YazarlarŞifreli kölelik ()

Şifreli kölelik (!)

Ahmet Ulusoy
AhmetUlusoyGazete Yazarı

Zamanımızın büyük kısmı elektronik ortamda geçiyor.

Ve her özel işlem bir şifre istiyor…

Aman yarabbi ne kadar çok şifre gerekli…

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
: Şifreli kölelik (!)
Haber Merkezi11 Eylül 2017, PazartesiYeni Şafak
Şifreli kölelik (!) yazısının sesli anlatımı ve tüm yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

***

Kredi kartınız var, şifresi olmalı….

Elektronik imza atıyorsunuz, şifresi var.

E-mail (elektronik posta) hesabınıza gireceksiniz, şifre gerekli…

Herhangi bir bankadan hesap hareketlerinize bakacaksınız, birkaç şifre gerekli…

Ne kadar çok banka işlemi, o kadar çok şifre…

***

Uçak bileti alacaksınız, şifre…

Kitap alacaksınız şifre….

Randevu alacaksınız şifre…

Vize alacaksınız şifre….

Kapıyı açacaksınız, şifre..  

Binanıza gireceksiniz, şifre…

Not gireceksiniz, şifre….

Üniversiteye kayıt olacaksınız, şifre…

Sınava gireceksiniz, şifre..

Belediyedeki borcunuzu ödeyeceksiniz, şifre…

REKLAM

Verginizi ödeyeceksiniz, şifre…

Akıllı telefonunuza gireceksiniz, şifre…

Başkaları tarafından mesajlarınızın telefonda okunmasını istemiyorsanız, şifre…

Şifreler hayatımızı kolaylaştırıyor gibi gözükse de,  artık değil. 

***

İşin bir diğer tarafı ise güvenlik uzmanları tek şifre kullanımını kesinlikle önermiyor.

Birden fazla şifre kullanmak zorunda kalıyorsunuz.

Bu durum da insanı ister istemez paranoyaklaştırıyor.

Ve daha fazla farklı şifre kombinasyonlarını denemeye itiyor.

***

ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) eski sistem analisti Edward Smowden, CIA’nın uzun süre Apple’ın güvenlik duvarını kırmak, şifresiz bir şekilde bilgilere ulaşmak için casusluk programları üzerinde çalıştığını açıklamıştı.

İstihbarat örgütlerinin bu konuda çalışmaları olduğuna film, kitap ve gazete yazılarında rastlıyoruz. Tahmin etmek de zor değil...

REKLAM

Hatta güvenlik uzmanları hiçbir zaman şifrelerin yüzde yüz güvenlik sağlayamayacağı yorumunda bulunuyor; bazı “komplo” uzmanları ise şifrelerin büyük istihbarat örgütlerinin havuzunda toplandığını iddia ediyor.

Yani sizin parmak iziniz, yüzünüz teknoloji şirketi tarafından kayıt altına alınıyor bile.

Eğer öyleyse şifrelemenin anlamı boşa çıkıyor.

***

Bir hafıza reseti, unutkanlık, bütün hayatınızı kilitler…

Şifreleri çözmek için uzun uğraş gerekli…

Şifreler hayatımızın olmazsa olmazı, bir parçası, adeta bizi köle yapan zincirler…

Bir de bazı aklıevvel, hırsız, meraklı, röntgenci, ajan, haset edenlerin şifre ve bilgilerimizi ele geçirme peşinde olacağı kaygısı tuz-biber ekiyor. 

***

Nöroloji uzmanları, de facto olarak, çok şifre ezberlemenin ve bunları sürekli kullanarak beyni çalışmaya zorlamanın çağın hastalığı alzheimer için yararlı pratikler olduğunu söyler mi acaba?

REKLAM

Bari şifreli hayatın bir dışsal faydası olsun!

***

Kritik soru şu: teknolojik gelişmeler hayatımızı kolaylaştırıyor mu?

Tek tek baktığımızda evet, global baktığımızda hayır.

Her şey hızlandı, ama zaman yetmiyor…

İşte teknolojinin bize dayattığı paradoks…

İnsanın en önemli sermayesi (zaman-ömür) teknolojiyle haşir neşir oluyorum avuntusu eşliğinde “abidik gubidik işlerle” heba ediliyor.

Ve derinden, inanarak haykırıyorum; yaşasın şifresiz dünya, yaşasın doğal/gerçek özgürlük.