Yaşar Süngü

Yaşar Süngü

1962 yılında Kocaeli’nde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini burada tamamladı. Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji bölümünü bitirdi. Ortadoğu'da başladığı gazeteciliğe Yeni Şafak Gazetesi’nde devam etti. 10 yıl boyunca Yeni Şafak Gazetesi Ekonomi Şefliği görevini yürüttü. 2006'dan bu ...devamı

  • Tüm Yazıları
  • Hakkında

İşsizlik, yoksulluk ve PKK

00:00 Eylül 19, 2012
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tarafından Pazartesi günü açıklanan Hanehalkı İşgücü Araştırması ile Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması söze ihtiyaç bırakmayacak kadar net sonuçları barındırıyor.

İşsizlik verilerinden başlayalım; İşsizlik oranları 2001 yılından bu yana ilk kez Bu haziran döneminde 1.2 puanlık azalmayla yüzde 8"e geriledi.

Türkiye"de işsiz sayısı resmi olarak 2 milyon 226 bin kişiye indi.

İstihdam sayısı 676 bin kişi artmış.

İstihdam edilenlerin sayısı 25 milyon 577 bin.

Çalışma çağındaki nüfus 54 milyon 680 bin.

*

Genç işsizlik oranı yüzde 15,7.

İşsizlik oranı, şehirlerde yüzde 10, kırsalda yüzde 4,3

İstihdam edilenlerin yüzde 25,6"sı tarım, yüzde 18,6"sı sanayi, yüzde 7,5"i inşaat, yüzde 48,2"si ise hizmetler sektöründe yer aldı.

İnşaat sektörünün istihdam edilenler içindeki payı değişmedi.

Hizmetler sektörünün payı 1 puan arttı.

Tarım sektörünün payı 0,9 puan, sanayi sektörünün payı ise 0,3 puan azaldı.

*

Kayıt dışı istihdam yüzde 40,4

İstihdam edilenlerin yüzde 58,2"si 10 kişiden az çalışanı olan iş yerlerinde çalışıyor.

Yüzde 3"ünün ek bir işi var.

Yüzde 2,4"ü mevcut işini değiştirmek için veya mevcut işine ek iş arıyor.

Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 15,7.

İşsizlerin yüzde 29,8"i iş aramayı eş-dost vasıtasıyla sürdürüyor

İşsizlerin yüzde 88,4"ü (1 milyon 968 bin kişi) daha önce bir işte çalışanlardan oluştu.

*

İşsizlik gerekçelerine bakalım:

İşsizlerin yüzde 25,8"i çalıştığı iş geçici olup işi sona erenler.

Yüzde 13,5"i işten çıkarılanlar.

Yüzde 20,4"ü kendi isteğiyle işten ayrılanlar.

Yüzde 6,1"i iş yerini kapatan/iflas edenler.

Yüzde 9,6"sı ev işleriyle meşgul olanlar.

Yüzde 12,9"u öğrenimine devam eden veya yeni mezun olanlar.

Yüzde 11,7"sini ise diğer nedenler oluşturdu.

372 bin kişi bu dönemde işten ayrıldı.

*

Ekonomik ve sosyal tabakanın en altındaki resim bu.

Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkelerin işsizlik verileriyle kıyaslarsak rakamlar küresel krize rağmen iyi gibi gözüküyor.

İşsizlik oranı ABD"de yüzde 8.3, AB"de yüzde 10.4, Euro Bölgesi"nde yüzde 11.3.

İşsizlik Fransa"da 10.3, İtalya"da 10.7, Portekiz"de 15.7, İspanya"da 25.1 Yunanistan"da yüzde 24.7.

*

Sonuç: İşsizlik verilerimiz iyi bile olsa çalışma çağındaki insanların yüzde 8"i, gençlerin yüzde 16"sı işsiz. Sosyal hayattan dışlanmış, itilmiş yaşıyor.

Adının, ya da hayat hikayesinin hiç bir önemi yok, işsiz ve kimliksiz.

*

İşsizlerin bir üstündeki katta da yoksullar oturuyor.

TÜİK onların durumunu da araştırmış;

2011"de Türkiye"de, en yoksul yüzde 20 ile en zengin yüzde 20 arasında gelir farkı 8 kat olmuş.

Bu fark bir önceki sene de 8 kat, 2009 yılında 8,5 kattı.

2009"dan bu yana yoksullar yarım kat üste çıkmışlar.

En yüksek gelire sahip yüzde 20, toplam gelirin yüzde 46,7"sini alıyor.

Gelirin neredeyse yarısını en zenginler alıyor.

En düşük gelire sahip en alt kattakilerin toplam gelirden aldığı pay ise sadece yüzde 5,8.

Yani pastada aslan payı kaymak tabakasının.

*

Bölgeler arasında da ciddi gelir uçurumu var.

İstanbul Bölgesi"nde ortalama gelir 14 bin 873 lira, Ege"de 12 bin 924 lira, Güneydoğu Anadolu"da 5 bin 418 lira.

Toplam nüfusun yüzde 16,1"i yoksulluk sınırının altında.

Sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranı yüzde 18,5.

*

Nüfusun, yüzde 59,6"sı kendilerine ait konutta oturuyor.

Yüzde 61,8"inin taksitleri ve borçları bulunuyor, bu borç ödemeleri, yüzde 26,2"sinin hanesine çok yük getiriyor.

Nüfusun yüzde 86,5"i "''tatil"'' yapamıyor.

Yüzde 67,6"sı "''ani harcamalarını"'' karşılayamıyor.

Yüzde 80,3"ü eşyalarını yenileyemiyor

Yüzde 60.4"ü ciddi finansal sıkıntı yaşıyor.

*

Usta şair Necip Fazıl"ın dediği gibi, ''bir kişiye 9, dokuz kişiye bir pul'' durumunda değişen bir şey yok.

Ülkede işsizlik terörü, yoksulluk terörü ve PKK terörü sadece siyasilere bırakılamayacak kadar önemli sorunlarımız.

Türk"üyle, Kürt"üyle, siyasetçisiyle, işadamıyla, üniversitesiyle toplumsal mutabakat sağlayamazsak bu üç başlı canavar çok canlar yakmaya devam edecek.

Günün sözü: Çalışarak kazananların sayısı, doğuştan kazananlardan daha fazladır.

Cicero

    Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Şafak Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.

    Dinin afeti: Cahil sofular
    RAMAZAN

    Dinin afeti: Cahil sofular

    Abdestin Önemi
    RAMAZAN

    Abdestin Önemi

    Peygamberlerin semadaki yerleri
    RAMAZAN

    Peygamberlerin semadaki yerleri

    Cennete ilk girecek kişi
    RAMAZAN

    Cennete ilk girecek kişi

    Efendimizin yasakladığı 4 şey
    RAMAZAN

    Efendimizin yasakladığı 4 şey

    Faiz
    RAMAZAN

    Faiz

    Din ehlinin 3 felaketi
    RAMAZAN

    Din ehlinin 3 felaketi

    Hud(a.s.)'un kavmi
    RAMAZAN

    Hud(a.s.)'un kavmi

    Allah bizi görüyor
    RAMAZAN

    Allah bizi görüyor

    Münafığın Alametleri
    RAMAZAN

    Münafığın Alametleri

    İşsizlik, yoksulluk ve PKK

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tarafından Pazartesi günü açıklanan Hanehalkı İşgücü Araştırması ile Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması söze ihtiyaç bırakmayacak kadar net sonuçları barındırıyor.

    İşsizlik verilerinden başlayalım; İşsizlik oranları 2001 yılından bu yana ilk kez Bu haziran döneminde 1.2 puanlık azalmayla yüzde 8"e geriledi.

    Türkiye"de işsiz sayısı resmi olarak 2 milyon 226 bin kişiye indi.

    İstihdam sayısı 676 bin kişi artmış.

    İstihdam edilenlerin sayısı 25 milyon 577 bin.

    Çalışma çağındaki nüfus 54 milyon 680 bin.

    *

    Genç işsizlik oranı yüzde 15,7.

    İşsizlik oranı, şehirlerde yüzde 10, kırsalda yüzde 4,3

    İstihdam edilenlerin yüzde 25,6"sı tarım, yüzde 18,6"sı sanayi, yüzde 7,5"i inşaat, yüzde 48,2"si ise hizmetler sektöründe yer aldı.

    İnşaat sektörünün istihdam edilenler içindeki payı değişmedi.

    Hizmetler sektörünün payı 1 puan arttı.

    Tarım sektörünün payı 0,9 puan, sanayi sektörünün payı ise 0,3 puan azaldı.

    *

    Kayıt dışı istihdam yüzde 40,4

    İstihdam edilenlerin yüzde 58,2"si 10 kişiden az çalışanı olan iş yerlerinde çalışıyor.

    Yüzde 3"ünün ek bir işi var.

    Yüzde 2,4"ü mevcut işini değiştirmek için veya mevcut işine ek iş arıyor.

    Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 15,7.

    İşsizlerin yüzde 29,8"i iş aramayı eş-dost vasıtasıyla sürdürüyor

    İşsizlerin yüzde 88,4"ü (1 milyon 968 bin kişi) daha önce bir işte çalışanlardan oluştu.

    *

    İşsizlik gerekçelerine bakalım:

    İşsizlerin yüzde 25,8"i çalıştığı iş geçici olup işi sona erenler.

    Yüzde 13,5"i işten çıkarılanlar.

    Yüzde 20,4"ü kendi isteğiyle işten ayrılanlar.

    Yüzde 6,1"i iş yerini kapatan/iflas edenler.

    Yüzde 9,6"sı ev işleriyle meşgul olanlar.

    Yüzde 12,9"u öğrenimine devam eden veya yeni mezun olanlar.

    Yüzde 11,7"sini ise diğer nedenler oluşturdu.

    372 bin kişi bu dönemde işten ayrıldı.

    *

    Ekonomik ve sosyal tabakanın en altındaki resim bu.

    Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkelerin işsizlik verileriyle kıyaslarsak rakamlar küresel krize rağmen iyi gibi gözüküyor.

    İşsizlik oranı ABD"de yüzde 8.3, AB"de yüzde 10.4, Euro Bölgesi"nde yüzde 11.3.

    İşsizlik Fransa"da 10.3, İtalya"da 10.7, Portekiz"de 15.7, İspanya"da 25.1 Yunanistan"da yüzde 24.7.

    *

    Sonuç: İşsizlik verilerimiz iyi bile olsa çalışma çağındaki insanların yüzde 8"i, gençlerin yüzde 16"sı işsiz. Sosyal hayattan dışlanmış, itilmiş yaşıyor.

    Adının, ya da hayat hikayesinin hiç bir önemi yok, işsiz ve kimliksiz.

    *

    İşsizlerin bir üstündeki katta da yoksullar oturuyor.

    TÜİK onların durumunu da araştırmış;

    2011"de Türkiye"de, en yoksul yüzde 20 ile en zengin yüzde 20 arasında gelir farkı 8 kat olmuş.

    Bu fark bir önceki sene de 8 kat, 2009 yılında 8,5 kattı.

    2009"dan bu yana yoksullar yarım kat üste çıkmışlar.

    En yüksek gelire sahip yüzde 20, toplam gelirin yüzde 46,7"sini alıyor.

    Gelirin neredeyse yarısını en zenginler alıyor.

    En düşük gelire sahip en alt kattakilerin toplam gelirden aldığı pay ise sadece yüzde 5,8.

    Yani pastada aslan payı kaymak tabakasının.

    *

    Bölgeler arasında da ciddi gelir uçurumu var.

    İstanbul Bölgesi"nde ortalama gelir 14 bin 873 lira, Ege"de 12 bin 924 lira, Güneydoğu Anadolu"da 5 bin 418 lira.

    Toplam nüfusun yüzde 16,1"i yoksulluk sınırının altında.

    Sürekli yoksulluk riski altında bulunanların oranı yüzde 18,5.

    *

    Nüfusun, yüzde 59,6"sı kendilerine ait konutta oturuyor.

    Yüzde 61,8"inin taksitleri ve borçları bulunuyor, bu borç ödemeleri, yüzde 26,2"sinin hanesine çok yük getiriyor.

    Nüfusun yüzde 86,5"i "''tatil"'' yapamıyor.

    Yüzde 67,6"sı "''ani harcamalarını"'' karşılayamıyor.

    Yüzde 80,3"ü eşyalarını yenileyemiyor

    Yüzde 60.4"ü ciddi finansal sıkıntı yaşıyor.

    *

    Usta şair Necip Fazıl"ın dediği gibi, ''bir kişiye 9, dokuz kişiye bir pul'' durumunda değişen bir şey yok.

    Ülkede işsizlik terörü, yoksulluk terörü ve PKK terörü sadece siyasilere bırakılamayacak kadar önemli sorunlarımız.

    Türk"üyle, Kürt"üyle, siyasetçisiyle, işadamıyla, üniversitesiyle toplumsal mutabakat sağlayamazsak bu üç başlı canavar çok canlar yakmaya devam edecek.

    Günün sözü: Çalışarak kazananların sayısı, doğuştan kazananlardan daha fazladır.

    Cicero

    İşsizlik, yoksulluk ve PKK

    +