde sert oldu. Bu macerayı eşsiz üslubu ile sevgili Ekrem Işın "Küçük Musluk Tarihi" adlı yazısında geniş olarak anlatmaktadır. (İlk yayın: Çağdaş Şehir s. 4. Haziran 1987. Daha sonra "İstanbul"da gündelik hayat" kitabı içinde, İletişim Yay. 1995). Halk "Allah"ın suyunu neden kayıt altına alıyorsunuz" diye isyan etmişti. Bazı çeşmelerin muslukları tahrip edildi. Bunun üzerine 1564 tarihli ferman çıkarıldı. Fermanda lüleleri kıranlara ceza verileceği duyuruluyordu.

    Suların azalması sırasında zenginler bazı mahallerde kendileri çeşme yaptırdıklarında bu çeşmenin suyundan kendi hanelerine de bir hat çekiyorlar, bu da halkın öfkesini kabartıyordu.

    Öyle ki İstanbul"un su derdini halletmek için çalışan Mimar Sinan dahi böyle bir iş yaptığından hesaba çekilmiştir. (III. Murad devri. 25 Cemaziyü"l-âhir 985 (1577) tarihli ferman). Bahçelerden geçtik İstanbul"un bazı esnafları da işleri icabı çok su kullanıyorlardı. "Aba" yapımı için dokunan kumaşın imali böyledir. "Keçeciler" de aynı dertten muzdariptir. 16. Yüzyıl"ın sonlarına doğru artan su sıkıntısı bu iki esnaf zümresini zor durumda bırakmıştır.

    Çeşmelerden evlere ve iş yerlerine parayla su taşıyan kişilere "Saka" denirdi. 16. Asır"da iki tür saka vardı: At sakası ve Arka sakası. Bunların çeşmeleri ayrılmıştı ve birbirlerinin çeşmelerinden su alamazlardı.

    Su azalınca at sakaları ötekilerin çeşmelerinden su almaya başladı ve sık sık çatışma çıktı.

    Sonunda iş kayda-kuyda bağlandı. Çeşmeler İstanbul"un sokaklarını süsleyen birer sanat eseriydi. Bilhassa cepheleri mermer ve taş işçiliğinin en güzel örneklerini verir. Bunun yanında kitabe ve kitabedeki hat örnekleri de bu estetiği tamamlar.

    Çeşmeye bu kadar önem veren Osmanlı, musluğa da gerekli özeni göstermiştir. Musluklar birer sanat eseridir. Bu muslukların bir koleksiyonu E.C.A"dadır. Kuruluşunun 50. yılında bir broşür ile hem fotoğrafları hem de İstanbul"da suyun macerasını veren bir metin yayımlandı (Metni yazan: Dr. Nazan Ölçer).

    Günümüzde de bazı tarih ve sanat sevenler çeşmeleri yenileyip oralardan su akıtmıştır. Lakin bazı yamyamlar derhal musluk avına çıkmış, tüm muslukları kırıp, alıp, satmışlardır. Sonunda hevesliler bu işten vazgeçti ve çeşmeler yine susuz kaldı.

    Zaten musluk 19. Asır"dan itibaren "apartmanlaşmaya" başlayan İstanbul"da çeşmelerden alınmış, ev içindeki lavaboya takılmıştır.

    Bu da başında asırlarca ne dedikodular, ne sohbetler, ne kavgalar yaşanan "Mahalle Çeşmesi"nin sonu oldu. Zaten mahalle kaybolmuştu.

    (Yazıda sevgili Ekrem Işın"ın "Küçük Musluk Tarihi"nden faydalandım. Kendisine selamlarımı iletiyorum).

      Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Şafak Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

      Ağrı'da çatışma
      GÜNDEM

      Ağrı'da çatışma

      Markovic Fenerbahçe'de
      SPOR

      Markovic Fenerbahçe'de

      Pereira: Sow buradan ayrılırsa...
      SPOR

      Pereira: Sow buradan ayrılırsa...

      'İftiracılara' seslendi
      GÜNDEM

      'İftiracılara' seslendi

      Fenerbahçe'nin işi daha zor
      SPOR

      Fenerbahçe'nin işi daha zor

      Para vermeyen babasının otomobilini yaktı
      GÜNDEM

      Para vermeyen babasının otomobilini yaktı

      Doğubayazıt'ta polise saldırı
      HABER

      Doğubayazıt'ta polise saldırı

      Filistinli mücahitler mezun oldu
      HABER

      Filistinli mücahitler mezun oldu

      53 metreden ölüme atladı
      HABER

      53 metreden ölüme atladı

      Tembel sporcu kırdı geçirdi
      HABER

      Tembel sporcu kırdı geçirdi

      Meyve kasalarından kaçak sigara çıktı
      HABER

      Meyve kasalarından kaçak sigara çıktı

      İstanbul'da ulaşımı kilitleyen kaza: 3 ölü
      HABER

      İstanbul'da ulaşımı kilitleyen kaza: 3 ölü

      İrlandalı turist konuştu
      HABER

      İrlandalı turist konuştu

      Böyle satıcı görmediniz
      HABER

      Böyle satıcı görmediniz

      Nusaybin'de hendekler kapatılıyor
      HABER

      Nusaybin'de hendekler kapatılıyor

      Galatasaray'ın rakipleri belli oldu
      SPOR

      Galatasaray'ın rakipleri belli oldu

      Çeşme ve musluk

      Kış kurak geçiyor. Konyalı çiftçiler endişeli. Buğday filiz vermemiş. Böyle giderse Allah göstermesin kıtlık olur.

      İstanbul da öyle. Barajlarda su azaldı. Umut bahar yağmurlarında.

      Ama İstanbul tarih boyunca suya hasret kalmıştır. Etrafında bu her zaman kalabalık olan şehri besleyecek bir su kaynağı yoktur. Bu sebeple Bizanslılar uzak bölgelerde topladıkları suyu kanallar ve kemerlerde İstanbul"a taşımış, sarnıçlarda biriktirmiştir. Osmanlılar da aynı yolu izledi. Bilhassa Mimar Sinan bu eski su yollarını yenileyerek, yeni kemerler ve yollar açarak Kanuni devrinde şehri bol suya kavuşturdu. Ancak biz akar suyu tercih ederiz. Bu sebeple onlar sarnıç, biz çeşme yaptık. Yine de sarnıçlardaki suyu zayi etmeyip bahçe sulamada kullanmışızdır. İnancımıza göre âlem Allah"ındır. Su ve toprak Allah"ındır. Onlar insana bir emanettir. Bu sebeple kamu yararına kullanılması için bir yöntem ve yönetmelik lazımdır.

      Çeşme yaptırmak tıpkı cami, mektep, köprü gibi hayra hizmettir. Bu hayırlı eserleri yaptıranların amel defteri kapanmaz. O su o çeşmeden aktığı sürece sahibine sevap yazılır.

      Eskiden İstanbul"da hemen her evin, konağın küçük-büyük bir bahçesi olur, vatandaş bu bahçelerde meyvesini sebzesini yetiştirirdi. Hatta bu işi geçim vasıtası yapanlar bile vardı. Bunlar bahçeyi-sebzeyi çeşmelerden gece gündüz akan su ile sulardı. Ama gün geldi çeşme suyu idare etmez oldu. O zaman depo dolsun diye lüleye bir tıkaç taktılar.

      Su alan testisini, kabını doldurduktan sonra tıkacı yerine takıyordu. Ama ihtiyacı olan uyanıklar gecenin bir vakti ahşap tıkacı yerinden çıkarıp bahçesini suluyordu. Dolayısıyla depoda su kalmıyordu.

      Kanuni Süleyman dönemine kadar çeşmelerde musluk yoktu. İlk defa 1560 başında İstanbul çeşmelerine "burma lüle" denilen musluklar takılmaya başladı.

      İstanbul halkının burma lüleli çeşmelere tepkisi umulmadık biçimde sert oldu. Bu macerayı eşsiz üslubu ile sevgili Ekrem Işın "Küçük Musluk Tarihi" adlı yazısında geniş olarak anlatmaktadır. (İlk yayın: Çağdaş Şehir s. 4. Haziran 1987. Daha sonra "İstanbul"da gündelik hayat" kitabı içinde, İletişim Yay. 1995). Halk "Allah"ın suyunu neden kayıt altına alıyorsunuz" diye isyan etmişti. Bazı çeşmelerin muslukları tahrip edildi. Bunun üzerine 1564 tarihli ferman çıkarıldı. Fermanda lüleleri kıranlara ceza verileceği duyuruluyordu.

      Suların azalması sırasında zenginler bazı mahallerde kendileri çeşme yaptırdıklarında bu çeşmenin suyundan kendi hanelerine de bir hat çekiyorlar, bu da halkın öfkesini kabartıyordu.

      Öyle ki İstanbul"un su derdini halletmek için çalışan Mimar Sinan dahi böyle bir iş yaptığından hesaba çekilmiştir. (III. Murad devri. 25 Cemaziyü"l-âhir 985 (1577) tarihli ferman). Bahçelerden geçtik İstanbul"un bazı esnafları da işleri icabı çok su kullanıyorlardı. "Aba" yapımı için dokunan kumaşın imali böyledir. "Keçeciler" de aynı dertten muzdariptir. 16. Yüzyıl"ın sonlarına doğru artan su sıkıntısı bu iki esnaf zümresini zor durumda bırakmıştır.

      Çeşmelerden evlere ve iş yerlerine parayla su taşıyan kişilere "Saka" denirdi. 16. Asır"da iki tür saka vardı: At sakası ve Arka sakası. Bunların çeşmeleri ayrılmıştı ve birbirlerinin çeşmelerinden su alamazlardı.

      Su azalınca at sakaları ötekilerin çeşmelerinden su almaya başladı ve sık sık çatışma çıktı.

      Sonunda iş kayda-kuyda bağlandı. Çeşmeler İstanbul"un sokaklarını süsleyen birer sanat eseriydi. Bilhassa cepheleri mermer ve taş işçiliğinin en güzel örneklerini verir. Bunun yanında kitabe ve kitabedeki hat örnekleri de bu estetiği tamamlar.

      Çeşmeye bu kadar önem veren Osmanlı, musluğa da gerekli özeni göstermiştir. Musluklar birer sanat eseridir. Bu muslukların bir koleksiyonu E.C.A"dadır. Kuruluşunun 50. yılında bir broşür ile hem fotoğrafları hem de İstanbul"da suyun macerasını veren bir metin yayımlandı (Metni yazan: Dr. Nazan Ölçer).

      Günümüzde de bazı tarih ve sanat sevenler çeşmeleri yenileyip oralardan su akıtmıştır. Lakin bazı yamyamlar derhal musluk avına çıkmış, tüm muslukları kırıp, alıp, satmışlardır. Sonunda hevesliler bu işten vazgeçti ve çeşmeler yine susuz kaldı.

      Zaten musluk 19. Asır"dan itibaren "apartmanlaşmaya" başlayan İstanbul"da çeşmelerden alınmış, ev içindeki lavaboya takılmıştır.

      Bu da başında asırlarca ne dedikodular, ne sohbetler, ne kavgalar yaşanan "Mahalle Çeşmesi"nin sonu oldu. Zaten mahalle kaybolmuştu.

      (Yazıda sevgili Ekrem Işın"ın "Küçük Musluk Tarihi"nden faydalandım. Kendisine selamlarımı iletiyorum). Çeşme ve musluk

      Yayın hayatına başladığımız ilk günden itibaren ülkemizde demokrasinin tüm kurumları ile yerleşmesi, milli irade ve değerlerimizin hakim olması için tüm gücümüzle çalıştık. Bu ülkenin geleceğinin derin sularda boğulup gitmemesi için çaba sarf ettik. Fırtınalı günlerde sığınılacak bir liman olduk. Bugüne kadar ülkemize yapmış olduğumuz katkıyı bundan sonra da okurlarımızın desteği ile sürdürmeye devam edeceğiz. Her gün Yeni Şafak’la yeni bir umut olacak.

      SON DAKİKA

      #title#