YazarlarCumhurbaşkanını yalnız bırakmamak gerekir

Cumhurbaşkanı’nı yalnız bırakmamak gerekir…

Ali Saydam
AliSaydamGazete Yazarı

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün yine tarihi konuşmalarından birini yaptı. Kaçırdıysanız, mutlaka YouTube’a Erdoğan Atatürk’ü Anma yazın ve ilk çıkan videoyu izleyin. Sayın Cumhurbaşkanı’nın özellikle şu iki paragraftaki ifadesini dikkatinize sunmak isterim:

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Ali Saydam : Cumhurbaşkanı’nı yalnız bırakmamak gerekir…
Haber Merkezi01 Kasım 2017, ÇarşambaYeni Şafak
Cumhurbaşkanı’nı yalnız bırakmamak gerekir… yazısının sesli anlatımı ve tüm Ali Saydam yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

“Biz, Kurtuluş Savaşı’mızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi olarak kendisinin hakkını milletimizin huzurunda teslim etmeyi bir görev olarak görüyoruz. ‘En büyük eserim’ dediği Cumhuriyetimize, en büyük hedef olarak gösterdiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma mirasına sahip çıkarak, aslında Atatürk’ü ve hatırasını, işte bu istismarcıların zulmünden de kurtarıyoruz, kurtarmak zorundayız.”

“CHP gibi ‘amorf’ bir partinin Atatürk’ü milletimizden kaçırmasına rıza göstermeyeceğiz. Hele hele Atatürk’ün özellikle bunların o zihinsel fetişizmine kurban edilmesine hiç rıza göstermeyeceğiz. Onu, Kurtuluş Savaşımızın Gazi’si, milletimizin Mustafa Kemal’i ve Cumhuriyetimizin Atatürk’ü olarak tüm yönleriyle kucaklayacağız. Bundan hiç kimsenin rahatsız olmaması, tam tersine ülkemizin bu olgunluğa ulaşmasından dolayı herkesin memnuniyet duyması lazımdır.”

Sayın Cumhurbaşkanı ayrıca Atatürk’ün vefatının hemen ardından paraların üzerinden ve resmi dairelerin duvarlarından onun resimlerini kaldırtıp “Millî Şef” lakabıyla İsmet İnönü’nün resmini koyan CHP zihniyetine gönderme yaptı…

REKLAM

Görüldüğü üzere Atatürk meselesinde de tüm tartışmayı Sayın Cumhurbaşkanı tek başına göğüslemek ve bir ileri aşamaya taşımak durumundadır. “Millî Kültürümüzü muhasır medeniyet seviyesininüzerine çıkaracağız” diyen Atatürk’ün bu sözlerini hakkıyla kullanan çok az kişiden biridir Cumhurbaşkanı… AK Parti’nin yaygın siyasi kadroları dahi ve tabii ki Kemal beyin CHP’si hâlâ Atatürk’ü tahrif ederek, Batılı hegemon güçlerin bize biçtiği ezik rolün etkisiyle “Türkiye’yi çağdaşuygarlıkdüzeyine çıkaracağız” şeklinde kullanmaktadırlar…

Aynı Cumhurbaşkanı dünyanın tüm mazlum ve haksızlığa uğramış ülkelerini de adresleyerek söylediği ve Birleşmiş Milletler’deki son konuşmasında da tüm dünyaya ilettiği mesajında dile getirdiği ‘Dünya beşten büyüktür’ şeklindeki siyasi düstur konusunda da ‘ilerici’ olmakla malul ülkemiz entelijansiyasınca da yalnız bırakılmıştır… Bu deyişi bir şiar olarak bizimle aynı kaderi paylaşan ülkeler, milli bağımsızlık ve istiklâl düşüncesinin bayrağı haline getirilmesi için hangimiz hangi çabayı harcadık acaba?..

REKLAM

Benzer bir durum son günlerde ülkemizde alınan bazı kararlarda da yaşanmıyor mu?..

Haklı haksız, doğru yanlış, yerinde yersiz… Bunları tartışmak bana düşmez. Ben ancak olan biteni siyasi iletişim açısından sorgulayabilirim. Ekonomik ve sosyal açıdan değil. Sadece son dönemde peş peşe gelen ve geniş kitlelerin hayatını derinden etkileyen üç çarpıcı olaya dikkat çekelim yeter…

Sayın Millî Eğitim Bakanımız TEOG’un ne kadar mükemmel bir sistem olduğunu söylüyor. Aradan bir hafta geçiyor. Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan son derece devrimci bir tavırla, bu sistemin derhal ortadan kalkmasını istiyor ve ortada TEOG falan kalmıyor…

Üniversite giriş sistemindeki kolaylaştırma çalışmalarının 10 gün içinde iki defa değiştirilmesini hadi es geçelim. Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin başına gelene ne demeli?.. Önce %40 olarak açıklanıyor; arkadan Cumhurbaşkanı tavrını koyuyor ve MTV hemen indiriliyor…

REKLAM

Ve nihayet araç cam filmleri meselesi…

Cumhurbaşkanı Erdoğan düdük çalışıyor. Ortadaki mağduriyeti engellemek için talimat veriyor ve İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’dan cam filmi açıklaması geliyor: “Cumhurbaşkanı Erdoğan direkt talimat verdi, ceza kesmeyi bıraktık!”

Olayların ayrıntısı ve gerekçeleri teferruattır. Aslolan yukarıda özetlemeye çalıştığımız tablodur… Geniş kitlelerin algılaması bu yöndedir çünkü…

Şimdi tekrar başa dönelim… Sayın Cumhurbaşkanı’nın Atatürk ile ilgili ortaya koyduğu yaklaşım biçiminin iç satın alması yapılmaz, tüm partililerce benimsenmez ve bu söylem sadece Cumhurbaşkanı’nın kelamı olarak kalmaya mahkum edilirse, AK Parti, liderini bir kez daha siyasi iletişim adına yalnız bırakmış olur…